Bu aralar yaşamın anlamsızlığına yeniden taktım. Anlamsız gelen çok şey var. Bu kadar çok anlamsızlıktan bir anlam oluşturmak pek işime gelmiyor. Bunun böyle olmasından dolayı çok üzüntülü ve dolayısıyla da sinirliyim.
Kolaycılığa kaçıp,sapırsaçma bir kültün veya tarikatın arkasından gidecek biri de değilim,keşke öyle biri olsaydım diyorum ama,o zaman en azından saçma da olsa bir hayatım olurdu.
Neyse, şimdilik sadece başka insanlara kendimi vakfetmiş durumda olmanın verdiği huzurla yaşıyorum. Ama o huzur da saçma ve anlamsız geliyor. Bir sonu olmadığını bile bile, bir sürü vakfa ve yardım kuruluşuna hizmet ediyorum. Organlarımı da bağışladım. Yaşarsam da ölürsem de birileri kazanacak. Bu yüzden içim rahat gibi :))
NOT: Kalbimi vermiyorum. Çok parçalandı,sanıyorum kimsenin işine yaramaz :P
aç gözlü, hırsız insanlar. evde 2 aydır tadilat var gaza geldik her yeri düzeltme işine girdik. demir çıktı dedik bahçeye koyalım küpeşte yaparken işe yarar ama ne mümkün sabaha yerinde yeller esiyor. 10 saat duramadı, girip çalmışlar. zaten molozların arasından çıkan tahtaları aşağı atmıştık traktörü aradık dedik molozlarla beraber tahtaları da alırsın. tamam dedi adam ama 5 dakikaya pirana gibi bitirdiler tahtaları bir de kavga ettiler, çekiştirmeler fln tüm pisliği el arabasıyla kaldırdım. şimdi üzüldüğüm nokta bunu yapanlar villasında dublexinde oturan insanlar. ihtiyacı olan insan olsa anlarım. 5 yıl önce izlediğim filmdeki isim bu tiplere cuk oturuyor: halkımız avanta peşinde. lüks arabasıyla çöpten koltuk alanını, boş duruyor diye başkasının arsasına ev yapmaya çalışanını gördükten sonra hayır için dağıtılan lokma kuyruğuna giremez hale geldim hoş hiç de girmedim sıraya (lokma sevmem). cidden bu konularda insanları anlayamıyorum. paylaşmak istedim