7.9

483 OY
PUAN VER
5

Imdb: 8.1 (197.927 OY)

KONUSU
Paris’in gettolarında hararetli saatler yaşanmaktadır. Grup halinde dolaşan yerel gençlerle, çevreyi kuşatan polisler arasında nefret dolu bakışlardan oluşan bir gerilim vardır. Mahallenin gençlerinden Abdel, polis soruşturması sırasında dövüldüğü için hastanede ölüm döşeğinde yatmaktadır. Arkadaşı ... Devamı
Paris’in gettolarında hararetli saatler yaşanmaktadır. Grup halinde dolaşan yerel gençlerle, çevreyi kuşatan polisler arasında nefret dolu bakışlardan oluşan bir gerilim vardır. Mahallenin gençlerinden Abdel, polis soruşturması sırasında dövüldüğü için hastanede ölüm döşeğinde yatmaktadır. Arkadaşı Vinz ise, Abdel’in ölmesi durumunda bir polis vurmaya ant içer.

YORUM YAZ

SPOILER

POPÜLER YORUMLAR

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar

@dersu_uzala

6 ay önce

6.9 / 10

Evet oyunculuklar iyi hatta gerçek üç karakterin 24 saatlik hayatına kamera ile eşlik edilmiş gibi. Lakin filmi kaç defa bırakmayı düşündüm çünkü bana moduma uygun değildi ama emeğim heba olmasın diye sonunu bekledim çünkü muhakkak sonunda birşeyler olmalıydı. Evet sonu iyiydi öyle ki o son olmasaydı benim için tamamen zaman israfı olurdu. Gençlik gerçekten değerlidir ve aylaklıkla harcanmamalıdır. 35ine merdiven dayamış bir müslüman olarak derim ki : kardeşim, marjinal ve absürd her türlü sanat ve felsefeden uzak dur.dinini öğren ve yaşa, spor yap (tercihen mma) güçlü ol , çalış para kazan ve evlilik için hazırlan ve evlen çoluk çocuk sahibi ol. Sonrası sana kalmış.

@furkandgn9

9 ay önce

7.9 / 10

La Haine, kabaca polisin ve halkın çatışması olarak anlatılır. Fakat tam olarak öyle değil. Aslında çatışma, devletin polise sinsilikle aşıladığı ideoloji ve yine devletin köşeye sıkıştırıp, arada bir elleri salınınca ortaya çıkan halkın tatmin duygusu arasında gerçekleşiyor. Polis koruma altında olduğunu sanıp suni bir rahatlama yaşıyor ve pis işler için hazır hissediyor. Halk ise kısa şiddet anlarını devlete karşı bir başarı olarak görüyor. Yani iki taraf da devletin tuzağına düşüyor. Böylece hegemonik devlet yapısı hücrelerimize işlenmişçesine devamlılık sağlıyor.

Filmi beğenmekle birlikte beklentimi karşılamadığını da belirtmeliyim. Fransa'dan öte, evrensel bir gerçekliği konu alıyor olsa da benzer olaylar yaşayan Türkiye'de yaşamama rağmen geçmeyen bir şeyler vardı. Bu da muhtemelen fikirden ötürü değil filmin kendisinden ötürüydü. Özellikle kurgu beni çok koparttı. Bazı olayların yerlerinin değişmesi gerekiyor bence. Diğer seb
... Devamı
La Haine, kabaca polisin ve halkın çatışması olarak anlatılır. Fakat tam olarak öyle değil. Aslında çatışma, devletin polise sinsilikle aşıladığı ideoloji ve yine devletin köşeye sıkıştırıp, arada bir elleri salınınca ortaya çıkan halkın tatmin duygusu arasında gerçekleşiyor. Polis koruma altında olduğunu sanıp suni bir rahatlama yaşıyor ve pis işler için hazır hissediyor. Halk ise kısa şiddet anlarını devlete karşı bir başarı olarak görüyor. Yani iki taraf da devletin tuzağına düşüyor. Böylece hegemonik devlet yapısı hücrelerimize işlenmişçesine devamlılık sağlıyor.

Filmi beğenmekle birlikte beklentimi karşılamadığını da belirtmeliyim. Fransa'dan öte, evrensel bir gerçekliği konu alıyor olsa da benzer olaylar yaşayan Türkiye'de yaşamama rağmen geçmeyen bir şeyler vardı. Bu da muhtemelen fikirden ötürü değil filmin kendisinden ötürüydü. Özellikle kurgu beni çok koparttı. Bazı olayların yerlerinin değişmesi gerekiyor bence. Diğer sebebi de filmi beklediğim kadar sert görmemem. Bu bencil bir beklenti biliyorum ama kendimi fazlaca zor sahneye hazırlamışken aradığımı bulamadım.

Ancak elbette bir klasik La Haine. Sinematografisi ve özgün anlatım dili ile herkesin izlemesi gereken bir yapım.

@burusuk_panda

1 yıl önce

10 / 10

Farklı filmlerden göndermeler de bulunan muhteşem film. Herkes sevemeyebilir elbette.
Z

@zoranbedirhan

2 yıl önce

10 / 10

Çocukken ayna sahnesinin nasıl çekildiğini çok merak ettiğim bir yapım, bilmeyenler için dublör kullanılmış 2 oyuncu ile çekilmiş arada ayna yok.

@fastsigned

2 yıl önce

25.kattan yazıyorum "her şey yolunda"

@bahilas

2 yıl önce

try what is wrong for to make it true
D

@dilsanoi

2 yıl önce

oyunculuklar mü-kem-mel. gettoda her an her şey olabilir, 5 dakikada değişir bütün işler! ortalık bi anda karışabilir, bunun gerginliğini çok iyi hissettiriyor.

@tiamath

3 yıl önce

6.5 / 10

Bu düşen bir toplumun hikayesidir. Düşerken sorun yoktur ve kendine şunu tekrar eder "buraya kadar bir sorun yok" . Çünkü önemli olan yere vuruş anıdır!

Tamamen sisteme isyan üzerine kurulu bir film. Üç arkadaşın, başta yaşanan bir olaydan sonra (bir polis tarafından komaya sokulurcasına dövülen arkadaşları) polise karşı besledikleri kinin kendilerini getirdiği noktayı anlatmaktadır. Evet suçun içinde veya zihniyetinde büyümüş olmanın etkisi kaçınılmaz olabilir ama herşeyi bunun üzerine atıp kenara çekilmenin de doğru olmadığını anlatan bir film. Film aynı zaman da Paris’in gösterilen güzel yüzünün bir arkası olduğunu da anlatmaktadır. Başarılı oyunculuklar ve siyah-beyaz çekim ile sergilenmiş sanatsal sunum da aynı başarıdadır. İhtiyarın nasihati ise oldukça manidardı. Filmde üç defa ihtiyar ne demek istendi denmesi ile burada anlatılan boşa gitmemesi için olabildiğince çaba gösterilmiş.

@mehmetm

4 yıl önce

sonda lacan’ın portresinin olması, yapının bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirtiyor olabilir, sadece banliyöler düşmez, düştüklerinde peşlerinde yapının geri kalanını da düşürür

çok uzun süredir beklettiğim bir filmdi, dürüst olmak gerekirse sıkıldım; ancak sinematografisi ve yorumların birinde bahsedilen edith piaf’a yapılan düzenlemeyle ortaya çıkan müzik gayet güzeldi

@filmist

4 yıl önce

8 / 10

Toplumsal hayattan dışlanan bölgede etnik kökenleri farklı 3 genç
Adaletsizliği, sosyal sınıfın eşitsizliği gözler önüne seriyor.
Kaliteli bir yapım.

@no_one

7 yıl önce

8.5 / 10

İzlemeyi en çok ertelediğim filmlerden biriydi ve izlerken sinematografisine hayran kalıp çoğu sahneyi tekrar tekrar başa sardım . Ana karakterlerin gerçek adlarını kullanması , yönetmenin 28 yaşında böyle bir eser ortaya koyması ve can alıcı sahnelerdeki mükemmel kamera kullanımı filmi estetik yönden daha güçlü hale getirmiş.

Bir siyahi ,bir yahudi ve bir Arap’tan oluşan karakterler için azınlık olmaktan daha kötüsü bir de banliyöde yaşamak durumunda kalmak olsa gerek .Hubert’i süperego ,Said’i ego ve Vinz’i ide benzettim izlerken ve bazen de oluşturdukları o kelimeyi düşündüm ; " Cul-de-sac."... Filmle ilgili zaten birçok eleştiri ve yorum yapıldı bugüne kadar ,can alıcı sahneler ve replikler paylaşıldı ;tek söyleyeceğim filmin aslında açık uçlu da olsa cevabı olan bir soru sormadığı veya bizi bir şey hakkında düşündürmek istemediği , amacının bir gerçeği tokat gibi çarpmak olduğu ; sistemin sadece hatalı ürünü ,sonucu değil hepimizi
... Devamı
İzlemeyi en çok ertelediğim filmlerden biriydi ve izlerken sinematografisine hayran kalıp çoğu sahneyi tekrar tekrar başa sardım . Ana karakterlerin gerçek adlarını kullanması , yönetmenin 28 yaşında böyle bir eser ortaya koyması ve can alıcı sahnelerdeki mükemmel kamera kullanımı filmi estetik yönden daha güçlü hale getirmiş.

Bir siyahi ,bir yahudi ve bir Arap’tan oluşan karakterler için azınlık olmaktan daha kötüsü bir de banliyöde yaşamak durumunda kalmak olsa gerek .Hubert’i süperego ,Said’i ego ve Vinz’i ide benzettim izlerken ve bazen de oluşturdukları o kelimeyi düşündüm ; " Cul-de-sac."... Filmle ilgili zaten birçok eleştiri ve yorum yapıldı bugüne kadar ,can alıcı sahneler ve replikler paylaşıldı ;tek söyleyeceğim filmin aslında açık uçlu da olsa cevabı olan bir soru sormadığı veya bizi bir şey hakkında düşündürmek istemediği , amacının bir gerçeği tokat gibi çarpmak olduğu ; sistemin sadece hatalı ürünü ,sonucu değil hepimizin bu sistemin sebebi ve sonucu ,katili ve maktülü olduğumuz o gerçeği , o çıkmazı ,o döngüyü...

İyi seyirler dilerim .. 8/5/10

@poormf

9 yıl önce

7.5 / 10

Dile pelesenk olan sözleri başkaldırının doğal seyrini anlatan filmin önüne geçmiş... Sonu çarpıcı... 75/100
C

@cagdasbdy

9 yıl önce

8.4 / 10

Mathieu Kassovitz’e 1995 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye Ödülü’nü getiremese de En İyi Yönetmen Ödülü’nü getiren filmi. Yönetmen Mathieu Kassovitz, arkadaşlarından biri polis tarafından gözaltındayken öldüğü zaman filmin senaryosunu yazmaya karar vermiştir.

Film, Fransa’da Paris’in yakınlarındaki bir banliyöde yaşayan biri Arap, biri Yahudi ve diğeri de siyahi olan üç arkadaşın şiddetli bir isyanın ardından hayatlarının 24 saatlik zaman dilimini anlatıyor. Filmin söylemek istediği esas şey; aslında hepimiz şiddetin, ırkçılık ve diğer sosyal baskıların hem kurbanları hem de failleriyiz. Hiç kimse şiddet ve şiddetin tüm biçimlerinden yara almadan, zarar görmeden kaçamaz.

Film kahramanlarını mükemmelleştirmekten ziyade onların zayıf ve eksik yönlerini açığa çıkarmakla ilgileniyor. Olay örgüsü ve oyunculuklar gerçekçi ve ikna edici. Film aslında renkli çekilmiş ancak sonra bizzat yönetmen Kassovitz tarafından siyah beyaza dönüştür
... Devamı
Mathieu Kassovitz’e 1995 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye Ödülü’nü getiremese de En İyi Yönetmen Ödülü’nü getiren filmi. Yönetmen Mathieu Kassovitz, arkadaşlarından biri polis tarafından gözaltındayken öldüğü zaman filmin senaryosunu yazmaya karar vermiştir.

Film, Fransa’da Paris’in yakınlarındaki bir banliyöde yaşayan biri Arap, biri Yahudi ve diğeri de siyahi olan üç arkadaşın şiddetli bir isyanın ardından hayatlarının 24 saatlik zaman dilimini anlatıyor. Filmin söylemek istediği esas şey; aslında hepimiz şiddetin, ırkçılık ve diğer sosyal baskıların hem kurbanları hem de failleriyiz. Hiç kimse şiddet ve şiddetin tüm biçimlerinden yara almadan, zarar görmeden kaçamaz.

Film kahramanlarını mükemmelleştirmekten ziyade onların zayıf ve eksik yönlerini açığa çıkarmakla ilgileniyor. Olay örgüsü ve oyunculuklar gerçekçi ve ikna edici. Film aslında renkli çekilmiş ancak sonra bizzat yönetmen Kassovitz tarafından siyah beyaza dönüştürülmüş. Açıkçası çokta iyi olmuş.

Filmin sonunda ne olacağına dair hiçbir uyarı yok ve her şey biranda gelişiyor. Kesinlikle filmin son sahnesi unutulmazlar arasında. Filmle ilgili ufak bir detay, filmin bir sahnesinde üç arkadaş kapı zili üzerinde arkadaşları Asterix’in adını ararken zilin üstündeki isimlerden birinin filmde ana karakter Vinz’i canlandıran Cassel’in, bir diğer isim ise yardımcı yönetmenin isminin olmasıdır.

It’s about a society on its way down. And as it falls,it keeps telling itself: "So far so good... So far so good... So far so good." It’s not how you fall that matters. It’s how you land.
I

@idokabul

9 yıl önce

50 katlık bir binadan düşen adamın hikayesidir. Her katta kendini rahatlatmak için şunu demiş içinden: "Şimdiye kadar herşey yolunda." "Şimdiye kadar herşey yolunda." "Şimdiye kadar herşey yolunda." Önemli olan düşüş değil. Yere iniştir.

@delahoya

11 yıl önce

7.7 / 10

Vincent Cassel e ve kamera yönetmenine hayran kaldığım , diyaloglarıyla seyirciyi kendine bağlayan senaryo ve olay örgüsü açısından bir o kadarda zayıf , sanatsal ve sosyokültürel açıdan zengin bir filmdir...

Toplumsal olguları iyi analiz ederek bizi bağlayan bir çok şeyin nefret duygusu olduğunu vurgulayan , fransız sineması olmasına rağmen fransayı topa tutan simsiyah bir film...Günümüz siyasetçilerine ve siyasetçi adaylarına ders olarak izletmeli demeden edemiyorum..
SPOILER

Protesto filmine Benzer Film ekliyorsun.

Arama Sonuçları

Protesto filmini Kategorize ediyorsun.

Bu filmi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

Protesto filmine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

FİLM İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL