-
@alone Kullanıcısının Forum Mesajları
Kitaplardan İz Bırakan Cümleler...
"Sene 1900. Pariste salaş bir otel odasında, meteliksiz, kimsesiz, yaşamaktan yorgun düşmüş bir adam uzanmakta. Gözleri tavana odaklanmış, aklı geçmişte, yüreği sevdiklerinde takılı kalmış. Usulca veda ediyor dünyaya. Ölüm sebebi: menenjit... Bir de raporlara yazılmayan sebepler var: "Toplum tarafından yanlış anlaşılmak, dışlanmak, horlanmak, yıpratılmak ve yalnızlık." Oscar Wildeın 1854de Dublinde başlayan yaşam serüveni böyle son buluyor." Elif Şafak, Firarperest.
"Öldürmek hoşuma gidiyor. Acı veriyor diyorlar. Acı vermek kötü diyorlar. Onlar ne anlar ki? Acı vermek iyi. Çok iyi, bu işi seviyorum. Zaten bunu yapmaktan kendimi alamıyorum. Deli olduğum için değil. Canım istediği için. Kendimi tutarsam mutsuz oluyorum. Yapmam gerek.
Ancak dikkat etmem de gerek. Çünkü artık büyüdüm. Beni alıp götürürler. Annem onları engelleyemez. Üstelik artık yaşlandı ve kafası durdu.
Birileri yazdıklarımı okursa diye gülüyorum. Yazdıklarımı iyi saklıyorum. Ama her zaman, her işe burnunu sokan meraklılar vardır. Yakalanmaları işten değil. Dikkat, meraklı takımı, sakının, düşman sizi gözlüyor.
O kadar aptal değilim, yalnız kaldığımda yazıyorum. Kendimi tanımlamayacağım. Adımı da söylemeyeceğim. Hayır, hiçbir kimlik belirtisi olmayacak. Ben, bir dolabın dibinde saklanması gereken bir ceset gibiyim." Brigette Aubert - Doktor March'ın Dört oğlu.
-
Kullanıcı: alone - 19.04.2011
Bu aralar ne/neler okuyorsun, bize de önersene! :)
Hem konuyu yukarıya çıkarmış olayım, canlansın hem de şu sıralar okuduğum bir kaç kitaptan bahsedeyim arkadaşlar. En son Elif Şafak'ın Firarperest'ini okudum, yazdığı yazılardan derlediği için önyargıyla yaklaşmış olsamda su gibi akıp gitti gerçekten. Deneme türünü seven veya bu türe giriş yapmak isteyen insanların kaçırmamasını öneriyorum, Elif Şafak yıllarının deneyimini firarperest'te toplamış. Öyle çok konuya değinmiş ki okurken "aa evet, gerçekten böyle" dedim çoğu yerde, bence pişman olmayacaksınız.
---spoiler---
"Bilgi insanı daha olgun, daha alim, daha uzman yapmaz her zaman. Bilgi bazen de perdeler çeker insanın gözüne ve gönlüne. Bilgi zor bir emanettir taşımasını bilmeyene."
---spoiler---
Metro 2033'e gelecek olursam, kitabın anlattığı dünyayı, hayal edilen yeri gerçekten çok iyi buldum okurken kendinizi baş karakterin, Artyom'un yanında hissediyorsunuz ve umutsuzluğu gerçekten içinizde yaşıyorsunuz. Bunu sağlamasına rağmen yine de kitabın anlatımında çok ciddi sorunlar olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim, kısacası konu çok iyi ancak anlatım vasat. Belki de ben haksızlık ediyorumdur, bilmiyorum.
Cahillikler kitabına gelecek olursam, kitap nesnel olmayan saçmasapan bilgilerle dolu, hala okumamış olan varsa bence zaman kaybetmesin.
Oğuz Atay - Tutunamayanlar... Klasik, hakkında ne yazsam anlatamayacak, bu kitabın yanında boş kalacak. Tavsiye etmeli miyim? Yanında bir sandalye ve ip almıyorsanız, belki.
Son olarak şu sıralar hangi kitaba başlayacağımı bilmiyorum gerçekten okunması gereken çok şey birikti, sanırım seçimim Ken Grimwood'un Sil Baştan'ından ya da Bernard Lewis'in Alamut Kalesi'nden yana olacak. Roman'a mı araştırmaya mı odaklanmalıyım karar veremedim, yarına artık. Çok şey yazdım şimdi gitme, uyuma vaktidir. Canlandıralım bu konuyu arkadaşlar, ileride okuyanlara rehber edecek hale gelsin...
-
Kullanıcı: alone - 19.04.2011
Uzaylıların çocuğu öldürdüğü bir film
O film 09'dan, çok yeni, izlemiştim. Çocuğun bedeninin kanlar içinde kaldığını anımsıyorum yorganı açtıklarında aklımdaki en büyük detay bu maalesef. Akla takılınca çıkmıyor..
-
Kullanıcı: alone - 12.04.2011
Kitaplardan İz Bırakan Cümleler...
"Öyle ise / köprü dediğin sahte/ bir ayağı orada/ bir ayağı burada/ iki ayrı isim taşır/ iki tarafında/ helak eder kendini/ ikibaşlılığım saklayabilmek için/ gerim gerim gerilirken derisi/ çatır çatır ederken kemikleri/ birer birer dökülsün daha iyi/ taştan etleri/ varsın/ köprü yıkılsın/ ne geçmişte / ne gelecekte/ şu an yıkılsın/ bir ismi/ öteki isme/ bağlamak yerine/ tez elden/ suya karışsın/ varsın/ köprü dediğin/su olsun...
Dağ , tepe/ bayır, ova/ su ve toprak/ ateş ve hava/ senin kokunla yoğrulmuş/ buram buram sen kokmakta/ her nefeste/ her iç çekişte/ ve her özlemde/ seni/ sade seni/ soluyorum/ senin karşında utanmaktan değil/ seni utandırmaktan/ korkuyorum/ öyle bir sapa yola/ soktun ki/ beni/ öyle bir yolda rehberlik ettin ki/
hep ışığı görmemek için/ görüp de/ gün ortasında çırılçıplak kalmamak için/ yalvardım durdum/ en nihayetinde/ dönüp dolaşıp vardığım yerde/ senden/ bir senden/ uzak düştüm/ ayrı düştüm/ belki de ilk kez/ o zaman bölündüm... "
Elif Şafak - Pinhan
-
Kullanıcı: alone - 11.04.2011
Kitaplardan İz Bırakan Cümleler...
Bir dostun varlığı güzel bir şeydir; fakat bir dosta ihtiyaç duymadan yaşayabilmektir önemli olan Oğuz Atay - Tutunamayanlar
"Mesnevi'yi şerhedenlerin çoğu bu ölümsüz eserin "b" harfiyle başladığına dikkat çeker. İlk kelimesi "Bişrev!"dir. Yani "Dinle!" Tesadüf mü dersin ismi "Suskun" olan bir şairin en kıymetli yapıtına "Dinle!" diye başlaması. Sahi, sessizlik dinlenebilir mi?
Bu romanda her bölüm aynı sessiz harfle başlar. "Neden?" "
"- Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir - diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?"
Elif Şafak - Aşk
"Oysa sen de ben de biliyorduk , bazı insanlar istese de güzelleşemiyor , bazı insanlar istese de çirkinleşemiyordu..." Cezmi Ersöz - Hayallerini Yak Evi Isıt
"Ne bir yıldız süsler bu ülkeyi bir sairin gizemli parıltısıyla, ne de günes yasam dolu ılık ısıklarını gönderir buralara. Burası Karanlıkaltı'dır; Unutulmus Diyarlar'ın telaslı yüzeyi altındaki gizli dünya. Burada gökyüzü acımasız bir kayadır. Duvarlar, ölümün, buraya gelme yanılgısına düsecek kadar budala yüzey canlılarının mesale ısığı ile grilesmis rengini yansıtır. Burası onların dünyası değildir. Burası ısığın dünyası değildir. Buraya davetsiz gelenlerin çoğu geri dönmezler.
Yüzeydeki evlerinin güvenliğine kaçabilenler ise değismislerdir. Gözleri gölgeleri ve karanlığı görmüstür. Bu, Karanlıkaltı'ndaki kaçınılmaz akıbettir." - R.A Salvatore - Anayurt
"Niceleri geldi neler istediler
Sonunda dünyayı bırakıp gittiler
Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi?
O gidenlerde hep senin gibiydiler
Bu dünya kimseye kalmaz bilesin
Er geç kuyusunu kazar herkesin
Tut ki , Nuh kadar yaşadın zor bela
Sonunda yok olacak sen değil misin?" Ömer Hayyam - Rubailer
"Ey ölüm, seni yaşamdan ayıracağım biraz sonra. Birbirinizden kopacaksınız. Biriniz olmayınca öbürünüz de olmayacak. Ey yaşam güzelsin ve güzelliğini ölüme borçlusun. " Ahmet Altan - Sudaki İz
-
Kullanıcı: alone - 25.03.2011