Drakula İstanbul'da Yorumları

Drakula İstanbul'da filmi detayları

@ayazwho

2 ay önce

Bu filmde sis oluşturmak için sigara üfledikleri gerçeği beni bitiriyor. Sam Raimi bu filmi görüp Evil Dead'i yapmış olabilir idol bir film.

@neuromancer

8 ay önce

Mutlaka izlenmesi gereken efsane! İlk defa Bram Stoker'ın romanına bu kadar bağlı kalan bir Dracula filmi. Hem de Türk yapımı! Sinemamız keşke bu çizgide kalabilseydi.

@furkandgn9

1 yıl önce

6 / 10

"Kuzum, kimdir bu Kont Drakula?"

1949 yapımı Çığlık filminin kayıp olduğunu sayarsak elimizdeki en eski Türk korku filmi Drakula İstanbul'da. Ufak İslami ögelerin eklenmesi ve coğrafya değişikliği dışında kitabın neredeyse birebir uyarlaması. Hatta öz esere sadık kalması sebebiyle yurtdışında da hatırı sayılır derecede bahsi dönmüş. Öncesinde birçok eserde Kazıklı Voyvoda/Dracula bağından bahsedilmiş olsa da film düzeyinde buna yer veren ilk iş olduğu söyleniyor. Ayrıca vampir görünümüne "uzun köpek dişleri" eklemesini yapan ilk film olduğu da söyleniyor. Bu konuyu biraz araştırdım ve muhtemelen doğru. Terence Fisher'ın 1958 yapımı Dracula'sından öncesinde bu tasviri görmedim. Vampirlerin benzetildiği hayvanlar dolayısıyla eski çizimlerde sivri köpek dişlerini görmemiz doğal ve filmdeki tercihin değerini ne ölçüde etkiliyor bilemiyorum. Öte yandan bir diğer özelliği de sinemamızda erotizmi ilk kez kullanan film olması. Bir Dracula filminde erotizm şart gibidir ve bu da Güzin karakte
... Devamı
"Kuzum, kimdir bu Kont Drakula?"

1949 yapımı Çığlık filminin kayıp olduğunu sayarsak elimizdeki en eski Türk korku filmi Drakula İstanbul'da. Ufak İslami ögelerin eklenmesi ve coğrafya değişikliği dışında kitabın neredeyse birebir uyarlaması. Hatta öz esere sadık kalması sebebiyle yurtdışında da hatırı sayılır derecede bahsi dönmüş. Öncesinde birçok eserde Kazıklı Voyvoda/Dracula bağından bahsedilmiş olsa da film düzeyinde buna yer veren ilk iş olduğu söyleniyor. Ayrıca vampir görünümüne "uzun köpek dişleri" eklemesini yapan ilk film olduğu da söyleniyor. Bu konuyu biraz araştırdım ve muhtemelen doğru. Terence Fisher'ın 1958 yapımı Dracula'sından öncesinde bu tasviri görmedim. Vampirlerin benzetildiği hayvanlar dolayısıyla eski çizimlerde sivri köpek dişlerini görmemiz doğal ve filmdeki tercihin değerini ne ölçüde etkiliyor bilemiyorum. Öte yandan bir diğer özelliği de sinemamızda erotizmi ilk kez kullanan film olması. Bir Dracula filminde erotizm şart gibidir ve bu da Güzin karakterini oynayan Annie Ball'un danslarıyla sağlanmış. Hatta Güzin karakterinin bir noktada tacize uğraması ve filmin sonlarına doğru Drakula'nın ona "sen ne tatlı bir varlıksın, seni yudum yudum içeceğim" demesiyle kaza eseri ya da bilerek taciz konusunu da aklıma getirdi.

Elbette filmin maddi yetersizliği bugün izlenmesini çok zorlaştırıyor. Ses kaymaları, yetersiz ışıklandırma ve muhtemelen eski kameralar nedeniyle 1910'lu yılların filmleri gibi görünmesi başlıca sebepler. Halen revize edilmemiş olması da büyük ayıp. Çünkü ekibin kendi halinde bulduğu çözümlerle (bkz; sis için topluca sigara içilmesi, Drakula'nın duvarda yürüdüğü sahnenin çekimi, şatonun ucuz maketi) Türk sinemasının en önemli eserlerinden biri oluşturulmuş. 2022 yılında dahi bu kadar inanılarak ve uğraşılarak yapılan bir korku filmi göremiyoruz. Kostümcüden alınmış ucuz kostümlerle, ucuz bilgisayar efektleriyle bir şeyler deniyoruz hala. İşte bu yüzden "bütçe yok, yapa yapa daha iyi olacak" sözü sinemada geçersiz. Bütçen yoksa çözüm üretirsin ve yapa yapa daha iyi hale getireceğin şey yönetmenlik olabilir, teknik yeterlilikler olabilir, ne bileyim oyunculuk olabilir. Ama bunlar da sınırlarda yapılırsa zamanla öğrenilir.

@kinetoskop

12 yıl önce

Amerika'da bir film festivalinde oldukça tebrik topladığı bilinir.

Zamanına göre izlediğinizde ve Mehmet Muhtar'ın yok bütçeyle bu filmi çekmeye çalıştığını göz önünde bulundurduğunuzda türk korku sineması tarihinin başarılı sayılabilecek bir giriş filmi olduğu gözlemlenebilir. Atıf Kaptan oldukça hoş (daha doğru bir terim bulamadım ne yazık ki) bir oyunculuk ile çıkar karşımıza filmde.

Üzerine tarışılası bir filmdir.

---spoiler--- 'lı not:

Tabutlara dikkat edin efendim. Reklam göreceksiniz.

@dehsett

16 yıl önce

Drakula İstanbulda, ilk Türk korku filmidir. Ama zamane izleyicileri için bir korku değil komedi olarak da izlemek mümkün. Özellikle akşam şatoda yemeği sunan garsonun olduğu sahneler ayrı komiktir, br de muska sahnesi:)
SPOILER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL