İlk filmi izlememiş olma talihsizliğine rağmen bunu izledim evet. Öncelikle; "öpüşmeden önce iki kere düşünün" mesajını filmden almadıysanız, ben vereyim. Sonra ise; Hollywood esintileri taşımasıyla eleştirilmiş genelde. İlk filmi daha çok merak ettirdi bu yorumlar bana. Onu da izleriz. Neyse, Hollywood dedik ya; türlü türlü klişesi vardı. Özellikle ergen karakter filmin olmazsa olmazıydı. Süper araba kullanan kahraman karakter de önemliydi. Ve elbette "God Bless America". Bunların biraz haricine çıkarsak da; ben yönetmenin tarzını beğendim. Şiddetini beğendim, kanını beğendim. Helikopter sahnesi adeta bir taktik dehalığıydı. Filmin başından sonuna aynı müzik döndü durdu ama atmosferi iyi yansıtan, çok başarılı bir çalışmaydı. Bu arada filmin başındaki malum kaçış sahnesi gerçekten çok başarılı. Beni orada etkileyen kadının adama bakışıydı. Aklıma Prens Oberyn'e bakan kaşar sevgilisi geldi. Prens Oberyn gibi bir savaşçı bile sevdiği kadının bakışı uğruna boyun eğmek zorunda kaldı. Ama ... Devamı
İlk filmi izlememiş olma talihsizliğine rağmen bunu izledim evet. Öncelikle; "öpüşmeden önce iki kere düşünün" mesajını filmden almadıysanız, ben vereyim. Sonra ise; Hollywood esintileri taşımasıyla eleştirilmiş genelde. İlk filmi daha çok merak ettirdi bu yorumlar bana. Onu da izleriz. Neyse, Hollywood dedik ya; türlü türlü klişesi vardı. Özellikle ergen karakter filmin olmazsa olmazıydı. Süper araba kullanan kahraman karakter de önemliydi. Ve elbette "God Bless America". Bunların biraz haricine çıkarsak da; ben yönetmenin tarzını beğendim. Şiddetini beğendim, kanını beğendim. Helikopter sahnesi adeta bir taktik dehalığıydı. Filmin başından sonuna aynı müzik döndü durdu ama atmosferi iyi yansıtan, çok başarılı bir çalışmaydı. Bu arada filmin başındaki malum kaçış sahnesi gerçekten çok başarılı. Beni orada etkileyen kadının adama bakışıydı. Aklıma Prens Oberyn'e bakan kaşar sevgilisi geldi. Prens Oberyn gibi bir savaşçı bile sevdiği kadının bakışı uğruna boyun eğmek zorunda kaldı. Ama Don, tam bir vicdansızlık örneği sergileyerek pek çok küfürü bir arada haketti.
Beni gerim gerim germiş, şiddet sahneleri ve müzikleri harika olan bir film. Başlarda yine Amerika dünyayı kurtardı hikayesi izleyeceğiz diye düşünmüştüm ama sonlara doğru fazlasıyla şaşırttı ve beğenimi kazandı.
" Amerikan ordusu " ,2.Dünya savaşından bu yana ikinci kez Avrupa'da düzeni sağlamaya çalışır. İşler sarpa sardığında da aynı ordu sivilleri harcamaktan çekinmez. Bu kurgudan hareketle gerçeğe gönderme yaparsak, filmin içten içe bir Normandiya örneklemi olduğunu düşünmekteyim.
Normandiya çıkarmasından evvel Amerikan topçusu Fransa kıyılarını döverken, muhtemelen o güne kadar Alman ordusunun öldüremediği kadar sivili öldürmüştür. Avrupa'da düzen sağlamaya çalışan aynı ordu, Normandiya içlerine doğru ilerlerken sivil yapıları kalkan olarak kullanmaktan çekinmemiştir.
İlk filmde karakterlerle izleyici arasındaki empati, duygusal yakınlaşma sanki daha kuvvetliydi. İlk bölümden karganın bir babaya saldırışı, askerlerin cinsel baskısı vs. 1,5 yıl sonrasına bile hala aklıma kalan sahneler. Bunda şahsen öyle bir sahneye rastlamadım. Sık taramalıyla (kafalarına bile değil) ölsünler anasını satayım. RE buna bin basar. Çünkü silahı orada virüslüleri sadece yavaşlatma için kullanabiliyorlardı. Olmamış abisi. Hatta son yarım saati hızlandırarak izledim. Hem nasıl oluyor da babanın nehirde kaçış sahnesinde ölebilirlerken Londra'dan kalkıp koca kanalı geçip kendilerini Paris'te bulabiliyor bu virüslüler? Adam gibi kovalamacalı ve benzer temalı Doomsday'i izlemeyenlere tavsiye ederim, ona harcadığım vakte pişman olmamıştım.
Bir film izleyiciye "Neden oraya gidiyorsun, al işte yiyecekler seni" dedirtiyorsa izlenemez yahut gülünç olur. Bu filmde ise ilk dakikadan nefesimi tutup bitiş jeneriğinde tam olarak verebildim. 1. filme tutunabilmişti. Fakat yine de bir Danny Boyle değil.
ilk film gibi devam filmi de güzeldi.aksiyon ve heyecan dozu ikinci de artmış mı ne. ortalığın daha kan revan orlması da muhtemel.babanın evden çıkıp koştuğu sahne filmin doruk sahnesi bence.
filmin üçüncüsü çıktı çıkacak hala bu filme zombi filmi diyen arkadaşlar var. bu filmi nasıl oluyorda zombi filmine benzetiyorsunuz anlayamıyorum. ortada hortlayan ölüler yok. rage adı verilen ve bulaştığı insanın sinir sistemini etkileyip bir çeşit kuduza çeviren virüsten etkilenen ve tek gayeleri içlerindekiakıl almaz şiddet dürtüsünü tatmin etmeye çalışan insasnlar var. bu filmde zombi dediğiniz yaratıklar et yemiyor. insan etiyle beslenmiyor sadece uyguladıkları şiddet gereği ısırıp parçalıyorlar. kafası kolu parçalanmış tek ayakla ortada dolaşan tipler görmedim ben iki filmdede. lütfen şu filme zombi filmi demeyi bırakın artık. üstelik alıştığımız hantal sürüngen zombilerin aksine burdaki enfekte insanlar gayet hızlı koşuyorlar. tekrar etmeye gerek varmı bilmem ama bunlar zombi değillll !!!!
özellikle helikopterle adam biçme sahnesi on numaraydı
@stiff
12 yıl önce
7 / 10
@ness
13 yıl önce
@doris
13 yıl önce
@gundula
15 yıl önce
@havlayankuzu
15 yıl önce
Normandiya çıkarmasından evvel Amerikan topçusu Fransa kıyılarını döverken, muhtemelen o güne kadar Alman ordusunun öldüremediği kadar sivili öldürmüştür. Avrupa'da düzen sağlamaya çalışan aynı ordu, Normandiya içlerine doğru ilerlerken sivil yapıları kalkan olarak kullanmaktan çekinmemiştir.
Çok aşırı bir okuma tamam ama bence eğlenceli.
@vital87
15 yıl önce
6 / 10
@zamon
16 yıl önce
7.5 / 10
@whitebeard
16 yıl önce
5.7 / 10
@foolmood
17 yıl önce
7.9 / 10
@batanga
17 yıl önce
özellikle helikopterle adam biçme sahnesi on numaraydı