Raul, 1978’de, Cumartesi Gecesi Ateşi filmindeki Tony Manero karakterine takıntılı, obsesif, şiddet dolu 52 yaşındaki bir adam. Pinochet diktatörlüğü Şili’nin ahlaki değerlerini, kültürel kimliğini yok ederken, ülke de Amerikan kültürüne, yağmasına açılır. Raul, bu yeni Şili’deki Amerikayı temsil ediyor. Acımasız, dengesiz, şiddet dolu, tam bir hasta ruh. Filmdeki tv, imaj fetişizmi, özenti, başka biri olma arzusu da cabası.
Pablo Larrain’in ülkesi Şili’deki diktatörlük yıllarını anlattığı Pinochet Üçlemesi’nin ilk filmi. Film, zaman zaman sizi şok eden, sert ve bazı yönlerden nevi şahsına münhasır bir kara komedi. John Travolta’nın Cumartesi Gecesi Ateşi’nde canlandırdığı Tony Manero karakterine sapkınlık derecesinde takıntılı olan 52 yaşında Raul’un bir haftasını izliyoruz.
Sanırım bu film için en uygun slogan dans pisti üzerinde cinayet olurdu. Alfredo Castro’nun canlandırdığı Raul karakteri iktidarsız, eğitimsiz, yeteneksiz, istismarcı kaybeden biri olmasının yanı sıra aynı zamanda psikopat bir katil. Raul, bir fantezi peşinde öldürmek, ihanet, istismar etmek ve çalmak için devlet şiddetini, vahşetini içinden gelerek tekrarlayan ve bir bakıma yeniden üreten minyatür bir Pinochet aslında. Pinochet rejiminin davranışlarını yansıtan, diktatör rejimi baskısındaki toplumun bir sonucudur.
Pinochet dönemi Şili’sini son derece başarılı bir şekilde yansıtan ve Alfredo Castro tarafından unutulmaz performansa s... Devamı
Pablo Larrain’in ülkesi Şili’deki diktatörlük yıllarını anlattığı Pinochet Üçlemesi’nin ilk filmi. Film, zaman zaman sizi şok eden, sert ve bazı yönlerden nevi şahsına münhasır bir kara komedi. John Travolta’nın Cumartesi Gecesi Ateşi’nde canlandırdığı Tony Manero karakterine sapkınlık derecesinde takıntılı olan 52 yaşında Raul’un bir haftasını izliyoruz.
Sanırım bu film için en uygun slogan dans pisti üzerinde cinayet olurdu. Alfredo Castro’nun canlandırdığı Raul karakteri iktidarsız, eğitimsiz, yeteneksiz, istismarcı kaybeden biri olmasının yanı sıra aynı zamanda psikopat bir katil. Raul, bir fantezi peşinde öldürmek, ihanet, istismar etmek ve çalmak için devlet şiddetini, vahşetini içinden gelerek tekrarlayan ve bir bakıma yeniden üreten minyatür bir Pinochet aslında. Pinochet rejiminin davranışlarını yansıtan, diktatör rejimi baskısındaki toplumun bir sonucudur.
Pinochet dönemi Şili’sini son derece başarılı bir şekilde yansıtan ve Alfredo Castro tarafından unutulmaz performansa sahip olan kaybetme, kimlik ve saplantı üzerine bir film.
Siyasal, ekonomik ve ahlaki çöküntünün yaşandığı Faşist Cuntacı Pinochet yönetimindeki Şili'de kaçışın/kurtuluşun yollarından biri de iyice bencilleşip Tony Manero'nun yaptığı gibi yaşamının merkezine dans etmeyi koyup, farklı olmak adına sıradanlaşarak düzenin akışına kapılıp gitmektir...
Hem zaten Tony Manero olamazsan "Bu Tarz" Senin olabilir, olmazsa "O Ses" senin olabilir, "Yetenek Sizsinizdir", "Pop Star" olursun onlarda olmazsa ya futbolcu ya da artiz yaparız seni. Merak etme bi şey olmak için her yolda mübahtır zati senin için...
Pablo Larrain'in Pinochet dönemini odağa aldığı Şili üçlemesinin ilk filmi. Senaryo ve oyunculuklar açısından tatmin edici olsa da, ilk yarım saatinden sonra aksamaya başlıyor. Larrain üçlemesinin son filmi No'ya göre derdini daha zor anlatan bir film yine de yayılmaya başlayan faşizmi fazla hissettirmeden de olsa kayda değer eleştirmiş. Filmin bana göre en önemli artısı iyi yazılmış olan ana karakteri. Ana karakterin Cumartesi Gecesi Ateşi filmine duyduğu takıntı, takıntısı uğruna gerçekleştirdiği eylemler. Uzun zamandır izlediğim en iyi açılış sahnelerinden birine de sahipti film. Net bir fikrim oluşmasa da ana karakteri sayesinde sinir bozucu bir yapım olan Tony Manero Şili üçlemesi nedeniyle önemli.
bir kaybediş hikayesi. günümüz varoş kesimin delikanlılarının yarattığı toplumsal gerçekliğe parmak basan, "bir insan neden polat alemdar olmak ister" sorusunun görsel cevabı. türkiye ile latin amerikanın sosyo-ekonomik açıdan benzerliklerini de tanık olabileceğimiz enfes bir film.
@ersan_kaan
6 yıl önce
9 / 10
@cagdasbdy
11 yıl önce
7.4 / 10
Sanırım bu film için en uygun slogan dans pisti üzerinde cinayet olurdu. Alfredo Castro’nun canlandırdığı Raul karakteri iktidarsız, eğitimsiz, yeteneksiz, istismarcı kaybeden biri olmasının yanı sıra aynı zamanda psikopat bir katil. Raul, bir fantezi peşinde öldürmek, ihanet, istismar etmek ve çalmak için devlet şiddetini, vahşetini içinden gelerek tekrarlayan ve bir bakıma yeniden üreten minyatür bir Pinochet aslında. Pinochet rejiminin davranışlarını yansıtan, diktatör rejimi baskısındaki toplumun bir sonucudur.
Pinochet dönemi Şili’sini son derece başarılı bir şekilde yansıtan ve Alfredo Castro tarafından unutulmaz performansa s ... Devamı
Sanırım bu film için en uygun slogan dans pisti üzerinde cinayet olurdu. Alfredo Castro’nun canlandırdığı Raul karakteri iktidarsız, eğitimsiz, yeteneksiz, istismarcı kaybeden biri olmasının yanı sıra aynı zamanda psikopat bir katil. Raul, bir fantezi peşinde öldürmek, ihanet, istismar etmek ve çalmak için devlet şiddetini, vahşetini içinden gelerek tekrarlayan ve bir bakıma yeniden üreten minyatür bir Pinochet aslında. Pinochet rejiminin davranışlarını yansıtan, diktatör rejimi baskısındaki toplumun bir sonucudur.
Pinochet dönemi Şili’sini son derece başarılı bir şekilde yansıtan ve Alfredo Castro tarafından unutulmaz performansa sahip olan kaybetme, kimlik ve saplantı üzerine bir film.
@poormf
11 yıl önce
7 / 10
Hem zaten Tony Manero olamazsan "Bu Tarz" Senin olabilir, olmazsa "O Ses" senin olabilir, "Yetenek Sizsinizdir", "Pop Star" olursun onlarda olmazsa ya futbolcu ya da artiz yaparız seni. Merak etme bi şey olmak için her yolda mübahtır zati senin için...
@cemal_erdem
12 yıl önce
6.5 / 10
@sarhosatlarzama
14 yıl önce
9.4 / 10
@bnbnbnbnbn
15 yıl önce