7.8

409 OY
PUAN VER
5

Imdb: 8.1 (149.048 OY)

KONUSU
Hong Kong, 1962. yerel günlük gazetenin baş editörü Bay Chow ile eşi, genellikle Şangay kökenli kişilerin oturduğu bir binaya taşınır. Adam kısa süre sonra, onlar gibi kocasıyla birlikte binaya yeni taşınmış olan Li-Chun adında güzel bir genç kadınla tanışır. Kadın bir ihracat firmasında sekreter ol ... Devamı
Hong Kong, 1962. yerel günlük gazetenin baş editörü Bay Chow ile eşi, genellikle Şangay kökenli kişilerin oturduğu bir binaya taşınır. Adam kısa süre sonra, onlar gibi kocasıyla birlikte binaya yeni taşınmış olan Li-Chun adında güzel bir genç kadınla tanışır. Kadın bir ihracat firmasında sekreter olarak çalışmaktadır. Kocası ise bir Japon firmasının temsilcisidir ve sık sık iş gezilerine çıkmaktadır. Kendi karısı da çoğunlukla dışarda olduğundan, Chow, Li-Yun’la gittikçe daha çok vakit geçirmeye başlar. Sık sık ev sahipleriyle buluşup mahjong oynar ya da birlikte son dedikoduları tartışırlar. Chow ve Li-Yun arkadaş olurlar, ama bir gün gerçekle yüzyüze gelmek zorunda kalırlar: eşlerinin arasında bir ilişki vardır...

Yönetmen Wong Kar-Wai’nin, artık geride kalmış bir döneme ve kaybolan aşka verilmiş zarif ve şaşırtıcı bir selamı olan "Aşk Zamanı", 2000 Cannes Film Festivali’nde, Tony Leung’a "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü getirmiş, Vietnam’da da "En İyi Görüntü" ve "En İyi Kurgu" ödüllerini kazanmış; 20. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde de "Dünya Festivallerinden" bölümünde yer almıştı.

YORUM YAZ

SPOILER

POPÜLER YORUMLAR

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar

@esra2103

1 yıl önce

Şiir gibi film! 2046 filminde bu aşka atıf yapıyor işte; "Aşk zamanlama işidir." diye. Zamanlama tutmadı ve tepenin birinde, bir deliğin içinde sonsuza dek bir sır olarak saklı kaldı. İzlediğim en iyi aşk filmisin "In the mood for love"
U

@ulas_ersoy

1 yıl önce

Her şeyiyle şahane bir film. Çekinmeden kendi dünyasını yaratıp, bu dünyanın içine sizi çekme cesaretini gösteren yönetmenleri çok seviyorum. Hiç hayal etmediğiniz bir yola girip, bir duygunun içinde birkaç saat kaybolup gitmenizi sağlıyor in the mood for love. Kendinize geldiğinizde ben nasıl bir şey izledim diye merak ediyorsunuz.

@linquter

1 yıl önce

7.5 / 10

Görüntüleriyle hayranlık, hikayesiyle burukluk bıraktı içimde.

@meyziyade

2 yıl önce

bu kadar abartılan başka bir film yoktur herhalde, evet görselliği ve müzikleri gerçekten çok iyi. ancak kurgu ve senaryo açısından sınıfta kalıyor. önlerinde bir engel olmadığı için boşanıp birlikte olabilecekleri halde olmamaları romantik değil, aptalca.neyini beğenmişler, anlamadım gerçekten.

@egokterim

2 yıl önce

İnsanın içine dokunan çok naif bir film. İzlerken hüzünlenmemek, sahnelerdeki uyuma ve renklere kapılmamak elde değil. Ne kadar uzak kalsa da çift birbirine, düşünceleri ve sevgileri en deriden hissettirilmiş. Her zaman izlemiş olduğum romantik filmlerinden kendini hemen ayırdı ve bambaşka bir yere sahip oldu. Ki bence alışılagelen çoğu romantikten filmden farkını ortaya rahatlıkla koyuyor.
Vallahi anlamadım, herkes de beğenmiş ama bir ara tekrar izleyeyim.

@iorigins

4 yıl önce

Wong kar-wai, Asyanın en iyi dünyanın en cool yönetmeni.
Film binlerce aşk hikayesinden sıradan bir aşk hikayesi analtır. Bu basit hikaye Wai kamerasıyla nasıl büyülendiğini zaman ile uzamın nasıl duygusal bir atmosfere dönüştüğünü izliyoruz.
Filmin hikayesine değinmek yerine Wainin ustaca yönettiği filmin sinematografisi, müzik, ses kurgusu, renkleri ışığı, atmosferi ve mekanı nasıl kullandığından bahsetmek gerek.
Wai bu filmde diğer filmlerinin baskın özelliği olan monoloğu hiç kullanmamıştır. Bu filmle yaptığı yeni denemelerden bir tanesi; Wai göstermediği oyuncuların sadece sesini duyarız. Kimsenin olmadığı sokaklar, odaları ve koridorları görürüz.
Film için iyi okunması için bilinmesi gerekenlerden bir tanesi; Wai Çinnin en büyük şehirlerde hatta Asyanın Parisi olarak bilinen yüksek zümrenin kaldığı Şangaydan Hongkonga gelmiştir. Bu geliş Kantoon göçü sebebiyle olur.
Şangaydan gelen Wai diğer göçmen ailelerinden ziyade üst sınıf b
... Devamı
Wong kar-wai, Asyanın en iyi dünyanın en cool yönetmeni.
Film binlerce aşk hikayesinden sıradan bir aşk hikayesi analtır. Bu basit hikaye Wai kamerasıyla nasıl büyülendiğini zaman ile uzamın nasıl duygusal bir atmosfere dönüştüğünü izliyoruz.
Filmin hikayesine değinmek yerine Wainin ustaca yönettiği filmin sinematografisi, müzik, ses kurgusu, renkleri ışığı, atmosferi ve mekanı nasıl kullandığından bahsetmek gerek.
Wai bu filmde diğer filmlerinin baskın özelliği olan monoloğu hiç kullanmamıştır. Bu filmle yaptığı yeni denemelerden bir tanesi; Wai göstermediği oyuncuların sadece sesini duyarız. Kimsenin olmadığı sokaklar, odaları ve koridorları görürüz.
Film için iyi okunması için bilinmesi gerekenlerden bir tanesi; Wai Çinnin en büyük şehirlerde hatta Asyanın Parisi olarak bilinen yüksek zümrenin kaldığı Şangaydan Hongkonga gelmiştir. Bu geliş Kantoon göçü sebebiyle olur.
Şangaydan gelen Wai diğer göçmen ailelerinden ziyade üst sınıf bir ailenin çocuğudur ve ailesi sanatla uğraşır.
İlk birkaç sahnenin anatomisine beraber bakmak; Chan kiralayacağı eve gider ev sahibiyle görüşür, Chow da tam o evin ilanını gördüğü için gelir, tesadüfü karşı evi tutar. Bu sahnede 1 saniyeliğine göz göze gelirler.
Baka bir sahne; Evi de aynı gün taşırlar ev eşyaları karışınca ikinci kez göz göze gelinir iki cümle edilir.
Filmin altıncı dakikasında isekelet hikaye kurulmuş ve ete şekil verilmesi gerekir artık. Altıncı dakikada katta yaşayan herkes salonun ortasındaki masa başında toplanırken kamere dışardan bir gözle kapı çerçevesinden kare alırken Wai tarzını konuşuştur ve sahneye müzik ile yavaş çekim dahil olunca atmosfer bir an efsunlanır.
Başka bir sahne: Wai makarnanın satıldığı lokantanın küçük ara sokağına müzik ve yavaş çekimle dünyanın en romantik sahnesini yaratır.
İki karakter bir birlerine yaklaştıkça kendi bekar günlerindeki özlem duydukları şeyleri hatırlar ve evlilik kurumunu sorgular. Evliliği sıkıştırılmış iki insan olduklarını düşünürler. Bu gerçekle yüzleşen çift eski sevdikleri şeylere yöneler, Chow savaş dizisi yazar, Chanda okuyup akıl verir.
Filmde karakterlerin sırtını bel, el ve ayak detaylarını sık görürüz.
Wai yağmur, ışık, duman ve müziği çok iyi harmanlar.
Filmde zamanın önemini göstermek için sık sık saat kadraja alınır
Çiftimizin birbirlerine ve birbirlerine besledikleri sevgi o kadar saygı çerçevesinde devam ediyor ki tüm bu aşk dedikodulardan ve ahlak dışı bir şey yapmaktan korkma yüzünden biter. Sanırım 1960ların Hongkongunda bu evlilik dışı ilişki önemli bir nokta bu yüzden böyle.
Chow bir şeyleri değiştirmeye çabasıyla otele yerleşince, filmin bu zaman kadar akan müziği de değişir.
Filmdeki çiftin Prova yapması aslında ayrılığın nasıl acı olduğunu gösteriyor.
Çift diğer iki çift gibi olmaktan korktuğundan sürekli ilişkilerinde diken üstündedir. Chow aşık olunca kendisini kaybetmemek için ve bu imkansız aşkın umutlu olmadığını görünce 1966 Singapura gider.
Çift ayrılmadan önce bir prova yapar. Biz seyirci olarak sahnenin bir prova olmadığını öğrenene kadar büyük bir acı yaşarız. Bu sayede usta yönetmen filmde prova(yapay) ile gerçekliği iç içe geçirierek anlatıyı parçalar.
Chan, Chowu görmek için Singapura gider elbiselerine bakar, yatağında uzanır sigarasını yakar ve tekrar geri döner.
1966 Hongkong, Çift bir birlerini görme bahaneleriyle eski evlerine gider.
Ara yazı: O devir geçti, on ait hiçbir şey kalmadı artık
1966 Kamboçya: Filmde Kamboçya gösterilirken ilginç bir şekilde filmin anlatısında hiçbir yeri olmayan Kamboçya başbakanı ile ilgili bir haber verilir. Bu sahnede politik bir gönderme var mı bilmiyorum ama mesafeli anlatım, estetik mesafe koyduğunu söyleyebilirim.
Filmin sonunda doğru Chow Kamboçyada bir Budist mabedinde içinde barındırdığı sırrı bir ağacın deliğine fısıldar ve ağacın deliğini kapatır. Mabetteki tek Budist çocuğu görürüz. Ve Film şu sözlerle sonlanır o kaybolan yılları hatırladı. sanki tozlu bir pencereden bakar gibi. geçmiş görebildiği ama dokunamadığı bir şeydi ve gördüğü herşey bulanık ve belirsizdi.
Waiin filmlerinde diğer filmlerine gönderme de de bulunur. Bu filmde bir önceki filmi Fallan Angelda kadın erkekten senden bana bir iyilik yap ve filmin sonunu belirler. Aşk Zamanı filminde erkek karakterimiz ayrılık çanları çaldığında gidiş gözüktüğünde bana bir iyilik yap var der.
Wai bu filmde bir sonraki filmine de gönderme yapar; Chow otelin 2046 nolu odasında kalır.

@selmass

5 yıl önce

7.9 / 10

Film öncelikle müziği ile etkileyici, müzik yaşamın fon müziği gibi. Oyuncular çok başarılı, sade ama şık. Sahnelerin fotoğraf gibi oluşu filmin durağanlığı yanındaki iç çatışmaları güzel yansıtmış. İnsanı sakinleştiren bir film.

@utopiainmyhead

5 yıl önce

9 / 10

Ne kadar da trajik fakat buna rağmen rengarenk bir film. Kırmızının ve mavinin tonları. Daracık mekanların getirdiği boğuk hava. Çiçekler. Kadının çekiciliği. Erkeğin sigarası ve ondan çıkan duman.
Her karesi ayrı güzel. Her diyaloğu ayrı anlamlı.

@ponstan

6 yıl önce

Aşk hiç böyle yaşanmamış ve anlatılmamıştır sanırım.

@pam_ekho

6 yıl önce

Bu kadar naif bir aşk filmi izlememiştim daha önce. Bir filmde müziğin ne kadar etkili olduğunu da, the fountain'den sonra tekrar hatırlattı bana. Kendisi için söylenecek en doğru şeylerden biri ''dupduru bir aşk filmi'' olduğu. Çok beğendim, çok! MASTER WKW!

@su

6 yıl önce

içimi yaktı !yarım kalan bir aşk daha güzel anlatılamazmış

@tambenlik

6 yıl önce

Aşkın Kar-Wai'ce Tanımı: In the Mood for Love ve 2046

Bu yazıda, WongKar-Wai'nin, aşkın doğasını anlattığı, birbirinin devamı niteliğinde olan In the Mood for Love ve 2046 filmlerini birlikte özetleyip kendimce değerlendirmeye çalışacağım.

Bir gazetede çalışan Bay Chow, eşiyle birlikte bir pansiyona taşınır. Aynı gün Li-Chun da kocasıyla birlikte yan odayayerleşir. Chow'un eşi geç saatlere kadar çalışmaktadır. Li-Chun'un kocası ise sık sık iş seyahatleri yapmaktadır. Chow ile Li-Chun arkadaş olurlar ve bir süre sonra eşlerinin arasında bir ilişki olduğunu fark ederler. Bundan sonra gittikçe yakınlaşırlar ve aldatılmanın ruhlarında açtığı yarayı kapatabilmek için birbirlerine tutunurlar. Fakat eşleri gibi olmak istemedikleri için aralarındaki mesafeyi korumaya çalışırlar.

Bir süre sonra haklarında dedikodular çıkmaya başlayınca iki arkadaş, bir otelin 2046 numaralı odasında vakit geçirmeye başl
... Devamı
Aşkın Kar-Wai'ce Tanımı: In the Mood for Love ve 2046

Bu yazıda, WongKar-Wai'nin, aşkın doğasını anlattığı, birbirinin devamı niteliğinde olan In the Mood for Love ve 2046 filmlerini birlikte özetleyip kendimce değerlendirmeye çalışacağım.

Bir gazetede çalışan Bay Chow, eşiyle birlikte bir pansiyona taşınır. Aynı gün Li-Chun da kocasıyla birlikte yan odayayerleşir. Chow'un eşi geç saatlere kadar çalışmaktadır. Li-Chun'un kocası ise sık sık iş seyahatleri yapmaktadır. Chow ile Li-Chun arkadaş olurlar ve bir süre sonra eşlerinin arasında bir ilişki olduğunu fark ederler. Bundan sonra gittikçe yakınlaşırlar ve aldatılmanın ruhlarında açtığı yarayı kapatabilmek için birbirlerine tutunurlar. Fakat eşleri gibi olmak istemedikleri için aralarındaki mesafeyi korumaya çalışırlar.

Bir süre sonra haklarında dedikodular çıkmaya başlayınca iki arkadaş, bir otelin 2046 numaralı odasında vakit geçirmeye başlarlar. Chow, Li-Chun'un teşvikiyle savaşçı öyküleri yazmakta, Li-Chun da ona yardım etmektedir. Birlikte dış dünyanın endişe ve acılarından uzak, mutlu zamanlar geçirirler.

İkilinin ilişkisinde en dikkat çeken şey, yüzleşmek zorunda oldukları gerçeklerin acısını hafifletebilmek için yaptıkları, ancak aslında başka bir zeminde gerçek olan provalardır. Provalar gerçektir, çünkü zaman geçtikçe Li-Chun, Chow'un karısıyla, Chow da Li-Chun'un kocasıyla yer değiştirmektedir. Belki filmin başından itibaren eşlerinin yüzünü hiç görmememizin nedeni budur.Provalar onları yalnızca, aldatılmanın acısıyla değil, aynı zamanda aldattıkları gerçeğiyle de yüzleştirmektedir.

Bir süre sonra Chow, Singapur'a taşınmaya karar verir. Çünkü "ruhunu birden bire saran duygularla" Li-Chun'a aşık olmuştur ve onun kocasından ayrılmayacağından emindir. Taşındıktan sonra tıpkı eskiden kimseye anlatmak istemediği bir sırrı olan insanların yaptığı gibi, bir oyuğa sırrını fısıldar ve onu toprakla kapatır.

Her ikisi de hatıralara tutunur. Çünkü aşk, basit şeyleri kutsamaktadır. Li-Chun, bir kez Singapur'a gelir ve Chow'un kaldığı odaya gizlice girerek, kısa bir süre için de olsa Chow'u, onun hayatını yaşamaya çalışır. Chow da Hong-Kong'a, eskiden kaldıkları yere gelir. Onun, aynı yerde, oğluyla birlikte yaşadığını öğrenir. Burada biz de Li-Chun'un Chow'u istememesinin nedenini anlarız.

2046 filminde Chow'u takip ederiz. Chow, 2046 adıyla yazdığı öyküde, hatıralarını bulmak için 2046'ya giden trene binip bir daha hiç dönmeyen insanlardan bahseder. Oradan şimdiye kadar tek bir kişi dönmüştür. Çünkü o, unutmak, değişmek istemiştir.

2046, yalnızca Li-Chun'la öyküler yazdığı otel odasının numarası değildir Chow için. Orası, aynı zamanda, dış dünyadan, başka insanlardan, onların dedikodularından, verdikleri acılardan arı, gizli bir dünyadır. Kimseyle paylaşmak istemediği hatıralarla doludur. Chow için kıymetlidir burası ama o yine de buradan ayrılmak, geçmişi unutmak istemektedir. Bunun için hayatına pek çok kadın alır. Arkadaşlarıyla eğlenir, kumar oynar, içer. Hatta "ruhunu birden bire saran duygularla" aşık bile olur. Fakat tüm bunlara rağmen, içinde "kimseyle paylaşmayacağı bir şey" vardır. Bu şey, tapınaktaki oyuğa fısıldadığı bir şeydir, 2046'da gizlediği, tüm bu değişen şeylerin içinde değişmeyen bir şey, bugünün tam ortasında taş gibi duran geçmiş, geleceğin geçerken götüremeyeceği kutsanmış bir hatıradır.

Chow öyküsünün sonunu değiştirir: 2046'dan kimse dönmemiştir.

Sırların üflendiği bir oyukla açılan film,sırların gizlendiği, fakat daima içinde varlığını sürdürdüğü bir oyukla kapanır.

Kırmızı renginin hakimiyeti ve muhteşem müzikler, iki filmde de kendisini gösterir. Kırmızı; aşkı, büyüyü ve duyguların gizemini yansıtır gibidir. Bununla beraber kırmızının baskınlığı, aşkın ağırlığını hissettirir, boğar. Hareketleri yavaşlatan müzikler ise zamanın tekdüzeliğini bozar adeta. Hızla geçip giden hayat içinde fark etmediklerimizi fark etmemiz için bir fırsat verir bizlere. Müzik evreninde desenler, bir tutam saç, sağanak yağmur, perdeler, eski duvarlar, göz kırpışlar ve dumanlar, uzayıp giden ve ruhumuzu bütünüyle doyuran bir şiire dönüşür.

Yönetmen kalbimizde bir oyuk açar adeta. Sırrını fısıldar ve bizi kırmızı bir rüyada, görünenlerdeki görünmeyenin ağırlığıyla baş başa bırakır.
M

@malignita

6 yıl önce

Sırrını ağaç kovuğuna fısıldayıp, onun sonsuza dek yok olacağına inanmak isteyecek denli naif insanların hissedebileceği bir film. zaten hep haykırılmak istenen bastırılırken, şaşırtıcı olmasa gerek.
G

@gaspar_noe

7 yıl önce

o ne mükemmel bi müziktir öyle.
SPOILER

In the Mood for Love filmine Benzer Film ekliyorsun.

Arama Sonuçları

In the Mood for Love filmini Kategorize ediyorsun.

Bu filmi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

In the Mood for Love filmine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

FİLM İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL