Frantz Yorumları

Frantz filmi detayları

@parfenrogojin

2 ay önce

8 / 10

Bu incelikli film sinemanın ne kadar güzel olduğunu bir kez daha anlatan çok etkileyici bir eser. İnsan duygularının, ruhunun; insanın içine düştüğü çıkmazların, anlama ve dayanma gayretinin ince ince örüldüğü bir çalışma. Tekrar tekrar izlenebilecek güzellikte, uzun süre aklımızda kalacak, kendini hatırlatacak bir edebiyat örneği Frantz. İnsanları, onların ruhlarını, kırılganlıklarını, açmazlarını anlatırken karakterlerine böylesine narin, ve böylesi umursayarak yaklaşan her senaryo, her yönetmen sinema için, sanat için bir kazanç olmalı. Kendi adıma;çok severek ve çok etkilenerek izledim. Mutlaka izlemelisiniz.

@basribabam

3 yıl önce

8 / 10

"Adrien ve Anna'nın seyahatleri aracılığıyla savaş sonrasında Fransa ve Almanya'da öfkeye dayalı milliyetçiliğin yükselişe geçtiği, diyalog imkanının ortadan kalktığı gözlenebiliyor." http://www.filmloverss.com/frantz-filmloverss/

Milliyetçiliğin ve onun sebep olduğu savaşın nasıl bir bela olduğu, toplumları-halkları nasıl birbirine düşman ettiği hakkında önemli dersler alınabilecek hüzünlü bir film. Siyah-beyaz olması acı ve hüzün duygusunu daha da pekiştiriyor. Tavsiye ederim. 8/10

@ecegurbuz

3 yıl önce

şiir gibi bir filmdi. ancak bu şekilde betimleyebilirim.
keman çalınırken ekranın siyah-beyazdan renkliye geçişi çok güzeldi

@poormf

3 yıl önce

8.5 / 10

Savaşlar anlamsız DEĞİLLERDİR. Elbette emperyalist çıkar ilişkilerine ya da adı ne olursa olsun, din, para, toprak, liderlerin narsist tutkularını tatmin etmek için insanları ölüme, felakete sürükleyen kirli siyasetlerine karşı, yalan üzerine kurulu demagojik sistemlerin yarattığı savaşlara, paylaşım savaşlarına, din savaşlarına karşıyız tabii ama aslında savaş yanlısı olmak zorundayız, sömürüye karşı emeğin, ırkçılığa, milliyetçiliğe karşı kardeşliğin, cinsiyetçiliğe karşı insanlığın, bağnazlığa karşı aydınlığın, ayrımcılığa karşı birleşmenin, baskılara, yasaklara karşı özgürlüğün yanında savaşçı olmalıyız.

Duyguları izleyiciye aktarabilen, başından sonuna hüznün hakimiyetinde geçen, oyunculukların ve anlatımın mükemmel olduğu filmin ilk yarısında sorun gayet güzel ortaya kondu. Şimdi soru: siz olsaydınız ne yapardınız? 85/100

@fadik

3 yıl önce

Filmin anlatımı çok güzeldi. Bişeyleri iletmek için sözcükleri kullanmak yerıne yeteneklerini konuşturmuşlar.

@dream-master

3 yıl önce

8.5 / 10

Verilen emek inanılmaz, sanki gerçekten 1920lerde çekilmiş bir film izliyordum.Keşke sinemada izleseymişim pişmanım . . . Oyunculuklar mükemmelin mükemmeliydi daha iyisi olamazdı. Bana biri sorsaydı nasıl bir filmdi?

-imkansız aşkla ilgili naif sade hüzünlü şiir gibi bir filmdi diye yanıtlardım.

Aşk bu kadar masum anlatılabilirdi. Çok güzel insanın içini ısıtanbir filmdi. Frantz'a benim puan'ım 85/100

Francis Ozon efsane olacak yönetmen

O kızın frantzın babasına ,annesinden gerçeği saklaması, oğulları olarak gördükleri bu adamdan gelen mektupları değiştirerek okuması çok tuhaftı. Kız gerçekten bana bunu yapması haklı geliyor. O insanları üzmemek için onlara zorunda hissettiği bir yalan söyledi. . . Cyrano gibi Frantz'dan gelen bütün mektupları o adam yazmış. Mektupları ezberinden söyleyince kız anladı aslında frantz'ı değil o adama aşık olduğunu. Monet'in kendisin silahla öldürüp yadağa düşmüş bir adam tablosunu görünce aklıma maupassant'ın
... Devamı
Verilen emek inanılmaz, sanki gerçekten 1920lerde çekilmiş bir film izliyordum.Keşke sinemada izleseymişim pişmanım . . . Oyunculuklar mükemmelin mükemmeliydi daha iyisi olamazdı. Bana biri sorsaydı nasıl bir filmdi?

-imkansız aşkla ilgili naif sade hüzünlü şiir gibi bir filmdi diye yanıtlardım.

Aşk bu kadar masum anlatılabilirdi. Çok güzel insanın içini ısıtanbir filmdi. Frantz'a benim puan'ım 85/100

Francis Ozon efsane olacak yönetmen

O kızın frantzın babasına ,annesinden gerçeği saklaması, oğulları olarak gördükleri bu adamdan gelen mektupları değiştirerek okuması çok tuhaftı. Kız gerçekten bana bunu yapması haklı geliyor. O insanları üzmemek için onlara zorunda hissettiği bir yalan söyledi. . . Cyrano gibi Frantz'dan gelen bütün mektupları o adam yazmış. Mektupları ezberinden söyleyince kız anladı aslında frantz'ı değil o adama aşık olduğunu. Monet'in kendisin silahla öldürüp yadağa düşmüş bir adam tablosunu görünce aklıma maupassant'ın korkak hikayesini hatırladım. Filmde Frantz'ın sevdiği doğumla ilgili bir tabloyu çok severdi diyor. sonra kız gidiyor monet'in tablosu intahar etmiş bir adam tablosu. Kız bir yerde sergüzeştin sonu gibi intahar etmeyi planlıyıp kurtuluyor. filmini sonlarına doğruBir adam soruyor kıza bu tabloyu severmisiniz? kız- evet çok severim bana yaşama sevgisi katıyor diyor. Film frantz'ın Yasını tuttukları için ve ikinci dünya savaşı olduğu için siyah beyazdı gibi hissettim çünkü bir kaçyerde renkli oldu, Dans ederken yüzerkenkeman çalarken bir an için üzüntülerini unuttular kısacık bir süre için mutlu oldular ve renk tekrar fade away. Adam almanyaya gitti özür dilemek için kızı görünce aşık oldu ama kız onu hemen affedemedi.Sonra kız fransaya gitti o adam için. Aradı aradı en sonunda buldu .Adam nişanlanmış. kız oradan ayrılıyor tren garında bir öpücük konuyor. Adam diyor ki eğer istersen her şeyi bırakırım senle gelirim.kıs diyor ki "it's too late" Diğer bir deyişler, kız hayır dedi adamla gitmedi pişman oldu erkek hayır dedi kızla gitmedi pişman oldu bu yüzden asla kavuşamadılar. . .
SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
ŞİFREMİ UNUTTUM
ÜYE OL