Bugüne kadar izlemediğime pişman olduğumu söyleyerek başlayayım. Sıradan fakat hüzünlü bir hikaye gibi başlıyor. Kurgu biraz farklılaşınca dikkat istiyor. Görsel bir şölen sunuyor ve müzikleri hikayenin duygusallığıyla harmanlanıyor.
Zaman zaman anlamakta zorlanıp ufak geri almalar yaptım. Birçok filmde bunu yapmam. Anlamadıysam sonradan merak ettiğim yerleri araştırırım. Yorumları okurum. Bu filmi anlamak istedim. Kabul, 30 küsur yaşındaki birine hitap etmiyor gibi gözüküyor. Liseli aşk hikayesi gibi geçiyor. Ancak derin anlam ve duygu barındırıyor. Yer yer güldürüyor. Son dönemde Japonya ile ilgili çok şey izliyorum. Hafif bir "sapıklıktan" söz ediliyor. Bu filmde de bunu esprili bir dille görebilirsiniz. Çok takılacak ya da hikayeyi etkileyecek bir durum değil. Daha çok duygusal bir bağ ve kadercilik üzerinden ilerliyor. Zaman kavramı karışınca bir duraksıyorsunuz. Filmde çok fazla alt metin var. Zaman kaymasıyla insanların farklı zamanlarda, aynı yerde ve yan yana olabileceğini... Devamı
Bugüne kadar izlemediğime pişman olduğumu söyleyerek başlayayım. Sıradan fakat hüzünlü bir hikaye gibi başlıyor. Kurgu biraz farklılaşınca dikkat istiyor. Görsel bir şölen sunuyor ve müzikleri hikayenin duygusallığıyla harmanlanıyor.
Zaman zaman anlamakta zorlanıp ufak geri almalar yaptım. Birçok filmde bunu yapmam. Anlamadıysam sonradan merak ettiğim yerleri araştırırım. Yorumları okurum. Bu filmi anlamak istedim. Kabul, 30 küsur yaşındaki birine hitap etmiyor gibi gözüküyor. Liseli aşk hikayesi gibi geçiyor. Ancak derin anlam ve duygu barındırıyor. Yer yer güldürüyor. Son dönemde Japonya ile ilgili çok şey izliyorum. Hafif bir "sapıklıktan" söz ediliyor. Bu filmde de bunu esprili bir dille görebilirsiniz. Çok takılacak ya da hikayeyi etkileyecek bir durum değil. Daha çok duygusal bir bağ ve kadercilik üzerinden ilerliyor. Zaman kavramı karışınca bir duraksıyorsunuz. Filmde çok fazla alt metin var. Zaman kaymasıyla insanların farklı zamanlarda, aynı yerde ve yan yana olabileceğini hissettiriyor. Filmdeki kırmızı ipi araştırdığımda "kader bağını" ifade eden bir Japon geleneği olduğunu öğrendim. Mitsuha karakterinin kırsalda sıkışmışlığı ve büyük şehir hayali, Taki karakterinin ise büyük şehirde kalabalık içindeki yalnızlığı bir çoğumuz için tanıdık duygular hissettiriyor. Yine bir çoğumuz kendimizi bu döneme ait hissetmiyor, zaman zaman bir yer ya da bir insanı arıyor hissi yaşıyoruz. Basit bir vücut değiştirme hikayesi gibi başlayan filmin doğal bir afet üzerinden şekillenmesi de; muhtemelen Japonya'nın bir afet ülkesi olmasından esinlenilmiş.
Filmin son bölümü büyüleyici bir etki bırakıyor. Son 10 dakikasına kadar duygulanmadığım filmde 10 dakikada gözlerim doldu. Garip bir tat bırakıyor. Ağlamadım ama bıraktığı etki içime oturdu. Merdiven sahnesi salya sümük ağlatabilirdi. Böyle sahnelerde yaşımdan başımdan utanmam. "Hafızalar silinse bile kalplerdeki bağ devam eder" mesajı güzeldi.
Görsellik güzel dedim de; filmdeki mekanların gerçek mekanlar olması da merak uyandırdı. Bitirince gerçek mekanları gösteren bir video izledim. Umarım bir gün buraları görebilirim.
Senin Adın (Your Name / Kimi no Na wa.) gerçekten öyle bir film ki kelimeler yetersiz kalıyor. Zaman, rüya, kimlik, kader ve o tarifsiz “bir yerlerde birini tanıyor gibiyim” hissi… Hepsi o kadar ince dokunmuş ki insanın kalbine usulca işliyor.
“Hayatım boyunca, aynı anda iki ayrı yerdeymişim gibi hissettim. Burada ve başka bir yerde… Anlatması zor.”
Farklı bir öykü arıyorsanız ve bu eser için kuşkularınız varsa hiç düşünmeyin, hemen izlemeye başlayın. Zamanda yolculuk, ruh eşini bulma gibi temaları sevenler için hazine niteliğinde bir yapım. İzledikten sonra ''Bayıldım bunun gibi ne varsa izlerim.'' derseniz 2006 yapımı Göl Evi filmini de izleyebilirsiniz.
Bu Japonların animelerdeki hayal dünyası bambaşka oluyor. İnsanı derinden etkileyen bir senaryosu var.Sizi alıp içine çekip sürüklüyor.Sanki anime izliyor gibi değil de gerçek bir film izler gibi hissettiriyor.Ayrıca izlerken biraz Miyazaki havası sezdim.
"The Red Thread of Fate is an East Asian belief originating from Chinese mythology. It is commonly thought of as an invisible red cord around the finger of those that are destined to meet one another in a certain situation as they are "their true love". The two people connected by the red thread are destined lovers, regardless of place, time, or circumstances. This magical cord may stretch or tangle, but never break."
ilginçti, güzeldi, şaşırttı beni açıkcası. görüntülere diyecek bir şey yok zaten muhteşemdi, dış mekanlar, gün batımı, gök taşının izleri hepsi çok gerçekçi ama bir o kadar da hayal gibiydi. hikayeyi ele alış biçimi ve sonu iyiydi. kesinlike izlerken zevk alacağınız bir anime.
@stiff
10 ay önce
8 / 10
Zaman zaman anlamakta zorlanıp ufak geri almalar yaptım. Birçok filmde bunu yapmam. Anlamadıysam sonradan merak ettiğim yerleri araştırırım. Yorumları okurum. Bu filmi anlamak istedim. Kabul, 30 küsur yaşındaki birine hitap etmiyor gibi gözüküyor. Liseli aşk hikayesi gibi geçiyor. Ancak derin anlam ve duygu barındırıyor. Yer yer güldürüyor. Son dönemde Japonya ile ilgili çok şey izliyorum. Hafif bir "sapıklıktan" söz ediliyor. Bu filmde de bunu esprili bir dille görebilirsiniz. Çok takılacak ya da hikayeyi etkileyecek bir durum değil. Daha çok duygusal bir bağ ve kadercilik üzerinden ilerliyor. Zaman kavramı karışınca bir duraksıyorsunuz. Filmde çok fazla alt metin var. Zaman kaymasıyla insanların farklı zamanlarda, aynı yerde ve yan yana olabileceğini ... Devamı
Zaman zaman anlamakta zorlanıp ufak geri almalar yaptım. Birçok filmde bunu yapmam. Anlamadıysam sonradan merak ettiğim yerleri araştırırım. Yorumları okurum. Bu filmi anlamak istedim. Kabul, 30 küsur yaşındaki birine hitap etmiyor gibi gözüküyor. Liseli aşk hikayesi gibi geçiyor. Ancak derin anlam ve duygu barındırıyor. Yer yer güldürüyor. Son dönemde Japonya ile ilgili çok şey izliyorum. Hafif bir "sapıklıktan" söz ediliyor. Bu filmde de bunu esprili bir dille görebilirsiniz. Çok takılacak ya da hikayeyi etkileyecek bir durum değil. Daha çok duygusal bir bağ ve kadercilik üzerinden ilerliyor. Zaman kavramı karışınca bir duraksıyorsunuz. Filmde çok fazla alt metin var. Zaman kaymasıyla insanların farklı zamanlarda, aynı yerde ve yan yana olabileceğini hissettiriyor. Filmdeki kırmızı ipi araştırdığımda "kader bağını" ifade eden bir Japon geleneği olduğunu öğrendim. Mitsuha karakterinin kırsalda sıkışmışlığı ve büyük şehir hayali, Taki karakterinin ise büyük şehirde kalabalık içindeki yalnızlığı bir çoğumuz için tanıdık duygular hissettiriyor. Yine bir çoğumuz kendimizi bu döneme ait hissetmiyor, zaman zaman bir yer ya da bir insanı arıyor hissi yaşıyoruz. Basit bir vücut değiştirme hikayesi gibi başlayan filmin doğal bir afet üzerinden şekillenmesi de; muhtemelen Japonya'nın bir afet ülkesi olmasından esinlenilmiş.
Filmin son bölümü büyüleyici bir etki bırakıyor. Son 10 dakikasına kadar duygulanmadığım filmde 10 dakikada gözlerim doldu. Garip bir tat bırakıyor. Ağlamadım ama bıraktığı etki içime oturdu. Merdiven sahnesi salya sümük ağlatabilirdi. Böyle sahnelerde yaşımdan başımdan utanmam. "Hafızalar silinse bile kalplerdeki bağ devam eder" mesajı güzeldi.
Görsellik güzel dedim de; filmdeki mekanların gerçek mekanlar olması da merak uyandırdı. Bitirince gerçek mekanları gösteren bir video izledim. Umarım bir gün buraları görebilirim.
@queenlightx
1 yıl önce
10 / 10
“Hayatım boyunca, aynı anda iki ayrı yerdeymişim gibi hissettim. Burada ve başka bir yerde… Anlatması zor.”
@peterpan
3 yıl önce
9.2 / 10
@itsbeg
4 yıl önce
9.3 / 10
@filmist
5 yıl önce
7.9 / 10
İnsanı derinden etkileyen bir senaryosu var.Sizi alıp içine çekip sürüklüyor.Sanki anime izliyor gibi değil de gerçek bir film izler gibi hissettiriyor.Ayrıca izlerken biraz Miyazaki havası sezdim.
@katmandukavunu
5 yıl önce
@siyahtuval
7 yıl önce
6.9 / 10
@cikolatalisut
7 yıl önce
@zeyneso
9 yıl önce
@selmass
9 yıl önce
7.8 / 10