Josh Radnor her filmde olduğu gibi bu filmde de Ted Mosby'yi oynamış. Sinemaya dair büyük vaatleri yok alttaki yorumların bazılarında da dendiği gibi.
Ama basit ve zaman zaman da naif bir film. Karakterler derinlikten yoksun, kurguda boşluklar var, anlatılan hikayeler (sarı kızla sevgilisi en basitinden) bir yere bağlanmıyor, kişisel gelişime bağlıyor (sevilmeye layıksın, seni güzel sevebilirim etc) bunlar kötü yanlar.
Ama açıkçası ben her halükarda Josh Radnor'u ekranda görmeyi seviyorum. Yorgun bir günün akşamında, Sam ile çocuğun hikayesi için izlenebilir.
bir filmden bazı kareler ve replikler uzun süre sonra bile aklımda kaldıysa o filmi başarılı bulurum. bu film de benim için öyle oldu. how i met your mother' ı hatırlatan durumlar, hatta mimikler olduysa da yine de bu film o diziden esinlendi yada aralarında fark yok demek adaletsiz olabilir. keyifli zaman geçirmek için, arada gülmek hatta biraz umutlanmak için bile izlenebilir. kısaca, adı gibi bir film. yalnızca sinema sanatı adına büyük beklentileriniz olmasın.
Hayatta ne mutlu eder insanı? Aşk, dostluk, sevgi...Hiç tanımadığınız bi çoçuğa kucak açabilir misiniz? Yabancı birinin size güvenmesini bekleyebilir misiniz? Sevdiğiniz için her şeyden vazgeçebilir misiniz ya da hayat size istediklerinizi vermesede minnettar olabilir misiniz? Olaylar hayatın içinden;karakterler sıcacık,i çten, olduğu gibi. Bu film bi kutu çikolata gibi.Açın izleyin ve mutlu olun. İyi seyirler...
İlişkiler üzerine güzel bir film. Sam Wexler ve Mississippi ilişkisinden ziyade,mary ve charlie 'nun ilişkisi daha samimi geldi bana . bencilliğe yer yoktu ilişkilerinde ve zaten sonunda da herşey yoluna giriyodu onlar için.Annie'nin yaşama olan bağlılığı, bu haliyle ona aşık olan adam da sevimliydi.özellikle Annie den gözlerini kapamasını ve onu dinlemesini istediği sahne çok duygusal.Josh Radnor un filmdeki karakteri Ted mosby den çok farklı olmasa da , izlemeye değer bir başarısı var bu filmin.
Filmin bitmesini istemeyeceksiniz. acılar üzerine kurulmuş mutluluk dolu bir film.
"Bir yazar bana çok güzel bir şey söylemişti. Bana demişti ki: "Her 5 yılda bir, 5 yıl önce ne kadar dallama olduğumu anlıyorum. Hiç şaşmadan, 5 yılda bir. 5 yıl önce ne dallamaymışım"
Josh Radnor’ın yönetmenlik ve yazarlık denemesi, şaşırtıcı bir şekilde başarılı olmuş, üstelik diziye de ara vermeden.
Ann ve Missisipi karakterlerinin oyuncaları da çok başarılı!
Dağılmışlık, arayış ve kırılan parçaların toplanması adına birçok şey gösterilmiş bu filmde. Josh Radnor’un oyunculuğunu seven biri olarak ben gerçek anlamda beğendim.
hayal kırıklığına uğradım açıkçası. karakterler samimiyetsiz, ilişkileri de çok emanet duruyor dolayısıyla filmde..
--spoiler--
küçücük çocuğun yanında, habire 'bu hala burada mı? başına bela alacaksın' tarzında konuşan kız nasıl sinirlerimi bozdu anlatamam. aynı kızın hamilelik olayı da tamamen saçmalık, evlilik falan.. nooluyoruz abi?
@tayla
7 yıl önce
@babanneminkaoti
9 yıl önce
6.6 / 10
Ama basit ve zaman zaman da naif bir film. Karakterler derinlikten yoksun, kurguda boşluklar var, anlatılan hikayeler (sarı kızla sevgilisi en basitinden) bir yere bağlanmıyor, kişisel gelişime bağlıyor (sevilmeye layıksın, seni güzel sevebilirim etc) bunlar kötü yanlar.
Ama açıkçası ben her halükarda Josh Radnor'u ekranda görmeyi seviyorum. Yorgun bir günün akşamında, Sam ile çocuğun hikayesi için izlenebilir.
Soundtrackler çok iyi.
@bitter
13 yıl önce
6.5 / 10
@earlgrey
14 yıl önce
@vitall
14 yıl önce
8 / 10
@ebruuuebru
16 yıl önce
@onurdenizguler
16 yıl önce
7 / 10
"Bir yazar bana çok güzel bir şey söylemişti. Bana demişti ki: "Her 5 yılda bir, 5 yıl önce ne kadar dallama olduğumu anlıyorum. Hiç şaşmadan, 5 yılda bir. 5 yıl önce ne dallamaymışım"
Josh Radnor’ın yönetmenlik ve yazarlık denemesi, şaşırtıcı bir şekilde başarılı olmuş, üstelik diziye de ara vermeden.
Ann ve Missisipi karakterlerinin oyuncaları da çok başarılı!
Kesinlikle izlenmeli..
@alone
16 yıl önce
8.2 / 10
Bana güvenmelisin, biri güvenmek zorunda..
@didematinel
16 yıl önce
--spoiler--
küçücük çocuğun yanında, habire 'bu hala burada mı? başına bela alacaksın' tarzında konuşan kız nasıl sinirlerimi bozdu anlatamam. aynı kızın hamilelik olayı da tamamen saçmalık, evlilik falan.. nooluyoruz abi?
--spoiler--