Kim'in Adası

(2009)

Castaway on the Moon a.k.a Kimssi pyoryugi

Film 1 Saat 56 Dk. Komedi, Dram Güney Kore

7.9

248 OY
PUAN VER
5

Imdb: 8 (18.425 OY)

KONUSU
Kim adında bir adam kendini Han Nehrinin karanlık, suskun sularına atar. Uyandığında üstü başı kumla kaplanmış, yerde yatmaktadır. O zaman, kendisini öldürmeyi başaramadığını ve nehirde bilinmeyen bir adaya sürüklendiğini anlar. Nehir kenarındaki binalardan birinin bir dairesinde yıllarca odasından ... Devamı
Kim adında bir adam kendini Han Nehrinin karanlık, suskun sularına atar. Uyandığında üstü başı kumla kaplanmış, yerde yatmaktadır. O zaman, kendisini öldürmeyi başaramadığını ve nehirde bilinmeyen bir adaya sürüklendiğini anlar. Nehir kenarındaki binalardan birinin bir dairesinde yıllarca odasından dışarıya adımını atmamış bir genç kız vardır. Bir gün dürbünüyle bakmaktayken bir ada üzerinde tek başına yaşayan bir adam gözüne ilişir ve merak eder. Günler günleri kovalarken, adamın yalnız ama halinden hoşnut yaşamı merakını öylesine artırır ki onca yıldan sonra odasından dışarı çıkmasına sebep olur.
Jung Ryeo-won

Kim Jung-Yeon

Yang Mi-kyung

Seung-geun...

Lee Sang-hun

Seung-geun...

Jang So-yeon

Seung-geun...

Park Young-seo

Delivery m...

Koo Kyo-hwan

Public Ser...

Lee Kyung-joon

High Schoo...

YORUM YAZ

SPOILER

POPÜLER YORUMLAR

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar

@henriette

6 ay önce

çok eğlenceli, keyifli ve garipti. yüzme çabasına ve bir türlü becerememesine güldüm. bir sürü yerde tebessüm ettim. dram kısımlarında da çok üzüldüm. genel olarak iki karaktere de üzüldüm.
sanırım ingilizce yazmasının sebebi gemiden geçen turistlerin görmesini beklemesinden dolayıydı. ama filmde ilk gördüğümüz gemidekiler de yabancı değildi gibi ona göre. bilemedim mantıksal çerçeveye oturtamadım. neden birbirlerinin yabancı olduğunu düşündüler ki.
başarısız intihar girişiminden sonra hayatta kalmak için her yolu denemesi hoş. yaşamak için kendine ait yollar seçmesi de hoş. her adımında kendini daha da cesaretlendirmesini ve bir şehrin içinde robinson crusoe gibi yaşama fikrini sevdim. bundan sonra deniz kenarında kamp yapmaya gittiğimde kumlarda oturup noodle yiyip Kim gibi hissetmeye çalışacağım. müthiş.
ikisinin de bir yerden sonra birbirinden güç almasına bayıldım.
film boyunca ay bu ad
... Devamı
çok eğlenceli, keyifli ve garipti. yüzme çabasına ve bir türlü becerememesine güldüm. bir sürü yerde tebessüm ettim. dram kısımlarında da çok üzüldüm. genel olarak iki karaktere de üzüldüm.
sanırım ingilizce yazmasının sebebi gemiden geçen turistlerin görmesini beklemesinden dolayıydı. ama filmde ilk gördüğümüz gemidekiler de yabancı değildi gibi ona göre. bilemedim mantıksal çerçeveye oturtamadım. neden birbirlerinin yabancı olduğunu düşündüler ki.
başarısız intihar girişiminden sonra hayatta kalmak için her yolu denemesi hoş. yaşamak için kendine ait yollar seçmesi de hoş. her adımında kendini daha da cesaretlendirmesini ve bir şehrin içinde robinson crusoe gibi yaşama fikrini sevdim. bundan sonra deniz kenarında kamp yapmaya gittiğimde kumlarda oturup noodle yiyip Kim gibi hissetmeye çalışacağım. müthiş.
ikisinin de bir yerden sonra birbirinden güç almasına bayıldım.
film boyunca ay bu adamın borçları bu zaman boyunca daha da artmıştır diye düşünüp dertlenip durdum. neyse halledersin bebiş sen.
kızımızın yüzündeki yaranın sebebini de merak ettim hep. en fazla üç dakika sürebilecek bir flashbackle öğrenebilirdik. neden... neden... neden...
annesiyle ilk konuşmasından çok hoşlandım ama babasıyla da bir temasını görmek isterdim.
çocuklarım buluşamayacaksınız diye ödüm koptu. buluşmanıza sebep olan anonsun ikinizin de aslında hayatınızda çok önemli bir anısı olması çok tatlı.
ama hiçbir filmde karakterlerin birbirleriyle bu denli az iletişim kurup birbirlerini bu kadar çok etkilediklerini izlememiştim galiba.
ikincisini çekerseniz büyü bozulur diye düşünmem asla. before sunrise filmi gibi beraber bir gün geçirip başınızdan geçen her şeyi anlatsanız da seyretsem keşke. neyse bu kısmı kafamda hikayeler tahmin ederek tamamlayacağım.

