8.2

532 OY
PUAN VER
5

IMDb: 8.2 (15.703 OY)

KONUSU
Yusuf namus cinayeti sebebiyle girdiği cezaevinden çıkmıştır. Ama hayatta hiç bir amacı kalmamıştır artık. Uğur ile Bekir’in ise hikayesi bambaşkadır. Bekir uğrunda ölecek kadar çok sevmektedir Uğur’u. Ancak Uğur hapisteki Zagor’a aşıktır. Bir de Çilem vardır. Annesi Uğur’un hamileyken yediği dayakt ... Devamı
Yusuf namus cinayeti sebebiyle girdiği cezaevinden çıkmıştır. Ama hayatta hiç bir amacı kalmamıştır artık. Uğur ile Bekir’in ise hikayesi bambaşkadır. Bekir uğrunda ölecek kadar çok sevmektedir Uğur’u. Ancak Uğur hapisteki Zagor’a aşıktır. Bir de Çilem vardır. Annesi Uğur’un hamileyken yediği dayaktan dolayı sağır ve dilsiz doğmuştur küçük Çilem. Yusuf köhne bir pansiyonda Bekir ve Uğur ile tanıştıktan sonra üçünün hayatları dramatik bir şekilde değişmeye başlar.

Kır sahnesindeki Haluk Bilginer’in hafızalara kazınan uzun konuşmasıyla ve müthiş performansıyla çok konuşulan film, 2006 yılındaki yönetmenin çektiği Kader filminin sonrasını anlatır. Film, bir hayli ironik olan sonuyla da izleyende büyük bir etki yaratmıştır.

Türk sinemasının çıkardığı en iddialı ve iyi filmlerinden biri olan Masumiyet, Antalya Film Festivali’nde 4 Altın Portakal ve Altın Koza Film Festivali’nde dört ödül aldı. Usta yönetmen Zeki Demirkubuz ve iddialı kadrosuyla izlenmesi gereken bir film.

YORUM YAZ

SPOILER

POPÜLER YORUMLAR

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar

@rambollezi

2 hafta önce

10 / 10

"bide Zagor vardı" izlemeyi geçtim aklıma geldiğinde bile efkar basıyor. Gelmiş geçmiş en iyi Türk filmidir kendisi.

@berfiin

2 ay önce

8 / 10

Efsane Haluk Bilginer tiradı içeren film ve Derya Alabora sen ne mükemmel bir oyuncusun be!!! İzlerken aldın götürdün bizi başka duygulara. İlk masumiyeti sonra kaderi izlemiş biri olarak iki filmden de çok etkilendim ama masumiyet benim göz bebeğim.
O gece oturup düşündüm. Oğlum Bekir dedim kendi kendime, yolu yok çekeceksin. İsyan etmenin faydası yok, kaderin böyle, yol belli, eğ başını, usul usul yürü şimdi. O gün bugün usul usul yürüyorum işte.

@zeytutu

4 ay önce

8 / 10

Benim için Zeki Demirkubuz’un en güzel yapımı. Belki de ilk seyrettiğim filmi olduğu için yeri başkadır bilmiyorum. Kader’den önce izlendiği zaman bazı karakterler açısından zaman karmaşası yaşanabileceğinden dolayı benim ilk tavsiyem Kader’i izledikten sonra Masumiyet’i izlemek olacaktır. Her sahnesi her repliği alınır çerçeveletir.

Bekir inanılmaz derecede umutsuz bir karakter. Hatta belki sinema tarihindeki en umutsuz aşıklardan bir tanesi. Hatta bence kara sevdanın en somut örneği. Sevdiği kadın ama sevilmediği şahsı. Bekir "tipik" düzgün aile erkeği yapısında. Ya da öyle yetiştirilmiş de diyebiliriz. İşi olan, askerlik yapması, okuması ve hatta usulü ile yapılacak bir evlilik. Uğur’a aşık olan ve buna karşı koyamayan Bekir, kendisine Uğur’un hayatında yeni roller biçmeye çalışıyor. Arkadaş, dost, koruyucu hatta iş ortağı ama asla aşığı değil. Uğur’a giden yolda nelere katlandığını, nelerden
... Devamı
Benim için Zeki Demirkubuz’un en güzel yapımı. Belki de ilk seyrettiğim filmi olduğu için yeri başkadır bilmiyorum. Kader’den önce izlendiği zaman bazı karakterler açısından zaman karmaşası yaşanabileceğinden dolayı benim ilk tavsiyem Kader’i izledikten sonra Masumiyet’i izlemek olacaktır. Her sahnesi her repliği alınır çerçeveletir.

