13 yıl önce
Yaban Çilekleri filmine yorum yazdı:
De Chirico’nun boş sokaklarını, korkutucu devasa gölgelerini görebilirsiniz bu filmde. Sırf rüya sahnesi bile ürkütmeye, ölümü sorgulatmaya yeter.
Yaban Çilekleri filmine yorum yazdı:
De Chirico’nun boş sokaklarını, korkutucu devasa gölgelerini görebilirsiniz bu filmde. Sırf rüya sahnesi bile ürkütmeye, ölümü sorgulatmaya yeter.
Ekim Düşü filmine yorum yazdı:
Uzaya uydu yollayan Ruslar hakkında Amerikalı gencin yorumu: "Bırak uzay boşluğu da onların olsun Rock'N' Roll bizim nasılsa"
Oyun Evi filmine yorum yazdı:
Pokerde bir oynama şekli vardır: Elden çok iyi kartlar gelmişse balığı kaçırmamak için yüklenmez hamlenin karşı taraftan gelmesini beklersiniz. Rivera kadar böyle devam edip restinizi çekersiniz.
Filmde de ilk kandırma sahnesinde su tabancasıyla kandırma işi aslında bunu muştuluyor. Açıkçası filmde bağırarak, öteki adam duyar kaygısı olmadan konuşmaları beni şüphelendirmişti.Kendini zeki zanneden ama sadece eğitimli-akıllı Margaret, kendisini tanıması için acı bir tecrübeden geçiyor. Kendisi hakkında bilmek istemediği şeyleri öğrenen doktorumuz bu yolculuk sayesinde gerçek kimliğini de bulmuş oluyor. Hastasının adını söylemek istemediği hayvan aslında kendisi, belki de hastasının dediği üzere babası tarafından sürekli tacize uğramış, hor görülmüş hasta da filmde hayali karakterlerden, burada baba figürü devlet. Sistem, hastalar tarafından hayatı kuşatılmış, zamanının-hayatına tecavüzüne maruz kalan Margeret bir açmazın içinde ve bu filmde simg ... DevamıPokerde bir oynama şekli vardır: Elden çok iyi kartlar gelmişse balığı kaçırmamak için yüklenmez hamlenin karşı taraftan gelmesini beklersiniz. Rivera kadar böyle devam edip restinizi çekersiniz.
Filmde de ilk kandırma sahnesinde su tabancasıyla kandırma işi aslında bunu muştuluyor. Açıkçası filmde bağırarak, öteki adam duyar kaygısı olmadan konuşmaları beni şüphelendirmişti.Kendini zeki zanneden ama sadece eğitimli-akıllı Margaret, kendisini tanıması için acı bir tecrübeden geçiyor. Kendisi hakkında bilmek istemediği şeyleri öğrenen doktorumuz bu yolculuk sayesinde gerçek kimliğini de bulmuş oluyor. Hastasının adını söylemek istemediği hayvan aslında kendisi, belki de hastasının dediği üzere babası tarafından sürekli tacize uğramış, hor görülmüş hasta da filmde hayali karakterlerden, burada baba figürü devlet. Sistem, hastalar tarafından hayatı kuşatılmış, zamanının-hayatına tecavüzüne maruz kalan Margeret bir açmazın içinde ve bu filmde simgesel olarak aktarılmış.. Kendi kusmuğu içinde ölmek olan bir köpek sakladığı hayvan ama bunu öğrendiği zaman gerçek anlamda mutlu oluyor ve bunu kabulleniyor. Gerçek orgazmını da tetiği çektiği zaman yaşıyor çünkü yapmadığı bir şeyden pişmanlık duyarken acı çekiyor. Filmin başlarında hocasını dinlese mutlu olabilirdi diyor insan ama gerçek kimliği ilk sahnelerde gözüne kestirdiği akıl hocasının çakmağa gözünü dikmesinden belli oluyor. İstediği şeyi çalmak da kendisini mutlu olması için yetip artıyor bile. Film bana dogville’yi hatırlattı, başka bir film olsa kandırıldığını sonunda anlardı ama finali itibariyle çok doyurucu olmuş. Kitabı imzalarken imzası: Forgive yourself
Hücre 211 filmine yorum yazdı:
İnsan yaşamının değeri üzerine bir film olmuş. Açıkcası filmi bu zamana kadar izlemememin nedeni ön yargılı olmamdı.
Ana karakterin liderle hemen dost olması nedense bana itici gelmiştir. Ne hikmetse çoğu filmde köstebek ve en ilkelerine bağlı, statü/söz sahibi kişi arasında bir bağ oluşur. Bu filmde de bu sahnelere bolca yer vermişlerdir derken asıl köstebeğin başkası olduğunu öğreniyoruz. Memurun kulak kesmesi saçma denmiş ama yaşamak için değil kulak gırtlak bile keser insan. En acı anında bile intihar girişimi başarısız olduğu zaman tekrar denemeye cesaret edemiyor kişi. İnsanın kendini aletsiz öldüremediği gerçeği de çarpıcıydı. Film kesici aletle bilekleri kesme sahnesiyle başlar, yeni memur çalışma gününden bir gün önce geldiği hapishanede başına beton düşmesiyle üzerine kan bulaşır, daha sonra kendini kanıtlamak için rehinenin kulağını keser, karısını öldüren polis/gardiyanınsa gözünü kırpmadan boğazını keser. Filmin sonunda ise Malamad ... Devamıİnsan yaşamının değeri üzerine bir film olmuş. Açıkcası filmi bu zamana kadar izlemememin nedeni ön yargılı olmamdı.
Ana karakterin liderle hemen dost olması nedense bana itici gelmiştir. Ne hikmetse çoğu filmde köstebek ve en ilkelerine bağlı, statü/söz sahibi kişi arasında bir bağ oluşur. Bu filmde de bu sahnelere bolca yer vermişlerdir derken asıl köstebeğin başkası olduğunu öğreniyoruz. Memurun kulak kesmesi saçma denmiş ama yaşamak için değil kulak gırtlak bile keser insan. En acı anında bile intihar girişimi başarısız olduğu zaman tekrar denemeye cesaret edemiyor kişi. İnsanın kendini aletsiz öldüremediği gerçeği de çarpıcıydı. Film kesici aletle bilekleri kesme sahnesiyle başlar, yeni memur çalışma gününden bir gün önce geldiği hapishanede başına beton düşmesiyle üzerine kan bulaşır, daha sonra kendini kanıtlamak için rehinenin kulağını keser, karısını öldüren polis/gardiyanınsa gözünü kırpmadan boğazını keser. Filmin sonunda ise Malamadre'nin kanıyla kendi kanı üzerine sıçrar ve ölür. Malamadre'nn dediği gibi o'da sağ çıkamaz, plan başarısız olmuş sistem yine kazanmıştır. Bir de cesaret, yiğitlik ve dürüstlüğün yanı sıra insanın aklınında çalışması gerektiğini gösteriyor film. Çünkü Juan olmasaydı 2-3 kere baskın gerçekleşecekti hoş kaçınılmaz son değişmedi ama olayların seyri baya değişti. İyi de oldu Juan'ın içindeki kontrol altında tutulmayan saf kötülüğüde gördük, iyi oldu. Film kurtulma, sistemin haklı gösterildiği bir film olsa bayık bir piyasa film olmaktan da ileri gidemezdi. ( İspanyollar sosyalist konuları aktarmakta çok başarılar ve kanı kimse onlar kadar iyi çizemiyor. Juan'nı bir an Goya'nın 3 mayıs 1808 resmindeki beyaz gömlekli isimsiz kahramana benzettim. Halkın uyanması için devletin-düzenin parçasıyken onlara hizmet etmektense kendini direniş-uyanış uğruna feda eden bir vatandaş: resim için bkz:
Monster dizisine yorum yazdı:
Az önce bitirdim ve içimi büyük bir hüzün kapladı, biliyorum bu animeyle boşluk ve arayışta kaplayacak. İlk bölümlerini çok ağırdan aldım açıkcası beklenilen, rutin bir halde giderken ortalarında günde 8-9 bölüm izlemeye başladım. Sonlarını ise bitmesini istemediğim için ağır ağır izledim ve ne yazık ki mutlak son hakim oldu bu güzel yapımı da bitirdim. 74 bölüm bile yeterli gelmedi. Animede hangi filmlerden esintiler yok ki, kaçak, (dr.Kimble) kuzuların sessizliği, geçmişi olmayan adam... çok fazla filmden sahneleri karakterleri hatırlatırken animeyi diğerlerinden ayıran en önemli ve çarpıcı özelliği belli başlı bir ana karakterin olmayışı, Dr. Tenma’nın etrafında dönüyor gibi dursa da hikaye örgüsü o kadar çeşitli ki. Animede yer alan bir gazetecinin hayatı, psikoğun hastasıyla seansları derken 7-8 bölüm Tenma’yı göstermeyebiliyor. Ve yan karakterler o kadar iyi karakterize edilmiş ki ilerledikçe gözleriniz onları arıyor ya da ölen bir karakterin arkasından gözlerinizin dolmasına eng ... DevamıAz önce bitirdim ve içimi büyük bir hüzün kapladı, biliyorum bu animeyle boşluk ve arayışta kaplayacak. İlk bölümlerini çok ağırdan aldım açıkcası beklenilen, rutin bir halde giderken ortalarında günde 8-9 bölüm izlemeye başladım. Sonlarını ise bitmesini istemediğim için ağır ağır izledim ve ne yazık ki mutlak son hakim oldu bu güzel yapımı da bitirdim. 74 bölüm bile yeterli gelmedi. Animede hangi filmlerden esintiler yok ki, kaçak, (dr.Kimble) kuzuların sessizliği, geçmişi olmayan adam... çok fazla filmden sahneleri karakterleri hatırlatırken animeyi diğerlerinden ayıran en önemli ve çarpıcı özelliği belli başlı bir ana karakterin olmayışı, Dr. Tenma’nın etrafında dönüyor gibi dursa da hikaye örgüsü o kadar çeşitli ki. Animede yer alan bir gazetecinin hayatı, psikoğun hastasıyla seansları derken 7-8 bölüm Tenma’yı göstermeyebiliyor. Ve yan karakterler o kadar iyi karakterize edilmiş ki ilerledikçe gözleriniz onları arıyor ya da ölen bir karakterin arkasından gözlerinizin dolmasına engel olamıyorsunuz. Ayrıca anime roman havasında olmuş Suç ve ceza okuyorum gibi hissettim kendimi, kendi ahlakı, vicdanı ile yüzleşme ana tema gibi. En sevdiğim diğer özellik ise animedeki herkese karşı sempati besliyorsunuz. Bu en kötü karakter bile olsa, beklentileri, yaşadığı-büyüdüğü olumsuz koşullarla suçlayacak bir şeyler hep var oluyor. Yan karakterlerden özellikle Grimmer/Mr. Steiner, ve Martin hikayeleriyle apayrı bir anime çekilecek kadar etkileyici. Son olarak şunu sormak istiyorum: Bu animeyse diğer izlediklerim, övgüler yağdırdığım animeler ne oluyor? Siz feet under kadar doyurucu, özellikle ölümü- mutluluğu sorgulayan övgüleri-puanını sonuna kadar hak etmiş bir anime. Bu anime kesinlikle başlangıç animlerenizden olmasın yoksa diğer büyük gözlü, iri göğüslü güzel anime tipleri sizi rahatsız etmeye başlar.
Her Şey Aydınlandı filmine yorum yazdı:
Renkleri, müzikleri ve karakterleriyle insanı yormayan masalımsı bir film. Spoliler olabilir de ama tam da değilde yavaş yavaş: Ancak intihar temasının işaretlenmesiyle sonuna doğru tahminlerde bulunabiliyorsunuz ... Anı değiş-tokuşu çok anlamlı olmuş. Bu filmde de Frado'ya yüzük taşıttınız ya ne diyeyim:D yrıca yere düşen patatesi dört eşit parçaya bölüp, köpeğine dahi veren sosyalist dedeye hayran kalmamak elde değil
DipSpolier: Dedenin kurtulmak için attığı yahudi kimliği filmin sonunda torununa hediye kolye olarak geri dönüyor.
Beni Asla Bırakma filmine yorum yazdı:
Çarpıcı bir filmdi. Hani izledikten sonra saatlerce etkisi altısında kalacağınız türden. Üç arkadaş aslında birbirini tamamlar nitelikte olmuş ve ayrılamamalarının asıl nedeni bu.
Çok önceleri bir söz duymuştum: İnsanların aslında bir biri ardından fotokopi makinesinden çıkma kopyaları olduğunu yazıyordu. Ve bu kopyalama görüntü ya da yazı kararsa okunmayacak hale gelse bile devam edecekmiş. Nedense bu filmi izleyince aklıma bu söz geldi. Kathy’nin empati ve gözlem gücü çok iyi. Olayların nereye gidebileceğini kestirebiliyor. Ayrıca Tommy’nin saçma düşüncesinin yanlış olmasını bilmesine rağmen onun peşinden gidebiliyor. Taklit varlıklarda inanılmaz bir kararsızlık var, gerçekten bir boşluk "ruhsuzluk". Sipariş sahnelerinde bunu görebiliyoruz. (idealist hocanın bir bakıma üzerlerinde uyguladığı, onlara empoze etmek istediği durumdu -kendi tercihini yapmaları" Ama aldıkları eğitim bunun olmasına imkan tanımıyor. Bu özgüvensizliği aslında çiftler ... DevamıÇarpıcı bir filmdi. Hani izledikten sonra saatlerce etkisi altısında kalacağınız türden. Üç arkadaş aslında birbirini tamamlar nitelikte olmuş ve ayrılamamalarının asıl nedeni bu.
Çok önceleri bir söz duymuştum: İnsanların aslında bir biri ardından fotokopi makinesinden çıkma kopyaları olduğunu yazıyordu. Ve bu kopyalama görüntü ya da yazı kararsa okunmayacak hale gelse bile devam edecekmiş. Nedense bu filmi izleyince aklıma bu söz geldi. Kathy’nin empati ve gözlem gücü çok iyi. Olayların nereye gidebileceğini kestirebiliyor. Ayrıca Tommy’nin saçma düşüncesinin yanlış olmasını bilmesine rağmen onun peşinden gidebiliyor. Taklit varlıklarda inanılmaz bir kararsızlık var, gerçekten bir boşluk "ruhsuzluk". Sipariş sahnelerinde bunu görebiliyoruz. (idealist hocanın bir bakıma üzerlerinde uyguladığı, onlara empoze etmek istediği durumdu -kendi tercihini yapmaları" Ama aldıkları eğitim bunun olmasına imkan tanımıyor. Bu özgüvensizliği aslında çiftlerin ayrılamamasından da anlayabiliyoruz. Çiftler birbirine aşık olmasa bile peşinden koştukları yalanı gerçekleştirmek için rol yapma yolundu seçiyorlar. Ya da taklit ederek gördükleri şeyleri bir birleri üzerinde deniyorlar. Tv’de anlamadıkları halde seyirci tepkisine göre gülmeleri çok başarılı bir şekilde bunu seyirciye aktarıyor Ben ayrıca Kathy’nin bu kadar ruhsal işkenceye dayanabilmesine şaşırdım. Belki de Tommy ve Ruth’un seslerini dinlemek onu daha derinden etkiliyordu. O yüzden bakıcı olmayı seçti Tommy’nin resimlerine baktığınız zaman ruhları hakkında bir izlenim kazanabiliyoruz. Resmin güzel olması için süsleme yöntemine başvuruyor. Salyangoz gibi sarmal bir döngüde kendi içindeki açmazı görebiliyoruz. Bu aslında dışarı çıkamadıkları çitlerle güzel bir alegori oluşturuyor. Konturların dışına çıkamayan kontrollü çizimleri, kurbağa (kurbağa şeytanı ve kötülüğü temsil eder) ve fil çizimlerinde daha çocuk yaşlarda gördükleri sert eğitimin izlerini görebiliyoruz. Bu eğitimlerden biri ise cinsellik eğitimiydi çocuklar gözlerini bile kırpmadan bu dersi dinliyorlardı (Ölüm, cinsellik onlar için çok doğalken tek Kathy utançla kafasını yere indiriyordu) . Ben bir de fil çizimlerinden bilinçaltında yatan "fil mezarlığı" temasını çıkarttım. Fillerde ölmeden 10-15 gün önce öleceği mezarlığa gider ve ölümü beklerler. Bu aynı düşünceyi kendi ölümlerine ayakları üstünde sendeleyerek gitmelerinde ve Ruth’un Kathy’e ölmeden önce seni göreceğimi ve görevimi bu şekilde tamamlayacağımı biliyordum açıklamasından anlayabiliyoruz. Son olarak da çocukken söylenen yalanlar aslında bir bakıma doğruydu: Çitin dışına çıkan birinin ağaca asılıp kollarının ve bacaklarının kesildiği hikayesi: Misyonu gelen birinin başına gelen, idama giden birini anlatıyor. Kaçan kişi ise özgür iradeyle hayatta tutunamayıp çaresizce ölen Kopyanın başına gelen hazin sondur. Filmin son sahnesinde rüzgarın tüm çekiciliğine, tahriklerine rağmen bağlandığı demir tellerden kopmayan naylon paçavraları görürüz. Bu filmin bir yandan da özetidir aslında. Sonuç olarak kabullenmişlik, çaresizlikle insanlar için en büyük ödül erken ölüm oluyor.
Dipnot: Kaderlerinden kaçamamalarının asıl nedeni aldıkları eğitimden çok genlerinin de buna müsade etmemesidir. Çünkü sanatsal olarak bir yaratım ortaya koyamamaları, seçim yapamamaları gibi bir çaresizlik doğuştan kazanılan bir aidiyet var, ben öyle algıladım ama.
Şeytanın Avukatı filmine yorum yazdı:
Bu filmi hepsi hayal, ya da rüya diye tanımlayanlar büyük hataya düşer, filmin sonunda gazeteci kılığındaki şeytan Avukatı yine kandırır. Sonuçta kibir bir anlık hayalle! kurtulabilecek günah değildir ve bu günahıyla insan şeytana sürekli kaybetmeye mahkumdur. Bu sonsuz bir döngüdür. İnsanın şeytana yenilmesi (bkz: Adem ve Havva'dan, Habil ve Kabil'e Faust'tan Hades'e bu böyle gider
Game of Thrones dizisine yorum yazdı:
Blu-ray versiyonunda bulunan videoları buldum. Çizimleri çok beğendim Buyrun:
Eski ve yeni tanrılar:http://www.youtube.com/watch?v=Ac09EeMmS1Q
Kahramanlar çağı:http://www.youtube.com/watch?v=7_9AV6NOtYw&NR=1&feature=endscreen
Targaryenlerin hikayesi:http://www.youtube.com/watch?v=ko9ayLq-k60
Benzer videolarda güzelce anlatılmış...
Game of Thrones dizisine yorum yazdı:
Son bölüm tamamen cevapları açıklamak üzerine yapılmış:
Stark ailesinin katledilmesinin etik, okültisk, pagan inanışlarına göre derin nedenlerini öğrenmiş olduk. Açıkçası bu katlin para ve mevki için olduğunu düşünürken, ışık tanrısının parmağını görmek kendi adıma şaşırtıcı oldu. Ayrıca Şişman elemanın bıçağı bırakmadığını öğrenmiş bulunup, ak yürüyenlere karşı şanslarının arttığını görmekte güzel oldu. Snow'un yabani kızla karşılaşması ve hesaplaşmalarını, Arya'nın ilk cinayet işleyişini Bran ve Snow'un bir şekilde yollarının tekrar kesişeceğini, Kralkatili ve Cersie'nin bir araya gelmesini izledik. 3. sezon finali kadar olmasa da, merak uyandırıcı. Artık, aradaki fazlalıklar ortadan kalkmış ve herkes savaş için kılıcını biler vaziyette beklemekte. Tabi biz de yine 1 sene kadar bekleme durumundayız. Sanırım herkes gözünü büyük bir savaşa dikmiş durumda. Yüzüklerin efendisi tarzında sahneler görmek isterdim ama yıllardır hbo dizilerini izleye ... DevamıSon bölüm tamamen cevapları açıklamak üzerine yapılmış:
Stark ailesinin katledilmesinin etik, okültisk, pagan inanışlarına göre derin nedenlerini öğrenmiş olduk. Açıkçası bu katlin para ve mevki için olduğunu düşünürken, ışık tanrısının parmağını görmek kendi adıma şaşırtıcı oldu. Ayrıca Şişman elemanın bıçağı bırakmadığını öğrenmiş bulunup, ak yürüyenlere karşı şanslarının arttığını görmekte güzel oldu. Snow'un yabani kızla karşılaşması ve hesaplaşmalarını, Arya'nın ilk cinayet işleyişini Bran ve Snow'un bir şekilde yollarının tekrar kesişeceğini, Kralkatili ve Cersie'nin bir araya gelmesini izledik. 3. sezon finali kadar olmasa da, merak uyandırıcı. Artık, aradaki fazlalıklar ortadan kalkmış ve herkes savaş için kılıcını biler vaziyette beklemekte. Tabi biz de yine 1 sene kadar bekleme durumundayız. Sanırım herkes gözünü büyük bir savaşa dikmiş durumda. Yüzüklerin efendisi tarzında sahneler görmek isterdim ama yıllardır hbo dizilerini izleyen biri olarak boş hayaller kurmamak en doğrusu diyorum:D