@mavimilena

1 yıl önce

8.9 / 10

Film bana bayramda hediye gelen çikolata gibiydi. Oldukça farklı, eğlenceli ve tatlı bir film. Tadı damağımda kaldı. Çok sevdim. Herkese de tavsiye ederim.

@naksidil

1 yıl önce

8 / 10

Yalnızlığın ve gerçekliğin birleştirdiği iki insan.. Teknolojiden ve kalabalıktan, onca anlamsız koşuşturmacadan, ulaşılması gereken şartlandırılmış bütün hayallerden, bütün yalanlardan uzak.. Güzel bir kurgusu var :)

@iamgzde

4 yıl önce

Her ıssız ada, ıssız olacak değil. Misafirleriniz de olabilir. Nitekim şu söz çok güzeldi ’’Börülceli erişte benim için umut demek.’’ Tamda böyle bir film aslında. Yalnızlık istiyorsanız sizi kendi umut dünyasına çekebilecek bir film.

@serkanaydemir

8 yıl önce

8.1 / 10

Ne güzel bir ülkesin sen böyle.

Güney Kore filmlerinin neden bu kadar sevildiğini şimdi daha iyi anlıyorum. Oyunculuk olsun, kültürleri olsun bu insanlar iyi ki var. Daha önce izlediğim Kore filmlerinden de yola çıkarak insanlar film yapmayı Korelilerden öğrenmeli.Ne güzel bir ülkesin sen ya!Film çok güzeldi. Başından sonuna kadar küçük bir gülümsemeyle, arada tabi dram da vardı, ilerleyen bir yapım. Çok şey anlatıyor:

- İntihar ederken tuvaleti gelen adamın durumunu,

- Balık tutamayan, ama şehrin kirli suyu yüzünden balıkların ölmesiyle balık yemeyi,

- Şarjı az kalmış bir adamın o son arama hakkını kullanmak isteyince birden bankanın kredi kartı ister misiniz diye araması ve telefonun kapanmasını.

- Şehrin ortasındaki yalnızlığı,

- Klavyenin başında ekrana boş boş bakmayı,

- ve tabi ki sevginin gücü sayesinde hayatta kalma isteği...

Böyle filmler az bulunur. Film, şehrin ortasında bir adaya düşen adamın başta bu durumdan korkma
... Devamı
Ne güzel bir ülkesin sen böyle.

