@serkanaydemir

1 hafta önce

6 / 10

Kurgusal sığılın içindeki sevemez.

Filmi sevmeyenlerin temel sebebi filmi kendi açılarından değerlendirmesidir. Yani açısal daralmanın laneti ne yazık ki toplum olarak bir gerçeğimiz. Öncelikle filmi beğenme ya da beğenmeme durumunda karasız olduğumu söylemek istiyorum. Norveç sinemasında Oslo ve Tekrar filmleriyle tanıdığım 45 yaşına gelen yönetmen Trier, bu filminde de var olan bir ön yargıyı sanatsal açıdan değerlendirmeyi tercih etmiş. Trier, filmlerinde bu tarz bir işlenişe sahiptir ki bu da Kuzey Avrupa'nın bağımsız sinema kültürüne bir katkısı. Çok bir şey beklememek gerek aslında. İzle, anlatılan toplumsal mesajı al ve git. Filmin temeli budur aslında. Dindar bir aile, kızını geçmişte ne olduğu belli olmayan bir kültürle yetiştirip kızın bu kültürden kurtuluşu üzerine işlenmiş bir yapım. Tipik Kuzey Avrupa'da bizde de daha çok İç Anadolu'da var olan aile yapılanması. Bu anlamda Trier sevilecek bir yönetmen. Sanat toplumu sanat sanatla birleştiren bir ruhu var. Çok da şey etmem
... Devamı
Kurgusal sığılın içindeki sevemez.

Filmi sevmeyenlerin temel sebebi filmi kendi açılarından değerlendirmesidir. Yani açısal daralmanın laneti ne yazık ki toplum olarak bir gerçeğimiz. Öncelikle filmi beğenme ya da beğenmeme durumunda karasız olduğumu söylemek istiyorum. Norveç sinemasında Oslo ve Tekrar filmleriyle tanıdığım 45 yaşına gelen yönetmen Trier, bu filminde de var olan bir ön yargıyı sanatsal açıdan değerlendirmeyi tercih etmiş. Trier, filmlerinde bu tarz bir işlenişe sahiptir ki bu da Kuzey Avrupa'nın bağımsız sinema kültürüne bir katkısı. Çok bir şey beklememek gerek aslında. İzle, anlatılan toplumsal mesajı al ve git. Filmin temeli budur aslında. Dindar bir aile, kızını geçmişte ne olduğu belli olmayan bir kültürle yetiştirip kızın bu kültürden kurtuluşu üzerine işlenmiş bir yapım. Tipik Kuzey Avrupa'da bizde de daha çok İç Anadolu'da var olan aile yapılanması. Bu anlamda Trier sevilecek bir yönetmen. Sanat toplumu sanat sanatla birleştiren bir ruhu var. Çok da şey etmemek gerekirse nasıl bakıyorsanız filmi öyle görürsünüz. Yine de bu filmlere saygım sonsuzdur.

İyi seyirler.

@stiff

6 ay önce

6.5 / 10

"Çok durağan ve sıkıcıydı" gibi söylemlerle işim yok. Bir İskandinav sinemasından süper aksiyon, yoğun akıcılık gibi şeyler beklemem. Durağan olduğunu da düşünmüyorum ama genel kanı bu yönde olduğu için yazmak istedim. Tarz olarak etkileyebilecek bir anlatımı var ama ben ısınamadım. Çok fazla düşündürmeye itiyor. Yaşananlar hayali mi, gerçek mi bunları düşündürmek istiyor ama aynı zamanda isteyene istediğine inanması seçeneğini de sunuyor. Bazı sahnelerin hissettirdikleri yine de etkileyiciydi.

@gunerakdemir

10 ay önce

7.5 / 10

Görsel güzel ama çok yavaş ilerliyor ve vasat bitiyor.

@haoff

1 yıl önce

5.7 / 10

etkileyici başlayıp vasat bitti bence, sevemedim.

@ahbarboz

1 yıl önce

Beğenebilmiş olmayı çok isterdim ama hiç benlik değildi. Sıkıldım, durağanlığında boğuldum.

@suranur

1 yıl önce

Hangi akla hizmet böyle filmlere para ve emek harcarlar bilmiyorum. Bu yetmezmiş gibi birde sinema salonlarını işgal ederler.

@rsilahcilar

1 yıl önce

8.1 / 10

Oslo ve reprise'a göre daha az sert olan trier filmi. özellikle oslo'daki inceliği ve yakaladığı hassas ayrıntıları thelma'da göremedim.

tanrı/babanın telkini ile kendi kendisine dahi ötekileşen thelma'nın, bastırdığı duygu ve düşüncelere karşı vücudunun verdiği tepkiye (olağan bir durum) engel olabilmek adına yadsıma yolunu seçmesini ''yoketme'' olarak kulanıyor trier. ilk günahın karşısında yine affedici baba ve günah çıkaran thelma var. kendiliği için mutlak kabul ettiği ''aile'' resmine kontur atarak kendisini bulan thelma (aydınlanan ve gülen bir yüz) otoriteyi yıkıyor ve kendisini otoriteden, anneyi de iktidardan özgürleştiriyor. ayağını bastığı yer bu noktalar diye düşünüyorum. tarihte bir takım fiziksel reaksiyonların olağandışılık olarak kabul edip tanrısal atıfla infaz edilen cadılığa filmin sonunda baba ile cevap verilmesi hoştu.

@lothloriendream

1 yıl önce

film bana "her insan öldürür sevdiğini" cümlesini çağtırştırdı

@mrs-aurora

1 yıl önce

spoiler vermeden konusu hakkında nasıl yorum yapılabilir bilemiyorum. enfes, enfes bir filmdi. norveç'in güzelim havası, filmin sinematografisi, tam tadında sembolizmi, iyi işlenmiş özgün senaryosu.. baştan sona etkileyici unutulmayacak sahneler barındırıyor. hele sonu.. bundan daha iyi bir son yapamazdı galiba sevgili yönetmen. tekrar izlenir mi izlenir.

@mamcici

1 yıl önce

Nefis. Afişteki kuşun duruşu herşeyi açıklıyor sanki. Çarmıha gerilmiş gibi ama ters. Yönetmen için, niye bu kadar debeleniyor aynı sularda tamam anladık orasını geç diye diye izlerken aslında anlamadığımızı filmin sonunda anlıyoruz.:) spolier vermeden açıklanamaycağı için kendimce okumaya çalışayım:

Sevince sevdiklerine zarar veren bir genç kız thelma. Thelma'nın tüm cinayetleri inancı gibi hayali. Thelma'daki tutkunun tehlikeli yok edici bir şeye dönüştüğünü fark eden baba ise inanç faktörünü devreye sokarak kızını dizginlemeye çalışıyor. Thelma kadınlardan hoşlandığını fark ettiğinde önce hislerini, (sevdiği kadını) sonra da bütün ahlaki öğretileri ve vicdanını simgeleyen babasını öldürüyor. Otoriter baba figürü ortadan kalkınca da annesi ayakları üzerinde durma deyimini gerçekleştiriyor.:) Kardeşinin ölümü biraz karışık. Thelma'nın havuzdaki kriz sonrası yukarı değil aşağı giderek kurtulma çabası filmin başında buzların altında görünen balı
... Devamı
Nefis. Afişteki kuşun duruşu herşeyi açıklıyor sanki. Çarmıha gerilmiş gibi ama ters. Yönetmen için, niye bu kadar debeleniyor aynı sularda tamam anladık orasını geç diye diye izlerken aslında anlamadığımızı filmin sonunda anlıyoruz.:) spolier vermeden açıklanamaycağı için kendimce okumaya çalışayım:

Sevince sevdiklerine zarar veren bir genç kız thelma. Thelma'nın tüm cinayetleri inancı gibi hayali. Thelma'daki tutkunun tehlikeli yok edici bir şeye dönüştüğünü fark eden baba ise inanç faktörünü devreye sokarak kızını dizginlemeye çalışıyor. Thelma kadınlardan hoşlandığını fark ettiğinde önce hislerini, (sevdiği kadını) sonra da bütün ahlaki öğretileri ve vicdanını simgeleyen babasını öldürüyor. Otoriter baba figürü ortadan kalkınca da annesi ayakları üzerinde durma deyimini gerçekleştiriyor.:) Kardeşinin ölümü biraz karışık. Thelma'nın havuzdaki kriz sonrası yukarı değil aşağı giderek kurtulma çabası filmin başında buzların altında görünen balık sahnesiyle bir benzerlik kurduyor seyirciye. çocuk aklıyla balığı kurtarması gerektiğini düşünen Thelma belki kardeşini de kurtarmak istiyordur bulunduğu yerden.?
SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
ŞİFREMİ UNUTTUM
ÜYE OL