8.3

1,125 OY
PUAN VER
5

Imdb: 7.8 (117.140 OY)

KONUSU
1920lerin Los Angeles’ındayız. Kolu kırıldığı için Los Angeles Hastanesinde yatmakta olan 10 yaşındaki Alexandria, burada filmlerde dublörlük yapmakta olan Roy ile tanışır.

Bir çekim sırasında sakatlandığı için yataktan kalkamayan Roy, Alexandriaya Vali Odioustan çeşitli sebeplerden nefret eden ve
... Devamı
1920lerin Los Angeles’ındayız. Kolu kırıldığı için Los Angeles Hastanesinde yatmakta olan 10 yaşındaki Alexandria, burada filmlerde dublörlük yapmakta olan Roy ile tanışır.

Bir çekim sırasında sakatlandığı için yataktan kalkamayan Roy, Alexandriaya Vali Odioustan çeşitli sebeplerden nefret eden ve onu öldürmek isteyen 6 adamın hikayesini anlatmaya başlar. Fakat Roy, yaşadığı sorunlar sebebiyle hikayeyi giderek daha karamsar bir hale sokar. Bir süre sonra masal ile gerçeği birbirine karıştıran Roy, kendi acılarından kurtulmak için Alexandriayı da kullanmaya başlayacaktır.

Ülkemizde de If İstanbul kapsamında gösterilen film, Berlin Film Festivalinden de ödülle döndü. Tarsem Singhin 18 farklı ülkede, 26 farklı gerçek mekanda çekimlerini gerçekleştirdiği The Fallda hiç özel efekt kullanılmadı. Yönetmenin titizliği sonucu çekim ve post-prodüksiyon aşaması 4 yıl süren film, ilk geniş gösterimini ancak 2008’de yapabildi.
Lee Pace

Roy Walker...

Catinca Untaru

Alexandria

Jeetu Verma

Indian / O...

Marcus Wesley

Otta Benga...

Leo Bill

Charles Da...

Julian Bleach

Mystic / O...

Justine Waddell

Nurse Evel...

Kim Uylenbroek

Doctor / A...

YORUM YAZ

SPOILER

POPÜLER YORUMLAR

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar

@hamhumsaralop

1 hafta önce

"The Fall" (2006) filmi, gerçekten büyüleyici bir deneyim. İlk izlediğimde gözlerime inanamadım, sanki bir rüyanın içindeydim. Film, gerçek dünyada yaşadığı acıdan kaçmak için hayal dünyasına sığınan genç bir kız olan Alexandria'nın ve hikayeyi anlatan yaralı bir dublör olan Roy'un etrafında dönüyor. Görsel olarak çarpıcı sahneler ve fantastik öyküler, bizi büyülü bir dünyaya davet ediyor.
Bir yandan Roy’un Alexandria’ya anlattığı hikaye, onun içsel mücadelelerini yansıtırken, diğer yandan bu masalsı anlatı, hayatın acımasız gerçeklerinden bir kaçış sunuyor. Roy'un depresyonu ve umutsuzluğu, hikayenin karanlık köşelerinde hissediliyor ve bu durum Alexandria'nın çocuk masumiyetiyle çarpıcı bir tezat oluşturuyor.

Filmin her karesi bir tablo gibi, muhteşem manzaralar ve renkler adeta insanın nefesini kesiyor. Tarsem Singh’in yönetmenliği, her sahneyi bir sanat eseri gibi işlemiş. Hikayenin akı
... Devamı
"The Fall" (2006) filmi, gerçekten büyüleyici bir deneyim. İlk izlediğimde gözlerime inanamadım, sanki bir rüyanın içindeydim. Film, gerçek dünyada yaşadığı acıdan kaçmak için hayal dünyasına sığınan genç bir kız olan Alexandria'nın ve hikayeyi anlatan yaralı bir dublör olan Roy'un etrafında dönüyor. Görsel olarak çarpıcı sahneler ve fantastik öyküler, bizi büyülü bir dünyaya davet ediyor.
Bir yandan Roy’un Alexandria’ya anlattığı hikaye, onun içsel mücadelelerini yansıtırken, diğer yandan bu masalsı anlatı, hayatın acımasız gerçeklerinden bir kaçış sunuyor. Roy'un depresyonu ve umutsuzluğu, hikayenin karanlık köşelerinde hissediliyor ve bu durum Alexandria'nın çocuk masumiyetiyle çarpıcı bir tezat oluşturuyor.

Filmin her karesi bir tablo gibi, muhteşem manzaralar ve renkler adeta insanın nefesini kesiyor. Tarsem Singh’in yönetmenliği, her sahneyi bir sanat eseri gibi işlemiş. Hikayenin akışı ve karakterlerin derinliği, sizi hem duygusal hem de zihinsel bir yolculuğa çıkarıyor.

Filmin sonunda Roy'un Alexandria için kendi hayatını riske atma kararı, insanın içinde bir umut ışığı yakıyor. Bu sahne, fedakarlığın ve sevginin en saf halini gözler önüne seriyor. Alexandria'nın gözlerindeki parıltı, Roy'un karanlığını aydınlatıyor ve bize, en umutsuz anlarda bile bir çıkış yolu olabileceğini hatırlatıyor.


"The Fall", sadece bir film değil, aynı zamanda insan ruhunun derinliklerine inen bir keşif yolculuğu. İzlerken kendinizi kaybettiğiniz, düşündüğünüz ve sonunda biraz daha umut dolduğunuz bir başyapıt. Bu filmi her izlediğimde, yeniden büyüleniyor ve her seferinde farklı bir detay keşfediyorum. Eğer siz de hala izlemediyseniz, bu görsel ve duygusal şöleni kaçırmayın derim! İzleyelim, izlettirelim efendim.

@p666olina

6 ay önce

Kalbi yumuşatan bir film. Masalımsı dünyalara götüren ,insanlığa dair ufak bir umut ,ışık saçan. 
Bedenin bir sınırı olsa da hayallerin sınırı yoktur. İşte böyle durduk bir yerde tutulur birbirine iki insan ,anlamsızca. Bir insan dünyaları yıkar ,diğeri ise o dünyayı bir daha inşaa etmeye ,hikayeyi devam ettirmeye çalışır. Dünya bir daha asla eskisi gibi inşaa edilemese de ,bir umut ,sevgi doğar. 
Saf duygularla ,basit sözlerle süslü anlatım. Ben de o küçük kız gibi hikayenin devamını bekledim hep. Huzur dolu bir film ,oturdum içten gülümsedim. Anlamlar ,imgeler. Çok keyifli.

@timeuponaonce

10 ay önce

Tam bir sanat eseri olan film. Konusu olsun, sahne geçişleri olsun, oyunculuklar olsun, hele o küçük kız, görüntü kalitesi, her sahnesinin fotoğrafik sanatla birleşimi, mekanların güzelliği ve gerçekliğiyle elbette, zira Tarsem kullandığı mekanlara gitmiştir, çok çok ayrı bir filmdir. Mükemmeldir.
K

@korkutan

2 yıl önce

1.1 / 10

Senaryosu bence çok iyi değildi. Film bana geçmedi. Çekilen mekanlar ve kullanılan kostümler için izlenebilecek bir film.
Şimdi gelelim Catinca Untaru’ya akıllı bızdığım, cimcimem sen ne tatlış bir şeysin. Seni yerim yerimm
Filme dair en çok sevdiğim bızdığın oyunculuğuydu. Bana Natalie Portman’ı hatırlattı. Umarım onun kadar büyük olur.
Filmi almış götürmüş diyebilirim.
Buradaki yorumlara saygım var ama bana biraz abartılı geldi yorumlar.
Benim beklentim biraz fazla yüksekti ama English Patient filminden daha iyi olduğunu söyleyemem.

@furkandgn9

3 yıl önce

8.1 / 10

Sakatlanarak hayata küsmüş, intiharın eşiğinde olan bir dublör ile tarlada çalışırken sakatlanmış, hastanenin çilelerine tanık olan 5 yaşındaki bir kızın dramının birleşimi ancak bu kadar renkli ve neşe aşılar şekilde anlatılabilirdi.

Film çok basit bir senaryoyu yine çok basit bir hayal dünyasına adapte ederek anlatıyor. Fakat bu basit iki çekirdeği muazzam mekan seçimleri ve çocuk aklının en derinlerini kullanarak birleştirince ortaya çok iyi bir film çıkıyor.

The Fall sizi hem ağlatabilir hem de güldürebilir. Tek gözüme batan eksi muazzam mekan, renk ve açı seçimlerine rağmen biraz çamurumsu görünmesiydi. Sorun belki de kameralardadır.

@parfenrogojin

4 yıl önce

Bu film hakikaten inanılmazdı, muazzamdı; bizleri gözlerimize inanamayacak hale getirecek bir estetik ve güzellikle kotarılmış, gerçekten enfes, enfes bir sinema şaheseri Düşüş. Ne dersem diyeyim gerçek anlamda anlatamayacağımı, ifade edemeyeceğimi düşünüyorum. Çok uzun zamandır görselliği böylesine etkileyici, insanı afallatan bir güzellikle çekilmiş, üzerine böylesine bir incelikle görsel, psikolojik düğümlerin atıldığı enfes bir film izlememiştim. Filmi seyretmekten, seyretmeye ve bakmaya doyamamaktan hikayenin hakkını veremediğimi düşünüyorum. Bazı eleştirilerde insanların defalarca filmi izlediğini okudum, ve başka türlüsünü beklemek mümkün değil, çünkü iyi bir hikaye izlemek başka ama bu hikayenin göz boyamak için kestirme yollarla seyircinin bir anlamda ucuza getirilmesi gibi bir yola başvurmak yerine sanki ilmek ilmek örülmüş hissi veren görsel düzenlemeleri, bütün bu görsel sahnelerin inanı afallatan büyüleyici güzelliği, bu mu
... Devamı
Bu film hakikaten inanılmazdı, muazzamdı; bizleri gözlerimize inanamayacak hale getirecek bir estetik ve güzellikle kotarılmış, gerçekten enfes, enfes bir sinema şaheseri Düşüş. Ne dersem diyeyim gerçek anlamda anlatamayacağımı, ifade edemeyeceğimi düşünüyorum. Çok uzun zamandır görselliği böylesine etkileyici, insanı afallatan bir güzellikle çekilmiş, üzerine böylesine bir incelikle görsel, psikolojik düğümlerin atıldığı enfes bir film izlememiştim. Filmi seyretmekten, seyretmeye ve bakmaya doyamamaktan hikayenin hakkını veremediğimi düşünüyorum. Bazı eleştirilerde insanların defalarca filmi izlediğini okudum, ve başka türlüsünü beklemek mümkün değil, çünkü iyi bir hikaye izlemek başka ama bu hikayenin göz boyamak için kestirme yollarla seyircinin bir anlamda ucuza getirilmesi gibi bir yola başvurmak yerine sanki ilmek ilmek örülmüş hissi veren görsel düzenlemeleri, bütün bu görsel sahnelerin inanı afallatan büyüleyici güzelliği, bu muazzam güzellikteki estetik renkler, kurgular, mizansenler, her şey ama her şey sinemanın sadece anlatmak değil ama anlatmak ve göstermek olduğunu bir kez daha gösteriyor, bir yandan sinemanın duyma duyumuzun ötesinde hakikaten göze nasıl hitap ettiğini ve görselliğin nasıl sinemanın en temel dokusu olduğunu da önümüze koymuş oluyor. Bu filmin çekilebilmiş olması, ve bu filmin böyle çekilebilmiş olması sinemayla uğraşan, ona emek harcayan her insan için bir ümit ışığı olmuş olmalı, çünkü sahteliği seçmeden, ucuzluğu seçmeden hikaye anlatabilmek ve onu bu tür görsel zenginliklerle donatıp ona böyle tat katabilmek herhalde sinema sanatıyla uğraşan herkesin amacı olsa gerek..

Bu filmi görebilmek ne büyük mutluluk! İyi ki sinema var!

Düşüş’ü MUTLAKA izlemelisiniz.

@hanimbarman

4 yıl önce

10 / 10

Bu filme ne yazılsa az o kadar beğendim ki çok çok güzeldi. Tek tek yazamayacağım her karesi her ayrıntısı mükemmeldi çünkü.

@berat_k

4 yıl önce

8.3 / 10

Birçok arkadaşımdan duydum bu filmin adını. Yıllardır izleme listemde duruyordu. Bugün erdik muradımıza.
Özgün senaryosu ve güzel oyunculuklar filmin en önemli artısı. Duygu yüklü bir film.

Küçük kızın sedyede yattığı, adamın hikayeyi tamamladığı sahnede göz yaşları sel olmadı mı? Farkettim ki bir süredir ağlamıyormuşum. İyi geldi.

@henriette

4 yıl önce

10 / 10

defalarca kez izleyebileceğim harika bir filmdir.
Lee Pace o kadar harikasın ki bu filmde.. seni övmeye üst düzey bir mesai ayırmam gerek.
filmin küçük oyuncusu Catinca’nın Lee’nin gerçekten yürüyemediğini düşünmesi filme ayrı bir önem katmış. set arasında sürekli Lee’ye özen göstermiş, ona yardımcı olmuş. hastanede karşılıklı ağladıkları sahneden sonra ona gerçeği söylemişler.
ara ara gelip film hakkında yorumlar yazmaya devam edeceğim çünkü bir defa izlemek yetmeyecek.

"ruhumu kurtarmaya mı çalışıyorsun?"

"ölmeni istemiyorum. onu öldürme. bırak yaşasın. bırak yaşasın, öldürme onu."

@elifyildiz

4 yıl önce

başlarını anlamadığımdan olsa gerek sevmedim diye ilerlerken sonlarında hüngür hüngür ağladığım ve tekrar tekrar izlemek istediğim için başucuma aldığım film.
fiziksel ve ruhsal düşüşler vardır. bir de bazı masallar; mutlu yada mutsuz biteceğini sadece yazanın belirleyebileceği.

-batmaya başlamış, ölüyormuş.
-bırak yaşasın.

-neden herkesi öldürüyorsun?
-bu benim hikayem
-benim de
B

@buraknroll

4 yıl önce

10 / 10

En son ne zaman birine masal anlattınız ?

Fiziksel 'düşüş'lerin rastlantısal birlikteliğini, bir masal atmosferi içerisinde heyecan dolu an'lar ve görseller ile sunarken bireyin içsel 'düşüş'üne doğru çekilişimiz, yapıtın ne kadar etkileyici dokunmuş kanıtı gibiydi.

@hrarchon

4 yıl önce

Beni esir aldığını mı düşünüyorsun? Aslında sen benim kurtarıcımsın.
M

@mg28

5 yıl önce

8.9 / 10

Görsel şölen adeta nirvana

-Bir insan yüzünü gizlerse gönlünde ne yattığını gösteremez.

-Asla para,şöhret,güç ya da güvence için evlenme.Sürekli yüreğinin götürdüğü yere git

@tibetli

6 yıl önce

8.2 / 10

senaryosu kurgusu en önemlisi de görüntü yönetmenliği açısından zirve bence

@dilekalikoc

6 yıl önce

Defalarca bıkmadan usanmadan izliyorum.. anlamadığım için değil. Her izlediğimde bana güzel olan şeyleri hatırlattığından. Özel insanlara adanmış bi film.
SPOILER

Düşüş filmine Benzer Film ekliyorsun.

Arama Sonuçları

Düşüş filmini Kategorize ediyorsun.

Bu filmi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

Düşüş filmine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

FİLM İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL