Dolunay Katilleri Yorumları

Dolunay Katilleri filmi detayları

@kiti

1 ay önce

6 / 10

Yıldızlardan oluşan bir kadro, Scorsese gibi büyük bir yönetmen, devasa bir set ve 200 milyon dolarlık bütçesi ile üç buçuk saatlik müthiş sıkıcı bir film. 1. saatti bittiğinde olur böyle şeyler açılacak ilerde diye düşündüm devam ettim, 2. saat bittiğinde başıma ne geldiğini anladım ama yine de ayıp olmasın diye devam ettim. Bu kadar izleyen hepsini izler hem bir ümit belki sonu acayip vurucudur sonuçta bunca insan boşuna beğenmedi dedim ve bitirdim. Şaştım kaldım doğrusu insan merak ediyor bu filme ne gerek vardı diye. Ya peki bunca beğenen insana ne demeli neyi neden bu kadar beğendiler hayret doğrusu. Sıkıcılığı korkunç bir seviyeydi. 1928 yapımı Jeanne d'Arc'ın Tutkusu filmi bile bunun yanında daha akıcı kalır. Sonuç olarak izlemeye gerek yok.

@kumcular

1 ay önce

8.2 / 10

Lily Gladstone dingin duruşuyla bana Meryl Streep'i hatırlattı. Kendisini geç izleme şansı bulmamız üzücü. İleride daha çok yapımda izlemek umuduyla...

@sersak53

1 ay önce

9 / 10

Harika,Olağanüstü ve Çarpıcı işte başyapıt. Scorsese şaşırtmıyor tam bir yönetmen filmi. Basit sinema sitelerin de bu yorumları görsem pek de kaale almam ama burda bile filmle gelen kötü eleştrileri görünce , şöyle bir şüphe etmedim değil. Lakin beklediğimden çok çok üstün de başarılı bir film gördüm. Filmin süresi uzun olmasına rağmen su içmeye bile kalkmadım. Bu filmi sıkıcı bulanları Spıderman filmlerini izlemesini tavsiye ederim.

@asdf_13

2 ay önce

7 / 10

Filmde bir tempo sorunu olduğunu düşünüyorum. Normalde yönetmenin her filmini ekrana kitlenerek izlerim ama bu filmde öyle olmadı. Ara ara filmi kapatacak gibi oluyorsunuz, sonra bir an toparlıyor gibi oluyor derken yine içiniz daralmaya başlıyor.

@fthgzl79

2 ay önce

1,5 saat dayandım. İnanılmaz sıkıcı ilerliyor film. Gerisini de merak etmedim.

@neuromancer

2 ay önce

Ne gerek vardı üç buçuk saate!

Güzel sahneler var. Oyuncular iyi, konu güzel ancak uzun arkadaşım uzun.

@furkandgn9

2 ay önce

8.3 / 10

Kendi vicdanının kimliğini bir başkasına emanet etmek. Bu sayede vicdansızlığından sıyrılıp kendini azat etmek. Kendine yalan söylemek. Ernest Burkhart buna rağmen sonsuza dek vicdansız biri olacak.

Scorsese'nin son işi, illa bir tanımlama yapmam gerekirse Oppenheimer ile There Will Be Blood arasında duruyor. Kurgusunun sürükleyiciliği ve diyalogları Oppenheimer kadar kendinden kopartmıyor. Fakat There Will Be Blood kadar tüm seyircinin ilgisini de kapsayamıyor. Kendinizi kaptırabilmeniz için biraz sağduyuya, sinematografiye, müziklere ve oyunculuklara olan ilgiye ihtiyacınız var. Tüm bunlardan keyif almayı biliyorsanız filmin 3 saatten fazla olması hiç mi hiç önemli değil. Zira iki güne bölerek izlerim fikriyle başına oturduğum eseri mola vermeden bitirdim.

Film zamanında çok ses getiren "Osage Indian murders" olayını değişimlere yer vermeden, olabildiğince gerçekleriyle anlatıyor. Fakat Scorsese, Osage halkının ruhani tarafını yaratıcı sahneleriyle anlatıya ekliyor. Bu da ger
... Devamı
Kendi vicdanının kimliğini bir başkasına emanet etmek. Bu sayede vicdansızlığından sıyrılıp kendini azat etmek. Kendine yalan söylemek. Ernest Burkhart buna rağmen sonsuza dek vicdansız biri olacak.

Scorsese'nin son işi, illa bir tanımlama yapmam gerekirse Oppenheimer ile There Will Be Blood arasında duruyor. Kurgusunun sürükleyiciliği ve diyalogları Oppenheimer kadar kendinden kopartmıyor. Fakat There Will Be Blood kadar tüm seyircinin ilgisini de kapsayamıyor. Kendinizi kaptırabilmeniz için biraz sağduyuya, sinematografiye, müziklere ve oyunculuklara olan ilgiye ihtiyacınız var. Tüm bunlardan keyif almayı biliyorsanız filmin 3 saatten fazla olması hiç mi hiç önemli değil. Zira iki güne bölerek izlerim fikriyle başına oturduğum eseri mola vermeden bitirdim.

Film zamanında çok ses getiren "Osage Indian murders" olayını değişimlere yer vermeden, olabildiğince gerçekleriyle anlatıyor. Fakat Scorsese, Osage halkının ruhani tarafını yaratıcı sahneleriyle anlatıya ekliyor. Bu da gergin olaylar bütününde halkla daha çabuk bağdaşmamızı sağlıyor.

Lily Gladstone çok yetenekli ve güzel bir kadın. Rolüne öyle sıkı tutunmuş ki DiCaprio ve Deniro'nun yanından sıyrılıp filmin asıl yıldızı oluyor. Deniro manipülatif değer satıcısını tüm sakinliğiyle muazzam oynuyor. DiCaprio ise filmin 2. yarısında biraz absürt görünmeye başlıyor ve bence potansiyelini yansıtamıyor.

Killers of the Flower Moon vicdana, sevgiye, hırsa, değerlere yaptığı sorgular ve çağrılarla yılın, son yılların en iyi filmlerinden biri olmayı başarıyor.

@poormf

2 ay önce

5.4 / 10

Leonardo DiCaprio'nun göze batan oyunculuğu doğal değil, abartılı. Robert De Niro rolünün gereğini yapmış. Anna'nın öldürülmesi siyah gömlekle gerçekleşip beyaz gömlekle son buluyor:) Bu ayrıntı nasıl gözden kaçar ki? Bir süre sonra bu film hakkında konuşmak isteseniz diyecek bir şeyiniz olamaz: fikri yok... Süresi gereksiz uzun. Sunulan karekterde karısını bu kadar sever gibi görününen iyi bir aile babası bunları nasıl yapabilir? Çelişkili değil mi?! Bryan Burkhart karakteri ne ayak ? :) Kadın çok güzel. Müziklerde bas sesler çok iyi. Diyalog çok ama dil oldukça basit...FBİ nasıl kurulmuş? Bana ne...Yaşasın Amerika... Nesini seveyim ki bu 3 saati aşkın filmi... 55/100

@sineperest

3 ay önce

7 / 10

3.5 saat daha faydalı şekilde değerlendirilebilir ama bu filmle değil kesinlikle

@bnbnbnbnbn

4 ay önce

Scorsese'nin yine şaşırtmadığı müthiş film. Senaryo çok iyi, oyunculuklar çok iyi, müzik çok iyi. 1 saniye bile sıkmadı. İşte sinema budur!
SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL