9 ay önce
Woman and Child filmine yorum yazdı:
Yönetmenin Leyla’nın Kardeşleri gibi bir filmden sonra ortaya böyle bir iş çıkartması büyük hayal kırıklığı
"Filmler bittiği gibi bu hayat da bitecek"
Woman and Child filmine yorum yazdı:
Yönetmenin Leyla’nın Kardeşleri gibi bir filmden sonra ortaya böyle bir iş çıkartması büyük hayal kırıklığı
The History of Sound filmine yorum yazdı:
Sevgili sinemacılar, lütfen sinemaseverlere iki gay karakteri oynayan iyi oyuncular atmayın sonra onları iyi film sanıp izliyorlar :(
Tam Bana Göre filmine yorum yazdı:
Hollywood'da oyuncu kadrosu ne kadar iyiyse film o kadar kötü oluyor I don't make the rules.
Fenike Planı filmine yorum yazdı:
Film Wes’in tüm alametifarikalarını taşıyor. Gözüm doydu ama içimi kıpırdatmadı.
Belki Wes bana hitap etmiyor, ya da ben onun dünyasına ait değilim.
Savrulan Zaman filmine yorum yazdı:
Alper sinemada sıkça rastladığımız yalnız, içe dönük erkek karakterlerden bir tık farklı geldi bana. Etrafındakilere karşı sert davranışlarının aslında derin bir yalnızlık ve kırgınlık duygusunu maskelemek için seçilmiş bir savunma mekanizması olduğunu hissettiren nüanslar var. Belki de bu yüzden normalde tahammül edemeyeceğim türde bir karaktere karşı sempati hissettim. Selim Evci filmde sadece yönetmen olarak değil başrolde de karşımıza çıkıyor. Bu açıdan da Zeki Demirkubuz ve Nuri Bilge Ceylan'la benzer bir yol izliyor. Ama bana göre oyunculuk konusunda onlara kıyasla daha doğal ve dengeli bir performans vermiş. Sade dili ve ağırbaşlı anlatımıyla duygusunu izleyiciye geçirebilen bir iş olmuş. Keşke İstanbul ya da Filmekimi gibi festivallerde de gösterilseydi. Çalıştığım sinemada gösterime girmese böyle bir filmden haberim olmayacaktı. Bu tarz filmlerin daha fazla görünürlük kazanmasını isterdim.
Histeri filmine yorum yazdı:
Filmin konusu aslında çok güçlü: göçmenlik, temsil, medyada ırkçılık gibi meseleler. Ama film bunları işlerken gerçekten samimi mi, yoksa sadece gündem olsun diye mi anlatıyor, emin olamadım. Bir yerden sonra sanki asıl meseleyi sahiplenmekten çok meseleyi kullanıyormuş gibi hissettiriyor. Derdi olan ama bu derdi gerçekten paylaşmayan bir film gibi.
Ölü Mevsim filmine yorum yazdı:
Bu hikayede sığıntılar ve sığınmacılar kazandı -umarım yani-
Lovers filmine yorum yazdı:
Dragan ve Jeanne arasında yaşananları anlatmak kolay bir iş değil. Buna aşk diyebilirsiniz, ama bu tam olarak karşılamıyor. Belki de sadece iki yalnız insanın bir süreliğine bir araya gelmesiydi. Yine de şekli ne olursa olsun samimi ve Yugoslav şarkılarının kendisi kadar güzeldi.
Film Dogma95 manifestosunu takip ederek tüm süslemeleri, gösterişi ve yapaylığı bir kenara bırakıyor. Titrek kamera, doğal ışık... Tüm bu sadelik hikayeyi daha ham, daha savunmasız hissettiriyor. Sanki senaryosu yazılmış bir prodüksiyonu değil de tesadüfen yakalanmış bir anı izliyormuşsunuz gibi. Böylece karakterler arasındaki gerilim çok daha gerçekçi hissettiriyor.
Jeanne'ın dinginliği ve Dragan'ın öfkesi sürekli birbiriyle çatışıyor. Filmin güzelliği de burada. Aralarında her zaman bir çatlak var ama film bu çatlağı iyileştirmeye çalışmıyor. Aksine, kalmasına izin veriyor. Bu da onları daha insani kılıyor. Sanki çoktan gerçekleşmiş bir şeyi yansıtmak yerine, gerçek zamanlı olarak gelişen bir şeyi izliyor ... DevamıDragan ve Jeanne arasında yaşananları anlatmak kolay bir iş değil. Buna aşk diyebilirsiniz, ama bu tam olarak karşılamıyor. Belki de sadece iki yalnız insanın bir süreliğine bir araya gelmesiydi. Yine de şekli ne olursa olsun samimi ve Yugoslav şarkılarının kendisi kadar güzeldi.
Film Dogma95 manifestosunu takip ederek tüm süslemeleri, gösterişi ve yapaylığı bir kenara bırakıyor. Titrek kamera, doğal ışık... Tüm bu sadelik hikayeyi daha ham, daha savunmasız hissettiriyor. Sanki senaryosu yazılmış bir prodüksiyonu değil de tesadüfen yakalanmış bir anı izliyormuşsunuz gibi. Böylece karakterler arasındaki gerilim çok daha gerçekçi hissettiriyor.
Jeanne'ın dinginliği ve Dragan'ın öfkesi sürekli birbiriyle çatışıyor. Filmin güzelliği de burada. Aralarında her zaman bir çatlak var ama film bu çatlağı iyileştirmeye çalışmıyor. Aksine, kalmasına izin veriyor. Bu da onları daha insani kılıyor. Sanki çoktan gerçekleşmiş bir şeyi yansıtmak yerine, gerçek zamanlı olarak gelişen bir şeyi izliyormuşsunuz gibi. Ve bazı filmler, tam da bu nedenle, unutulmaz oluyor. Vay be, Sergej Trifunović'e olan hayranlığımın beni böyle bir filme getireceğini hiç tahmin etmemiştim. İnanılmaz bir oyuncu!