Okul filmini Türk sinemasında farklı bir konu işliyor diye açtım ve filmden umudum da vardı. Ancak film, direkt aşırı klasik bir senaryoya sahip olduğunu belli etti; bende beklentimi ona göre düşürmek zorunda kaldım. Belli bir yere kadar iyiyiz, “ortalama bir şey” diyoruz ama bir saat izleyince artık “yeter, ben bunları neden izliyorum?” diyorum. Çünkü film bir türlü açılmak bilmiyor, saçma sapan gerilimler vermeye çalışıyor, belki de kendince gizem yaratmaya çalışıyor olabilir ama daha ilk dakikalarda o gizemi anlıyoruz.
Buradan sonra bir tık spoiler olabilir, ona göre devam edin: Film, geri gelen ruh (hayalet) temasını işliyor ve bunu yaparken bir yandan da hemen her okulda yaşanan zorbalıklara değiniyor. Böyle söyleyince iyi veya ortalama geliyor, biliyorum. Taylan biraderler ellerindeki bu ortalama veya üstü senaryoyu tam anlamıyla bok edip, saçma sapan işliyor. Filmde belli başlı sahneler var; korku ve komediyi harmanlamaya çalıştıkları... Ben o sahnelerde cidden güldüm ama kom... Devamı
Okul filmini Türk sinemasında farklı bir konu işliyor diye açtım ve filmden umudum da vardı. Ancak film, direkt aşırı klasik bir senaryoya sahip olduğunu belli etti; bende beklentimi ona göre düşürmek zorunda kaldım. Belli bir yere kadar iyiyiz, “ortalama bir şey” diyoruz ama bir saat izleyince artık “yeter, ben bunları neden izliyorum?” diyorum. Çünkü film bir türlü açılmak bilmiyor, saçma sapan gerilimler vermeye çalışıyor, belki de kendince gizem yaratmaya çalışıyor olabilir ama daha ilk dakikalarda o gizemi anlıyoruz.
Buradan sonra bir tık spoiler olabilir, ona göre devam edin: Film, geri gelen ruh (hayalet) temasını işliyor ve bunu yaparken bir yandan da hemen her okulda yaşanan zorbalıklara değiniyor. Böyle söyleyince iyi veya ortalama geliyor, biliyorum. Taylan biraderler ellerindeki bu ortalama veya üstü senaryoyu tam anlamıyla bok edip, saçma sapan işliyor. Filmde belli başlı sahneler var; korku ve komediyi harmanlamaya çalıştıkları... Ben o sahnelerde cidden güldüm ama komik olduğu için değil, cringe olduğu için güldüm. Filmi izleyenler sahneleri tahmin ediyordur diye düşünüyorum.
Oyunculuklara gelecek olursam; filmde Emre Kınay, Halit Ergenç, Ahmet Mümtaz Taylan ve Ali Sunal gibi, daha birkaç tane de iyi isimler yer alsa da, bu isimlerin rolleri az. Rolleri az olduğu için onlara değinmiyorum. Başrollere gelecek olursam, ciddi anlamda kötüydü. En ufak bir gerilimde hepsi birden cırtlak ses tonlarıyla çığlık atıyorlar. Ben gerilecek bile olsam, kulağımın çınlaması yüzünden o duyguya giremiyorum.
Belki biri gelip “Mia Goth çığlık atınca seversin” yazar diye onu da açıklayayım: Çığlığın bir tonu olur ve Mia Goth bunu gerçekten başarıyor. Ayrıca her sahnede de olmamalı çığlık dediğim şey. Yönetmenlerin tecrübesizliğine verelim bunları.
Demem o ki, cin yok diye iyi bir film olmuyormuş; öyle bir şey umuyorsanız, üzgünüm ama yok. Filmin pazarlamasını yaparken çok düşünmüşler mi acaba diye sormak gerek ekibe. Öyle bir şey yapmışlar ki; “yok, Okul filmi ilk Türk korku filmiymiş” falan... Tamam abicim, sizsiniz diyesi geliyor insanın. Tamam, Okul filmi gelene kadar uzun zamandır korku filmi çıkmıyormuş ülkede, orası doğru ama yanlış cümle seçimi.
İlk yerli film Aydın Arakon’un 1949 yapımı Çığlık filmiydi. Fiziki bir kopyası günümüzde olmasa da, ilk korku filmimiz olarak kabul edilir.
Daha sonrasında Drakula İstanbul'da, Ölüler Konuşmaz Ki ve Şeytan gibi korku filmlerimiz de var. Tabii, Şeytan filminden sonra çıkan ilk korku filmi de Okul oldu. Sonrasında da korku filmlerimiz genellikle cinlere evrildi.
Sanırım filmle ilgili olumlu yönde bir şey söyleyemeyeceğim. Sadece son sahnelere doğru, Stephen King’in The Shining (Medyum) romanının Altın Kitaplar yayınevinin ikinci baskısı gözüküyor; oradan bir övgü alabilir.
Çok iyi bir film değil ama yine de izlenir.Arkadaşlarla izlerken filmden bir sahne o anda başımıza gelmişti,biraz ürkmemize neden olmuştu:)..En çok gerildiğim sahne,çocuğun derste dua okurken,hayaletin bir anda arkasında belirmesiydi..
Dini temalar içermeden korku filmi falan yapamıyoruz arkadaş. Dini temalar olsa da sadece bizi korkutuyor o da denk gelirse. Filmi izlerken "ıııııyyyyyyyyyy" sesini çok çıkarttım. Kötünün de kötüsü..
@burakt0
1 yıl önce
3.2 / 10
Buradan sonra bir tık spoiler olabilir, ona göre devam edin: Film, geri gelen ruh (hayalet) temasını işliyor ve bunu yaparken bir yandan da hemen her okulda yaşanan zorbalıklara değiniyor. Böyle söyleyince iyi veya ortalama geliyor, biliyorum. Taylan biraderler ellerindeki bu ortalama veya üstü senaryoyu tam anlamıyla bok edip, saçma sapan işliyor. Filmde belli başlı sahneler var; korku ve komediyi harmanlamaya çalıştıkları... Ben o sahnelerde cidden güldüm ama kom ... Devamı
Buradan sonra bir tık spoiler olabilir, ona göre devam edin: Film, geri gelen ruh (hayalet) temasını işliyor ve bunu yaparken bir yandan da hemen her okulda yaşanan zorbalıklara değiniyor. Böyle söyleyince iyi veya ortalama geliyor, biliyorum. Taylan biraderler ellerindeki bu ortalama veya üstü senaryoyu tam anlamıyla bok edip, saçma sapan işliyor. Filmde belli başlı sahneler var; korku ve komediyi harmanlamaya çalıştıkları... Ben o sahnelerde cidden güldüm ama komik olduğu için değil, cringe olduğu için güldüm. Filmi izleyenler sahneleri tahmin ediyordur diye düşünüyorum.
Oyunculuklara gelecek olursam; filmde Emre Kınay, Halit Ergenç, Ahmet Mümtaz Taylan ve Ali Sunal gibi, daha birkaç tane de iyi isimler yer alsa da, bu isimlerin rolleri az. Rolleri az olduğu için onlara değinmiyorum. Başrollere gelecek olursam, ciddi anlamda kötüydü. En ufak bir gerilimde hepsi birden cırtlak ses tonlarıyla çığlık atıyorlar. Ben gerilecek bile olsam, kulağımın çınlaması yüzünden o duyguya giremiyorum.
Belki biri gelip “Mia Goth çığlık atınca seversin” yazar diye onu da açıklayayım: Çığlığın bir tonu olur ve Mia Goth bunu gerçekten başarıyor. Ayrıca her sahnede de olmamalı çığlık dediğim şey. Yönetmenlerin tecrübesizliğine verelim bunları.
Demem o ki, cin yok diye iyi bir film olmuyormuş; öyle bir şey umuyorsanız, üzgünüm ama yok. Filmin pazarlamasını yaparken çok düşünmüşler mi acaba diye sormak gerek ekibe. Öyle bir şey yapmışlar ki; “yok, Okul filmi ilk Türk korku filmiymiş” falan... Tamam abicim, sizsiniz diyesi geliyor insanın. Tamam, Okul filmi gelene kadar uzun zamandır korku filmi çıkmıyormuş ülkede, orası doğru ama yanlış cümle seçimi.
İlk yerli film Aydın Arakon’un 1949 yapımı Çığlık filmiydi. Fiziki bir kopyası günümüzde olmasa da, ilk korku filmimiz olarak kabul edilir.
Daha sonrasında Drakula İstanbul'da, Ölüler Konuşmaz Ki ve Şeytan gibi korku filmlerimiz de var. Tabii, Şeytan filminden sonra çıkan ilk korku filmi de Okul oldu. Sonrasında da korku filmlerimiz genellikle cinlere evrildi.
Sanırım filmle ilgili olumlu yönde bir şey söyleyemeyeceğim. Sadece son sahnelere doğru, Stephen King’in The Shining (Medyum) romanının Altın Kitaplar yayınevinin ikinci baskısı gözüküyor; oradan bir övgü alabilir.
@frigg
12 yıl önce
@mdhre
13 yıl önce
@mrsdance
14 yıl önce
@caneroduncu
14 yıl önce
@jadeyit
16 yıl önce
1 / 10
@lowen
16 yıl önce
4 / 10
@raphalleon
16 yıl önce
2.2 / 10
@darkwarer
16 yıl önce
@ceyyoo
17 yıl önce