7.5

77 OY
PUAN VER
5

IMDb: 7 (21.400 OY)

KONUSU
Norveçin en önemli sinemacılarından Joachim Trier bu kez gerçeklikten bir nebze uzaklaşıyor ve aşık olunca doğaüstü güçlere kavuşan bir genç kızın hikayesini beyazperdeye aktarıyor. 1980lerin Japon animeleri, Stephen King romanları ve synthesizer müziklerinden ilham alan filme adını veren Thelma, ka ... Devamı
Norveçin en önemli sinemacılarından Joachim Trier bu kez gerçeklikten bir nebze uzaklaşıyor ve aşık olunca doğaüstü güçlere kavuşan bir genç kızın hikayesini beyazperdeye aktarıyor. 1980lerin Japon animeleri, Stephen King romanları ve synthesizer müziklerinden ilham alan filme adını veren Thelma, kasabadaki hayatını ve dindar ailesini geride bırakarak Osloya, üniversitede biyoloji okumaya giden çekingen bir kızdır. Burada, güzel sınıf arkadaşı Anjaya aşık olur, ancak bu durum Thelmaya fazla ağır gelir.

YORUM YAZ

SPOILER

POPÜLER YORUMLAR

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar

@serkanaydemir

1 hafta önce

6 / 10

Kurgusal sığılın içindeki sevemez.

Filmi sevmeyenlerin temel sebebi filmi kendi açılarından değerlendirmesidir. Yani açısal daralmanın laneti ne yazık ki toplum olarak bir gerçeğimiz. Öncelikle filmi beğenme ya da beğenmeme durumunda karasız olduğumu söylemek istiyorum. Norveç sinemasında Oslo ve Tekrar filmleriyle tanıdığım 45 yaşına gelen yönetmen Trier, bu filminde de var olan bir ön yargıyı sanatsal açıdan değerlendirmeyi tercih etmiş. Trier, filmlerinde bu tarz bir işlenişe sahiptir ki bu da Kuzey Avrupa'nın bağımsız sinema kültürüne bir katkısı. Çok bir şey beklememek gerek aslında. İzle, anlatılan toplumsal mesajı al ve git. Filmin temeli budur aslında. Dindar bir aile, kızını geçmişte ne olduğu belli olmayan bir kültürle yetiştirip kızın bu kültürden kurtuluşu üzerine işlenmiş bir yapım. Tipik Kuzey Avrupa'da bizde de daha çok İç Anadolu'da var olan aile yapılanması. Bu anlamda Trier sevilecek bir yönetmen. Sanat toplumu sanat sanatla birleştiren bir ruhu var. Çok da şey etmem
... Devamı
Kurgusal sığılın içindeki sevemez.

Filmi sevmeyenlerin temel sebebi filmi kendi açılarından değerlendirmesidir. Yani açısal daralmanın laneti ne yazık ki toplum olarak bir gerçeğimiz. Öncelikle filmi beğenme ya da beğenmeme durumunda karasız olduğumu söylemek istiyorum. Norveç sinemasında Oslo ve Tekrar filmleriyle tanıdığım 45 yaşına gelen yönetmen Trier, bu filminde de var olan bir ön yargıyı sanatsal açıdan değerlendirmeyi tercih etmiş. Trier, filmlerinde bu tarz bir işlenişe sahiptir ki bu da Kuzey Avrupa'nın bağımsız sinema kültürüne bir katkısı. Çok bir şey beklememek gerek aslında. İzle, anlatılan toplumsal mesajı al ve git. Filmin temeli budur aslında. Dindar bir aile, kızını geçmişte ne olduğu belli olmayan bir kültürle yetiştirip kızın bu kültürden kurtuluşu üzerine işlenmiş bir yapım. Tipik Kuzey Avrupa'da bizde de daha çok İç Anadolu'da var olan aile yapılanması. Bu anlamda Trier sevilecek bir yönetmen. Sanat toplumu sanat sanatla birleştiren bir ruhu var. Çok da şey etmemek gerekirse nasıl bakıyorsanız filmi öyle görürsünüz. Yine de bu filmlere saygım sonsuzdur.

İyi seyirler.

@stiff

6 ay önce

6.5 / 10

"Çok durağan ve sıkıcıydı" gibi söylemlerle işim yok. Bir İskandinav sinemasından süper aksiyon, yoğun akıcılık gibi şeyler beklemem. Durağan olduğunu da düşünmüyorum ama genel kanı bu yönde olduğu için yazmak istedim. Tarz olarak etkileyebilecek bir anlatımı var ama ben ısınamadım. Çok fazla düşündürmeye itiyor. Yaşananlar hayali mi, gerçek mi bunları düşündürmek istiyor ama aynı zamanda isteyene istediğine inanması seçeneğini de sunuyor. Bazı sahnelerin hissettirdikleri yine de etkileyiciydi.

@gunerakdemir

10 ay önce

7.5 / 10

Görsel güzel ama çok yavaş ilerliyor ve vasat bitiyor.

@haoff

1 yıl önce

5.7 / 10

etkileyici başlayıp vasat bitti bence, sevemedim.

@ahbarboz

1 yıl önce

Beğenebilmiş olmayı çok isterdim ama hiç benlik değildi. Sıkıldım, durağanlığında boğuldum.

@suranur

1 yıl önce

Hangi akla hizmet böyle filmlere para ve emek harcarlar bilmiyorum. Bu yetmezmiş gibi birde sinema salonlarını işgal ederler.

@rsilahcilar

1 yıl önce

8.1 / 10

Oslo ve reprise'a göre daha az sert olan trier filmi. özellikle oslo'daki inceliği ve yakaladığı hassas ayrıntıları thelma'da göremedim.

tanrı/babanın telkini ile kendi kendisine dahi ötekileşen thelma'nın, bastırdığı duygu ve düşüncelere karşı vücudunun verdiği tepkiye (olağan bir durum) engel olabilmek adına yadsıma yolunu seçmesini ''yoketme'' olarak kulanıyor trier. ilk günahın karşısında yine affedici baba ve günah çıkaran thelma var. kendiliği için mutlak kabul ettiği ''aile'' resmine kontur atarak kendisini bulan thelma (aydınlanan ve gülen bir yüz) otoriteyi yıkıyor ve kendisini otoriteden, anneyi de iktidardan özgürleştiriyor. ayağını bastığı yer bu noktalar diye düşünüyorum. tarihte bir takım fiziksel reaksiyonların olağandışılık olarak kabul edip tanrısal atıfla infaz edilen cadılığa filmin sonunda baba ile cevap verilmesi hoştu.

@sevdus

2 yıl önce

Geçişler çok açıklayıcı değildi,soru işaretlerine cevapla başlayan cümleler kuramıyorsun. Bütünsel olarak akış gayet güzeldi v filmin sonunda belli bir tatmin sağlıyor ama belli şeylerin izleyiciyi yükseltmek için yapıldığını düşünmekten de kendini alıkoyamıyorsun, bence 7-7.7
Kuzeyden esen kareler
SPOILER

Thelma filmine Benzer Film ekliyorsun.

Arama Sonuçları

Thelma filmini Kategorize ediyorsun.

Bu filmi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

Thelma filmine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

FİLM İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
ŞİFREMİ UNUTTUM
ÜYE OL