Güney Kore filmlerinin neden bu kadar sevildiğini şimdi daha iyi anlıyorum. Oyunculuk olsun, kültürleri olsun bu insanlar iyi ki var. Daha önce izlediğim Kore filmlerinden de yola çıkarak insanlar film yapmayı Korelilerden öğrenmeli.Ne güzel bir ülkesin sen ya!Film çok güzeldi. Başından sonuna kadar küçük bir gülümsemeyle, arada tabi dram da vardı, ilerleyen bir yapım. Çok şey anlatıyor:

- İntihar ederken tuvaleti gelen adamın durumunu,

- Balık tutamayan, ama şehrin kirli suyu yüzünden balıkların ölmesiyle balık yemeyi,

- Şarjı az kalmış bir adamın o son arama hakkını kullanmak isteyince birden bankanın kredi kartı ister misiniz diye araması ve telefonun kapanmasını.

- Şehrin ortasındaki yalnızlığı,

- Klavyenin başında ekrana boş boş bakmayı,

- ve tabi ki sevginin gücü sayesinde hayatta kalma isteği...

Böyle filmler az bulunur. Film, şehrin ortasında bir adaya düşen adamın başta bu durumdan korkmasını ve daha sonra asıl şehrin kendisinin korkunç bir yer olduğunu anlamasını anlatıyor. Çok fazla eleştirisi yapılabilir tabi, ana fikir çerçevesinde. Giderek gelişen teknolojinin, evlere servis yapmanın içine edilme durumu yüzünden sokağa çıkma ihtiyacını, sosyalleşme ihtiyacını giderek azaltılmasını güzel bir yergiyle bizlerle buluşturuyor bu film. Ben çok sevdim. Çok samimi bir oyunculukla da film on numara olmayı başarıyor. En iyi filmler arasına çok rahat girecek bir senaryo, müzik, kamera, oyunculuk ve tabi ki o bizleri kendine bağlayan samimiyet var filmde.

Bu filmi izleyin!

İyi seyirler.

P: 8.1

@mskfilm

8 yıl önce

yönetmen aklı başında bir eleştiri yolu geliştirmiş ve uzak doğunun müthiş mizahı filmi izlenir kılıyor. baş rolümüzün oyunculuğu da gayet başarılıydı.

@delahoya

8 yıl önce

8.1 / 10

absürdlüğü dozunda romantik bir kore filmi.sisteme yapılan güzel bir eleştiri.kredi kartı internet banka kredileri sanal dünyaya kapak niteliğinde bir kore başyapıtı.film ilk dakikalarda çerezlik gibi görünsede ilerledikçe bir empati yaptırıyor insana.

sıkılma duygusunun olduğu sahne iyidi.artı börülce soslu erişteninde tadını merak etmedim değil :)
F

@film_kadini

8 yıl önce

8 / 10

insan zorda kalınca kafası nasıl da çalışıyor. hele bir kişinin kendi terinden tuz üretmesi olayı çok değişik geldi. izlenmeli..

@beneath_the_sky

8 yıl önce

10 / 10

Konusu ve görseliyle inanılmaz bir film. Kurgucunun ellerinden de ayrı bi öpmek lazım. Olağan üstü sürükleyici ve etkileyici bir film. Başucuma aldım,izleyiniz.

@tribal

8 yıl önce

börülce soslu erişte filmin özeti gibiydi.

@gwynbld

9 yıl önce

9 / 10

çok fazla başucuna ekle diyenlerden değilim ama aldım bu filmi. mükemmel az kalır, bitmesin istedim. filmin işleyişi, verdiği mesaj, müzikleri her şeyi çok iyiydi. tereddütsüz izleyin.

@zelenz

9 yıl önce

oncelikle sunu soylemeliyim ki eger filmleri cok realist bir bakis acisiyla izliyorsaniz bu filmde takilacak cok yer bulursunuz ve zaman kaybi olarak gorursunuz.ama mantiginizi bir kenara birakir ve kendinizi kahramanimizin yerine koyarsaniz iste o zaman macera baslar.

verdigi bircok mesaj varken bence filmin en keyifli ani kendi yaptigi eristeyi yemesidir.aslinda insanin ne kadar yaratici sabirli ve azimli olabileceginin ornegidir kim.amaci birgun para kazanip borcunu odemekken diger gun medeniyetin olmadigi bi yerde yalniz basina yiyecek ve yatacak yer bulmak olmustur ve bunu basarmistir.filmin guzel yani ise tum bu olaylari kendine ozgu bir sekilde anlatirken garip ve naif bir ask hikayesinden beslenmesidir.ama ingilizce kismi benim de hosuma gitmedi cok gozume batti.

gulumseyin ve kim in adasinda misafir olun pisman olmayacaksiniz:)

@ozturkkursat

9 yıl önce

9 / 10

çok güzel bir filmdi izlenmeli, izletilmeli

@holyghost90

9 yıl önce

6 / 10

Film bana baya bi absürd geldi.Ama fazla sıkmıyor yinede.

@esmeralda

9 yıl önce

8 / 10

sehrin ortasında ıssız bir ada..

yüzmeyi bilmeyen bir adam intihar etmek için kopruden kendini, adanın da içinde bulunduğu nehire atarsa ne olur ?

o ıssız adaya düşer :)

ölmeyi bile becerememiştir :)

intihar girişimlerine adada devam eder :)

ama yine beceremez, tuvaleti gelir :) (bu sahnede çok güldüm)

kahramanımız ölmeye ara vererek ilk hayatta kalma girişimi olarak, pili bitmek üzere olan telefonuyla yardım ister ama bu cabası bosunadır (Bir ürün satmak için Kim'i arayan satıcı bayan satmaya calıstığı urune o kadar odaklanmıs ki adamın yardım cagrısına otomatık mesaj veren call center gibi cevap verererek onu hayal kırıklığına ugratır. burada kapitalist sistemin kölesi olan çalışanların ne kadar iş odaklı olduğunu, insanlıktan uzaklastıkları ve makinalaştıkları harıka bir şekilde anlatılmış) Birçok girişimi başarısızlıkla sonuçlanan Kim adada mecburi hayatına alışmak zorundadır. Acıkan ka
... Devamı
sehrin ortasında ıssız bir ada..

yüzmeyi bilmeyen bir adam intihar etmek için kopruden kendini, adanın da içinde bulunduğu nehire atarsa ne olur ?

o ıssız adaya düşer :)

ölmeyi bile becerememiştir :)

intihar girişimlerine adada devam eder :)

ama yine beceremez, tuvaleti gelir :) (bu sahnede çok güldüm)

kahramanımız ölmeye ara vererek ilk hayatta kalma girişimi olarak, pili bitmek üzere olan telefonuyla yardım ister ama bu cabası bosunadır (Bir ürün satmak için Kim'i arayan satıcı bayan satmaya calıstığı urune o kadar odaklanmıs ki adamın yardım cagrısına otomatık mesaj veren call center gibi cevap verererek onu hayal kırıklığına ugratır. burada kapitalist sistemin kölesi olan çalışanların ne kadar iş odaklı olduğunu, insanlıktan uzaklastıkları ve makinalaştıkları harıka bir şekilde anlatılmış) Birçok girişimi başarısızlıkla sonuçlanan Kim adada mecburi hayatına alışmak zorundadır. Acıkan karnını ilk önceleri agaç altındaki mantar ve çeşitli otları yiyerek geçiştiren Kim, balık tutmaya calısır ama her turlu cabaları sonucsuzdur. Adadaki atıkları toplayıp değerlendirmeye karar verdiğinde artık varolan seylerın tadını cıkarmayı ve adayı sevmeye başlar. İlk gün sahildeki kumlara yazdığı HELP yazısı artık HELLO olmuştur. (Bu arada Güney Kore filminde kullanılan dillin İngilizce olması bana da saçma geldi)

