En Çok Nefret Ettiğiniz Şeyler
İnsanların birilerini yaftalmasından nefret ediyorum.
dansedenayı'nın dediği gibi insanların tanışırken kişiliklerinden çok meslekleriyle var olabilme güdülerinden nefret ediyorum. Mesleği bir de Türkiye şartlarında çok iyi konumda ise...
Popüler kültürden nefret ediyorum. Bir şey popüler oldu mu soğuyorum iyice. Hiç ilgilenmem. Hala Lost izlemedim. Facebook hesabım da hiç olmadı. Bazı şeyleri (film, dizi, kitap) etkisi kaybolunca izler, dinler, okurum.
Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan insanlardan nefret ediyorum.
Sanki çiçek bahçesinde yaşıyormuş gibi konuşan insanlardan nefret ediyorum.
Doğruluğun gücüymüş, ışık parlakmış, yarın hep yeni bir gün başlarmış, insanlar aslında ne iyi niyetlilermiş, dışarıda ne çok iyi insan varmış, vergi kaçıran 1 kişiye rağmen tanımadıkları insanlara kan veren bilmem kaç yüz kişi varmış.......................
O doğru yamuktan yamuğa değişiyor, o ışık benim gözümü acıtıyor,yeni bir gün yeni belalar demek,insanlar iyi niyetliler de tabi sularına gidersen, o vergi kaçıran 1 kişi o kan veren bilmem kaç yüz kişinin kanını emiyor da sen görmüyorsun.
Şu yaşına geldin, bunları duymak hala sinirini bozuyor değil mi ? Yalan sevgili sevgili,yok öyle gökte seni takip eden ilahi güçler. Her şey kötüye gittiğinde,her şeyin daha da kötüye gitme ihtimalinden ötesi yok. İstediğin kadar yalvar. Eninde sonunda, kendi kendinle baş başa kalıyor insan. Hayatta, mutlu da olabilirsin mutsuz da.
Daha da ötesi, ıssız yerlere gidiyor. Çiçek bahçesine değil.
Gönül insanlarına burdan koca bir,............................ çiçek yolluyorum.
Her
yarış simülasyonlarından nefret ediyorum. bu kadar gerçekci fizik motoru olucak madem, ne diye "oyun" kategorisine koyarlar hiç anlamam.
Sıcak gündemimde kar var. Kar seni sevmemekle kalmıyorum, senden nefret ediyorum.
tanistigimda kendini meslegiyle niteleyen insanlardir. misal daha kimdir nedir bilmeden, doktor oldugunu ogreniriz sahsin. iki cumle sonrasi da doktorlugun her meslekten kutsal oldugu hakkindadir. bu kalip meslek merkezli her insan icin ayni.
Hayatında bir tane Uğur MUMCU kitabı, makalesi okumayıp ölüm yıldönümünü ananlardan nefret ediyorum. Uğur MUMCU kimdir diye hiç merak etmemiş bu şahıs, Ancak Facebook profilindeki resmi değiştirdiği vakit,kendini başka bir noktaya koyabiliyor. Bu şahıs,çoluğuna çocuğuna Uğur MUMCU kimdir,anlatamayacak. KEndisine anlatamamış ki. Hiç merak etmemiş ki. Bu şahıs kendi gibi fotoğraf değiştirip, saçma salak cümlelerle yücelen bir insan yaratacak. Ama o insan Uğur MUMCU kimdir tanımayacak. Anlamayacak. Bilmeyecek.
Ben bundan biraz nefret ediyorum.
Sağlıcakla.
@solon aynısını bende müzik için düşünüyordum, arkadaşla gayet güzel eğlenirken bir yandan melankoli, duygusal parça yazıp kaydediyorduk,olumlu yorumlar geliyordu. Bu birazda işin içine girmekten kaynaklanıyor diye düşünüyorum, başkalarının da böyle yaptığını görünce müziğe olan ilgim fazlasıyla azalmıştı fakat hayatın bazı dönemlerinde hisler daha çok yoğunlaşıyor ve yapılan işlerin içtenliği artıyor, tekrar seviyorsun anlatacakların varsa. ben eminim ki sinemada da aynı durum var. hollywood'un fedakarlık odaklı ticaret hikayelerini demiyorum, anlamışsındır gerçi söylemek istediğimi.
edit: ek, tekrardan sabah 8 de uyanmak zorunda olmak, saatin 2 olması.
Film izlemek anlamsız geliyor artık bana. Filmler üzerine konuşmak da öyle. Tamamen yapay ürünler, düşünsenize korku filminde korkmak ne kadar saçma kamera arkasında gülerek provası yapılıyor. Ya da çok ağlamaklı bir sahne bittiğinde set ekibi oyuncular kalkıp yemeğe gidiyor. Bir filmi sevmek sanal bir aşk yaşamak gibi geliyor artık ve bu durumdan nefret ediyorum. Sinemaya dair ne bir tutkum kaldı, ne de başka bir duygu. En son sinemaya gittiğimde de bunu hissettim, filmin iyi veya kötü olması değil burada durum. Film muhteşem de olabilir, fakat ben kalkıp gidiyorum. Ya da bilgisayarda izlerken 15 dakikada sıkılıp kapatıyorum. Sinema benim yaşam biçimimin bir parçasıydı aynı zamanda mesleğimde de bununla ilgiliydi. Önce mesleki anlamda şimdi de diğer anlamda tutkumu kaybettim film izlemek dahi istemiyorum.
şu an iş yerinde, sevip sevmediğimi kestiremediğimi patronumun gelmesini beklemekten hiç mi hiç hoşlanmıyorum. ne işim var benim burada yaaaa, eve gitmek istiyorum anlıyor musunuz evime yaaaaa :(
Sabahın 8'inde kalkmak zorunda olup uyuyamamak.
Bir mesaja cevap veriyorsunuz.