7.9

452 OY
PUAN VER
5

Imdb: 8.1 (172.352 OY)

KONUSU
Paris’in gettolarında hararetli saatler yaşanmaktadır. Grup halinde dolaşan yerel gençlerle, çevreyi kuşatan polisler arasında nefret dolu bakışlardan oluşan bir gerilim vardır. Mahallenin gençlerinden Abdel, polis soruşturması sırasında benzetildiği için hastanede ölüm döşeğinde yatmaktadır. Gencin ... Devamı
Paris’in gettolarında hararetli saatler yaşanmaktadır. Grup halinde dolaşan yerel gençlerle, çevreyi kuşatan polisler arasında nefret dolu bakışlardan oluşan bir gerilim vardır. Mahallenin gençlerinden Abdel, polis soruşturması sırasında benzetildiği için hastanede ölüm döşeğinde yatmaktadır. Gencin arkadaşları ise başıboş dolaşmaktadırlar. İçlerinden biri Vinz, Abdel’in ölmesi durumunda bir polis vurmaya and içer...

Tartışmalı konusu ve son derece yaratıcı estetiği ile olay yaratmış bir çalışma. Filme dair söyenebilecek kötü bir şey neredeyse yok gibi. Sadece yönetmeninin aynı başarıyı bir daha tekrar edememiş olması üzücü sayılabilir.

Kısaca fişek gibi bir film.

YORUM YAZ

SPOILER

POPÜLER YORUMLAR

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar
Z

@zoranbedirhan

3 ay önce

10 / 10

Çocukken ayna sahnesinin nasıl çekildiğini çok merak ettiğim bir yapım, bilmeyenler için dublör kullanılmış 2 oyuncu ile çekilmiş arada ayna yok.

@fastsigned

10 ay önce

25.kattan yazıyorum "her şey yolunda"

@bahilas

10 ay önce

try what is wrong for to make it true
D

@dilsanoi

1 yıl önce

oyunculuklar mü-kem-mel. gettoda her an her şey olabilir, 5 dakikada değişir bütün işler! ortalık bi anda karışabilir, bunun gerginliğini çok iyi hissettiriyor.

@tiamath

1 yıl önce

6.5 / 10

Bu düşen bir toplumun hikayesidir. Düşerken sorun yoktur ve kendine şunu tekrar eder "buraya kadar bir sorun yok" . Çünkü önemli olan yere vuruş anıdır!

Tamamen sisteme isyan üzerine kurulu bir film. Üç arkadaşın, başta yaşanan bir olaydan sonra (bir polis tarafından komaya sokulurcasına dövülen arkadaşları) polise karşı besledikleri kinin kendilerini getirdiği noktayı anlatmaktadır. Evet suçun içinde veya zihniyetinde büyümüş olmanın etkisi kaçınılmaz olabilir ama herşeyi bunun üzerine atıp kenara çekilmenin de doğru olmadığını anlatan bir film. Film aynı zaman da Paris’in gösterilen güzel yüzünün bir arkası olduğunu da anlatmaktadır. Başarılı oyunculuklar ve siyah-beyaz çekim ile sergilenmiş sanatsal sunum da aynı başarıdadır. İhtiyarın nasihati ise oldukça manidardı. Filmde üç defa ihtiyar ne demek istendi denmesi ile burada anlatılan boşa gitmemesi için olabildiğince çaba gösterilmiş.

@mehmetm

2 yıl önce

sonda lacan’ın portresinin olması, yapının bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirtiyor olabilir, sadece banliyöler düşmez, düştüklerinde peşlerinde yapının geri kalanını da düşürür

çok uzun süredir beklettiğim bir filmdi, dürüst olmak gerekirse sıkıldım; ancak sinematografisi ve yorumların birinde bahsedilen edith piaf’a yapılan düzenlemeyle ortaya çıkan müzik gayet güzeldi

@filmist

2 yıl önce

8 / 10

Toplumsal hayattan dışlanan bölgede etnik kökenleri farklı 3 genç
Adaletsizliği, sosyal sınıfın eşitsizliği gözler önüne seriyor.
Kaliteli bir yapım.

