Blair cadısı'nın zamanında oldukça iş gören pazarlama tekniğinin izinden giden yapım kültürümüzde Karabasan olarak adlandırılan uykuyla uyanıklık arası yani bilimsel adıyla Rem uykusu sırasında kişinin üzerinde bir ağırlık hissetmesi ve kımıldayamaması durumunu konu almış. Başka kültürlerde de aynı olayın varolması açıkçası başlı başına ürkütücü. Bu açıdan filmin çıkış noktasını çok beğendim. "Sözde" gerçek görüntülerle kurmacayı bir arada kullanması ise daha çok found footage tekniğinde görmeye alışık olduğumuz bir uygulama olsa da bence The Door-Shadow people'a hoş luk katmış. Fakat kullanılan tekniğin israfa kaçmaya başlaması hızlı ve iyi bir başlangıç yapsa da ilk yarının sonlarına doğru hikayenin sarkmasına neden oluyor. Sonuçta izlediğimiz bir korku filmi belgesel değil. Bu kadar çok ayrıntıya girmeye, bu kadar "gerçek" görüntüye boğulmasına gerek yoktu. Korkutucuk dozu bana göre yeterli değil. Bu açıdan da belgesel izliyormuşuz hissini güçlendiriyor. Genel itibariyle çok kötü de... Devamı
Blair cadısı'nın zamanında oldukça iş gören pazarlama tekniğinin izinden giden yapım kültürümüzde Karabasan olarak adlandırılan uykuyla uyanıklık arası yani bilimsel adıyla Rem uykusu sırasında kişinin üzerinde bir ağırlık hissetmesi ve kımıldayamaması durumunu konu almış. Başka kültürlerde de aynı olayın varolması açıkçası başlı başına ürkütücü. Bu açıdan filmin çıkış noktasını çok beğendim. "Sözde" gerçek görüntülerle kurmacayı bir arada kullanması ise daha çok found footage tekniğinde görmeye alışık olduğumuz bir uygulama olsa da bence The Door-Shadow people'a hoş luk katmış. Fakat kullanılan tekniğin israfa kaçmaya başlaması hızlı ve iyi bir başlangıç yapsa da ilk yarının sonlarına doğru hikayenin sarkmasına neden oluyor. Sonuçta izlediğimiz bir korku filmi belgesel değil. Bu kadar çok ayrıntıya girmeye, bu kadar "gerçek" görüntüye boğulmasına gerek yoktu. Korkutucuk dozu bana göre yeterli değil. Bu açıdan da belgesel izliyormuşuz hissini güçlendiriyor. Genel itibariyle çok kötü değil. Ama çok çok daha iyi olmalıydı. Ben beğenmedim tavsiye etmiyorum. Son olarak bu tür olayları yaşayan yada yaşamaktan korkanlar için bir şeyler söylemek istiyorum: Mel Gibson'ın 2006 yılında çektiği Apocalypto'sunda şöyle bir cümle var dır: "Korku bir hastalık tır" İnsanların birbirleriyle paylaştıkları bir deneyim kulaktan kulağa yayılır ve sonunda herkese bulaşır. Korkmanıza ve endişe duymanıza gerek yok. Bana göre uyku apnesinin bir çeşidi bu olay. Yani uykuda solunumun çok fazla yavaşlaması yada durması. Göğüste hissedilen ağırlık hissinin nedeni bu. Saygılar, sevgiler.
@volk
13 yıl önce
4.3 / 10