Yıllar önce ekşi sözlük'te yapmış olduğum yorumu yapıştırayım buraya. Mesele erkek yancılığı ve tacizciyi korumak ise ise gay may, feminist demeden kardeşlik türküsü misali el ele tutuşup gün batımına doğru şarkılar söyleyen insanlardan oluşan site, benim yorumlarımı hak etmiyor... Olaylar, en az bir kereden fazla konuştukları kişiye dokunmadığı sürece en ağır muhalif onlardır bilirsiniz. Şimdi bıraktığım yerde kesin akape filan eleştiriyorlardır.
filmin yönetmeni, bir gün telefonunun klavyesiyle velociraptor yazmaya çalışırken telefon, otomotik düzeltmeyle kelimeyi "velocipastor"e çeviriyor, filmin adı ve fikri de böyle çıkıyor.
--- spoiler ---
bobby berk gelip el atsa dahi iflah olmayacak bir kilisede papazlık görevini icra eden doug, içeride bir allah'ın kulu olmamasına rağmen saçma sapan vaazlar vermektedir. "hayali" cemaati müslimin ile aminleştikten sonra dışarı çıkar ve anne-babasını görür. yamuk yumuk rahip yakasıyla ailesine, "lan oğlum bari siz beni dinlemeye gelsey... Devamı
Yıllar önce ekşi sözlük'te yapmış olduğum yorumu yapıştırayım buraya. Mesele erkek yancılığı ve tacizciyi korumak ise ise gay may, feminist demeden kardeşlik türküsü misali el ele tutuşup gün batımına doğru şarkılar söyleyen insanlardan oluşan site, benim yorumlarımı hak etmiyor... Olaylar, en az bir kereden fazla konuştukları kişiye dokunmadığı sürece en ağır muhalif onlardır bilirsiniz. Şimdi bıraktığım yerde kesin akape filan eleştiriyorlardır.
filmin yönetmeni, bir gün telefonunun klavyesiyle velociraptor yazmaya çalışırken telefon, otomotik düzeltmeyle kelimeyi "velocipastor"e çeviriyor, filmin adı ve fikri de böyle çıkıyor.
--- spoiler ---
bobby berk gelip el atsa dahi iflah olmayacak bir kilisede papazlık görevini icra eden doug, içeride bir allah'ın kulu olmamasına rağmen saçma sapan vaazlar vermektedir. "hayali" cemaati müslimin ile aminleştikten sonra dışarı çıkar ve anne-babasını görür. yamuk yumuk rahip yakasıyla ailesine, "lan oğlum bari siz beni dinlemeye gelseydiniz, iki adım ötede duruyormuşsunuz yazık be" diye carlamak yerine el sallamayı tercih ettikten sonra, ailesinin gözleri önünde ölmesine şahit olur. ikinci tutorial'dan öteye gidilmediği için after effects ile herhangi bir patlama efekti verilmekten kaçınılmıştır. bunun yerine, "abov nasıl patladı araba:d" yazısı geçilerek, her canlının bir gün ölümü tadacağı şeklinde bilgilendirme yapılır.
öğrendiğinde mutlu oluyor, oh çekiyor. bizim dinozor papaz, iyicene gaza gelip "sabahları papaz, akşamları dinozor olayım ben en iyisi" diyor. çok mantıklı çünkü, neden olmasın? pratik yapa yapa saitama'ya bağlıyor. bi anda spor yaptığı, diğer yanda kadınla aşk yaşadığı görüntüler akıp giderken arka planda punk munk şarkılar çalıyor. ne bileyim bi squat, bi ip atlama, bi seksomantis hareketler göstermişler. kas-mas bi şeyler var işte. ayy sıcak oldu burası.
ikinci kısımda, gülme pratiği yapan amerikalı wannabe ninja ve onun çinli patronu karşımıza çıkıyor. geri zekalı gibi kahkaha atıp duruyorlar, kötü adamlar ya ahı ahı. en başta yazdığım emice, bizim papazla yeni manitası carol'ı dikizleyip duruyor. sonra, doug'ın yanına gidip "iffetlilik yeminine noldu?" diye soruyor. "bi şey olduğu yok, 7/24 blue balls geziyorum" diyo adam da napsın klajsdf. "sen benim yeminimi bırak, içimdeki zehri zıkkım yüzünden adam öldürüp duruyorum" diyor doug. bizim emice; su üzerinde yürüme-tempolu koşma-postacı yürüyüşü, ölüleri diriltme, bakire olunduğu halde hamile kalma, beşikteyken konuşma gibi mucizelere (?) inanan bir dinin üyesi olmasına rağmen, adamın dinozorluğunu sorguluyor. bizim doug durur mu, incil'den örnekler veriyor. matthew 1234:567 "isayım ben-ben isa, tamam" cizıs 57:89 "dinozorlar vardır" gibi ayetleri okuyarak kanıtları fırlatı fırlatıveriyor. converse pabuçlarıyla peder stewart'ı ikna edemiyor elbette.
gülücükler eşliğinde geçen flashback'lerden sonra doug, ışıklı mışıklı anıları içinde kayboluyor. anasını babasını özlüyor oturduğu yerden. flashback üzerine flashback gösteriyorlar. bu sefer de şarapçı peder stewart'ın savaş anılarını görüyoruz. pederin önce asker arkadaşı ölüyor, daha sonra aynı ormanda (?) ona doğru koşan manitası mayına basıp patlıyor. bizim peder'in üstü başı, carrie oluyor.
bi tane yandan yemiş dave navarro var filmde. peder (emice) stewart, doug'ı alıp buna götürüyor, iki okusun büyü yapsın deyu. navarro'nun yaptığı büyüler ve baktığı çakma tarotun işe yaramasıyla birlikte doug tekrar velocipastor şemalini alıyor. stewart'ı oradıkça deşiyor, yolda giderken de ninjalara sallıyor. ulan, yolda yürürken insanın karşısına ninja mı çıkar? lkjasdaf. "gelirken ninjaların saldırısına uğradım" ne?!!! yine carol'ın yanına giden doug, en sonunda blue balls halinden çıkıyor. sevişme sahneler, qotsa'nın in my head klibi gibiydi aynı. sabah, "oh be seks yaptık biz" mutluluğuyla uyurlarken evin pencerelerinden içeri ninjalar giriyor. bu iki gerzo, sütyen mütyen, don, dal daşşak demeden ninja abilerimizin ağzını kırıyor. sonra, adrenalinin etkisiyle öbüşüp çog afedersiniz yalaşıyorlar.
meğerse peder stewart ölmemiş, ninjacı başı yakalamış bunu. filmin villain'ı ninjacı başı'nın planı, sokaklarda koko satıp herkesi bağımlı yaptıktan sonra dağıtımı kesip insanları kilisenin yardım gruplarına göndererek inanç ordusu yaratmakmış. bi bok anlamadım valla, öyle diyo ne bileyim. stewart, "gerçek hıristiyanlık bu değil" dedikten sonra orijinal ninja tarafından öldürülüyor. e madem öldürecektiniz neden kaçırdınız, neyse. yukarıda bahsettiğim "wannabe ninja" da meğersem bizim doug'ın yıllarca piç muamelesi gören kardeşiymiş hahahaha. flashback'lerin kenarlarından fışkırdı köşede sümük gibi ekmek peynir yerken. plot twiste bak be.
doug, kardeşini öldürürken ninjalar, carol'ı ağır biçimde yaralıyor. sonra doug, kafayı kırıp son kez velocipastor'e bağlıyor. dinozor dediğimizin de boyu 1.75 falan. üstüne, skolyozu da var galiba. bizim velo, vanslı, konversli ninjaları atı atıveriyor sağa sola, parçalıyor hepsini. orijinal ninja'nın ken bebekten farksız kafasını, polyester pençeleriyle koparıyor. film, gandhi'nin sözleriyle biter gibi olurken ben de imdb'deki bir kullanıcı yorumu aktarmak isterim:
--- spoiler ---
"this movie cured my cancer and my acne, my asthma is gone and i don't need my glasses anymore"
this is spinal tap misali, filme puanım 10 üzerinden 11.
@tnetennba
4 gün önce
8 / 10
filmin yönetmeni, bir gün telefonunun klavyesiyle velociraptor yazmaya çalışırken telefon, otomotik düzeltmeyle kelimeyi "velocipastor"e çeviriyor, filmin adı ve fikri de böyle çıkıyor.
--- spoiler ---
bobby berk gelip el atsa dahi iflah olmayacak bir kilisede papazlık görevini icra eden doug, içeride bir allah'ın kulu olmamasına rağmen saçma sapan vaazlar vermektedir. "hayali" cemaati müslimin ile aminleştikten sonra dışarı çıkar ve anne-babasını görür. yamuk yumuk rahip yakasıyla ailesine, "lan oğlum bari siz beni dinlemeye gelsey ... Devamı
filmin yönetmeni, bir gün telefonunun klavyesiyle velociraptor yazmaya çalışırken telefon, otomotik düzeltmeyle kelimeyi "velocipastor"e çeviriyor, filmin adı ve fikri de böyle çıkıyor.
--- spoiler ---
bobby berk gelip el atsa dahi iflah olmayacak bir kilisede papazlık görevini icra eden doug, içeride bir allah'ın kulu olmamasına rağmen saçma sapan vaazlar vermektedir. "hayali" cemaati müslimin ile aminleştikten sonra dışarı çıkar ve anne-babasını görür. yamuk yumuk rahip yakasıyla ailesine, "lan oğlum bari siz beni dinlemeye gelseydiniz, iki adım ötede duruyormuşsunuz yazık be" diye carlamak yerine el sallamayı tercih ettikten sonra, ailesinin gözleri önünde ölmesine şahit olur. ikinci tutorial'dan öteye gidilmediği için after effects ile herhangi bir patlama efekti verilmekten kaçınılmıştır. bunun yerine, "abov nasıl patladı araba:d" yazısı geçilerek, her canlının bir gün ölümü tadacağı şeklinde bilgilendirme yapılır.
