himym'dan her zaman daha iyi bulduğum bir sitcomdur. ismiyle örtüşecek şekilde ciddi ciddi sizin arkadaşınız olur karakterler. nispeten geç şans verdiğim bir yapım oldu.
Arkadaş grubuna dahil olmak istediğim o ekip :) Joey ve Phoebe favorim.. İzleyecek hiçbir şey bulamadığımda açıp tekrar izlediğim tek dizi.. Kalp kalp kalp
Maalesef bitirdim ve boğazıma bir yumru oturdu. Hiç bitsin istemiyordum. Bugüne kadar çok dizi izledim. Çok diziden keyif aldım veya etkilendim. Ama bitmesin istediğim tek dizi Friends olabilir.
İlk bölümü hiç sevmedim. 30 sene önceki bir dizinin, o zaman moda olan gülme efektleri rahatsız etti. "E bu efekt hep olacak mı?" diye düşünüp bir hafta izlemedim. Beni diziye bağlayan tüm şehirde elektriklerin kesildiği (01x07) bölümdü. Chandler'ın ATM'de modelle yalnız kaldığındaki muhabbetler güldürünce dizi daha farklı bir tat almaya başladı. Zaten bir yerden sonra gülme efektleri hiç etkilemedi. Replikler o kadar ince düşünülmüş, o kadar güzel yazılmış ki; gülmekten gülme efektlerini duymuyorsunuz.
Dizi o kadar şanslı bir dönemde çekilmiş ki; hem 90'ların havası var. Hem 2000'lere geçiş dönemi var. Bir kere dizi başladığında teknoloji çok eski. Cep telefonları yok, ara ara telsiz telefonlar gözüküyor. Chandler kocaman bir bilgisayar getiriyor, diğer karakterler bilgisayara yabancı. B... Devamı
Maalesef bitirdim ve boğazıma bir yumru oturdu. Hiç bitsin istemiyordum. Bugüne kadar çok dizi izledim. Çok diziden keyif aldım veya etkilendim. Ama bitmesin istediğim tek dizi Friends olabilir.
İlk bölümü hiç sevmedim. 30 sene önceki bir dizinin, o zaman moda olan gülme efektleri rahatsız etti. "E bu efekt hep olacak mı?" diye düşünüp bir hafta izlemedim. Beni diziye bağlayan tüm şehirde elektriklerin kesildiği (01x07) bölümdü. Chandler'ın ATM'de modelle yalnız kaldığındaki muhabbetler güldürünce dizi daha farklı bir tat almaya başladı. Zaten bir yerden sonra gülme efektleri hiç etkilemedi. Replikler o kadar ince düşünülmüş, o kadar güzel yazılmış ki; gülmekten gülme efektlerini duymuyorsunuz.
Dizi o kadar şanslı bir dönemde çekilmiş ki; hem 90'ların havası var. Hem 2000'lere geçiş dönemi var. Bir kere dizi başladığında teknoloji çok eski. Cep telefonları yok, ara ara telsiz telefonlar gözüküyor. Chandler kocaman bir bilgisayar getiriyor, diğer karakterler bilgisayara yabancı. Bu yönüyle bir geçiş dönemini de yaşatıyor. Friends'i bu kadar özel kılan sebeplerden biri; kadrosunun devamlılığı. Arada şimdinin ünlü isimleri konuk olarak katılıyor. 6 başrol oyuncusunu 10 sene boyunca dizide tutmak ise büyük başarı. Üstelik bu diziyle birlikte Jennifer Aniston en ünlü olduğu dönemi yaşayıp Brad Pitt'le evleniyor. Her bölüm farklı bir konu üzerinde dursa da; temelde derli toplu bir teması var. Ayrıca o kadar basit, o kadar günlük konulardan o kadar güzel bölümler çıkarmışlar ki; şaşırmamak elde değil. Sezon geçişleri çok başarılı. Her sezonun ilk bölümü, önceki sezonun son bölümünün devamı niteliğinde oluyor. Sonra yeni bir ana konuya geçiş geliyor; saç ve imajlar değişiyor. Zaten 10 sene boyunca karakterlerin evrilmelerine; dönemin modasının, saç ve imajlarının değişimine şahit oluyoruz. Benim favorim hala ilk sezondaki imajlar. Hem oyuncular çok genç, hem saçları ve giyim tarzları müthiş. Dizi tamamiyle mükemmel mi? Elbette değil. 7. sezon itibariyle biraz da olsa düşüşe geçiyor. Karakterler arasında zorlama ilişki denemeleri oluyor. Aynı zamanda oyunculuklar gelişiyor. Jennifer Aniston ilk sezonlarda biraz sırıtırken, zamanla rolüyle tamamen bütünleşiyor. Diziye giren misafir bir oyuncuyu diziden çıkarma işini ustaca yapıyorlar. Pat diye ortadan kaybolmuyor. Mutlaka hikayeye yediriyor. Buna evdeki evcil hayvanlar bile dahil.
Bazı sezonlarda karakterlerin etkisi azalıyor. Örneğin nişan sonrası Chandler biraz daha pasif bir karaktere dönüşüyor. Monica'nın takıntılı, kontrol manyağı kişiliği zaman zaman rahatsız edici olsa da; aile ortamını sağlayan en anaç karakter olması Monica'yı sevmemizi sağlıyor. Phoebe ve Joey gerçekten komik. Ross ilk sezondan beri belli bir tarza sahip ve dizideki en oturmuş karakter. Diziye sokulan anlamsız karakterler de yok değil. Ursula, Tag, Elizabeth gibi. Benim favori karakterim çok uzun bir dönem Chandler oldu. Esprileri zeka içeriyordu. Son sezonlarda biraz daha hepsini yakın derecede sevdiğimi fark ettim. Bir gecede 6-7 bölüm izlediğim oldu. Son bölümü izleyip bitirmek istemesem de bir şekilde bitirdim. En sevdiğim bölümler: S4.E12 ∙ The One with the Embryos ve S5.E14 ∙ The One Where Everybody Finds Out diyebilirim. Bu ikisinde gülmekten gözümden yaşlar geldi. Güldürdüğü kadar duygulandıran bölümleri de var. Bir kurgu izlemek gibi değil de; bir arkadaş grubunun hayatlarının 10 senesini izlemek gibiydi. Yeri kolay kolay dolmaz.
how i met your mother çok severim, scrubs çok severim, the office çok severim, seinfeld severim, married with children çok severim, the big bang theory çok severim ve bunlardan çok daha fazlasını sayabilirim. Ancak gerçekten arkadaşım gibi hissettiğim, rüyamda birlikte takıldığımı gördüğüm tek arkadaş grubu friends dizisindekiler. Etkisi çok farklı, anıları çok farklı. Sırf eskitmeyeyim, alışmayayım diye tekrar izlemeye korktuğum kıymetli bir dizi.
İlk 3 sezonu izledim hepsi çok iyiler bariz bir şekilde birisini öne atamıyorum başlarda ross ve monica daha çok ilgimi çekiyordu ama zamanla joey chandler phoebe'i de ekledim rachelıda sevdim ama ufak bir farkla geride kaldı kendisi benim için. Özellikle joey en güldüren en karizmatik en favori karakterim.
Özellikle türünde öncü olduğundan oldukça popüler olmuş bir dizidir. Bölümlerin %80 civarının başarılı olduğunu düşünüyorum. Bazılarında son derece başarılı espriler varken bazılarında özellikle ahlaki açıdan bazı şeylerin cılkının çıkarıldığını düşünüyorum. Özellikle rachel’ın bebeği doğduktan sonra ayrı oldukları halde Rachel, Ross ve Rachel’ın annesi aynı evde kalma kararı aldıkları nokta pes dedirtti. Her karakterin kendine özgü bir başarısı olmasına rağmen Phoebe karakterini özellikle beğendim.
Canım ciğerim kardeşim arkadaşım vs diye nitelendirebileceğim karakterlerin yer aldığı, sıcacık, ses efektlerine rağmen rahatsızlık duymadan büyük zevk alarak izlediğim, bol bol güldüğüm kimi zaman duygulandığım, sonuna geldiğimde hepsine sarılıp vedalaşarak gözlerimin hafif dolduğu çok güzel bir maceraydı. Favori karakter sıralaması yapamıyorum ayıp günah gibi geliyor ama ross, phoebe, chandler, monica size aşığım joey, rachel bebeklerim siz sonraya kalıyorsunuz. Veee tabii ki joey nin menajeri estelle i saygı ve sevgiyle anıyorum "jo-ey it’s estelle" ^^
@yokitosama
1 yıl önce
8 / 10
@irmm
1 yıl önce
9 / 10
@stiff
1 yıl önce
9.2 / 10
İlk bölümü hiç sevmedim. 30 sene önceki bir dizinin, o zaman moda olan gülme efektleri rahatsız etti. "E bu efekt hep olacak mı?" diye düşünüp bir hafta izlemedim. Beni diziye bağlayan tüm şehirde elektriklerin kesildiği (01x07) bölümdü. Chandler'ın ATM'de modelle yalnız kaldığındaki muhabbetler güldürünce dizi daha farklı bir tat almaya başladı. Zaten bir yerden sonra gülme efektleri hiç etkilemedi. Replikler o kadar ince düşünülmüş, o kadar güzel yazılmış ki; gülmekten gülme efektlerini duymuyorsunuz.
Dizi o kadar şanslı bir dönemde çekilmiş ki; hem 90'ların havası var. Hem 2000'lere geçiş dönemi var. Bir kere dizi başladığında teknoloji çok eski. Cep telefonları yok, ara ara telsiz telefonlar gözüküyor. Chandler kocaman bir bilgisayar getiriyor, diğer karakterler bilgisayara yabancı. B ... Devamı
İlk bölümü hiç sevmedim. 30 sene önceki bir dizinin, o zaman moda olan gülme efektleri rahatsız etti. "E bu efekt hep olacak mı?" diye düşünüp bir hafta izlemedim. Beni diziye bağlayan tüm şehirde elektriklerin kesildiği (01x07) bölümdü. Chandler'ın ATM'de modelle yalnız kaldığındaki muhabbetler güldürünce dizi daha farklı bir tat almaya başladı. Zaten bir yerden sonra gülme efektleri hiç etkilemedi. Replikler o kadar ince düşünülmüş, o kadar güzel yazılmış ki; gülmekten gülme efektlerini duymuyorsunuz.
Dizi o kadar şanslı bir dönemde çekilmiş ki; hem 90'ların havası var. Hem 2000'lere geçiş dönemi var. Bir kere dizi başladığında teknoloji çok eski. Cep telefonları yok, ara ara telsiz telefonlar gözüküyor. Chandler kocaman bir bilgisayar getiriyor, diğer karakterler bilgisayara yabancı. Bu yönüyle bir geçiş dönemini de yaşatıyor. Friends'i bu kadar özel kılan sebeplerden biri; kadrosunun devamlılığı. Arada şimdinin ünlü isimleri konuk olarak katılıyor. 6 başrol oyuncusunu 10 sene boyunca dizide tutmak ise büyük başarı. Üstelik bu diziyle birlikte Jennifer Aniston en ünlü olduğu dönemi yaşayıp Brad Pitt'le evleniyor. Her bölüm farklı bir konu üzerinde dursa da; temelde derli toplu bir teması var. Ayrıca o kadar basit, o kadar günlük konulardan o kadar güzel bölümler çıkarmışlar ki; şaşırmamak elde değil. Sezon geçişleri çok başarılı. Her sezonun ilk bölümü, önceki sezonun son bölümünün devamı niteliğinde oluyor. Sonra yeni bir ana konuya geçiş geliyor; saç ve imajlar değişiyor. Zaten 10 sene boyunca karakterlerin evrilmelerine; dönemin modasının, saç ve imajlarının değişimine şahit oluyoruz. Benim favorim hala ilk sezondaki imajlar. Hem oyuncular çok genç, hem saçları ve giyim tarzları müthiş. Dizi tamamiyle mükemmel mi? Elbette değil. 7. sezon itibariyle biraz da olsa düşüşe geçiyor. Karakterler arasında zorlama ilişki denemeleri oluyor. Aynı zamanda oyunculuklar gelişiyor. Jennifer Aniston ilk sezonlarda biraz sırıtırken, zamanla rolüyle tamamen bütünleşiyor. Diziye giren misafir bir oyuncuyu diziden çıkarma işini ustaca yapıyorlar. Pat diye ortadan kaybolmuyor. Mutlaka hikayeye yediriyor. Buna evdeki evcil hayvanlar bile dahil.
Bazı sezonlarda karakterlerin etkisi azalıyor. Örneğin nişan sonrası Chandler biraz daha pasif bir karaktere dönüşüyor. Monica'nın takıntılı, kontrol manyağı kişiliği zaman zaman rahatsız edici olsa da; aile ortamını sağlayan en anaç karakter olması Monica'yı sevmemizi sağlıyor. Phoebe ve Joey gerçekten komik. Ross ilk sezondan beri belli bir tarza sahip ve dizideki en oturmuş karakter. Diziye sokulan anlamsız karakterler de yok değil. Ursula, Tag, Elizabeth gibi. Benim favori karakterim çok uzun bir dönem Chandler oldu. Esprileri zeka içeriyordu. Son sezonlarda biraz daha hepsini yakın derecede sevdiğimi fark ettim. Bir gecede 6-7 bölüm izlediğim oldu. Son bölümü izleyip bitirmek istemesem de bir şekilde bitirdim. En sevdiğim bölümler: S4.E12 ∙ The One with the Embryos ve S5.E14 ∙ The One Where Everybody Finds Out diyebilirim. Bu ikisinde gülmekten gözümden yaşlar geldi. Güldürdüğü kadar duygulandıran bölümleri de var. Bir kurgu izlemek gibi değil de; bir arkadaş grubunun hayatlarının 10 senesini izlemek gibiydi. Yeri kolay kolay dolmaz.
@kerimapaydin
3 yıl önce
@brungbebas
3 yıl önce
@tarik75
4 yıl önce
10 / 10
@masquerade
4 yıl önce
@tiamath
5 yıl önce
8 / 10
@omelas
5 yıl önce
@tamayrphalange
6 yıl önce
9 / 10