Kazanmak nedir? Kaybetmek neye benzer? Ve bir baba, gerçekten oğlunu sever mi, yoksa sadece kendi hayalini mi?
Bir babanın avuç içi kadar soğuk olan dünyasında, oğullar büyümez.
Sadece “güçlü” olurlar.
Ağlamazlar, diz çökmezler, yorulduklarını söylemezler.
Baba Fritz Von Erich’in gözünde “başarı” bir soyadı mirasıdır.
Ama biz izleyici olarak şunu fark ederiz:
Düşmek, bazen ringde yere serilmekten değil;
Sevilmemekten, onay aramaktan, insan yerine konmamaktan gelir.
Baba-oğul ilişkisi bu filmde sıcak değil.
Sarılmalar, şefkat sözleri ya da içten bir “seni seviyorum” yok.
Şınavlar, ter kokusu kazanılması gereken kupalar var.
Ve oğullar, kendilerini kanıtlamaya çalışırken kaybolur.
Aile, bir sığınak değil de, kaçılması gereken bir kafes gibi.
Baba, oğullarını seviyor belki, ama sevmeyi bilmiyor.
Sevgi yerine gurur, destek yerine beklenti sunuyor.
Bu sevgisizlikte en büyük çöküşler sessiz yaşanıyor.
Ve Kevin Von Erich: filmin gerçek anlatıcısı.
Hayatta kalan tek ... Devamı
Kazanmak nedir? Kaybetmek neye benzer? Ve bir baba, gerçekten oğlunu sever mi, yoksa sadece kendi hayalini mi?
Bir babanın avuç içi kadar soğuk olan dünyasında, oğullar büyümez.
Sadece “güçlü” olurlar.
Ağlamazlar, diz çökmezler, yorulduklarını söylemezler.
Baba Fritz Von Erich’in gözünde “başarı” bir soyadı mirasıdır.
Ama biz izleyici olarak şunu fark ederiz:
Düşmek, bazen ringde yere serilmekten değil;
Sevilmemekten, onay aramaktan, insan yerine konmamaktan gelir.
Baba-oğul ilişkisi bu filmde sıcak değil.
Sarılmalar, şefkat sözleri ya da içten bir “seni seviyorum” yok.
Şınavlar, ter kokusu kazanılması gereken kupalar var.
Ve oğullar, kendilerini kanıtlamaya çalışırken kaybolur.
Aile, bir sığınak değil de, kaçılması gereken bir kafes gibi.
Baba, oğullarını seviyor belki, ama sevmeyi bilmiyor.
Sevgi yerine gurur, destek yerine beklenti sunuyor.
Bu sevgisizlikte en büyük çöküşler sessiz yaşanıyor.
Ve Kevin Von Erich: filmin gerçek anlatıcısı.
Hayatta kalan tek kişi olmanın ağırlığı, tüm ödüllerden daha sessiz ve daha sarsıcı.
Gerçek hayat hikayesi içermesi dolayısıyla etkileyici bir tarafı var ama dramı da fazla gözüme sokmuşlar gibi hissettim. Zac Efron'un şu tipine de alışamadım. Vücudu kafasına göre çok yapay duruyor. Jeremy Allen White'ı böyle bir rolde izlemek hoşuma gitti. Beğendiğim yanları oldu ama filmin içine giremediğim anlar da oldu. Beni biraz arada bıraktı.
Sadece sonu için bile izlenmesi gereken filmler vardır ya işte The Iron Claw öyle bir film. Genelde uzakdoğu sinemasında gördüğümüz aşırı yoğun dram bu sefer amerika sinema sahnesindeydi.
Kardeşlik bağlarının önemini çok iyi vurgulayan film aynı zamanda fazla hırsın nasıl insanın kendisine ve ailesine zarar verdiğini gözler önüne sermiş.
İzlediğimiz olayın gerçekte yaşanmış olması da üzerimizdeki duygu yükünü fazlasıyla arttırmıştır. Ayrıca amerikan güreşinin sahne olduğunu tüm halk bilse bile bu sporu aşırı sevmeleri çok güzel.
@burusuk_panda
8 ay önce
@bochi
1 yıl önce
6.8 / 10
Bir babanın avuç içi kadar soğuk olan dünyasında, oğullar büyümez.
Sadece “güçlü” olurlar.
Ağlamazlar, diz çökmezler, yorulduklarını söylemezler.
Baba Fritz Von Erich’in gözünde “başarı” bir soyadı mirasıdır.
Ama biz izleyici olarak şunu fark ederiz:
Düşmek, bazen ringde yere serilmekten değil;
Sevilmemekten, onay aramaktan, insan yerine konmamaktan gelir.
Baba-oğul ilişkisi bu filmde sıcak değil.
Sarılmalar, şefkat sözleri ya da içten bir “seni seviyorum” yok.
Şınavlar, ter kokusu kazanılması gereken kupalar var.
Ve oğullar, kendilerini kanıtlamaya çalışırken kaybolur.
Aile, bir sığınak değil de, kaçılması gereken bir kafes gibi.
Baba, oğullarını seviyor belki, ama sevmeyi bilmiyor.
Sevgi yerine gurur, destek yerine beklenti sunuyor.
Bu sevgisizlikte en büyük çöküşler sessiz yaşanıyor.
Ve Kevin Von Erich: filmin gerçek anlatıcısı.
Hayatta kalan tek ... Devamı
Bir babanın avuç içi kadar soğuk olan dünyasında, oğullar büyümez.
Sadece “güçlü” olurlar.
Ağlamazlar, diz çökmezler, yorulduklarını söylemezler.
Baba Fritz Von Erich’in gözünde “başarı” bir soyadı mirasıdır.
Ama biz izleyici olarak şunu fark ederiz:
Düşmek, bazen ringde yere serilmekten değil;
Sevilmemekten, onay aramaktan, insan yerine konmamaktan gelir.
Baba-oğul ilişkisi bu filmde sıcak değil.
Sarılmalar, şefkat sözleri ya da içten bir “seni seviyorum” yok.
Şınavlar, ter kokusu kazanılması gereken kupalar var.
Ve oğullar, kendilerini kanıtlamaya çalışırken kaybolur.
Aile, bir sığınak değil de, kaçılması gereken bir kafes gibi.
Baba, oğullarını seviyor belki, ama sevmeyi bilmiyor.
Sevgi yerine gurur, destek yerine beklenti sunuyor.
Bu sevgisizlikte en büyük çöküşler sessiz yaşanıyor.
Ve Kevin Von Erich: filmin gerçek anlatıcısı.
Hayatta kalan tek kişi olmanın ağırlığı, tüm ödüllerden daha sessiz ve daha sarsıcı.
@stiff
1 yıl önce
6.5 / 10
@yokitosama
2 yıl önce
6.5 / 10
Kardeşlik bağlarının önemini çok iyi vurgulayan film aynı zamanda fazla hırsın nasıl insanın kendisine ve ailesine zarar verdiğini gözler önüne sermiş.
İzlediğimiz olayın gerçekte yaşanmış olması da üzerimizdeki duygu yükünü fazlasıyla arttırmıştır. Ayrıca amerikan güreşinin sahne olduğunu tüm halk bilse bile bu sporu aşırı sevmeleri çok güzel.
Sonuç olarak güzel bir filmdi.
@paranoid13
2 yıl önce
7 / 10
@neuromancer
2 yıl önce