13 yıl önce
Game of Thrones dizisine yorum yazdı:
True Detective dizisine yorum yazdı:
En çok beklediğim dizilerden biri.
1- Hbo'nun ağır toplarından
2- Woody Harelson oynuyor
3- Gizem ve dedektiflik temaları
4- Fragmanı merak ettiriyor.
Boşlukta iyi gidecek gibi duruyor.
Ölüm Çıkmazı filmine yorum yazdı:
Film aslında en başında neyin nasıl olacağını bizlere gösteriyor. Ray Wars bu korku filmlerine, dizilerine yakışan bir karakter. (bir diğeri de Sam Neil'dır) Twin peaks'ı bitirdik hemen sonra böyle güzel bir filmde onu tekrar görmek açıkcası beni gerdi. Bir de bu korku filmlerinde, oyunlarında Laura ismi takıntsı nedir merak ettim (silent hill, dead end ve twin peaks de olan kritik karakterler hep Laura oluyor,:
Theme of Laura - Akira Yamaoka (silent hill 2)
http://www.youtube.com/watch?v=6LB7LZZGpkw
Filmin başlarında girdikleri kulübede Frank ucu sivri bir baltanın sivriliğini kontrol ediyor (ölüm şekli: sivri bir cisimle kesilmek) Anne karakteri Laura aynı kulübede küçük bir hayvana ait kuru kafanın düşmesine sebep oluyor ve kaza sırasında kafasının arkasını tutuyordu (ölüm şeklinin de tam kafasını tuttuğu yerde zedelenmeden olduğunu görüyoruz) son olarak da itici küçük çocuk Richard, ablasına hamster'ını nasıl kızarttıklarını itiraf ediyor ... DevamıFilm aslında en başında neyin nasıl olacağını bizlere gösteriyor. Ray Wars bu korku filmlerine, dizilerine yakışan bir karakter. (bir diğeri de Sam Neil'dır) Twin peaks'ı bitirdik hemen sonra böyle güzel bir filmde onu tekrar görmek açıkcası beni gerdi. Bir de bu korku filmlerinde, oyunlarında Laura ismi takıntsı nedir merak ettim (silent hill, dead end ve twin peaks de olan kritik karakterler hep Laura oluyor,:
Theme of Laura - Akira Yamaoka (silent hill 2)
http://www.youtube.com/watch?v=6LB7LZZGpkw
Filmin başlarında girdikleri kulübede Frank ucu sivri bir baltanın sivriliğini kontrol ediyor (ölüm şekli: sivri bir cisimle kesilmek) Anne karakteri Laura aynı kulübede küçük bir hayvana ait kuru kafanın düşmesine sebep oluyor ve kaza sırasında kafasının arkasını tutuyordu (ölüm şeklinin de tam kafasını tuttuğu yerde zedelenmeden olduğunu görüyoruz) son olarak da itici küçük çocuk Richard, ablasına hamster'ını nasıl kızarttıklarını itiraf ediyor (ölüm şekli yanarak ölmek). Filmde tüm karakterlere vuran farlar, kız çocuğu Marion'un sigara içmek için arabadan inmesi çoğu şeyi işaret etse bile yine de merakla izliyorsunuz. Son olarak çeviriyle ilgili bir hata Frank wishlistine en iyi büyükbaba olmak yazıyor, çeviride ise baba olmak diye çevirmişler.
Korku Seansı filmine yorum yazdı:
Son zamanlarda izlediğim en iyi korku filmi oldu. Hatta film bittikten sonra arkama baktım, seslere karşı daha duyarlı oldum, bir şeyler yakalayabilir miyim diye...
Filmi izledikten sonra yorumları okudum. Açıkcası gerçek bir hikayeye dayanması korku faktörünü etkileyen bir etken olmamalı. Çok korkunç bir hikaye olması; atmosferin, müziklerin, kamera açılarının iyi kullanılması korkutmak için yeterlidir diye düşünüyorum. Cinnet ya da Rosemary'nin bebeği filmleri gerçek olaylara dayanmasa bile sağlam bir kurguya ve korku filmi için gereken çoğu materyale sahip filmlerdir.
Korku filmleri izleyeni germek için genel olarak belli klişeleri kullanmak durumundadır. Çocukluğumuza inerek, yakalanma korkusunun verdiği telaşı anımsatan saklambaç türü oyunlar, çoğu çocuğun kayıp nesnesi olan oyuncaklar geçmişe dönük gerilimi sağlamaya yetecek malzemeyi sağlar. Ergenlikle birlikte unutulan bu oyuncaklarda nedense her zaman bir ürperti sezmişimdir. İlginç olan çocukken konuştuğun, beraber uyuduğun ... DevamıSon zamanlarda izlediğim en iyi korku filmi oldu. Hatta film bittikten sonra arkama baktım, seslere karşı daha duyarlı oldum, bir şeyler yakalayabilir miyim diye...
Filmi izledikten sonra yorumları okudum. Açıkcası gerçek bir hikayeye dayanması korku faktörünü etkileyen bir etken olmamalı. Çok korkunç bir hikaye olması; atmosferin, müziklerin, kamera açılarının iyi kullanılması korkutmak için yeterlidir diye düşünüyorum. Cinnet ya da Rosemary'nin bebeği filmleri gerçek olaylara dayanmasa bile sağlam bir kurguya ve korku filmi için gereken çoğu materyale sahip filmlerdir.
Korku filmleri izleyeni germek için genel olarak belli klişeleri kullanmak durumundadır. Çocukluğumuza inerek, yakalanma korkusunun verdiği telaşı anımsatan saklambaç türü oyunlar, çoğu çocuğun kayıp nesnesi olan oyuncaklar geçmişe dönük gerilimi sağlamaya yetecek malzemeyi sağlar. Ergenlikle birlikte unutulan bu oyuncaklarda nedense her zaman bir ürperti sezmişimdir. İlginç olan çocukken konuştuğun, beraber uyuduğun bu oyuncaklar büyüdükçe insana daha ürpertici geliyor. Bir de korku filmlerinde çocuğun olması-ortaya çıkması olmazsa olmaz klişelerden biridir. "ormanda gece yarısı avlanmak için kamp kurmuştum, kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde, şehirden 50 km uzakta ormanda çocuk ağlaması duydum..." bu olay kimin başına gelirse gelsin arkasına bakmadan kaçar sanırım ama bu ağlama sesi yetişkin birine ait olursa, insan ona yardım etme isteği duyabilir. Çocukluğun korku verici öğelere sahip olmasını, çocukken yaşanan ve kimseye anlatılmayan travmalar, unutulan ve beynin bize oynadığı görüntüler-hikayelerle ilintili olduğunu düşünüyorum. Bu sebepten ötürü, cinnet, diğerleri, şeytanın belkemiği,yetimhane, şeytan,rosemary'nin bebeği, Jacobs ladder, paranormal activity(kızın çocukluğuna ait nesnelerinin ortaya çıkması -çocukken yaşadıkları vs.) gibi filmlerin içinde her zaman çocuk figürü ön plandadır.
Filme gelecek olursak, korkmak istiyorsanız kesinlikle izleyin derim. Ama bir başucu, klasik olabilecek bir film beklemeyin, zaten bildiğiniz, başka filmlerde gördüklerinizi daha güzel bir sinemasal dille anlatıyor. Keşke bilmediğimiz daha önce görmediğimiz şeyleri korku filmlerinde görsek ama sanırım bunu yapabilseydik uzaylı tasarımlarında ya da yaşamadaki tasarımlarda doğadan esinlenmek yerine apayrı dünyalara ait keşifleri*-tasarımları görebilirdik. O yüzden korkmak için, korku filmini sevmek için, tedirgin bir şekilde beklemeyi, aniden çıkan şeylerden ürkmeyi bilmek gerekiyor biraz da...
Not: Bu klişelerden sıkılanlar için Mulholland çıkmazı filmini şiddetle öneririm. Ne lanetli ev ne de çocuk bulabilirsiniz.
Düğün Dernek filmine yorum yazdı:
Bir ara puanı 9.1 deydi. 3-4 gün önce filan. Yavaş yavaş inecek herhalde (Şu an itibariyle 8.4)
Rüzgarlı Vadi filmine yorum yazdı:
Tanıdık geldi mi? Dune adlı yapıma çok benziyor (mekanları-yaratıkları) Ayrıca bu animasyon G.İ.T.S ile beraber matrix filminin fikir babalarıdır Şöyle ki:
1-İstila eden böcekler (matrix 1 in sonu)
2-İki dünya arasında barışı getirecek bir mesihin geleceğine olan inanç.
3- Bu aracının barış için kendini feda etmesi, hatta kablolar, antenlerle sarılan beden
4- İsa’nın dirileceği inancını akıla getiren bir yeniden doğuş (Matrix’te bu aşka bağlanırken, Rüzgarlı vadide kendini feda etmenin getirdiği alçak gönüllülüğe bağlanmış)
5- Dünyalar, ırklar arasındaki savaş,
6- yeni, eski dünyalar, bir arada yaşayamayan iki ırk(matrixte bu robot-insan olarak gösterilirken animasyonda böcekler/mantarlar - insanlar olarak gösterilmiş.
7- İki dünyayı bir arada tutacak bir kaynağın olacağına inanç
Çalgı Çengi filmine yorum yazdı:
Bu ekibin trt de ramazan güzeldir adlı programları vardı. Eklemeye çalıştım ama imdb de yok sanırım.Komik sahnelerden:
https://www.youtube.com/watch?v=Lrtag1UHxA0
https://www.youtube.com/watch?v=56jwTfJjfJw
Hükümet Kadin 2 filmine yorum yazdı:
Yönetmenin kendi ismiyle dalga geçirmesi hoş bir ayrıntı olmuş (isim verme). Ben en çok dede karakterini sevdim. Çok fazla şey söylemeden hafif çemkiren filmlerden. İnsanda ev yapımı şarap içme isteği doğuruyor...
Boardwalk Empire dizisine yorum yazdı:
Hırsımdan The Untouchables izliyorum! (Umarım bir yıl beklemek zorunda kalmayız)
Dizinin uyarlandığı gerçek yüzler şöyle:
http://www.historyvshollywood.com/reelfaces/boardwalkempire.php
R. Harrow'un ölüm şekli beni en üzenlerinden biri oldu. Her sahnede sarıl, öp derdim içimden ama karısını öpüp manevi oğluna seni seviyorum deyince geri dönmeyeceğini anladım. Resmen kendini feda etti Darmody'nin oğlunu kurtarırken ve çok arayacağımıza eminim. Chalky, Nelson ve Al Capone kaldı artık dizi de. ama ne olursa olsun Harrow bu kadar kolay gitmemeliydi heleki deadwalk yapıp mermilerin arasında serinkanlı bir şekilde yürüdükten sonra. Beni en çok üzen ve hep hatırlayacağım sahne:
İle Bizleri iyice heyecanlandırmayı başaracak gibi. Fragmandan neler olacağını dair ipuçları alıp heyecanlanmıyor değiliz.