Bekir inanılmaz derecede umutsuz bir karakter. Hatta belki sinema tarihindeki en umutsuz aşıklardan bir tanesi. Hatta bence kara sevdanın en somut örneği. Sevdiği kadın ama sevilmediği şahsı. Bekir "tipik" düzgün aile erkeği yapısında. Ya da öyle yetiştirilmiş de diyebiliriz. İşi olan, askerlik yapması, okuması ve hatta usulü ile yapılacak bir evlilik. Uğur’a aşık olan ve buna karşı koyamayan Bekir, kendisine Uğur’un hayatında yeni roller biçmeye çalışıyor. Arkadaş, dost, koruyucu hatta iş ortağı ama asla aşığı değil. Uğur’a giden yolda nelere katlandığını, nelerden vazgeçtiğini ve bambaşka bir insan olduğunu zaten seyredince göreceksiniz. O kadar çabalıyor ki Uğur’u o kasvetli hayattan kurtarmak için, bazen başaracak gibi olsa da bir türlü Uğur’u koparamıyor oralardan. "Bana da vereceksin" sahnesi sanırım bir Türk sineması yapımında seyredebileceğim en acı, en çaresiz, en umutsuz, en nefret edilesi sahne olacak. Demirkubuz Bekir’den sonra onun yükünü Yusuf’un omuzlarına yüklüyor. Yusuf’a "Uğur hanımın nesi oluyorsunuz ?" diye sorulduğunda acı acı verdiği "Hiç kimsesi" cevabı, zaten yürüyeceği o yolun farkında olduğunu gösteriyor bize.

Her zaman aklımda "Oğlum Bekir dedim kendi kendime, yolu yok çekeceksin. isyan etmenin faydası yok, kaderin böyle, yol belli, eğ başını, usul usul yürü şimdi. o gün bugün usul usul yürüyorum işte" ila biten tiradı ile kalacak ve hiç silinmeyecek.


Haluk Bilginer’in oyunculuk dersi verdiği film..

@mathiviolet

6 ay önce

8.2 / 10

Önce kaderi sonra Masumiyeti izlemek benim için daha güzel oldu .Karakterlerin akıbetlerini görüp ulan hala mı böyle sürüp gidiyo dedim . Son sahne çok güzeldi..

@socratessagan

1 yıl önce

Ülkemizde sıkça gördüğümüz namus cinayeti vb. meseleleri içten bir dille anlatmış Demirkubuz. Oyunculukların yönetimi, hikayenin akıcılığı, diyalogların muhteşemliği, Zeki Demirkubuzun sinemamızın en iyi yönetmenlerinden biri olduğunu gösteriyor.
Ayrıca Haluk Bilginer, sen ne büyük oyuncusun be! O Emmy ödülünü sonuna kadar hak ediyorsun.

@darknov4

1 yıl önce

10 / 10

Bu kaltakla aynı mahallede büyüdük. mevlanakapı da. babası zabıtaydı. alkolik hasta bi adamdı rahmetli, erkenden de gitti zaten. bu anasıyla yoksul, perişan. bizim tuzumuz kuruydu, hacı babam yapmış bi şeyler. bi de zagor vardı. bizim eski evin kiracısının oğlu. babası filimciydi yeşilçamda. cepçilik, arpacılık, her yol vardı itte. ama sevimli, yakışıklı oğlandı. bizimkine aşık etmiş kendini. ben efendi oğlanım, okul mokul takılıyorum o zamanlar. öylece büyüdük gittik işte. ne bok varsa? hep askerliği beklerdim. dört sene kaldı, üç sene kaldı. sonunda o da geldi gittik. bizde de herkes bunu bekliyormuş; gelir gelmez yapıştılar yakama. ev düzüldü, kız bulundu, çeyiz falan filan nikahlandık. iki taksi bi dükkan verdi peder. dükkanda koltuk moltuk satardım. bi gün bu orospu çıkageldi. hiç unutmam, görür görmez cız etti içim. böyle basma bi etek dizine kadar, çorap yok, üstünde açık bi bluz, saçlar maçlar pırlanta anlayacağın. şunun bunun f
... Devamı
Bu kaltakla aynı mahallede büyüdük. mevlanakapı da. babası zabıtaydı. alkolik hasta bi adamdı rahmetli, erkenden de gitti zaten. bu anasıyla yoksul, perişan. bizim tuzumuz kuruydu, hacı babam yapmış bi şeyler. bi de zagor vardı. bizim eski evin kiracısının oğlu. babası filimciydi yeşilçamda. cepçilik, arpacılık, her yol vardı itte. ama sevimli, yakışıklı oğlandı. bizimkine aşık etmiş kendini. ben efendi oğlanım, okul mokul takılıyorum o zamanlar. öylece büyüdük gittik işte. ne bok varsa? hep askerliği beklerdim. dört sene kaldı, üç sene kaldı. sonunda o da geldi gittik. bizde de herkes bunu bekliyormuş; gelir gelmez yapıştılar yakama. ev düzüldü, kız bulundu, çeyiz falan filan nikahlandık. iki taksi bi dükkan verdi peder. dükkanda koltuk moltuk satardım. bi gün bu orospu çıkageldi. hiç unutmam, görür görmez cız etti içim. böyle basma bi etek dizine kadar, çorap yok, üstünde açık bi bluz, saçlar maçlar pırlanta anlayacağın. şunun bunun fiyatını sordu, dalga geçti benimle. kanıma girdi o gün. tabii taktım ben bunu kafaya. ertesi gün bi soruşturma dediklerine göre yemeyen kalmamış mahallede. ama asıl zagor a kesikmiş. zagor da kaftiden içerde o sıra. bi gün, süslenmiş püslenmiş; zırt geçti dükkanın önünden. yazıldım peşine. tuhafiyeciye gitti, pastaneden çıktı; minibüs otobüs, geldik sağmalcılar a ; benim içimde bi sıkıntı. işi anladım tabii: zagor u ziyarete gidiyo. bi tuhaf oldum, piçi de kıskandım. uzatmayalım çaresiz evlendik ötekiyle. o ara zagor içerden çıktı. sonra bi duyduk; kaçmış bunnar. altı ay mı bi sene mi; kayıp. hep rüyalarıma girerdi orospu. o gün dükkana gelişini hiç unutamadım. benimkine bile dokunamaz oldum. sonra bi daha duyduk ki iki kişiyi deşmiş zagor: biri polis, ikisinin de gırtlağını kesmiş. karakolda beş gün beş gece işkence buna. arkadaşlarının öcünü alıyorlar. kaltağa da öyle önce öldü dediler zagor a, sonra komalık. ankara da oluyor bunnar. bizimki bi gün çıkageldi mahalleye. zagor içerde, en iyisinden müebbet. bi sabah dükkana geldim, baktım bu oturuyo. önce tanıyamadım. anlayınca içim cız etti. cız etti de ne? tornaya değmiş gibi oldu. çökmüş, zayıflamış, bembeyaz bi surat. ama bu sefer başka güzel orospu. oranın şarkıları gibi. kalktı böyle, dimdik konuşmaya başladı. dedi para lazım, çok para. zagor a avukat tutacakmış. ilerde öderim dedi. esnafız ya bizde, nasıl? diye sormuş bulunduk. orospuluk yaparım dedi, istersen metresin olurum. içime bişey oturdu ağlamaya başladım, ama ne ağlamakişte o gün bu günden beri bu orospuyla tam yirmi yıl geçti. uzatmayalım, zagor a müebbet verdiler. ama rahat durmaz ki piç! ha birini şişledi, ha firara teşebbüs; o şehir senin bu şehir benim, cezaevlerini gezip duruyo. orospu da peşinden. sonunda dayanamadım: ben de onun peşinden. önce dükkan gitti, ardından taksiler. karı terk etti, peder kapıları kapadı. yunus gibi aşk uğruna düştük yollara. iş bilmem, zanaat yok. bu durmuyo hiç. ilk yıllar ufak kahpeliklere başladı, sonra alıştı. gözünü yumup yatıyo milletin altına. gel dönelim diye çok yalvardım. evlenelim, pederi kandırırım, zagor a bakarız: yok. kancık köpek gibi izini sürüyo itin. naptı buna anlamadım. kaç defa dönüp gittim istanbul a. yeminler ettim. doktorlar, hocalar kar etmedi. her seferinde yine peşinde buldum kendimi. bi keresinde döndüm, biriyle evlenmiş bu, hamile. beni abisiyim diye yutturduk herife. nedense rahatladım, oh dedim, kurtuluyorum. bu da akıllanmış görünüyo. yüzü gözü düzelmiş, çocuk diyo başka bişe demiyo. sinop ta oluyo bunnar. ben de döndüm istanbul a. doğumuna yakın, zagor bi isyana karışıyor gene. hemen paketleyip diyarbakır cezaevine postalıyorlar. çok geçmeden bizimki depreşiyo gene; o haliyle kalk git sen diyarbakır a, üç gün ortadan kaybol herif kafayı yiyo tabii. dönünce bi dayak buna: eşek sudan gelinceye kadar. kızın sakatlığı bu yüzden. sonra çocuğu doğuruyo. uzun zaman anlaşılmamış. ortaya çıkınca bi gece esrarı çekip takıyo herife bıçağı. çocuğu da alıp vın diyarbakır a, zagor un peşine. allahtan herif delikanlı çıkıyo da şikayet etmiyo. ben o ara istanbul da taksiden yolumu buluyorum. epey bi zaman böyle geçti. yine her gece rüyalarımda bu. zagor un diyarbakır cezaevinde olduğunu duymuştum o sıra. bi gece bi büyükle eve geldim. hepsini içtim. zurnayım tabi. bi ara gözümü açıp baktım: karlı dağlar geçiyo. bi daa açtım, başımda bi çocuk, kalk abi, diyarbakır a geldik diyo. baktım, sahiden diyarbakır dayım. bi soruşturma. kale mahallesi vardır oranın, bi gecekonduda buldum, malımı bilmez miyim? görünce hiç şaşırmadı. hiç bişe demedik. o gece oturup düşündüm. oğlum bekir dedim kendi kendime, yolu yok çekeceksin. isyan etmenin faydası yok, kaderin böyle, yol belli, eğ başını, usul usul yürü şimdi. o gün bugün usul usul yürüyorum işte.

@notebook

4 yıl önce

Izmir de cekiliyor.
Haluk bilginer oynuyor.
Dramin drami var.
Sonu yok.
Bize izlemekten baska birsey kalmiyor.
Sanirim Cem Yilmaz in Hersey Cok Guzel Olacak filminden sonra kesinlikle 2.favori turk filmim budur.
Filmin en guzel ve komik sahneside kavga ederken birbirlerine o..sun o..yum yeriydi :D
C

@cosoyo

4 yıl önce

8.7 / 10

film büyük bir ironiden olurşur. masumiyet nedir ve masum olan kimdir. ve tabi kaderi ve oyunlarını unutmamak lazım. ve haluk bilginer'in o meşhur tiradındaki oyunculuğu göz doldurur

@cagdasbdy

5 yıl önce

8.4 / 10

Zeki Demirkubuz'un Masumiyet filmi; denemekten çekinmeyen, başlangıçlardan korkmayan, sebep olmaksızın ısrarla ve inatla tutkularının peşinden uzun, karanlık ve bitmeyen yollardan gidebilen ve hiçbir zaman yılmayan, evi yurdu olmayıp duvarlarında eski posterlerin olduğu, kapılarının doğru dürüst kapanmadığı otel odalarında yaşayan, tek eğlencesi ise ufacık bir televizyonda yayınlanan Türk filmlerini izlemek olan insanların hikayesi.Filmin kapanışında Beckett'in dediği gibi:

"Hep denedin,hep yenildin. Olsun. Bir daha dene, daha iyi yenil."

@redmullet

6 yıl önce

8 / 10

Depresif bir ruh halindeyken izlenmemesi gerektiğini test edip onayladığım film.

@alosmanabi

6 yıl önce

9.6 / 10

o sekiz bucuk dakikalık tiradı haluk bilginer kendi filmlerinin içindeki en beğendiği sahne olarak değerlendirmiş.bence türk sinemasının en kral sahnesidir

https://www.youtube.com/watch?v=Q1wGfz4_epg

@rectangularr

6 yıl önce

Bu filmi, bu kadar geç izlemek iyi mi oldu kötü mü bilemedim; ama önce kaderi izleyip sonra bunu izlemek de manidar olmuş iki filmin öncelik sırasına bakarsak, Laleli'de bir azize ve Gemi'de filmlerinin akıllara geldiği şu dakikalarda. Bir arkadaşımız yazmış çilem'in sağır dilsiz oluşuyla ilgili; aynen kendisinin sağır ve dilsiz olması zaten başına gelmesi kaçınılmaz bir durummuş gibi hem hem de iyi ki öyle olmuş diyor insan. çünkü bu olanları kaldıramazdı zaten, ben de kaldıramadım açıkçası.

arkadaş ne kadınmış yaklaşan kapılıyo, gidiyo. nasıl bir etki bu dedim izlerken, nereye gitse etrafındakiler 20 yıl boyunca gençliğinde sonrasında hep kadının yanında idi. delirmelerine kızmalarına rağmen. Ama Yusuf kardeşimiz daha çok çocuk için olaya girdi sonra o da kapıldı da işte.. Kaderimiz bu çekeceğiz dediler ve çektiler gerçekten.

@iremonal

6 yıl önce

Filmdeki bir sarımlık zaman vardır kiizlemez, dinlemez; yaşarsın. 8 dakika 33 saniye sürer. İzleyin, hatta ben tekrar izleyeyim.

@hedera

7 yıl önce

bu filmi izlemen önce , eğer izlemediyseniz Kader i izleyin , bu kadar ayrıntıya girebilmek büyük iş demek bana göre, ustaya saygı duydum, ama diyarbakırla kars arasında gittim geldim :D

@prethorian

7 yıl önce

Bol bol esrar ve çorba içiliyor.
SPOILER

Masumiyet filmine Benzer Film ekliyorsun.

Arama Sonuçları

Masumiyet filmini Kategorize ediyorsun.

Bu filmi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

Masumiyet filmine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

FİLM İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL