1 ay önce
Kiracı filmine yorum yazdı:
Üçlemeyi bitirdim en sevdiğim film ikinci film oldu. En az sevdiğim ise birincisydi. Polanski'nin oyunculuğu da fena değilmiş bu arada
Kiracı filmine yorum yazdı:
Üçlemeyi bitirdim en sevdiğim film ikinci film oldu. En az sevdiğim ise birincisydi. Polanski'nin oyunculuğu da fena değilmiş bu arada
Uyuyan Adam filmine yorum yazdı:
Bu film = depression. Ruh haliniz yerindeyken izlemenizi tavsiye ederim. Onun haricinde gerçekten güzel bir film. Baştan sona uzun bir kitap alıntısı okuyormuş gibi büyüleyici bir havası vardı. Bu filmi kesinlikle bir defa izleyip bitirmek için değil de açıp açıp yeniden izlemek için ayrı bir yerde konumlandırıyorum.
Rashomon filmine yorum yazdı:
** İnsanlar kötü şeyleri unutmak ve yalan da olsa iyi şeylere inanmak ister. Böylesi daha zahmetsizdir.**
Kanal filmine yorum yazdı:
** Eşkıyayı dağda arama kaymakam bey**
** Hükümet bunu mu emrediyor, yoksa Allah kelamı mı yalnız ağayı korumak?**
Tülay German: Kor ve Ateş Yılları filmine yorum yazdı:
Mubi'de gezinirken 2010 yapımı bir Tülay German belgeseline denk geldim. Bugün gösterime giriyordu platformda ve daha önce izlememiş olmanın yarattığı buruklukla birlikte hemen izlemeye koyuldum. Daha önce German'ın #k:192868 isimli eserini okuduğum için belgeseldeki bazı bilgilere hakimdim ama Tülay German'ın ses kayıtları ve daha önce görmediğim arşiv görüntülerini seyretmek ayrı bir şekilde mest etti beni. Ses kayıtları vardı sadece çünkü German kesinlikle görüntü vermeye karşıydı ki vermemiş de... 1987'de son konserini 52 yaşında vererek sessizliğe çekilmişti belgeselde bunun nedeni şöyle anlatmaktadır:
"Yıllar sesimi de beni de olgunlaştırdı. Dinleyicilerimle yürek yüreğe bir çeşit aşk yaşadım. Çoğu kadının mücevherleri vardır. Benim mücevherlerim de aldığım mektuplar, Alkışlar, bravolar. Tam zamanı sesim bozulmaya, nefesim tükenmeye, coşkum azalmaya, içimde yanan alev sönmeye yüz tutmadan, eskimeden yıpranmadan.. gürültüsüz.. sessiz sedasız çekilmek, kaybolmak..."
Dediği gib ... DevamıMubi'de gezinirken 2010 yapımı bir Tülay German belgeseline denk geldim. Bugün gösterime giriyordu platformda ve daha önce izlememiş olmanın yarattığı buruklukla birlikte hemen izlemeye koyuldum. Daha önce German'ın #k:192868 isimli eserini okuduğum için belgeseldeki bazı bilgilere hakimdim ama Tülay German'ın ses kayıtları ve daha önce görmediğim arşiv görüntülerini seyretmek ayrı bir şekilde mest etti beni. Ses kayıtları vardı sadece çünkü German kesinlikle görüntü vermeye karşıydı ki vermemiş de... 1987'de son konserini 52 yaşında vererek sessizliğe çekilmişti belgeselde bunun nedeni şöyle anlatmaktadır:
"Yıllar sesimi de beni de olgunlaştırdı. Dinleyicilerimle yürek yüreğe bir çeşit aşk yaşadım. Çoğu kadının mücevherleri vardır. Benim mücevherlerim de aldığım mektuplar, Alkışlar, bravolar. Tam zamanı sesim bozulmaya, nefesim tükenmeye, coşkum azalmaya, içimde yanan alev sönmeye yüz tutmadan, eskimeden yıpranmadan.. gürültüsüz.. sessiz sedasız çekilmek, kaybolmak..."
Dediği gibi de yaptı.
https://youtu.be/PNhxV2-XxQE?si=8XwTtCxboAIkBfeS
Görünmez Kaza filmine yorum yazdı:
"Bizi özgürleştirmesi gerekenlerin ağızlarından dua eksik olmazken gençliğimizi çaldığını biliyorum."
Uğur Böceği filmine yorum yazdı:
Film estetik olarak sade ama çok bilinçli tercihlerle ilerliyor. Sacramento’nun “sıkıcı bir yer” oluşu, filmdeki mekân kullanımıyla neredeyse poetik bir nostaljiye dönüşüyor. Gerwig’in kamerası, şehrin sıradanlığını bir karakter gibi işliyor; bu da Lady Bird’ün “buradan kaçma” arzusunu hem anlaşılır hem de hüzünlü kılıyor.
Bir diğer önemli unsur, sınıf farkının filmde romantize edilmeden ama sürekli hissedilir biçimde işlenmesi. Lady Bird’ün zengin çevreye duyduğu hayranlık, utanç, taklit etme çabası ve ardından gelen hayal kırıklıkları, gençliğin kimlik arayışındaki sosyal kırılganlığı güçlü şekilde yansıtıyor.
Adile Teyze filmine yorum yazdı:
4 yıl önce youtube'da filmin altına şunları yazmışım:
"Bu filme çok sert eleştiri getirenler olmuş. Bence olaya yanlış taraftan bakıyorlar. Bu filmi Adile Naşit'e yaşarken veda edilen bir film olarak okudum ben. Bu kadar yıldız ismin senaryo amacı ile değil Adile Naşit'e saygı amacıyla toplandığı ortada. Adile Naşit'in rüyasında ölümü, cenazesini görüşü. Sevdiği çocuklara, kuzucuklara veda etmesi. Kısaca Adile Naşit'e yaşarken değer verildiğini anlatan bir film olarak izledim. Adile Naşit'in birleştirici gücü, yürek ısıtan kahkahasını çok özlüyorum. Bunun farkında olan insanlar da güzel bir veda ile bunu yansıttılar bence. Cenaze sahnesinde yas tutan insanlar biziz. Bugün hâlâ o değerli sanatçıların yasını tutuyoruz. Tutmaya devam edeceğiz"
Ne Olacak Şimdi filmine yorum yazdı:
"Ne Olacak Şimdi?", yönetmenliğini Atıf Yılmaz'ın, senaristliğini Sadık Şendil'in yaptığı 1979 yılı sinema filmidir. Başrollerini Levent Kırca, Nevra Serezli, Şener Şen ve Perran Kutman'ın paylaştığı bu filmde geleneksel aile yapısının bir eleştirisi, Çağdaş evlilik kurumunun geleneksellik karşısındaki bocalamasını da ele alan bu filmin başında sınıf farkının doğurduğu aile yapılarının izlenimini ve kadın erkek ilişkilerinde güven-kıskançlık duygularının bir kritiği yapılmıştır. Boşanma avukatları olarak rol alan Levent Kırca ve Nevra Serezli'nin mahkeme salonlarında aile yapısını İslam Hukuku ile Medeni Hukuk ikileminde ele aldıkları bölümlerde de güzel göndermeler yapılmaktadır.