Hayali Aşklar

(2010)

Heartbeats a.k.a Les amours imaginaires

Film 1 Saat 41 Dk. Dram, Romantik Kanada 13 Mayıs 2011

7.4

199 OY
PUAN VER
5

Imdb: 7 (29.254 OY)

KONUSU
Kanadanın 21 yaşındaki harika çocuğu Xavier Dolan, Jules ve Jimin güncel uyarlaması olarak da değerlendirebileceğimiz yeni filminde, sarışın ilah Nicolasın ortaya çıkmasıyla birlikte hayatları alt üst olan iki yakın arkadaş Francis ile Marienin öyküsünü anlatıyor. Dolan yazıp yönettiği filminde ayrı ... Devamı
Kanadanın 21 yaşındaki harika çocuğu Xavier Dolan, Jules ve Jimin güncel uyarlaması olarak da değerlendirebileceğimiz yeni filminde, sarışın ilah Nicolasın ortaya çıkmasıyla birlikte hayatları alt üst olan iki yakın arkadaş Francis ile Marienin öyküsünü anlatıyor. Dolan yazıp yönettiği filminde ayrıca başrollerden biri olan Francisi oynuyor. İlişkilerinde mesafeli bir eşcinsel olan Francis, Marienin en yakın arkadaşlarından biridir. Francis ve Marie, düşlerinin erkeği Nicolas hayatlarına girdikten sonra ölümcül bir rekabete başlarlar. İki arkadaş, Nicolasın dikkatini çekmek için birbiriyle yarışırken, bu rekabetten gizli bir haz duyan Nicolas, kendi kartlarını oynayarak seçimini yapar. Dolan, bir kez daha tutkunun, zayıflığın ve insan doğasının etkileyici bir sinemasal betimlemesini yapmayı başarıyor. Bu başarının onu uzun süre Kanadanın en yetenekli isimleri arasında tutacağı kesin gibi.

YORUM YAZ

SPOILER

POPÜLER YORUMLAR

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar
S

@sunmayshine

2 yıl önce

7 / 10

Fransız filmleri hep sınırlarda dolaşıyor bence.Ama hayali aşklar öyle değil,tam ayarında bir film olmuş.Ayrıca müzikleri o kadar güzel ki..Özellikle bang bang ve pass this on kesinlikle dinlenmeli.
Bunun dışında marie ve francisin rekabeti çok hayatın içinden.Gerçekçi olmuş.İnsan istediği şeyi elde etmek için acımasızlaşıyor.Kendinizi görebilirsiniz filmde.Nicolasın her şeyden gizli gizli haberdar olması biraz sinirinizi bozuyor.Ama bu da hayatın bir gerçeği.
Çekimler xavier dolan tarzıydı.Ben genel olarak seviyorum bu adamın filmlerini.Kendisinin gerçek hayatında da homoseksüel olması,filmlerindeki homoseksüel karakterleri daha iyi anlaması ve dolayısıyla bize iyi yansıtmasını sağlıyor.
Güzel bir fransız sineması örneği.

@ecegurbuz

1 yıl önce

bu film bir fransız filmi değil. yönetmen kanadalı.

@janedoejr

5 yıl önce

"Önemli olan yastıktı."

@normajeane

6 yıl önce

Müzikleri muhteşem. Film de güzeldir.

Nicolas'ın Audrey Hepburn hayranlığı üzerine Marie'nin Audrey taklidi çok hoştu :))
B

@bluemoonn

8 yıl önce

8.6 / 10

Dolan’ın en sevdiğim yönlerinden biri müzikleri film içinde harika kullanması. Laurence anyways te de bunu görebilirsiniz ve duyguları çok iyi yansıtıyor. Film boyunca karakterlerle birlikte bende acı çektim adeta. Kendisi de iyi bir oyuncu zaten. Severim kendilerini.

Filmin sevmediğim tek yanı aralarda çıkan başka insanların yorumları ya da yaşadıkları. Filmin akışını bozmuş. En sevdiğim yerlerden biri hatta birkaçı bang bang şarkısını kullandığı yerler aşırı etkileyici. Ve tabiki o dans sahnesi.Işıklar,müzik,benzetmeler...
G

@guffitiguffiti

8 yıl önce

müziklerin kullanımı harıka,filmin rengi ve kareleri çok güzel bunun yanında dağınık bişeyler de var gibi aradaki hikayeler sonda bağlanabilirdi.ama dagınık da güzel
D

@devrik_cumle

8 yıl önce

1 / 10

Jules ve Jim’in güncel uyarlaması olarak değerlendirelemez.bence.
M

@meltemceyhan

9 yıl önce

4.4 / 10

çok zorlama bir film. alakasız kişilerle yapılan ara söyleşiler de hiçbir yere bağlanmıyor. ben hiç beğenmedim. sadece görsellik güzeldi. 25 yaş üstü için sıkıcı, 20 yaş altı beğenebilir.

@junkheadinpurpl

9 yıl önce

9 / 10

Xaiver Dolan'ın çektiği 2.film ve benim de izlediğim 2.filmi. Çok seviyorum bu çocuğu,çok takdir ediyorum ! Genç yaşından büyük işler başarıyor. Müzikleri,diyalogları,oyunculuklarıyla müthiş bir filmdi. Daha da izlesem aynı tadı alırım :)
M

@mipmis

9 yıl önce

Müzikleriyle beni baştan çıkaran film. Ayrıca kıvırcıklardan tiksiniyorum.

@ezgi124

9 yıl önce

10 / 10

çok beğendim çok

@streetspirit

10 yıl önce

Burda da bir kez daha anlıyoruz ki , aşk her şekilde tehlikelidir.

Üstelik aşık olunacak hiç bir tarafı olmayan birineyse daha tehlikelidir.

@ed_wood_1

10 yıl önce

Kafadan +2 puan vererek başladım bu filme.+1 Fransızca hayranlığım,+1 Xavier Dolan'ın J'ai tue ma mere'den bendeki kredisi için.Hayalkırıklığına da uğramadım açıkçası,içten bir film olmuş.

Aynı kişiye aşık iki arkadaş.İkisinin Nicolas'a yükledikleri anlamlarla büyüttükleri aşkın,yavaş yavaş gizli bir rekabete dönüşmesini X.Dolan hem çok güzel anlatmış hem de oynamış.Aradaki isimsiz karakterlerin aşk hakkındaki söyledikleri bazen hüzünlendiriyor bazense güldürüyor.(gözlüklü kız favorim:)

Bence aşka yüklediğimiz anlamlar için izlenilmesi gereken bir film ..

@ustunkoru

11 yıl önce

7.2 / 10

son dönemde bana mı denk geliyor bilmiyorum ama Kanada'dan keyifli filmler çıkıyor - biraz daha yakından takip etmeli yüzümüzü güldürebilenleri.. ince mizah diyemem ama kesinlikleiçten bir anlatım..

@firfirella

11 yıl önce

bu filmi beğenip beğenmediğimi çözemedim. konu itibariyle ilginç, ama karakterleri, xavier dolan hariç, çok itici buldum. vallahi filmin içine girip kavga edesim geldi, o derece :)

şu sakız reklamlarındaki tombul eros bile, adonis diye betimlenen, hayallerinde yunan heykellerine benzetilen adamdan daha sevimlidir. bu sarışını "I Killed My Mother"da da sevmemiştim zaten. hadi çocuğun görünüşüne rağmen ona yüklenen anlamı vs geçtim de çok zorlama bir karakter olmuş. adamın filmin başındaki gamsızlığı ve herkese mavi boncuk tavırları filmin sonundaki tepkisinin sinyallerini veriyordu zaten. hiç sürpriz olmadı benim için. marşmelov öyle yenmez böyle yenir deyip sonra da benim gay olduğumu nasıl düşünürsün demesine rağmen sürpriz olmadı yani. kızımızın kır evinden ayrılırkenki sahnede bavulu yerine ayakkabılarının topuklarını süre süre gitmesi, sigarayla ilgili yaptığı konuşmadaki zoraki şairliği ve
... Devamı
bu filmi beğenip beğenmediğimi çözemedim. konu itibariyle ilginç, ama karakterleri, xavier dolan hariç, çok itici buldum. vallahi filmin içine girip kavga edesim geldi, o derece :)

şu sakız reklamlarındaki tombul eros bile, adonis diye betimlenen, hayallerinde yunan heykellerine benzetilen adamdan daha sevimlidir. bu sarışını "I Killed My Mother"da da sevmemiştim zaten. hadi çocuğun görünüşüne rağmen ona yüklenen anlamı vs geçtim de çok zorlama bir karakter olmuş. adamın filmin başındaki gamsızlığı ve herkese mavi boncuk tavırları filmin sonundaki tepkisinin sinyallerini veriyordu zaten. hiç sürpriz olmadı benim için. marşmelov öyle yenmez böyle yenir deyip sonra da benim gay olduğumu nasıl düşünürsün demesine rağmen sürpriz olmadı yani. kızımızın kır evinden ayrılırkenki sahnede bavulu yerine ayakkabılarının topuklarını süre süre gitmesi, sigarayla ilgili yaptığı konuşmadaki zoraki şairliği ve şu anda aklıma gelmeyen birkaç klişe vs boğdu beni resmen.

tüm bunlara rağmen konunun özgünlüğünü sevdim, sadece işleniş biçimi hiç hoşuma gitmedi. xavier dolan'ın (ikinci kez) hem senaryoyu yazması, hem filmi yönetmesi, hem de oynması ve bunları çok genç yaşında başarması tabi ki göz ardı edilemez ama bence bu filmi bir daha çekmeli :) biraz daha olgunlaştıktan sonra belki de.
SPOILER

Hayali Aşklar filmine Benzer Film ekliyorsun.

Arama Sonuçları

Hayali Aşklar filmini Kategorize ediyorsun.

Bu filmi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

Hayali Aşklar filmine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

FİLM İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL