Konusu güzel ve daha çok yapımda görmek istediğim bir konu fakat senaryonun zayıflığını hissedebiliyorsunuz. Oyunculuklar vasat, Ahmet Mümtaz Taylan tek başına taşımış filmi.
Konu itibariyle gerçekten çok nadir işlenen üzerine az durulan bir konu. Film başarılı mı derseniz oyunculuklar filan çok başarılı olmasa da türünde nadir örneklerden olduğu için izlenmeli.
Aslında konu açısından neden ülkemizde fazla işlenmemiş olduğunu merak ediyordum. Üzerinde durduğu konu itibarıyla nadir olduğu için değerli buluyorum.
Bir aşk hikayesi üzerinden Alevilerin yaşadıkları acıları anlatmaya çalışan bu filmde alt metinler hayli düşündürücü. Filmde birbirini anlamaya çalışan ve aşık olan dinlerüsütü kaygıları olan Nergis ve Murat birer sosyalist genç. "Yezide verecek kızım yok benim" diyen Nergis'in annesi de, "Oğlum bunların yaptığı yenmez, içtiği içilmez" türünden bir lafla kestirip atan Murat'ın annesi de kendilerince dini bütün insanlar. Filmde Alevilerin acılarının afişe edilmesini isteyen, basının olayları örtbas etmesini lanetleyen gençler ise hayatlarında din diye bir kaygısı olmayan sosyalist, devrimci gençler. Satır aralarında verilen mesaj toplumlar arası çatışmayı çıkaranın dini kaygılar olduğu yönünde... Nergis'in annesinin "Biz de onlar gibi silah mı kuşanaydık, kan mı dökeydik" diye mazlumluğunu savunması ise Alveileri tamamen kutsayan, onların şiddete hiç bulaşmadağını ima eden bir duruş. Bu noktada film objektif olursam bertaraf olurum kaygısıyla tarafını alıyor. Alevilerin, kutsal kitapta ... Devamı
Bir aşk hikayesi üzerinden Alevilerin yaşadıkları acıları anlatmaya çalışan bu filmde alt metinler hayli düşündürücü. Filmde birbirini anlamaya çalışan ve aşık olan dinlerüsütü kaygıları olan Nergis ve Murat birer sosyalist genç. "Yezide verecek kızım yok benim" diyen Nergis'in annesi de, "Oğlum bunların yaptığı yenmez, içtiği içilmez" türünden bir lafla kestirip atan Murat'ın annesi de kendilerince dini bütün insanlar. Filmde Alevilerin acılarının afişe edilmesini isteyen, basının olayları örtbas etmesini lanetleyen gençler ise hayatlarında din diye bir kaygısı olmayan sosyalist, devrimci gençler. Satır aralarında verilen mesaj toplumlar arası çatışmayı çıkaranın dini kaygılar olduğu yönünde... Nergis'in annesinin "Biz de onlar gibi silah mı kuşanaydık, kan mı dökeydik" diye mazlumluğunu savunması ise Alveileri tamamen kutsayan, onların şiddete hiç bulaşmadağını ima eden bir duruş. Bu noktada film objektif olursam bertaraf olurum kaygısıyla tarafını alıyor. Alevilerin, kutsal kitapta ve sünnette yer alan namaz ve orucu reddeden insanlar olarak yansıtılması da şiddeti körükleyen şeyler olarak gösterilmiş. Namaz kılan ve Ramazan'da oruç tutan Alevi tanıdıklarım olmasa ve sadece bu filme bakarak Alevileri kafamda şekillendirsem bunun toplumsal huzur ve barışa ne katkısı var ki? Filmde babasının zoruyla mühendis olan ama aslında fotoğraf sanatçısı olmak isteyen Murat dışında olumlu olarak yansıtılan bir Sunni karakter yok. Eğer Alevilerin yaşadığı acılara Alevilere göstermek istediyseniz, onlar zaten bu acıları yaşadılar, acılarının hatırlatılmasına gerek yok. Sunnilere göstermek istediyseniz bu acıları, bakın mütedeyyin insanların çoğu böyleydi altmetni kimseye hizmet etmez. Yüzyıl da geçse, bin tane film de yapsanız siz muhafazar milliyetçi mütedeyyin bir babanın kızının, dinlerüstü kaygıları olan, İslam'ın temel şartlarını yaşam tarzıyla reddeden bir insanla yaşamını birleştirmesine sessiz kalmasını beklemeniz saflık olur. İnsanların birbirlerinin yaşam tarzına saygı duyması farklı,birbirlerinin özgürlüklerine karşı çıkmaları farkı, evlatlarının yaşamlarını birleştirmesi çok daha farklı şeyler. Anadolu'da yaşanan acıları ilk kez bu kadar açıkça dile getirip ülkemizde darbeye nasıl zemin hazırlandığını gösterdiği için bu cesur duruşuyla filmi takdir etmekle birlikte, filmin her kesime hitap edemeyeceğini belirtmek isterim.
Oyunculuklar-ahmet mümtaz taylan'ın ki hariç-,seneryo,çekimler ve diyalogların amatörce ve yüzeysel olduğu, fakat Alevilerin günlük hayat içerisinde yaşadıkları sıkıntıları amimiyetledilegetirebilmiş tv filmi tadında, olmamış demeye üzüldüğüm bir film olmuş
Bulunması güç olan bu film nihayet bulunabiliyor...1980 deki Çorum katliamının yansımaları klişe görünen bir aşk hikayesi üzerinden anlatılmış. Film yeni hiç bir şey söylemiyor aslında ama, malumun ilanını tamamen gerçekler ve yaşanmışlıklar üzerinden ilk kez bu kadar net söyleyen bir yapım olması nedeniyle önemli bir yeri hak ediyor siemamızda. Dönemin havasının yansıtılmasında eksiklikler olsa da düzgün bir kurgu üzerine inşa edilmiş filmde Ahmet Mümtaz Taylan, Zerrin Sümer ve küçük oyuncu Irmak Öztürk'ün oyunları ön plana çıkyor...
@vlademir
2 yıl önce
@kropotkin
6 yıl önce
8.7 / 10
@free_style
10 yıl önce
7.7 / 10
@shutterbugiconi
13 yıl önce
5 / 10
@sagaris
14 yıl önce
7 / 10
@poormf
14 yıl önce
7 / 10
@yorgun_nihilist
16 yıl önce