öğrendiğinde mutlu oluyor, oh çekiyor. bizim dinozor papaz, iyicene gaza gelip "sabahları papaz, akşamları dinozor olayım ben en iyisi" diyor. çok mantıklı çünkü, neden olmasın? pratik yapa yapa saitama'ya bağlıyor. bi anda spor yaptığı, diğer yanda kadınla aşk yaşadığı görüntüler akıp giderken arka planda punk munk şarkılar çalıyor. ne bileyim bi squat, bi ip atlama, bi seksomantis hareketler göstermişler. kas-mas bi şeyler var işte. ayy sıcak oldu burası.
ikinci kısımda, gülme pratiği yapan amerikalı wannabe ninja ve onun çinli patronu karşımıza çıkıyor. geri zekalı gibi kahkaha atıp duruyorlar, kötü adamlar ya ahı ahı. en başta yazdığım emice, bizim papazla yeni manitası carol'ı dikizleyip duruyor. sonra, doug'ın yanına gidip "iffetlilik yeminine noldu?" diye soruyor. "bi şey olduğu yok, 7/24 blue balls geziyorum" diyo adam da napsın klajsdf. "sen benim yeminimi bırak, içimdeki zehri zıkkım yüzünden adam öldürüp duruyorum" diyor doug. bizim emice; su üzerinde yürüme-tempolu koşma-postacı yürüyüşü, ölüleri diriltme, bakire olunduğu halde hamile kalma, beşikteyken konuşma gibi mucizelere (?) inanan bir dinin üyesi olmasına rağmen, adamın dinozorluğunu sorguluyor. bizim doug durur mu, incil'den örnekler veriyor. matthew 1234:567 "isayım ben-ben isa, tamam" cizıs 57:89 "dinozorlar vardır" gibi ayetleri okuyarak kanıtları fırlatı fırlatıveriyor. converse pabuçlarıyla peder stewart'ı ikna edemiyor elbette.
gülücükler eşliğinde geçen flashback'lerden sonra doug, ışıklı mışıklı anıları içinde kayboluyor. anasını babasını özlüyor oturduğu yerden. flashback üzerine flashback gösteriyorlar. bu sefer de şarapçı peder stewart'ın savaş anılarını görüyoruz. pederin önce asker arkadaşı ölüyor, daha sonra aynı ormanda (?) ona doğru koşan manitası mayına basıp patlıyor. bizim peder'in üstü başı, carrie oluyor.
bi tane yandan yemiş dave navarro var filmde. peder (emice) stewart, doug'ı alıp buna götürüyor, iki okusun büyü yapsın deyu. navarro'nun yaptığı büyüler ve baktığı çakma tarotun işe yaramasıyla birlikte doug tekrar velocipastor şemalini alıyor. stewart'ı oradıkça deşiyor, yolda giderken de ninjalara sallıyor. ulan, yolda yürürken insanın karşısına ninja mı çıkar? lkjasdaf. "gelirken ninjaların saldırısına uğradım" ne?!!! yine carol'ın yanına giden doug, en sonunda blue balls halinden çıkıyor. sevişme sahneler, qotsa'nın in my head klibi gibiydi aynı. sabah, "oh be seks yaptık biz" mutluluğuyla uyurlarken evin pencerelerinden içeri ninjalar giriyor. bu iki gerzo, sütyen mütyen, don, dal daşşak demeden ninja abilerimizin ağzını kırıyor. sonra, adrenalinin etkisiyle öbüşüp çog afedersiniz yalaşıyorlar.
meğerse peder stewart ölmemiş, ninjacı başı yakalamış bunu. filmin villain'ı ninjacı başı'nın planı, sokaklarda koko satıp herkesi bağımlı yaptıktan sonra dağıtımı kesip insanları kilisenin yardım gruplarına göndererek inanç ordusu yaratmakmış. bi bok anlamadım valla, öyle diyo ne bileyim. stewart, "gerçek hıristiyanlık bu değil" dedikten sonra orijinal ninja tarafından öldürülüyor. e madem öldürecektiniz neden kaçırdınız, neyse. yukarıda bahsettiğim "wannabe ninja" da meğersem bizim doug'ın yıllarca piç muamelesi gören kardeşiymiş hahahaha. flashback'lerin kenarlarından fışkırdı köşede sümük gibi ekmek peynir yerken. plot twiste bak be.
doug, kardeşini öldürürken ninjalar, carol'ı ağır biçimde yaralıyor. sonra doug, kafayı kırıp son kez velocipastor'e bağlıyor. dinozor dediğimizin de boyu 1.75 falan. üstüne, skolyozu da var galiba. bizim velo, vanslı, konversli ninjaları atı atıveriyor sağa sola, parçalıyor hepsini. orijinal ninja'nın ken bebekten farksız kafasını, polyester pençeleriyle koparıyor. film, gandhi'nin sözleriyle biter gibi olurken ben de imdb'deki bir kullanıcı yorumu aktarmak isterim:
--- spoiler ---
"this movie cured my cancer and my acne, my asthma is gone and i don't need my glasses anymore"
this is spinal tap misali, filme puanım 10 üzerinden 11.