bir taraftan da; odasından uzun zamandır cıkmayan ve insanlardan kaçan butun dunyası internet olan ve orada yasayan, tek hobisi geceleri ay fotosu ceken bir genç kız cıkar ortaya. Bir gun yıne foto cekerken kadrajına adadaki Kim takılır.O andan itibaren insansız yaşamayı tercih eden asosyal kızımızın hayatı değişecektir. Onu uzaylı zanneden genc kız, Kim'in sahile yazdığı hello yazısına, internetten sipariş verdiği bir şişe içine yazdığı hello notuyla cevap veririr ve evden ilk defa dısarı cıkarak şişeyi adaya fırlatır. Kendı yanlızlığını paylaşabileceği kendi gibi birini bulduğunu düşünür.

Birgün yerde bulduğu bir parca erişte sosu Kim'in hayatına farkli bir bakış açısı getirecektir. Fakat eriştesi olmayan bir sos, bugune kadar yemediği erişteleri aklına getirir ve ona azap verir. Adadaki otlardan hamur yapmaya calışır ama beceremez. "Motivasyon insanın kafasını çalıştırıyor" cümlesiyle kendisini ve bizleri de gaza getiren Kim'in artık erişteyi yapabilmek için zekice bir fikri vardır. Erişte onun için artık bir umuttur. Bundan sonra izlediğimiz sahneler senaryonun ve Kim'in oyunculuğunun ne kadar ozgun ve basarılı oldugunu gosterır. Kim'in umut ettiği ve onca uğraştan sonra yapmayı başardığı Börülce soslu erişteyi yerken agladığı sahne beni de ağlattı.

kendi yiyeceğini üretebilmek için tohumun temin edlmesinden başlayarak, tohumdan tahıl üretme çabası , onun buyumesı ıcın gerekli ortamları ve kosulları saglaması, daha saglıklı gubre uretmeliyim derken o an ıhtıyacı olan en onemlı seyın tuz oldugunu farketmesi ve kendi teninden tuz temin etmesi, tahılların buyudugunu gormesı ve ilk mahsulunu gordugu andakı sevıncı ve butun bunların sonucunda umut ettim çabaladım ve erişteyi yapmayı başardım sevinci çok başarılıydı ve bize umut, azim, çaba, yokluk, imkan gibi birçok kavramı sorgulatırken, hayat hakkında yeni bakış açıları da kazandırıyordu.

Kim'in içinde bulunduğu çıkmazdan kendini kurtarmak için başka bir hayat kurmak yerine intihar etmeyi düşünmesi gözünü açtığında adada kendini yapayalnız ve kurtarılmayı bekleyen yine çaresiz bir adam olarak intihara teşebbüslerinin sonuç vermemesi ile aslında buradaki hayatın daha önce kurmuş olduğu hayatlardan daha güzel oldugunu görerek hiç birşeye ihtiyac duymadan hatta insanlardan kaçarak adada yalnız ve asıl istediği hayatın bu olduğunu farketmesi. İşte bu Kim'in hayatının dönüm noktasıydı. Her son yeni bir başlangıçtır.


Çokça güldüren ve nerdeyse her sahnesinde düşündüren; imkansızlıkların ve çaresizliklerin insanın hayatındaki amaçları nasıl birden bire değiştirdiğini gördüğümüz, kapitalizmin insanlara dayattığı tüketim toplumu, insanların yalnızlaşması, çaresizlik gibi kavramları cok iyi işleyen, bazı saçma sahneleri olsa da özgün bir senaryosu ve şahane oyunculukları olan insana yeni bakış açıları kazandıran trajikomik ama eğlenceli bir filmdi
SPOILER

Kim'in Adası filmine Benzer Film ekliyorsun.

Arama Sonuçları

Kim'in Adası filmini Kategorize ediyorsun.

Bu filmi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

Kim'in Adası filmine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

FİLM İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL