13 yıl önce
Oyuncu filmine yorum yazdı:
Ölüm Gemisi filmine yorum yazdı:
Çocukken izleyip korkudan ağlatan filmlerdendi. Ben şahsen tekrar izlemem (çünkü bilinç altımda o kadar korkutucu duruyor ki bu filmi izledikten sonra kapalı mekanlara gidemez olmuştum, tuvalete gidemiyordum korkudan) Şİmdi izleyip de bu ne ya neyinden korkmuşum demek istemem:D
Tez filmine yorum yazdı:
Filmde yönetmenimiz çok güzel bir konuşma hazırlamış. İspanyol filmlerinin başarısızlığı, Hollywood'un bu konuda ki eziciliği üzerine. Sonra diyorki "İspanyol sineması siz gençlerin elinde." Bu konuşmayı yapan profosörün odasını gördüğümüzde aslında kendisinin de bir Hollywood fanı olduğunu görüyoruz. Bond gibi verdiği poz, sahte oscar ödülleri. Öğrencilerin evinde de aynı manzara Hollywood filmlerinin afişi. Yönetmen Amenebar'ın da başarılı işlerinden biri "gözlerini aç" filminden sonra Hollywood'dan teklif alması ve aynı filmi Vanilia sky ismiyle Amerika'da çekmesi ve oraya transfer olması da manidar. Sen sinema dersi niteliğinde ahkam kes, İspanya sineması oalrak özeleştiri yap bu pop anlayışı sevdasını eleştir ama sende bunun bir parçası ol. Belki de bu yüzden yönetmenin ilk filmleri daha başarılı ve içten oluyor. Ancak film gayet başarılı ver arkasından gelen diğer İspanyol yönetmenler gizem e gerilim konusunda çıtayı baya bir yükseltiler öyleki avrupa ve uzak doğu gerilim filmler ... DevamıFilmde yönetmenimiz çok güzel bir konuşma hazırlamış. İspanyol filmlerinin başarısızlığı, Hollywood'un bu konuda ki eziciliği üzerine. Sonra diyorki "İspanyol sineması siz gençlerin elinde." Bu konuşmayı yapan profosörün odasını gördüğümüzde aslında kendisinin de bir Hollywood fanı olduğunu görüyoruz. Bond gibi verdiği poz, sahte oscar ödülleri. Öğrencilerin evinde de aynı manzara Hollywood filmlerinin afişi. Yönetmen Amenebar'ın da başarılı işlerinden biri "gözlerini aç" filminden sonra Hollywood'dan teklif alması ve aynı filmi Vanilia sky ismiyle Amerika'da çekmesi ve oraya transfer olması da manidar. Sen sinema dersi niteliğinde ahkam kes, İspanya sineması oalrak özeleştiri yap bu pop anlayışı sevdasını eleştir ama sende bunun bir parçası ol. Belki de bu yüzden yönetmenin ilk filmleri daha başarılı ve içten oluyor. Ancak film gayet başarılı ver arkasından gelen diğer İspanyol yönetmenler gizem e gerilim konusunda çıtayı baya bir yükseltiler öyleki avrupa ve uzak doğu gerilim filmleri varken artık hollywood gerilimlerinden iğrenir hale geldim. Zaten moda tekrar teen slasher ve gore (splatter ) türden filmler oldu. Tez filmi oldukça geren ama korkutmayan türden. Konusuna rağmen vahşet olmaması büyük bir artı.
2001: Uzay Macerası filmine yorum yazdı:
HAL3000 Günümüzde kullanılan dijital göze değilde nedir diye soruyor insan. Mobese kameralar, yatarken acaba çekim yapıyor mudur diye korktuğumuz webcam, dijital tanıma sistemleri hatta uydu kameraları gibi izlenildiğimizi düşündüren bir tasarım. neredeyse yarım asır öncesinden insanı bu denli rahatsız edecek bazen insanlık için zararlı tasarımın daha çok devletler tarafından da kullanılması düşündürücü...
Breaking Bad dizisine yorum yazdı:
Çok sağlam olmuş. Ölümsüz olması için burada paylaşayım dedim:D
Parmaklıklar Arasında filmine yorum yazdı:
Luke karakteri uyumsuz olmakta, ölmekte olup da sopayı tüm gücüyle ısıran ve bırakmayan kaplumbağa kadar inatçı biri. Asla pes etmeyen karakteri bana Papillion filmini hatırlattı.
Jessica Simson’un ninesi ya da olduğunu sandığım şahıs bu filme oynamaktadır.
http://www.youtube.com/watch?v=veCZvM6-okQ
Ayrıca Guns N Rosesten selam olsun
http://www.youtube.com/watch?v=E9VhD4SccSE
Şarkının açılış konuşmasına dikkat!
Ölümsüz filmine yorum yazdı:
Yapılmış en iyi çizgi roman filmlerindendir. Bir diğeri için Bkz:Görkemli hayatım
Film ağır ilerliyor, kaybeden bir adam, tipik Amerikan aile yapısı, kopuk karı-koca, babalarını süper kahraman olarak görmek isteyen ezilen çocuk. Ve çözüm çabaları... Ancak:
Film gizli bir ırkçı bir yaklaşım sergiliyor. İlginç olan ise filmin 11 eylülden bir yıl önce çekilmiş olması dahası çizgi romanı daha önce çıktığını düşününce Amerika'da yaşayan azınlıkların ya da farklı medeniyetten insanlara karşı bir güvensizlik söz konusu. Örneğin üzerinde silah taşıdığını düşündüğü ya da içeriye eroin sızdırdığını düşündüğü insanlar ya Hintli ya da Arap ülkelerinin mensubu kişiler(Hoş senarist ve yönetmende Hint asıllı!). Filmin son sahnesine kadar kırılganın özel gücünün ne olduğunu merak ediyoruz ve sonunda asıl kötünü o olduğunu öğreniyoruz (seni bulana kadar bunları yapmak zorundaydım demesi aslında Amerika'nın bir kahramana ihtiyacı var tezinden öne çıkıyor) Ama ... DevamıYapılmış en iyi çizgi roman filmlerindendir. Bir diğeri için Bkz:Görkemli hayatım
Film ağır ilerliyor, kaybeden bir adam, tipik Amerikan aile yapısı, kopuk karı-koca, babalarını süper kahraman olarak görmek isteyen ezilen çocuk. Ve çözüm çabaları... Ancak:
Film gizli bir ırkçı bir yaklaşım sergiliyor. İlginç olan ise filmin 11 eylülden bir yıl önce çekilmiş olması dahası çizgi romanı daha önce çıktığını düşününce Amerika'da yaşayan azınlıkların ya da farklı medeniyetten insanlara karşı bir güvensizlik söz konusu. Örneğin üzerinde silah taşıdığını düşündüğü ya da içeriye eroin sızdırdığını düşündüğü insanlar ya Hintli ya da Arap ülkelerinin mensubu kişiler(Hoş senarist ve yönetmende Hint asıllı!). Filmin son sahnesine kadar kırılganın özel gücünün ne olduğunu merak ediyoruz ve sonunda asıl kötünü o olduğunu öğreniyoruz (seni bulana kadar bunları yapmak zorundaydım demesi aslında Amerika'nın bir kahramana ihtiyacı var tezinden öne çıkıyor) Ama filmin sonunda siyahinin kötü beyazın ise (ki bu rolüde Bruce Willis'e vermişler) iyiyi temsili bana çok doğru gelmedi. Filimde herkesin yaptığı kötülüğü gösterirken Afrika'ya geri dönün diye şişeyi vuran beyaza Willis'in müdahale etmemesi belkide gizli bir ırkçılığın baş karakterde bulunmasından kaynaklanıyor olabilir ya da ben çok duygusal bakıyorum. Ama genel olarak Amerika'da ortaya çıkan seri katillere, soygunculara, ünlü tetikçilere, mafya üyelerine bir bakın neden rahatsız olduğumu anlarsınız. Ayrıca Hollywood ve medyanın en çok ekmek yediği neredeyse kahraman ilan ettikleri, ikon haline gelmiş durumda bkz: Ted Bundy, Bonnie ve Clyde, A. C. Wuornos o kadar çok örneği var ki. Bir de beni rahatsız eden bir çizgi roman çıkmıştı 2001 ya da 2002 de. 11 Eylülde örümcek adam ve tüm kötüler bir araya gelmiş enkazdan insanların çıkmasına yardım ediyordu. Kötüler: biz kötüyüz ama bu kadarı bile bizim aklımıza gelmezdi diyerek o gün için iyilerle bir araya gelmişlerdi. Dünyayı yok etmeye çalışan kötüler değilde vergi kaçıran, kul hakkı yiyen arada da popüler olmak için seri katillik yapan Amerikan zihniyeti kötü olmuyor kanımca.
Köpekler filmine yorum yazdı:
Genel olarak erkeklerin seveceği türden bir film.
Film bana daha çok cinnet ve otomatik portakal filmlerini anımsattı. Bilimsel çalışmalarına engel olan eşi David’i resmen çıldırtma noktasına kadar getiriyor. Kasabaya geldiği andan itibaren diğerlerinden farklı olduğunun bilincinde olan David git gide bilginin ve saygınlığın önemli olmadığını fark ediyor. Ancak erkeksi olan, vahşi olanında dışında tutmuyor kendisini, en baştan itibaren bara gidip içkisini içiyor, yol vermeyen kamyonu -ters şerit- engeline rağmen sollayıp ava gidebiliyor. Filmde kilit nokta Amy ve Charlie. Geçmişte yaşadıkları ilişkinni detaylarını tam bilmesekte Amy vurgulu bir şekilde seni korurum diyen Charlie’ye hayır korumadın diyerek tavırlı davranıyor. Sonrasında ise Charlie’nin gerçektende Amy duyduğu aşka rağmen onu son sahneye kadar korumadığını görüyoruz. Kilotu çalmalarına ya da arkadaşının tecavüz etmesine seyirci kalıyor. Ancak son sahnede Amy Charlie’nin ismiyle ... DevamıGenel olarak erkeklerin seveceği türden bir film.
Film bana daha çok cinnet ve otomatik portakal filmlerini anımsattı. Bilimsel çalışmalarına engel olan eşi David’i resmen çıldırtma noktasına kadar getiriyor. Kasabaya geldiği andan itibaren diğerlerinden farklı olduğunun bilincinde olan David git gide bilginin ve saygınlığın önemli olmadığını fark ediyor. Ancak erkeksi olan, vahşi olanında dışında tutmuyor kendisini, en baştan itibaren bara gidip içkisini içiyor, yol vermeyen kamyonu -ters şerit- engeline rağmen sollayıp ava gidebiliyor. Filmde kilit nokta Amy ve Charlie. Geçmişte yaşadıkları ilişkinni detaylarını tam bilmesekte Amy vurgulu bir şekilde seni korurum diyen Charlie’ye hayır korumadın diyerek tavırlı davranıyor. Sonrasında ise Charlie’nin gerçektende Amy duyduğu aşka rağmen onu son sahneye kadar korumadığını görüyoruz. Kilotu çalmalarına ya da arkadaşının tecavüz etmesine seyirci kalıyor. Ancak son sahnede Amy Charlie’nin ismiyle yardım istemesi filmdeki kritik sahnelerden çünkü bu olaydan sonra Charlie tecavüz etmesine yardımcı olduğu arkadaşını vuruyor. Charlie ve Amy’nin arasındaki ilişki Henry ve babasının ilişkisine benziyor. Şiddet ve itaate dayanan bir saygı-sevgi söz konusu. Hatta bu söz geçirme olayı David’in Henry’i sakinleştirmek için tokatladığı sahnede açıkca belli oluyor. Panikten kontrolünü kaybeden Henry’nin, Amy’e saldırdığı yer) David kedinin ölümüne üzülmediği, hatta bu yaygaradan kurtulduğu için bu vahşetin üstüne gitmediğini tahmin ediyorum. Amy’nin duygularının kaba güçten yana duran Charlie’ye dönük olduğunun farkından olan David ilk önce gitmeyi, kaçmayı reddediyor. Av davetini kabul etmesi de kendini Amy’nin yanında daha da küçük düşürmemek için. Kendisine sürekli gülündüğünün farkında olan David için ev de inanılmaz bir güven duygusu veren bir metafor. Evin kilitli tutulduğu taktirde girilemeyecek bir kale sağlamlığında olduğunu başından beri vurguluyor. Amy buna rağmen eşini göstermek için getirdiği eski kasabasında, david’i dönüştürmeye çalıştığı, sınadığı ve başlarını belaya sokacak kadar cüretkar davranması kaçınılmaz sonu hazırlıyor. En başta David Amy’e onları sen işe aldın demesine rağmen Amy sürekli rahatsızlığın nedeni olarak David’in alışık olmadığı maço tavırlardan yoksunluğundan dem vuruyor. Ayrıca tecavüz sahnesinde kapıyı kibarca açıp Charlie’yi de davet eden kendisi. Yine de filmde olanların hepsi kadınların suçuydu deyip kestirip atmak istemiyorum. Ayrıca evlerine 2 defa kaça giren "fareler" ilkinde Amy’nin mahreminden bir parça çalarken diğerinde ise mala olduğu kadar cana da kast edebileceklerin bir uyarısını yapıyor (ki bu farelerden en ses çıkartan ve itici olanı filmde bu fareler olmadan yaşayamadığını vurgulayıp, farelerle ne kadar özdeşleştiğini de görebiliyoruz, hatta ölüm şekli, burnundaki parçayla aynı bir fare) Filmin son sahnelerinde bile David, tüm şiddettin içinde düzgün konuşamaması aslında eylem insanı olduğunda göstergesi olmuş. Sonuçta ördek avında da bocalasa bile sonunda avını vurup kendisini ispatlayabiliyor. Filmin sonunda Charlie’nin ölümü sırasında Amy’nin Charlie’ye bakışları ya da Charlie’nin kapıyı aç aşkım demesi üzerine Amy’nin kapıyı açmaya çalışması gibi nedenlerden sonra David, kapıyı çekip sislerin içinde kaybolur ve geri nasıl dönüleceğini de bilmemektedir.
Acı Tatlı Hayat filmine yorum yazdı:
Film, pulp fiction, revenge, scraface gibi çoğu Hollywood yapımından izler taşısa da onlardan farklı o kadar çok ayrıntı içeriyor ki. Belki de o yüzden İntikam filmlerinde klasiklerin arasına giriyor.
-Baş karakterimiz öyle attığını vuran biri değil, silah kullanmayı bilmediği o kadar belli oluyor ki - Aşırı cool takılsa bile korkusundan kusuyor ve yalvaracak raddeye geliyor ama film boyunca özür dilemeyi beceremiyor -Bu özür dileme olayında ince bir gönderme var. Filmin ilk sahnelerinde izinsizce masaya oturan 3. adam patrondan azarı yeyip dışarıya atılıyor. Burada nezaketsizliğinden ötürü özür dileyip dışarı çıkan adamla baş karakter arasında şu fark var. Hareketlerinin farkında, saygı göstermesini bilen bir insanın özür dilemeye ihtiyacı yoktur gibi bir izlenim var. Hatta bir sahnede yine üçüncü adama "Senin yapman gereken işi ben yaptığım için bunlar oldu diyor" yani sorumluluk ve saygıdan bahsediyor. (Yoksa içip içip arabada ona sataşanlar ... DevamıFilm, pulp fiction, revenge, scraface gibi çoğu Hollywood yapımından izler taşısa da onlardan farklı o kadar çok ayrıntı içeriyor ki. Belki de o yüzden İntikam filmlerinde klasiklerin arasına giriyor.
-Baş karakterimiz öyle attığını vuran biri değil, silah kullanmayı bilmediği o kadar belli oluyor ki - Aşırı cool takılsa bile korkusundan kusuyor ve yalvaracak raddeye geliyor ama film boyunca özür dilemeyi beceremiyor -Bu özür dileme olayında ince bir gönderme var. Filmin ilk sahnelerinde izinsizce masaya oturan 3. adam patrondan azarı yeyip dışarıya atılıyor. Burada nezaketsizliğinden ötürü özür dileyip dışarı çıkan adamla baş karakter arasında şu fark var. Hareketlerinin farkında, saygı göstermesini bilen bir insanın özür dilemeye ihtiyacı yoktur gibi bir izlenim var. Hatta bir sahnede yine üçüncü adama "Senin yapman gereken işi ben yaptığım için bunlar oldu diyor" yani sorumluluk ve saygıdan bahsediyor. (Yoksa içip içip arabada ona sataşanları bir güzel benzetmesi de bundan dolayı değilde nedir? -Tipik kıza aşık ol, kaçma planları yap gibi bir durum da söz konusu değil, sadece omuza ve kulaklarına bakışlarından ne hissettiğini anlayabiliyoruz. -Filmde Belli sıraya göre intikam alma durumu da ok. Sonuncu patronu öldür olayı değil. Çoğu bakımdan intikam konulu filmlere farklı bir bakış açısı var. Ayrıca ucu açık biten seyircinin yorumlayabileceği bir sonla bitiyor. Anlatılan hikaye ve sonrasındaki sahnede patronla son sahnede konuştuğu mekana benzer bir yerde. Ve kıza armağan ettiği lambaya benzer bir dekoru var odanın...
Hard Boiled filmine yorum yazdı:
Filme başlamadan önce 2 saatin üstünde aksiyon filmi mi olurmuş dedim. Nedeni filmin çoğu sahnesinde kullanılan slow-motion görüntüler sanırım:D Max payne adlı oyuna gerek bullet-time gerekse ses effektleri olarak öncülük ettiği çok aşikar. Uçma sahneleri ve dökülen mermiler o kadar bol ki. Az sayıdaki başarılı aksiyon filmlerinden
SANAT ÖLDÜ, YAŞASIN SANAT
.(Not: Bahsettiğim Bu bir balık değildir resmi Picasso'nun olan değil, rJapon bir sanatçıya aitti. Ressamını hatırlayamadım).