bu tarz filmleri seviyorum. kamera kullanımı, tiplemeler güzel. ama bu film daha iyi olabilirmiş sanki. ne çok rahatsız oldum ne güldüm. izledim sadece.
Avrupa'nın en büyük sığında olay filmin her yerinde. Bunalım edebiyatı ayağına araya sokulan cinsellik ve küfürle film ilerliyor başta. Ha bu ilerleme de pek bir hızda değil. Ne olup bittiğini merak ederken film zamanla tırt moduna geçiyor. Sıkıcı kısacası. Sanatsal bir film arayışında olanlar zorlayarak bir şeyler bulabilir ama yok yani filmin neresinde tutarsanız tutun bir şey yok. Beğenmedim.
rahatsız edilmek isteniyoruz fikri kafamda oluştu..acımasızca sahnelenen kesitler ve çekim teknikleri, psikolojik etkilenmelerimzi fazlaca arttırdığı kanısındayım..sürekli duygusal ve zihni pres altına girdim filmi izlerken..en sonunda patlamak üzereyken filmin bitmesiyle derin bir oh çektim..haneke nin acımasızlığı ve olayları acımasızca gözümüze gözümüze sokması.hissizliğinizde boğacam sizi.gündelik hayatlarınızda düşünmediklerinizi,umrunuzda olmayan herşeyi gözünüze gözünüze sokacam. diyordu..
karakterler okadar karmaşık bir yapıdaydı ki anlamlandırmak çok zor..tek normal olan yazar kişisi bile aslında nekadar kontrol manyağı bir adam olduğunu bize gösteriyordu.. yazarın oyun dışı kaldığı sahnede nekadar sinirlendiği ve intikam duygusuyla dolduğunu gördük.nefret ettiği tiplerle yanyana olup onlardan yararlanıp sonra da onları birer çöp yığınına dönüştürmek onun için kolay şeydi.. diğer karaktelere gelirsek toplumların öteki yüzüydüler. ötek... Devamı
rahatsız edilmek isteniyoruz fikri kafamda oluştu..acımasızca sahnelenen kesitler ve çekim teknikleri, psikolojik etkilenmelerimzi fazlaca arttırdığı kanısındayım..sürekli duygusal ve zihni pres altına girdim filmi izlerken..en sonunda patlamak üzereyken filmin bitmesiyle derin bir oh çektim..haneke nin acımasızlığı ve olayları acımasızca gözümüze gözümüze sokması.hissizliğinizde boğacam sizi.gündelik hayatlarınızda düşünmediklerinizi,umrunuzda olmayan herşeyi gözünüze gözünüze sokacam. diyordu..
karakterler okadar karmaşık bir yapıdaydı ki anlamlandırmak çok zor..tek normal olan yazar kişisi bile aslında nekadar kontrol manyağı bir adam olduğunu bize gösteriyordu.. yazarın oyun dışı kaldığı sahnede nekadar sinirlendiği ve intikam duygusuyla dolduğunu gördük.nefret ettiği tiplerle yanyana olup onlardan yararlanıp sonra da onları birer çöp yığınına dönüştürmek onun için kolay şeydi.. diğer karaktelere gelirsek toplumların öteki yüzüydüler. ötekinin ötekisi de vardı..evler ve kişilikler sürekli dağınıktı..öldüklerinde garipsemediğimiz ancak öldükten sonra konuştuklarında da onların aslında bizden pek farkları olmayan duygu içeren birer varlık olduklarını gördüğümüzde,evet aslında kötü bişey onların ölmesi diyebildik mi bilmiyorum.
kel anne öldükten sonra..
-6 yaşımdan beri fabrikaya bisikletle gidip gelirim.ozaman ülkemiz çocuk işçi konusunu pek önemsemezdi.şimdiler de ise abarttıklarını düşünüyorum.fakat zengin çocuklarının okuması için bizim çalışmamız gerekliydi.ülkemiz bunun üzerine kurulmuş.
yönetmen egonun ötesine geçerek id mize çalışmış sürekli.
Nedendir bilmem ama garip bir etkisi var bu filmin; kendine bağlıyor sonra da tekmeyi basıveriyor. Uzun zamandır kamera tekniklerini bu kadar sevebileceğim bir film izlememiştim, iyi geldi.
"Kolektif Hüzün" diye bir şey yoktur, sadece "Kişisel Hüzün" vardır!
@slash_is_real
7 yıl önce
@serkanaydemir
7 yıl önce
5 / 10
Avrupa'nın en büyük sığında olay filmin her yerinde. Bunalım edebiyatı ayağına araya sokulan cinsellik ve küfürle film ilerliyor başta. Ha bu ilerleme de pek bir hızda değil. Ne olup bittiğini merak ederken film zamanla tırt moduna geçiyor. Sıkıcı kısacası. Sanatsal bir film arayışında olanlar zorlayarak bir şeyler bulabilir ama yok yani filmin neresinde tutarsanız tutun bir şey yok. Beğenmedim.
İzlemesen de olur.
@ucurumdakisoz
11 yıl önce
7.9 / 10
karakterler okadar karmaşık bir yapıdaydı ki anlamlandırmak çok zor..tek normal olan yazar kişisi bile aslında nekadar kontrol manyağı bir adam olduğunu bize gösteriyordu.. yazarın oyun dışı kaldığı sahnede nekadar sinirlendiği ve intikam duygusuyla dolduğunu gördük.nefret ettiği tiplerle yanyana olup onlardan yararlanıp sonra da onları birer çöp yığınına dönüştürmek onun için kolay şeydi.. diğer karaktelere gelirsek toplumların öteki yüzüydüler. ötek ... Devamı
karakterler okadar karmaşık bir yapıdaydı ki anlamlandırmak çok zor..tek normal olan yazar kişisi bile aslında nekadar kontrol manyağı bir adam olduğunu bize gösteriyordu.. yazarın oyun dışı kaldığı sahnede nekadar sinirlendiği ve intikam duygusuyla dolduğunu gördük.nefret ettiği tiplerle yanyana olup onlardan yararlanıp sonra da onları birer çöp yığınına dönüştürmek onun için kolay şeydi.. diğer karaktelere gelirsek toplumların öteki yüzüydüler. ötekinin ötekisi de vardı..evler ve kişilikler sürekli dağınıktı..öldüklerinde garipsemediğimiz ancak öldükten sonra konuştuklarında da onların aslında bizden pek farkları olmayan duygu içeren birer varlık olduklarını gördüğümüzde,evet aslında kötü bişey onların ölmesi diyebildik mi bilmiyorum.
kel anne öldükten sonra..
-6 yaşımdan beri fabrikaya bisikletle gidip gelirim.ozaman ülkemiz çocuk işçi konusunu pek önemsemezdi.şimdiler de ise abarttıklarını düşünüyorum.fakat zengin çocuklarının okuması için bizim çalışmamız gerekliydi.ülkemiz bunun üzerine kurulmuş.
yönetmen egonun ötesine geçerek id mize çalışmış sürekli.
@mizantropist
12 yıl önce
@bb_king
14 yıl önce
7.3 / 10
@tozpastel
14 yıl önce
8 / 10
"Kolektif Hüzün" diye bir şey yoktur, sadece "Kişisel Hüzün" vardır!
@1925
16 yıl önce