7.7

343 OY
PUAN VER
5

Imdb: 7.7 (246.605 OY)

KONUSU
Suçlu mu? Masum mu? Chicago’da güçlü ve başarılı bir avukat olan Martin Vail için bu soruların yanıtı bir şey ifade etmemektedir. Onun işi savunmaktır, özellikle de aldığı dava adından söz ettirecekse. Vail, beş parasız genç bir adamın Başpiskoposu öldürmekle suçlandığını duyar duymaz davanın üstüne ... Devamı
Suçlu mu? Masum mu? Chicago’da güçlü ve başarılı bir avukat olan Martin Vail için bu soruların yanıtı bir şey ifade etmemektedir. Onun işi savunmaktır, özellikle de aldığı dava adından söz ettirecekse. Vail, beş parasız genç bir adamın Başpiskoposu öldürmekle suçlandığını duyar duymaz davanın üstüne atlar. Medyanın da ilgi odağı olan bu davanın, bir dizi yolsuzluğu ortaya çıkartacağından, onu eski sevgilisi savcısıyla karşı karşıya getireceğinden, tüm becerileri, yargıları ve her ne pahasına olursa olsun kazanma hırsıyla yüzleştireceğinden henüz habersizdir.

YORUM YAZ

SPOILER

POPÜLER YORUMLAR

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar

@ibrahimguney45

1 yıl önce

8 / 10

Son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden bir tanesi. Edward norton'un oyunculuğu ise harika.

@ezgi124

2 yıl önce

Şaşırtıcı filmlerdendi. Sadece bir tık uzun olmuş

@tiamath

2 yıl önce

9 / 10

Suçlu Olduğu Kanıtlanana Kadar Herkes Masumdu!

Hukuk fakültesine başladığımda profesörüm bana şöyle demişti; Annen bile seni sevdiğini söylediğinde gidip bir başkasına danış. Adalet istiyorsan randevu evine git. ***mek istiyorsan mahkemeye git. (Martin Vail)

İçeriğinde adalet sistemini, bir davanın çözüm sürecindeki her yeni bulgunun süreci nasıl etkilediğini, herkesin suçlu potansiyeli taşıyabileceğini, hırslı bir tutumun sonuçlarını işleyen bir film. Oldukça zekice kurgulanmış oyunlar, akıl okumalar ve sistem içindeki kısmen de olsa güç-çıkar çatışmalarını da barındıran bu film, her yönüyle oldukça zengindir. Başpiskoposun cinayeti ile başlayan filmde, Martin Vail isimli özellikle suçluların savunuculuğu yapan bir avukatımız bulunmaktadır. Bu avukatın eski işi savcılıktır ve bu görevinden vazgeçmesinin sebebini, futbol oynamak varken neden hakem olayım şeklinde açıklamaktadır.

-ya suçlu oldu
... Devamı
Suçlu Olduğu Kanıtlanana Kadar Herkes Masumdu!

Hukuk fakültesine başladığımda profesörüm bana şöyle demişti; Annen bile seni sevdiğini söylediğinde gidip bir başkasına danış. Adalet istiyorsan randevu evine git. ***mek istiyorsan mahkemeye git. (Martin Vail)

İçeriğinde adalet sistemini, bir davanın çözüm sürecindeki her yeni bulgunun süreci nasıl etkilediğini, herkesin suçlu potansiyeli taşıyabileceğini, hırslı bir tutumun sonuçlarını işleyen bir film. Oldukça zekice kurgulanmış oyunlar, akıl okumalar ve sistem içindeki kısmen de olsa güç-çıkar çatışmalarını da barındıran bu film, her yönüyle oldukça zengindir. Başpiskoposun cinayeti ile başlayan filmde, Martin Vail isimli özellikle suçluların savunuculuğu yapan bir avukatımız bulunmaktadır. Bu avukatın eski işi savcılıktır ve bu görevinden vazgeçmesinin sebebini, futbol oynamak varken neden hakem olayım şeklinde açıklamaktadır.

-ya suçlu olduğunu bildiğin birini savunuyorsan?
-hayır böyle birşey olamaz. Herkesin, her ne yapmış olursa olsun kendini savunacak bir avukat tutmaya hakkı vardır.
-gerçekler ne olacak peki?
-adalet sistemi bunu umursamaz.

Başpiskoposun ölümünden sonra bir genç kovalamacası başlar. Yakalanan, Aaron isimli genç, ekranlarda göründüğü gibi Martin, bir fırsat yakalamışçasına davayı yüklenmek için gencin yanına gider. Bu noktalar ilk başta anlamsız bir kurgu gibi gelebilir ama mahkeme salonununda gelinen bir noktada bu davayı almak için yaptığı hırsa birazcık mantık oturtulabiliyor. Aslında John isimli daha yetkili bir hukukçunun, daha önceki aynı piskoposun davasında yapmış olduğu kısıtlamaları gün yüzüne çıkarmayı ve belki de bu karakterden intikam alabilmeyi umuyormuş. Bu kurgunun filmin yarısında sonra gün çıkarılmış olması çok başarılıydı. Herşeyi hazır birşekilde seyirciye vermeyim birşeyleri keşfetmeye bırakan filmler her zaman daha kıymetlidir. Bu noktada N.B.Ceylan'ın, "seyirci sizden daha aptal değil. Bırakın birşeyleri kendileri keşfetsin" sözü referansımdır. Filmde kademe kademe ortaya deliller çıkıyor. Önce Aaron'un amnezik problemleri, sonra evine giren arkadaşı, derken piskoposun seks kasedi ve son noktada çift kişilikli olma problemi. Her birinin mahkemeye verdiği yön oldukça başarılı işlenmiş. Her bir ipucunda izleyici olarak bizlerde düşüncelerimizi ve şüphelerimizi yeniden şekillendiriyoruz.

Filmin sahneleriyle uyumlu bir şekilde hazırlanmış olan esrarengiz havalı film müzikleri de oldukça yerindeydi. Bu tema altında salondaki çözüme ulaştırılan en büyük gizem, çift kişilik durumu için şöyle bir sonuç çıkarılabilir. Adalet sistemi tamamen, şahitler ve deliller üzerinden yürümektedir ve bunlardan en güçlüsünü kim sunarsa sonuç onun lehine döner. Son sahnede her ne kadar savcı Janet, iki kişilik olan Aaron'u çözmüş uzman kişiye, "siz akademik bir kişisiniz, kriminal bir psikoloji uzmanı değilsiniz" dese de, Aaron'un ikinici karakteri olan Roy'u gün yüzüne çıkarmasının ardından bu cümle es geçilmiştir. Savcının bu nokta da, bu durumun taklit edilebileceğini ve bu işi ancak suç uzmanlarının ayırt edebileceğini vurguluyor olması, avukat Martin'in baskın delillerinin ardından tamamen hava olup gitmiştir. Belki de filmin en büyük eleştirel vurgusu bu noktaydı.

Savcının bir nokta da, "benim mahkemem" cümlesini kullanması ve bu tarz filmlerin %97 sinde olduğu gibi siyahi bir savcının oynuyor olması tabiki klişelerden ufak tefek alıntılardı. Fakat filmin son noktası yani Martin'in, Aaron'u çözümledikten sonraki uzay boşluğunda yürüyormuş gibi yürüdüğü sahne oldukça vurucuydu. Hırs ile çıkılan yolda beraberinizde nelere zarar verdiğinizi fark edemezsiniz. Günün sonunda kendinize getiren darbeyi aldığınızda bu anlaşılabilir. Bu noktada da Martin, bir suçlu ile ortak hareket etmiş, arkadaşı olan bir savcıyı kullanarak işinden etmiştir.

Her yönüyle dolu bir filmdi. Richard Gere'in oyunculuğunun zirvesi ve Edward'ın nasıl bir maden olduğunun gösterildiği bir film. Çoğu mahkeme salonu filmlerinin düştüğü sıkıcı havadan iyi arındırılmış ve izlenmesi gereken bir filmdir.

@tiamath

2 yıl önce

9 / 10

Müthiş bir mahkeme salonu filmi. Özellikle son dakikaya kadar şüpheli ile ilgili gizemi koruması konusunda neredeyse benzersiz. Filmi izlerken günümüze kadar çekilmiş bazı yönleri benzer filmleri yok sayarak izlemek gerekir. Bu açıdan dönemine göre oldukça özgün, müzikleri harika, oyuncuları harika ve senaryosu oldukça başarılı bir film olduğunu görmek mümkündür. Mutlaka izlenmelidir.

@ravenna

3 yıl önce

Bir arkadaşımın önerisi izlememe vesile oldu. Yoksa bu kadar geç kalmışlığa kim bilir daha ne kadar ekler ve izlerdim. Önce ona teşekkürlerimi ileteyim. Çok etkileyici bir film. Mest oldum adeta. Senaryo ve kurgu oldukça başarılı ve bir o kadar da şaşırtıcı. Oyunculuk bakımından bu filmde Richard Gere ve Edward Norton’u birbirinden ayıramıyorum. İki isimde oyunculukta çok üst düzeydeydi. Özellikle son sahnelerdeki iki taraflı mimikleri hiç ama hiç unutmayacağım. Bir yanda çaresizlik, bir yanda alaycılık. Mutlaka izlenmeli.
S

@saihnmurat

3 yıl önce

bir film olucaksın deseler kesinlikle bu film olmak isterdim

@ozturkkursat

3 yıl önce

8.1 / 10

Edward Norton’un oyunculuğuna bayıldım.

@filmist

3 yıl önce

7.6 / 10

Mahkeme filmleri yapısı gereği durağan bir şekilde seyrediyor.Ama senaryo, kurgu ve oyunculuk kaliteli olunca ortaya bu film gibi muhteşem bir yapım ortaya çıkıyor.
Bitinceye kadar suçlu olup olmadığını anlayamıyorsunuz.Bundan dolayı filmde kendini çok güzel izlettirmeyi başarmış.Edward Norton harika bir oyunculuk performansı ortaya koymuş.
İzlenilmesi gereken çok güzel bir film.

@kahramansmt

5 yıl önce

8.2 / 10

Kesinlikle baştan sona muhteşem bir kurgu. Oyunculuklara laf söylenemez.. Senaryo Cast ve Kurgunun uyumu çok güzel.

@fthgzl79

7 yıl önce

7.2 / 10

Filmin gidişatı vasat ama filmin sonu çok iyiydi..Din adamlarının ne durumda olduklarını,insanların psikolojik şiddete uğradığında ne hale gelebileceklerini izlemek için,bu film izlenir..Ayrıca oyuncu kadrosu da çok iyi..10/7

@gamazashi

8 yıl önce

9 / 10

90lı yılların filmlerinde farklı birlezzet ve kurgu işleyişi var, oyunculuklar da harikaydı. Şu da bir gerçek ki adalet sistemi böyleyken kim söz ediyor medeniyetten?

Laura Linney’i ilk The Details filminde tanıdım 2006 yapımı olması lazım, 10 sene önceki halini bu filmde görünce vuruldum açıkçası, o da övgüyü hak ediyor bence performans anlamında. Ufak bir spoiler olarak, savcı ve avukatın atışmasında bir taraf hep kendini daha zeki sandı, ama sonundapatlayınca olay;en büyük çöküntüyü kendini en iyi sanan yaşadı, bu ayrıntıyı da kaçırmamak lazım. Zaten yaşadığım olaylara şüpheli bakan bir insanım, artık bunun üzerine bir şüpheli bakış açısı daha ekledim diyebilirim.

Filmi beğenenlere önerim:http://www.filimadami.com/film/12014/murder-in-the-first/

9/10

@gundula

8 yıl önce

Çok geç kalmışım çook... Edward Norton inanılmazdı... son sahneye kadar ağzım açık izledim...

@mutluus

8 yıl önce

Edward Norton'un Edvırd Nortın olduğu filmdir bende.. O zamanlar anlamışım yaa!!
Y

@yasinopak

8 yıl önce

Flmin sonuna kadar birinin suclu olup olmadigini anlamadigim tek flimdir.

@zopa1971

9 yıl önce

7.4 / 10

Tyler Durden is coming..
SPOILER

İlk Korku filmine Benzer Film ekliyorsun.

Arama Sonuçları

İlk Korku filmini Kategorize ediyorsun.

Bu filmi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

İlk Korku filmine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

FİLM İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL