9 yıl önce
Sense8 dizisine yorum yazdı:
Bu dizi şizofren olma isteğimi tetikliyor
Symbol filmine yorum yazdı:
yorumum silinmiş, ve madem benden bahsedilmiş, tekrar eklemeliyim bu güzide film hakkındaki fikrimi
"Gözünü bembeyaz kapısız bir odada açan isimsiz kahramanımız, ilk başta şaşkınlık yaşasa da kısa sürede ortama uyum sağlayıp oradan çıkış yolu aramaya koyulur. Ona ihtiyaçlarını sağlayan duvardaki onlarca küçük çocuk penisinden hangisine basarsa işe yarar bir şey elde edeceğini, yavaş yavaş kavrayıp planlı hareket etmeye başlar.
Öğrenme, deneyim ve gelecek olmak üzere üç bölümden oluşan bu film ismiyle müsemma semboller bütününden ibaret bir VAROLUŞ filmidir. Bolca çocuk pipileriyle dolu olan bu film harika bi freudçu bakış açısıyla hazırlanmış gibi. Psikanalizde penis iktidarı, gücü simgelerken parmak da iradeyi simgeler. Bembeyaz, duvarları çocuk penisleriyle dolu olan bir odada gözünü açan kahramanımız, üzerindeki renkli pijama ve hatta saç kesim şekliyle çocukluk döneminin başlangıcını simgeliyor. Dört duvar arasında ne yapacağını nasıl çıkacağını bilmeyen kahramanımız tesadüfen pe ... Devamıyorumum silinmiş, ve madem benden bahsedilmiş, tekrar eklemeliyim bu güzide film hakkındaki fikrimi
"Gözünü bembeyaz kapısız bir odada açan isimsiz kahramanımız, ilk başta şaşkınlık yaşasa da kısa sürede ortama uyum sağlayıp oradan çıkış yolu aramaya koyulur. Ona ihtiyaçlarını sağlayan duvardaki onlarca küçük çocuk penisinden hangisine basarsa işe yarar bir şey elde edeceğini, yavaş yavaş kavrayıp planlı hareket etmeye başlar.
Öğrenme, deneyim ve gelecek olmak üzere üç bölümden oluşan bu film ismiyle müsemma semboller bütününden ibaret bir VAROLUŞ filmidir. Bolca çocuk pipileriyle dolu olan bu film harika bi freudçu bakış açısıyla hazırlanmış gibi. Psikanalizde penis iktidarı, gücü simgelerken parmak da iradeyi simgeler. Bembeyaz, duvarları çocuk penisleriyle dolu olan bir odada gözünü açan kahramanımız, üzerindeki renkli pijama ve hatta saç kesim şekliyle çocukluk döneminin başlangıcını simgeliyor. Dört duvar arasında ne yapacağını nasıl çıkacağını bilmeyen kahramanımız tesadüfen penislerden birine dokunur ve karşılığında bi ödül alır. Penislere biçilen roller ve öğrenme yoluyla sebep sonuç ilişkisini kurarak odadan çıkmanın yollarını arar. Tabi ki her penis adamın istediği değil fallusun istediklerini, adamın hayatta kalmasını ve kahramanımızın ihtiyacı olan şeyleri ona verir. Aynı zamanda adamımız fallusun istemediği şeyi yaptığında da cezalandırılır. Tıpkı hayatımız gibi.
Film boyunca kahramanımız, odadan çıkmaya dair ürettiği her fikirle birlikte fiziksel olarak da değişir. Çocuk görünümünde başladığı kendini tanıma evresi, sorumluluk kazandıkça yetişkin bi görünüme doğru yavaşça ilerler.
Adam kapıyı açıp hiçliğin ortasına düşünce bir zamanlar kurtulmaya çalıştığı odanın hasretini çekip, orada aslında ne kadar mutlu olduğunu hayal ederek ağlamaya başlıyor. Tanıdık geliyor mu?
Film hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse eğer 2009 yapımı bir japon filmi. Zaten bu kafa başka hangi millette var ki? Ha bi de fantastik komedi türündeki filmin yönetmeni ve senaristi de film boyunca pipilerle haşır neşir olan Hitoshi Matsumoto. Adam kendi yazmış kendi yönetmiş, başrolü de kendine vermiş."
öpücükler :***
Robot Kız filmine yorum yazdı:
aslında çok sıradışı ya da etkileyici bi film sayılmaz fakat beni çok başka yönlerden etkileyerek iki küçük detayla başucu filmim oldu. canınız sıkıyorsa, azıcık gülmek biraz da hüzünlenmek istiyorsanız zaman harcadığınız güzel filmlerden biri olabilir.
Dünyalı filmine yorum yazdı:
filmde din konusu nerdeyse birinci saate yakın işleniyor. O, 50 dakika boyunca anlatılan her şeyi meraklı bir gözle ve açık bir fikirlilikle izleyip 51. dakikada din bahsi geçince "öff bugüne kadar izlediyim en saçma filimdi yiaa" olmak, ikiyüzlülükten başka bi şey değil bence.profesörün de dediği gibi " eleştirel olarak dinleyebilirim ama hiçbir konuda bir sonuca varmam gerekmiyor"
Prenses Kaguya Masalı filmine yorum yazdı:
ben çok sevdim, mitolojiyi de pek severim zaten. ama hep aynı şeyi yapıyorum. ne zamn mitolojik bir hikaye duysam ya da izlesem uzaylılara bağlıyorum :( zira Kaguya da japon kültüründe yerini almış, uzun yıllar ve hala anlatıla gelen bi hikaye olduğu, tarihlerinde yaşattıkları için bunda da aynı şeyi düşündüm. uzaydan gönderilen (denek) prenses, bilgi toplamak için dünyaya gelir ve önceki tüm (denek) prensesler gibi hüznü ve "pisliği" keşfeder. gereksiz bilgiler olduğundan unutturulur. heheh allam çok seviyom böyle şeyleri.
When a Wolf Falls in Love with a Sheep filmine yorum yazdı:
Yer yer stop motion zaman zaman da animasyon tekniği kullanılmış. Amelie'vari masalsı bi havası olan film, dolapta öylece kaderine terk edilen eşyaların bile, başlıbaşına bir hikayesi olduğunu gösteriyor. Çok tatlıydı, karakterleri, konusu, anlatım şekli... Artı pek çok da hayat felsefisini paylaşıyor film. Ha bi de olur da izlerseniz film bitince akan castı kapatmayın, çünkü sonunda sizi minik bi sürpriz bekliyor olacak.
Hear Me filmine yorum yazdı:
neden bu film"18 yaşından küçük bireyler için sakıncalı materyaller içeriyor olabilir.Devam etmek istiyor musun?" diye bi uyarıyla açılıyor?
bu filmi "pembe sinema" diye kategorileştiren hanginizsiniz pardon? film, işitme engelli "üç" karakterin, zorluklarını, araya dram sokmadan gayet temiz ve sıcacık bi hikayeyle anlatıyor. bu kadar.
buna 18 yaş uyarısı koyanın da, pembe sinema diye etiketleyenin de... insan hayret ediyor doğrusu .sss
Aşk Ve Ölüm Denklemi filmine yorum yazdı:
Li Mi rolüyle Asya Film Ödülü'nü kazanan Zhou Xun, Suzhou Nehri filminin de başrol oyuncusu. Oldukça güzel olan Li Mi, erkeksi giyimli bi işçi sınıfı kadınını canlandırdığı için film boyunca nerdeyse makyajsız gibiydi, hatta öyle ki o tatlı çillerini görmek bilehttp://natsukoizumi.blogspot.com.tr/2014/01/ask-ve-olum-denklemi.html