5 ay önce
Hamnet filmine yorum yazdı:
Modern Kadın dizisine yorum yazdı:
Beklentim olmadan açtım, çok eğlendim. Bir süreliğine de olsa zihnimi gerçek dünyadan kopardığı için ayrıca sevdim.
Zavallılar filmine yorum yazdı:
Woke çukuruna Lanthimos da düşmüş. Yazık.
Filmin büyük bir ahlaki problemi var. Bella kimdir sorusunun yanıtı, bu ahlaki problemin de adı.
Her Lanthimos filmi gibi gözünüzü kırpmadan seyrettiriyor, o ayrı.
Türk Dedektif dizisine yorum yazdı:
Vasat bir sezondu bence. Özellikle ilk bölümler fazlasıyla oryantalist bir gözle kurgulanmış. Seçilen mekânlara bakılınca dizi sanki İstanbul'da değil de bir güney Amerika ya da bir kuzey Afrika ülkesinde geçiyor gibiydi. İlk bölümün hemen her sahnesinde arkadan gelen ezan sesleri; rakı- kebap, kediler vs gibi bir yığın klişe cabası. Hele emniyetteki kedilerin fareleri yakalamak için orda olması çüş dedirtti. Tamam berbat bin tane yönü var ülkenin de bu kadar geri kalmışlık Türkiye için bile fazla
Ne karakterlerle bağ kurabildim ben ne hikâyelere doğru düzgün inandım.
Kurak Günler filmine yorum yazdı:
Hayatın gerçeklerini yaşadığımız yetmiyormuş gibi bir de Emin Alper'den dinledik.
Sir-Ayet filmine yorum yazdı:
cehaleti sürekli yeniden üreten bu rezil hayal gücünüze...
ana fikir şu: cinler ifritler insana musallat olur, bunlar psikiyatrik sorunlarla karıştırılabilir, bunun çözümü tıpta değil hacı hocadadır.
Efsunlu - Kabirden Gelen filmine yorum yazdı:
Türklerin belleğinden cin kavramını silsek hiç "korku" filmi çekemeyecekler gibi.
Demir Kadın Neslican filmine yorum yazdı:
Neslican'ın adı geçince bile burnumun direği sızlarken hayatını izlemek paramparça etti beni. Travma ve acılarınızı fena hâlde tetikleyecektir.
Bu arada; Çağla Irmak, ne güzel yaşatmışsın Neslican'ı!
Aşk Uykusu filmine yorum yazdı:
gökçe&alican
kredi borcunuz mu vardı, tefeciler mi peşinizdeydi? Bu filmde oynatmak için kaçırdılar mı sizi?
Orman cadısının kızı Agnes'in tıpkı ana rahmine benzer bir boşlukta, bir cenin gibi yatışı mükemmel bir açılış sahnesiydi. Bana göre yaşam ve ölümün doğadaki döngüyle müthiş uyumunu şiir gibi anlatmış yönetmen. Şahini gömdüklerinde sahneyi korkutucu bir manzara olarak değil, ölü bedenin doğayla kusursuz bütünleştiği bir formda kurgulamış. Filmin başında gördüğümüz o ulu ağacın civarındaki vulva girişine benzer çukurun, tiyatro dekoruna yansıyan temsilinden geçiyor Hamnet sonda. Yani bir döngüye doğru yürüyor. Doğa doğuruyor, doğa alıyor; ama hiçbir şey kaybolmuyor. Yüzyıllarca sürecek bir döngü. Ve yüzyıllarca sürecek bir uğurlama. Bu bencesi tabii.
Son zamanlarda bir filmin beni böyle etkilemesine ayrıca sev ... Devamı
Orman cadısının kızı Agnes'in tıpkı ana rahmine benzer bir boşlukta, bir cenin gibi yatışı mükemmel bir açılış sahnesiydi. Bana göre yaşam ve ölümün doğadaki döngüyle müthiş uyumunu şiir gibi anlatmış yönetmen. Şahini gömdüklerinde sahneyi korkutucu bir manzara olarak değil, ölü bedenin doğayla kusursuz bütünleştiği bir formda kurgulamış. Filmin başında gördüğümüz o ulu ağacın civarındaki vulva girişine benzer çukurun, tiyatro dekoruna yansıyan temsilinden geçiyor Hamnet sonda. Yani bir döngüye doğru yürüyor. Doğa doğuruyor, doğa alıyor; ama hiçbir şey kaybolmuyor. Yüzyıllarca sürecek bir döngü. Ve yüzyıllarca sürecek bir uğurlama. Bu bencesi tabii.
Son zamanlarda bir filmin beni böyle etkilemesine ayrıca sevindim. Gözyaşları sel, o ayrı.