Mavi En Sıcak Renktir Yorumları

Mavi En Sıcak Renktir filmi detayları

N

@nawgundime

13 yıl önce

eşcinsel olmaya gerek yok. eğer aşka dair bir şeyler yaşadıysanız , bunu anlamak için izlenilecek bir film.

@lolaudy

13 yıl önce

Yönetmen farklı olmak için epey çabalamış ama maalesef bu çabayı seyirciye epey hissettiriyor. Doğallığını bozuyor bu da filmin. 'Aşırı' yakın çekimler oyuncu ağlarken, yemek yerken seyirciye oyuncunun ağzındaymış gibi bir his veriyor.Lea Seydoux' nun oyunculuğu doyuran cinsten. Kısaca filmi iki kelimeyle niteleyecek olursak 'rahatsız edici' yeterli olur sanırım.

@jehanimsi

13 yıl önce

Hani bir yemek yersin lezzetlidir ama tuzu eksiktir. Bu da öyle bir filmdi. Eksikler vardı az çok.

@rafialtun

13 yıl önce

Fimi 2-3 gun oldu izleyeli.Film çekimler olarak çok yakın çekimler kullamış, yeni birşey denememiş ama bi tarz oluşturmaya çalışmış yönetmen.Sanki samimiyet katmış, özdeşleşme maksimum seviyede.Arada eşcinsel olmanın tadını alıyorsun, bütün kimliğinden arınıp, yepyeni bişeyi seçmenin tadı yani, önyargıların yoksa tabii.Evet şöyle bişey yapmış ki gerçektende başarılı olmuş.nedir o yaptığı bişey eşcinsel iki hatunun her sevgilinin yaşadığı şeyleri onlarında yaşadığını göstererek aslında onlarında aynı engelleri yaşadığını, herkes olduğunu göstermek istemiş ama bunlar zaten şimdiden en azından benim kabul ettiğim şeylerdi.Gelmek istediğim noktada buydu aslında film güzel canım tabi ama hani eşcinsellerden birini çıkar, erkek koy bir anda film eksilcektir.Bütün bu olayı kullanmış lezbiyenlik filandan bahsediyorum.Ecinsellik işte artık 10 bilmem kaç sene sonra kabul edilirliği arttkça böyle filmler yapıldıkça film biraz daha tarzıyla anılır sanırım..Belki işte öncü olduğu için göz kırpar.Ta
... Devamı
Fimi 2-3 gun oldu izleyeli.Film çekimler olarak çok yakın çekimler kullamış, yeni birşey denememiş ama bi tarz oluşturmaya çalışmış yönetmen.Sanki samimiyet katmış, özdeşleşme maksimum seviyede.Arada eşcinsel olmanın tadını alıyorsun, bütün kimliğinden arınıp, yepyeni bişeyi seçmenin tadı yani, önyargıların yoksa tabii.Evet şöyle bişey yapmış ki gerçektende başarılı olmuş.nedir o yaptığı bişey eşcinsel iki hatunun her sevgilinin yaşadığı şeyleri onlarında yaşadığını göstererek aslında onlarında aynı engelleri yaşadığını, herkes olduğunu göstermek istemiş ama bunlar zaten şimdiden en azından benim kabul ettiğim şeylerdi.Gelmek istediğim noktada buydu aslında film güzel canım tabi ama hani eşcinsellerden birini çıkar, erkek koy bir anda film eksilcektir.Bütün bu olayı kullanmış lezbiyenlik filandan bahsediyorum.Ecinsellik işte artık 10 bilmem kaç sene sonra kabul edilirliği arttkça böyle filmler yapıldıkça film biraz daha tarzıyla anılır sanırım..Belki işte öncü olduğu için göz kırpar.Tabiki çok iyi film, kafanızda soru işareti kalmasın.Zaten.Abdellatif Kechiche Cannes dan "Altın Palmiye" ile döndü.Film biraz da Hayatını Yaşamak:12 tablodan oluşan bir filmi anımsattı bana burada da Adele' in hayatın tanık oluyosun,.Final olarak çok güzel sevişme sahneleri var çok cesur kullanmış.Hiçbişeyi saklamamış.

@enik_kral

13 yıl önce

''mavi en sıcak renktir'', ''brokeback mountain'' ile iki eşcinsin birbirine duyduğu aşkı en iyi şekilde yansıttığını düşündüğüm ikinci film oldu. filmdeki uzun sevişme sahneleri bazen lezbiyen pornosuna bile dönüşse, film sona erdiğinde bu sahnelerin hikayenin bütününe yaptığı katkıyı daha iyi görebiliyoruz.

gerçek aşkla karşılaştığınız da cesur olun, fırsatı kaçırmayın ve ona bir an bile arkanızı dönmeyin.

ve son olarak bu filme benim gibi kesinlikle 'aç' gitmeyin...

@ibodirector

13 yıl önce

10 / 10

Tunuslu yönetmen Abdellatif Kechiche'nin yönettiği, Cannes Film Festivali'nden "Altın Palmiye" ile dönen ve seks sahneleri nedeniyle hala tartışılmaya devam edilen La vie d'Adele, kuşkusuz yılın en çok merak edilen filmiydi. Filmekimi kapsamında izleme şansı bulduğumuz bu 180 dakikalık film, aldığı ödülü sonuna kadar hak etmesinin yanı sıra, Kechiche'nin filmografisinin de açık ara en iyi filmi.

Lise ikinci sınıf öğrencisi olan Adele'nin (Adele Exarchopoulos), cinsel yönelimini keşfedişini ve mavi saçlı lezbiyen Emma (Lea Seydoux) ile yaşadığı tutkulu aşkı anlatan film, Kechiche'nin büyük önem verdiği ayrıntılarla dramatik yapısı oldukça kuvvetli bir sinemasal güce sahip. Adele'nin, gerçek cinsel eğilimini keşfetmeden hemen önce okuldaki bir erkekle yaşadığı flört anındaki gerçekçi gözlemler (otobüs ve sinema sahneleri) ve ardından gelen cinsel ilişkideki cesur tavır, Kechiche'nin hem senaryo yazımında hem de yönetmenlikte ne kadar usta olduğunu gözler önüne seriyor.

Adele ve Emma'nı
... Devamı
Tunuslu yönetmen Abdellatif Kechiche'nin yönettiği, Cannes Film Festivali'nden "Altın Palmiye" ile dönen ve seks sahneleri nedeniyle hala tartışılmaya devam edilen La vie d'Adele, kuşkusuz yılın en çok merak edilen filmiydi. Filmekimi kapsamında izleme şansı bulduğumuz bu 180 dakikalık film, aldığı ödülü sonuna kadar hak etmesinin yanı sıra, Kechiche'nin filmografisinin de açık ara en iyi filmi.

Lise ikinci sınıf öğrencisi olan Adele'nin (Adele Exarchopoulos), cinsel yönelimini keşfedişini ve mavi saçlı lezbiyen Emma (Lea Seydoux) ile yaşadığı tutkulu aşkı anlatan film, Kechiche'nin büyük önem verdiği ayrıntılarla dramatik yapısı oldukça kuvvetli bir sinemasal güce sahip. Adele'nin, gerçek cinsel eğilimini keşfetmeden hemen önce okuldaki bir erkekle yaşadığı flört anındaki gerçekçi gözlemler (otobüs ve sinema sahneleri) ve ardından gelen cinsel ilişkideki cesur tavır, Kechiche'nin hem senaryo yazımında hem de yönetmenlikte ne kadar usta olduğunu gözler önüne seriyor.

Adele ve Emma'nın ilk göz göze geldiği sahnedeki slow-motion çekim tekniği ile müziğin bileşimi sahneye etkili bir duygusal boyut kazandırırken, biçimsel açıdan Xavier Dolan'ın yakın zamanlı 167 dakikalık başarılı LGBT sineması örneği Laurence Anyways'i (2012) hatırlatıyor. Eşcinsel bardaki tanışma sahnesinde ise adeta yakın plan patlamasına başvuran Kechiche, çerçevenin arka planını yer yer sıfırlayarak dizi sinematografisi boyutuna indirgiyor ve Adele'deki ilk eşcinsel duygunun her anını "bakış odaklı" biçimde gözlemlememize olanak sağlıyor. Emma'nın mavi saç rengini değiştirmesinden sonraki olay örgüsü içerisinde Adele'nin masmavi denize uzanarak Emma?nın saçlarının sıcaklığını araması (mavi sulara vuran güneş ışığının Adele'nin suratında parlaması fikri olağanüstü!) ve finale doğru Adele'nin giydiği mavi elbise filmin metaforik anlatısını doruğa çıkardığı anlardan. İki aile arasındaki sınıfsal farklılığın "makarna ve istiridye", "ticaret ve sanat" karşıtlıklarıyla sunulması da takdire şayan!

Kechiche, Adele karakterine gerçekçi bir kimlik giydirerek onu olabildiğince salaş ve dağınık gösteriyor. Saçlarının yağlı ve dağınık, bazen ağzına girmiş halini resmediyor. Yemeğin ağzının kenarlarına bulaşmasını, dilini çıkararak yemeği ve parmağını yalamasını, yanağındaki tüyleri, burnunun akmasını, hepsini kadraja alıyor. Fakat tüm bunlara rağmen Adele'nin güzel yüzünü ve hafif aralık dudaklarını da sürekli ön plana çıkararak masumiyetini vurguluyor. Geçtiğimiz günlerde vizyona giren, One Direction ve Twilight gençliğine hitap eden The Mortal Instruments: City of Bones (2012) filminde Lily Collins'e "aralık dudak erotizmi" üzerinden yaklaşılan yapay fetişizm, burada Adele Exarchopoulos'un doğal, güçlü ve gerçekçi oyunculuğu sahnesinde rahatsız etmiyor, aksine Adele'nin doğal görünümüne güç katıyor. Büyük ihtimal Cannes kuralları gereği "En İyi Kadın Oyuncu" ödülünü alamaması üzücü, zira ödülün sahibi Berenice Bejo "Le Passe"de (2013), Adele'nin performansının yarısı kadar bile güçlü bir performans sergilemiyor.

Filmin çok konuşulan ve tartışmalar yaratan 10 dakikalık seks sahnesi, Adele Exarchopoulos ile Lea Seydoux'un sahnelerin zorlayıcılığı açısından Abdellatif Kechiche'yi suçlayıp "Bir daha asla onunla çalışmayız" söylemlerine kadar varmıştı. Bu bağlamda kısmen de olsa oyunculara hak vermek mümkün, çünkü seks sahneleri Ang Lee'nin "Lust, Caution!"da (2007) pornografi suçlamalarıyla karşı karşıya kalan sahnelerinden en az 10 kat daha "hardcore" ve genç oyuncular için oldukça zorlayıcı sahneler. Fakat sahnelerin duygusal, tutkusal ve sansasyonel boyutu açısından Kechiche'ye hak vermemek mümkün değil, zira vizyonsuz bir yönetmenin elinde "cinsel istismar" suçlamasına kadar varabilecek sahneler Kechiche'nin elinde filme bir araç değil amaç olarak hizmet ediyor. Bu sahnelerin daha "soft" olarak kullanılması ve kırpılması filmin gücünü ve etkisini yarı yarıya indirebilir, şok edici etkisini fazlasıyla azaltabilir, hatta Altın Palmiye'den de edebilirmiş!

Abdellatif Kechiche'nin detaycı ve özenli yönetmenliğiyle senaryosu, Adele Exarchopoulos ve Lea Seydoux ikilisinin güçlü oyunculukları, etkileyici sinematografisi ve müzikleriyle La vie d'Adele, dramatik, estetik, kışkırtıcı, seksi ve cesur bir LGBT başyapıtı olmasının yanı sıra kanımca 2013'ün en iyi filmi.

@muratdylan

13 yıl önce

8.2 / 10

filmekiminde her ne kadar bilet satışında yer bulamasam da atlas sinemasında merdivenden izlemiş bulundum birkaç saat önce. belim hala ağrıyor amuğa koye. belki de bu yüzdendir ki filmin başlarında yer bulmuş olmam dolayısıyla sevindirik olsam da filmin ikinci saatinden sonra bezdim ve bir an önce bitmesini arzuladım. yüz yetmiş dokuz dakika nedir arkadaş. yani filmin (gereksiz olarak) çok uzun tutulmuş olması eksi yönlerinden biriydi. ancak şunu söylemem gerekir ki oyuncular her manada dehşetengizdi. zaten her sahne oyuncu yüz ve mimiklerine çok yakın çekimler ile oluşmuş. bir de sevişme sahneleri fazlasıyla uzundu. yönetmen bu kadar doyurmamalıydı. bir ara (yanlış filme girmiş olabilir) yanımda oturan amcanın ''allah allah, tövbe tövbe'' çektiğini duydum. hayır amcacım bağa girmişsin üzüm beğenmiyorsun. neyse, seksist yorumlardan uzaklaşmak lazım, esasında eşcinsel bir aşkın git gelleri ile harmanlanmış olan filmdeAdele ExarchopoulosveLea Seydouxikilisinden ara ara resitaller izliyor
... Devamı
filmekiminde her ne kadar bilet satışında yer bulamasam da atlas sinemasında merdivenden izlemiş bulundum birkaç saat önce. belim hala ağrıyor amuğa koye. belki de bu yüzdendir ki filmin başlarında yer bulmuş olmam dolayısıyla sevindirik olsam da filmin ikinci saatinden sonra bezdim ve bir an önce bitmesini arzuladım. yüz yetmiş dokuz dakika nedir arkadaş. yani filmin (gereksiz olarak) çok uzun tutulmuş olması eksi yönlerinden biriydi. ancak şunu söylemem gerekir ki oyuncular her manada dehşetengizdi. zaten her sahne oyuncu yüz ve mimiklerine çok yakın çekimler ile oluşmuş. bir de sevişme sahneleri fazlasıyla uzundu. yönetmen bu kadar doyurmamalıydı. bir ara (yanlış filme girmiş olabilir) yanımda oturan amcanın ''allah allah, tövbe tövbe'' çektiğini duydum. hayır amcacım bağa girmişsin üzüm beğenmiyorsun. neyse, seksist yorumlardan uzaklaşmak lazım, esasında eşcinsel bir aşkın git gelleri ile harmanlanmış olan filmdeAdele ExarchopoulosveLea Seydouxikilisinden ara ara resitaller izliyorsunuz. ve mavi saç her şeyi güzelleştiriyor. toplanın gidin, toplanın izleyin derim. merdivenden olsa bile izleyin. bir de arkadaş adele bacımızda nasıl bir sümük varmış, film boyunca aktı da aktı, aktı da aktı...

@ledddd

14 yıl önce

8 / 10

Bakalım ne zaman izleyebilecez bu filmi. Bir hayli umutluyum yönetmeninden de oyuncularından da..
SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL