5 yıl önce
Wonder Woman 1984 filmine yorum yazdı:
Star Wars: Skywalker'ın Yükselişi filmine yorum yazdı:
Bu filme berbat, rezalet, star wars’un ruhuna hakaret şeklinde yakıştırma yapmayan.... neyse atılmak istemiyorum bu siteden. Yorumum da silinmesin. Puanım düşüncelerimi net bir şekilde ortaya koyacaktır
-100/100
Not: Bu tarz filmler için, karantina haricinde cehennemin dibi seçeneğinin de sayfaya eklenmesini talep ediyorum.
Star Trek: Discovery dizisine yorum yazdı:
3 sezonun tamamını soluksuz bitirdim.... 10/10 peki aslında klişelerle dolu tahmin edilebilir bir çok olaya sahip bu diziye neden 10/10 verdim?
Bundan 2 sene önce izlemeye başlamıştım ancak 15. Dakikada sıkılıp kapatmıştım çünkü Star Trek ruhuyla ne alakası var demiştim. Ta ki, bundan sadece bir kaç gün önce tekrar izlemeye başlayana kadar.
Zaten görsellik (hem kalite hem de yaratıcılık) ve sahne dekoru hususunda 7.8milyar insandan bir kişi bile olumsuz yorum yapma hakkına sahip değil. Oyunculuk kısmına girdiğimizde benim açımdan en ufak bir kusur göremesem de, senaryoya yedirilmiş aksiyon/ağır dram dalgalanmalarının çok seri olmasından ötürü beğenmeyenler çıkabilir.
İlk sezon Star Trek’in en önemli özelliği olan belgeselimsi keşif anlatım tarzından biraz kopuktu. Bu hardcore ST fanatiklerini rahatsız etmiş anlaşılan, ancak 3 sezonu birden izlemiş olduğumdan, bu tercihin dizinin inayeti için yapılmış olduğunu düşündürdü bana. Sezon sezon izleyen ile hepsini tek solukta bitirenin tec ... Devamı3 sezonun tamamını soluksuz bitirdim.... 10/10 peki aslında klişelerle dolu tahmin edilebilir bir çok olaya sahip bu diziye neden 10/10 verdim?
Bundan 2 sene önce izlemeye başlamıştım ancak 15. Dakikada sıkılıp kapatmıştım çünkü Star Trek ruhuyla ne alakası var demiştim. Ta ki, bundan sadece bir kaç gün önce tekrar izlemeye başlayana kadar.
Zaten görsellik (hem kalite hem de yaratıcılık) ve sahne dekoru hususunda 7.8milyar insandan bir kişi bile olumsuz yorum yapma hakkına sahip değil. Oyunculuk kısmına girdiğimizde benim açımdan en ufak bir kusur göremesem de, senaryoya yedirilmiş aksiyon/ağır dram dalgalanmalarının çok seri olmasından ötürü beğenmeyenler çıkabilir.
İlk sezon Star Trek’in en önemli özelliği olan belgeselimsi keşif anlatım tarzından biraz kopuktu. Bu hardcore ST fanatiklerini rahatsız etmiş anlaşılan, ancak 3 sezonu birden izlemiş olduğumdan, bu tercihin dizinin inayeti için yapılmış olduğunu düşündürdü bana. Sezon sezon izleyen ile hepsini tek solukta bitirenin tecrübeleri tabi ki de farklı olacaktır, ancak karakterlerin ve aralarındaki ilişkilerin oyunculuk ile birleşimi bence müthişti.
Başta da dediğim gibi klişeler bolca var ancak ben bunu 50 sene 20 sene 30 sene önceki STlerle kıyaslamak yerine özellikle remake olan sci-fi yapıtlar ile kıyaslayarak nihai karara varmak lazım.
Dizi olarak baktığımızda zaten seçeneklerimiz oldukça az bulunduğumuz dönem açısından, ancak 2017 senesi ve geriye doğru gittiğimizde bundan daha iyi ne izledik? Hiç bir şey. Bunu tabi ki BSG’yi tenzih ederek söylüyorum lakin o serinin rakibi yok zaten, olamaz da. Onu rakip görürsek tüm sci-fi dizilerine en fazla 1/10 verebiliriz ST D de dahil olmak üzere.
3. Sezon bana biraz boş başladı gibi gelmişti ancak daha sonra yükselerek başarıyla toparladığın düşünğyorum. Ayrıca 1. Sezondaki belgeselimsi keşif eksikliğinin sonraki sezonlarda tatminkar bir düzeyde giderildiğini düşünüyorum.
Ben sadece şunu diyeceğim. Ben filimden ziyade dizi adamıyım :P Daha doğrusu dizi olgusu daha çok ilgimi çekiyor ve ben daha önce bunun klasmanındaki sci-fi dizilerde bu kadar derin duygusallığa ve bunu daha da yukarı taşıyan 1. Sınıf oyunculuğa/aralarındaki diyaloglara rastlamamıştım. Özellikle s03e07 benim açımdan (Sonuç her ne kadr tahmin edilebilir de olsa) bu söylediğimin zirve noktasıydı.
Neyse lafı çok uzattım... ben aslında sadece şunu diyecektim...
Bu seriye ya da star trek’in son üçlemesine (ne kadar başarılı oldukları tartışılır. Discovery o üçlemeden 100 kat daha star trek) star wars’ın ep.7-8-9a verdiği puandan daha az puan verdiyse sci-fi işini bıraksın ya da tamamen sessizliğe gömülsün.
13 Reasons Why dizisine yorum yazdı:
1987 doğumluyum. muhtemelen zamanıma denk düşen tüm Amerikan Gençlik dizilerini izlemişimdir. Dawson's Creek'ten O.C.'ye, Gossip Girl'den 90210'ya kadar (evet biliyorum en son örnek bayağı "bayağı" bir örnek) Bunun haricinde de bir çok diziye şöyle bir bakıp çıkmışlığım vardır. Bir çok romantik,, duygusal, karamsar film de izledim. Bir çok insanın gözyaşı dökmeyeceği filmde de gözlerimin dolmuşluğu da vardır. Ancak her nedense hiçbirinde bu dizide uğradığım kadar bir çöküntüye uğramadım. O nedenle dizi benim için ya 100 puan ya da "0" puan. bilmem anlatabiliyor muyum.
2. sezonu elbette ki ilk sezon kadar iyi değil ancak belki 2-3 şey haricinde de hiç zorlama olmuş hissine katılmadım. Hatta bazı şeylere açıklık getirilmesi rahatlattı bile.
Oyunculuk ise geçtim böyle bir diziyi, bir çok yüksek bütçeli diziye bile taş çıkaracak düzeyde.
Diyeceklerim bunlar. İyi seyirler.
Big Little Lies dizisine yorum yazdı:
Deperate housewives?ın başka bir türlüsü çıkacağını düşündüğümden, hiç izlemeyi düşünmemiştim. Sonra insanlarin ufak tefek cinayetler şöyle iyi böyle iyi (nedenini anlamak pek mümkün değil) ve işte bu falancq dizinin Türkçe versiyonu deyince dedim bir bakayım. Diziyi HBO?nun yaptığını öğrenince daha da bir ilgim arttı ve bir solukta bitirdim.
Konusunu, beğenirsin beğenmezsin ancak filmin çekim kalitesini eleştirmek çok saçma olurdu. HBO, her zaman olduğu gibi formunu korumuş ve sinematografik açıdan müthiş bir dram dizisi çıkmış ortaya. Açıkçası desperate housewives ile karşılaştırmayı çok adil bulmuyorum bu dizinin çekim kalitesini gözden geçirince.
Filmin geldiği son nokta da tahmin edilebilir olsa da, kurnaz olduğunu düşünen beni çok güzel uyutmayı başardı.
Bir de dizinin müzikleri... YORUMSUZ
Suyun Sesi filmine yorum yazdı:
Finali hakkında ben de çok olumlu şeyler söyleyemeyeceğim doğrusu. gerek oyunculuk gerekse efektler için harcanmış bu kadar emeğe saygısızlık olmuş.
Bu filmde Dünya üzerinde nefes alan hiç bir canlının eleştiremeyeceği tek şey, Hawkins'in oyunculuğu. Shannon tartışılabilir. Gerçek olamayacak kadar hırslı ve şeytani bir karakter, ancak Shannon gene döktürmüş o ayrı.
Komşu amcaya hadi kurtaralım onu lütfen konuşması sırasında, yüreğime sanki biri hançeri saplayıp yavaşça çevirdi ve öylece bıraktı... Bilemiyorum da, Oscar'ı dibine kadar hakeden bir sahneydi benim açımdan
Wind River filmine yorum yazdı:
Bu filmi izlerken aklıma zodiac filmi geldi nedense. Ama bu insana ve insanlığa ondan daha yakın bir filmdi. ortada bir cinayeti çözmek için koşturan insanlardan ziyade, intikam tutkusuyla yanıp tutuşan, ya da olayı sonradan öğrenip de derinden yaralanan başka bir genç kızın sır perdesini aralamaya çalışan insanlar bulunuyor bu filmde.
Çok uzundu film, ancak ben sıkılmadım. Onca durgun sahneye, yavaş diyaloglara ve ağır akan hikayeye rağmen hiç sıkılmadım. Oyuncu tercihleri de oldukça yerinde geldi.
79/100
Saygılar
Transformers 5: Son Şövalye filmine yorum yazdı:
Kusura bakmayın ancak olağanüstü görsel efektler ve kendine özgü bir aksiyon tarzı var diye, diğer hiç bir filmden farklı olmayan hatta zorlama olan senaryosu için filme geçer bir not verecek halim yoktu değil mi?
Yani
49/100
Siyah Kuğu filmine yorum yazdı:
Geç olsun da güç olmasın demişler.
Müthişti. Müthiş. Tüylerim diken diken oldu.
Aronofsky tarihe geçecek yönetmenlerden olduğunu zaten kanıtlamıştı, bu pekiştirmiş. Her ne kadar beğenilmese de Mother filmi de aynı değerde benim için, ama Black Swan daha başka.
Hatırlamak gerekir ki, zamanında Jean D’arc’ı yakan topluluk, bir önceki yüzyılda halk kahramanı ilan ettiği Jean’ın heykelini dikti. Tarih tekerrürden ibarettir.
Saygılar.
Justice League: Adalet Birliği filmine yorum yazdı:
Filmin kötü olduğunu duymuştum, dolayısıyla Ricther ölçeğinde -1.000.000 beklentiyle izledim.
Ancak bu kadar da kötü olacağını tatmin etmemiştim doğrusu. Müzikler bile daha önceki filmlerin çok altında kalıyor.
Polemiğe girmek adına değil ancak, Marvel bu işi beğenirsin beğenmezsin, oldukça planlı yapıyor. Her ne kadar özellikle Thor: Ragnarok ile işi bol görsel efektli komedi filmine çevirmiş olsalar da, hikayenin de, o espirilerin de bir bütünlüğü var. Benim derdim burada açıkçası: BÜTÜNLÜK!
Marvel'ın karakterleri tanıtması, hikayeleri filmlerine serpiştirmesi, tekrar söylüyorum beğenip beğenmeme meselesi değil bu, oldukça tutarlı. Bu zaten tartışılacak bir şey değil. Bir otomobil tasarımı gibi düşünün. Adamların bir markası var ve benzer tasarım dilini tüm markalarında tutarlı bir şekilde kullanıyorlar. Aynı şeyi kimse dc filmleri için söyleyemez (komiktir ki, amerikan gençlik dizisi tadındaki çocuksu dizillerinde tutarlılık bulmak son derece mümkün.)
Batman v. Superman filmini ... DevamıFilmin kötü olduğunu duymuştum, dolayısıyla Ricther ölçeğinde -1.000.000 beklentiyle izledim.
Ancak bu kadar da kötü olacağını tatmin etmemiştim doğrusu. Müzikler bile daha önceki filmlerin çok altında kalıyor.
Polemiğe girmek adına değil ancak, Marvel bu işi beğenirsin beğenmezsin, oldukça planlı yapıyor. Her ne kadar özellikle Thor: Ragnarok ile işi bol görsel efektli komedi filmine çevirmiş olsalar da, hikayenin de, o espirilerin de bir bütünlüğü var. Benim derdim burada açıkçası: BÜTÜNLÜK!
Marvel'ın karakterleri tanıtması, hikayeleri filmlerine serpiştirmesi, tekrar söylüyorum beğenip beğenmeme meselesi değil bu, oldukça tutarlı. Bu zaten tartışılacak bir şey değil. Bir otomobil tasarımı gibi düşünün. Adamların bir markası var ve benzer tasarım dilini tüm markalarında tutarlı bir şekilde kullanıyorlar. Aynı şeyi kimse dc filmleri için söyleyemez (komiktir ki, amerikan gençlik dizisi tadındaki çocuksu dizillerinde tutarlılık bulmak son derece mümkün.)
Batman v. Superman filmini beğenmemiş olsam da, gerçekten görsel şölen yaşatan ve insanı yerinden hoplatan dövüş kareografileri vardı. Ancak bu filmde neredeyse her şey çok yalapşap geçilmiş.
Hele ki komik olmaya çalışan bir takım diyaloglar var ki... neyse ya, yeterince zamanımızı aldım hepimizin. Sağlıcakla.
45/100
Nihai puan 3
Yer: Karantina.
Filmin ilk 15 dakikası, uzun süredir izlediğim en rezalet film girişlerinden biriydi. Ellerinde süper kahraman filmlerinde eşi benzeri görülmemiş bir konu varken, saçma sapan sahneler ile ve aceleye getirilmiş ve klişelerden geçilmeyen olaylar dizisiyle resmen şeyine şey etmişler. Oyunculuk konusunda hiç girmeyeceğim Pine ve Wiig kendi çaplarında yönetmenin başarısızlığına rağmen bir şekilde kurtarmaya çalışmışlar, ancak Pascal abimiz nedense sadece para için karelerde bulunmuş gibiydi. Gadot’un şahsına münhasır mimikleri de gene aşırı kötü yönetim ile çekilemez bir mimikler dizisine dönüşmüş.
Belki aşırı giydirdim filme ama elde bu kadar müthiş işlenebilecek bir konu var iken ve bu kadar karizmatik oyuncuyu bir araya toplamışken sonuç böyle olunca dayanamadım ne yapayım...