@no_one

5 yıl önce

8.5 / 10

İzlemeyi en çok ertelediğim filmlerden biriydi ve izlerken sinematografisine hayran kalıp çoğu sahneyi tekrar tekrar başa sardım . Ana karakterlerin gerçek adlarını kullanması , yönetmenin 28 yaşında böyle bir eser ortaya koyması ve can alıcı sahnelerdeki mükemmel kamera kullanımı filmi estetik yönden daha güçlü hale getirmiş.

Bir siyahi ,bir yahudi ve bir Arap’tan oluşan karakterler için azınlık olmaktan daha kötüsü bir de banliyöde yaşamak durumunda kalmak olsa gerek .Hubert’i süperego ,Said’i ego ve Vinz’i ide benzettim izlerken ve bazen de oluşturdukları o kelimeyi düşündüm ; " Cul-de-sac."... Filmle ilgili zaten birçok eleştiri ve yorum yapıldı bugüne kadar ,can alıcı sahneler ve replikler paylaşıldı ;tek söyleyeceğim filmin aslında açık uçlu da olsa cevabı olan bir soru sormadığı veya bizi bir şey hakkında düşündürmek istemediği , amacının bir gerçeği tokat gibi çarpmak olduğu ; sistemin sadece hatalı ürünü ,sonucu değil hepimizi
... Devamı
İzlemeyi en çok ertelediğim filmlerden biriydi ve izlerken sinematografisine hayran kalıp çoğu sahneyi tekrar tekrar başa sardım . Ana karakterlerin gerçek adlarını kullanması , yönetmenin 28 yaşında böyle bir eser ortaya koyması ve can alıcı sahnelerdeki mükemmel kamera kullanımı filmi estetik yönden daha güçlü hale getirmiş.

Bir siyahi ,bir yahudi ve bir Arap’tan oluşan karakterler için azınlık olmaktan daha kötüsü bir de banliyöde yaşamak durumunda kalmak olsa gerek .Hubert’i süperego ,Said’i ego ve Vinz’i ide benzettim izlerken ve bazen de oluşturdukları o kelimeyi düşündüm ; " Cul-de-sac."... Filmle ilgili zaten birçok eleştiri ve yorum yapıldı bugüne kadar ,can alıcı sahneler ve replikler paylaşıldı ;tek söyleyeceğim filmin aslında açık uçlu da olsa cevabı olan bir soru sormadığı veya bizi bir şey hakkında düşündürmek istemediği , amacının bir gerçeği tokat gibi çarpmak olduğu ; sistemin sadece hatalı ürünü ,sonucu değil hepimizin bu sistemin sebebi ve sonucu ,katili ve maktülü olduğumuz o gerçeği , o çıkmazı ,o döngüyü...

İyi seyirler dilerim .. 8/5/10

@poormf

7 yıl önce

7.5 / 10

Dile pelesenk olan sözleri başkaldırının doğal seyrini anlatan filmin önüne geçmiş... Sonu çarpıcı... 75/100
C

@cagdasbdy

7 yıl önce

8.4 / 10

Mathieu Kassovitz’e 1995 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye Ödülü’nü getiremese de En İyi Yönetmen Ödülü’nü getiren filmi. Yönetmen Mathieu Kassovitz, arkadaşlarından biri polis tarafından gözaltındayken öldüğü zaman filmin senaryosunu yazmaya karar vermiştir.

Film, Fransa’da Paris’in yakınlarındaki bir banliyöde yaşayan biri Arap, biri Yahudi ve diğeri de siyahi olan üç arkadaşın şiddetli bir isyanın ardından hayatlarının 24 saatlik zaman dilimini anlatıyor. Filmin söylemek istediği esas şey; aslında hepimiz şiddetin, ırkçılık ve diğer sosyal baskıların hem kurbanları hem de failleriyiz. Hiç kimse şiddet ve şiddetin tüm biçimlerinden yara almadan, zarar görmeden kaçamaz.

Film kahramanlarını mükemmelleştirmekten ziyade onların zayıf ve eksik yönlerini açığa çıkarmakla ilgileniyor. Olay örgüsü ve oyunculuklar gerçekçi ve ikna edici. Film aslında renkli çekilmiş ancak sonra bizzat yönetmen Kassovitz tarafından siyah beyaza dönüştür
... Devamı
Mathieu Kassovitz’e 1995 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye Ödülü’nü getiremese de En İyi Yönetmen Ödülü’nü getiren filmi. Yönetmen Mathieu Kassovitz, arkadaşlarından biri polis tarafından gözaltındayken öldüğü zaman filmin senaryosunu yazmaya karar vermiştir.

