Özellikle çekildiği tarihe göre çok ileride bir çekim tekniği ve düşünce sistemi var filmin. Olay salt korku yerine bir tespit etme acelesini konu alıyor. Tespit edilemeyen durum izleyiciyi daha da meraklandırıyor ve ürpertiyor.
Filmde en çok dikkat edilen duygu durumu da " çaresizlik" bence. çünkü ordu kadar insan bile yanınıza gelse yardımları olmuyor. Bu çaresizliğe daha sonra eklenen vazgeçişi film çok iyi yansıtmış. Bir süre sonra çaresizliğinize teslim oluyorsunuz gerçekten de.
Buraya kadar çok güzel bir film. Tek eleştirim erotik sahnelerin çok uzatılması. bu kadar uzun tutulmasının hikâyeye bir katkısı bence yoktu. Bunun yerine duygu durumu açısından mimiklere odaklanılması veya daha iyi bir ses ve atmosfer kullanımı tercih edilebilirdi.
Korku türü aşırı hassas. Yarım adım sola giderseniz rezalet bir iş yapabilirsiniz ama yarım adım sağa giderseniz ortaya bir başyapıt çıkarabilirsiniz. Entity ise sıradan bir possesion/musallat olma hikayesini alıp arşa çıkartıyor.
Film 70’li yıllarda görünmeyen bir varlığın tecavüzüne uğradığını iddia eden, parapsikoloji araştırmalarına giren Carla Moran’ın hayatından esinleniyor. Tecavüz konusu zaten direkt kadın erkek ilişkilerindeki saplantılı aşık mevzusunu açıyor. Tecavüz edenin görünmez olması ve kadın tarafından kanıtlanamaması da yine doğrudan hayatla ilişkilendirmemize sebep oluyor. Tecavüze uğrayan birinin hayatındaki kişinin de sadece kendi duygularını önemsemesi bir diğer alt metin. Bu nedenle filmin bu paranormal olayı en başından itibaren "gerçek" olarak kabul etmesi akıllıca.
Öte yandan senarist Freud okumuş olacak ki seksin altında yatan psikolojiye dair epey cüretkar cümleler kuruyor. Bir annenin oğluyla sevişmek istemesine kadar psikolojik temellendirmelerden bahs... Devamı
Korku türü aşırı hassas. Yarım adım sola giderseniz rezalet bir iş yapabilirsiniz ama yarım adım sağa giderseniz ortaya bir başyapıt çıkarabilirsiniz. Entity ise sıradan bir possesion/musallat olma hikayesini alıp arşa çıkartıyor.
Film 70’li yıllarda görünmeyen bir varlığın tecavüzüne uğradığını iddia eden, parapsikoloji araştırmalarına giren Carla Moran’ın hayatından esinleniyor. Tecavüz konusu zaten direkt kadın erkek ilişkilerindeki saplantılı aşık mevzusunu açıyor. Tecavüz edenin görünmez olması ve kadın tarafından kanıtlanamaması da yine doğrudan hayatla ilişkilendirmemize sebep oluyor. Tecavüze uğrayan birinin hayatındaki kişinin de sadece kendi duygularını önemsemesi bir diğer alt metin. Bu nedenle filmin bu paranormal olayı en başından itibaren "gerçek" olarak kabul etmesi akıllıca.
Öte yandan senarist Freud okumuş olacak ki seksin altında yatan psikolojiye dair epey cüretkar cümleler kuruyor. Bir annenin oğluyla sevişmek istemesine kadar psikolojik temellendirmelerden bahsediliyor. E haliyle film rahatsız edici erotizmiyle izleyiciyi 2 saat boyunca düşüncelere kilitliyor. Sinematografi ve oyunculuklar da 80’ler korkusunun bir tık üzerinde olunca bir başyapıt ortaya çıkıyor.
Bize göre cin onlara göre göre kötü ruh,hayalet vs musallat olması filmin ana konusu.Gerçekten yaşanmış olması ayrı bir korkma sebebi.Daha önce 90larda taylan biraderlerin çektiği 5 bölümlük korku dizisi sır dosyasında işlenmişti benzer konu.Aynı rolü şenay gürler oynamıştı.Merak edenler internette bulabilir.
Varlığı kanıtlanamayan, tanımlanamayan yaratıkların insanlara saldırısını anlatan filmler kategorisinde önemli bir yeri olan film, basitliğe düşmeden korkuyu hissettirip gerilimi sonuna dek sürdürürken izleyeni yoruyor :) ............... 7/10
Ortaokulda okuyordum Şişli Kent Sinemasında 4 arkadaş filme gitmiştik sinema da gündüz matinesi olduğu için boştu. o zamanlar sinema salonları da şimdiki gibi 7-8 adetten oluşmuyordu. koca salon karanlık ve boş ve 12-13 yaşındayız. film arası tuvalete gitmeyi gerek görmedik düşünün. Tabi o yaşta en çok hatırladığımız şey kadının göğüslerinin çökme sahnesi. Zamanın en iyi korku filmlerindendir yeniden çekilebilecek bir film.
Belki 30 sene sonra yeniden izlediğim film... Yinekorkudan geberdiğim film... "Başıma gelse ne yapardım?" diye düşündüren film... kısacası benim açımdan kült korku filmi...
"Bilinmeyen varlıklar tarafından taciz edilme" diye bir tür varsa, The Entity bu türün en başarılı örneklerindendir bana kalırsa. Film başından sonuna dek gerilimi ön planda tutuyor. Boş muhabbetler yok, "teenage" saçmalıkları yok, gereksiz aksiyon yok. Her şey dozunda ve üst düzey. Ayrıca olayın parapsikoloji ve psikiyatri çatışması açısından irdelenmesi de çok başarılı bir yan unsur olmuş.
Biraz önce izledim filmi ve hala içim ürperiyor çok etkiledi filmde yaşanılan olaylar..Yapım yılına göre çok başarılı buldum filmi.Efektler,müzikler ve oyunculuklar hepsi çok iyiydi..Gece izlesem kesin uyuyamazdım hatta bir süre evde tek bile kalamazdım..Mutlaka izleyin diyorum.Filme puanım 10/7
@yokitosama
2 yıl önce
6.5 / 10
Filmde en çok dikkat edilen duygu durumu da " çaresizlik" bence. çünkü ordu kadar insan bile yanınıza gelse yardımları olmuyor. Bu çaresizliğe daha sonra eklenen vazgeçişi film çok iyi yansıtmış. Bir süre sonra çaresizliğinize teslim oluyorsunuz gerçekten de.
Buraya kadar çok güzel bir film. Tek eleştirim erotik sahnelerin çok uzatılması. bu kadar uzun tutulmasının hikâyeye bir katkısı bence yoktu. Bunun yerine duygu durumu açısından mimiklere odaklanılması veya daha iyi bir ses ve atmosfer kullanımı tercih edilebilirdi.
@furkandgn9
5 yıl önce
8.5 / 10
Film 70’li yıllarda görünmeyen bir varlığın tecavüzüne uğradığını iddia eden, parapsikoloji araştırmalarına giren Carla Moran’ın hayatından esinleniyor. Tecavüz konusu zaten direkt kadın erkek ilişkilerindeki saplantılı aşık mevzusunu açıyor. Tecavüz edenin görünmez olması ve kadın tarafından kanıtlanamaması da yine doğrudan hayatla ilişkilendirmemize sebep oluyor. Tecavüze uğrayan birinin hayatındaki kişinin de sadece kendi duygularını önemsemesi bir diğer alt metin. Bu nedenle filmin bu paranormal olayı en başından itibaren "gerçek" olarak kabul etmesi akıllıca.
Öte yandan senarist Freud okumuş olacak ki seksin altında yatan psikolojiye dair epey cüretkar cümleler kuruyor. Bir annenin oğluyla sevişmek istemesine kadar psikolojik temellendirmelerden bahs ... Devamı
Film 70’li yıllarda görünmeyen bir varlığın tecavüzüne uğradığını iddia eden, parapsikoloji araştırmalarına giren Carla Moran’ın hayatından esinleniyor. Tecavüz konusu zaten direkt kadın erkek ilişkilerindeki saplantılı aşık mevzusunu açıyor. Tecavüz edenin görünmez olması ve kadın tarafından kanıtlanamaması da yine doğrudan hayatla ilişkilendirmemize sebep oluyor. Tecavüze uğrayan birinin hayatındaki kişinin de sadece kendi duygularını önemsemesi bir diğer alt metin. Bu nedenle filmin bu paranormal olayı en başından itibaren "gerçek" olarak kabul etmesi akıllıca.
Öte yandan senarist Freud okumuş olacak ki seksin altında yatan psikolojiye dair epey cüretkar cümleler kuruyor. Bir annenin oğluyla sevişmek istemesine kadar psikolojik temellendirmelerden bahsediliyor. E haliyle film rahatsız edici erotizmiyle izleyiciyi 2 saat boyunca düşüncelere kilitliyor. Sinematografi ve oyunculuklar da 80’ler korkusunun bir tık üzerinde olunca bir başyapıt ortaya çıkıyor.
@holyghost90
13 yıl önce
4 / 10
@poormf
14 yıl önce
7 / 10
@berkeu
15 yıl önce
8 / 10
@gundula
15 yıl önce
@barisius
15 yıl önce
8.5 / 10
@okaliptuss
15 yıl önce
7 / 10