Film, Fransa’da Paris’in yakınlarındaki bir banliyöde yaşayan biri Arap, biri Yahudi ve diğeri de siyahi olan üç arkadaşın şiddetli bir isyanın ardından hayatlarının 24 saatlik zaman dilimini anlatıyor. Filmin söylemek istediği esas şey; aslında hepimiz şiddetin, ırkçılık ve diğer sosyal baskıların hem kurbanları hem de failleriyiz. Hiç kimse şiddet ve şiddetin tüm biçimlerinden yara almadan, zarar görmeden kaçamaz.

Film kahramanlarını mükemmelleştirmekten ziyade onların zayıf ve eksik yönlerini açığa çıkarmakla ilgileniyor. Olay örgüsü ve oyunculuklar gerçekçi ve ikna edici. Film aslında renkli çekilmiş ancak sonra bizzat yönetmen Kassovitz tarafından siyah beyaza dönüştürülmüş. Açıkçası çokta iyi olmuş.

Filmin sonunda ne olacağına dair hiçbir uyarı yok ve her şey biranda gelişiyor. Kesinlikle filmin son sahnesi unutulmazlar arasında. Filmle ilgili ufak bir detay, filmin bir sahnesinde üç arkadaş kapı zili üzerinde arkadaşları Asterix’in adını ararken zilin üstündeki isimlerden birinin filmde ana karakter Vinz’i canlandıran Cassel’in, bir diğer isim ise yardımcı yönetmenin isminin olmasıdır.

It’s about a society on its way down. And as it falls,it keeps telling itself: "So far so good... So far so good... So far so good." It’s not how you fall that matters. It’s how you land.
I

@idokabul

7 yıl önce

50 katlık bir binadan düşen adamın hikayesidir. Her katta kendini rahatlatmak için şunu demiş içinden: "Şimdiye kadar herşey yolunda." "Şimdiye kadar herşey yolunda." "Şimdiye kadar herşey yolunda." Önemli olan düşüş değil. Yere iniştir.

@delahoya

9 yıl önce

7.7 / 10

Vincent Cassel e ve kamera yönetmenine hayran kaldığım , diyaloglarıyla seyirciyi kendine bağlayan senaryo ve olay örgüsü açısından bir o kadarda zayıf , sanatsal ve sosyokültürel açıdan zengin bir filmdir...

Toplumsal olguları iyi analiz ederek bizi bağlayan bir çok şeyin nefret duygusu olduğunu vurgulayan , fransız sineması olmasına rağmen fransayı topa tutan simsiyah bir film...Günümüz siyasetçilerine ve siyasetçi adaylarına ders olarak izletmeli demeden edemiyorum..

@snbysl

9 yıl önce

8.5 / 10

Dönemimizin de anlam ve önemini ifade eden enfes bir film ! Grunwalski’nin ve 50. kattan düşen adamın hikayesi ile akılda kalıcı olacağı belli. Bob Merley’nin Burnin’ and Lootin’ i ise filme daha da anlam katmıştır.

@sarhosatlarzama

10 yıl önce

Tüm ötekilerin, ötekileştirilmişlerin, kendilerini belleyen dünyayı kendilerinin belleyen, bellettirilenlerin, kendilerinden olmayan insanlarla neden sıradan bir sohbeti dahi kıvıramadıklarının, istememelerine rağmen neden bu kadar şiddet dolu ve bir o kadar da korkak olduklarının, neden durduk yere böyle milliyetçi kesildiklerinin ve hala Fransız ulusal marşını söylemediklerinin ironi dolu bir dipnotudur bu kara film.

@dibuk

10 yıl önce

9 / 10

Vincent Cassel bu kadar mı iyi oynar dedirten üstelik film bittiğinde etrafa salak salak baktıran ender filimlerdendir diyebilirim.
SPOILER

Protesto filmine Benzer Film ekliyorsun.

Arama Sonuçları

Protesto filmini Kategorize ediyorsun.

Bu filmi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

Protesto filmine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

FİLM İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL