Belirsiz Gece Suare No:47 - Kimssi pyoryugi

  Kim adında bir adam kendini Han Nehri’nin karanlık, suskun sularına atar. Uyandığında üstü başı kumla kaplanmış, yerde yatmaktadır. O zaman, kendisini öldürmeyi başaramadığını ve nehirde bilinmeyen bir adaya sürüklendiğini anlar. Nehir kenarındaki binalardan birinin bir dairesinde yıllarca odasından dışarıya adımını atmamış bir genç kız vardır. Bir gün dürbünüyle bakmaktayken bir ada üzerinde tek başına yaşayan bir adam gözüne ilişir ve merak eder. Günler günleri kovalarken, adamın yalnız ama halinden hoşnut yaşamı merakını öylesine artırır ki onca yıldan sonra odasından dışarı çıkmasına sebep olur.
filmi dün izledim ve çok eğlendim :) sonlarına doğru senaryo biraz sapıtsa da izlerken acayıp keyif aldım,filmdeki "umudunu asla kaybetme" minvalindeki öğüt verme çabaları bile canımı sıkmadı(belki de haleti ruhiyem şu anda böyle öğütlere ihtayaç duyduğundandır,bilemem) korelilerin hayata entegre etmeyi başardıkları bir espri anlayışları var zannımca :)   burası spoiler olabilir emin değilim; özellikle filmin başlarında şehre doğru dönüp deli gibi bağırması(sonraki hareketi saymazsak) bana büyük bir lüks gibi geldi,düşünsenize şu anda her nerede bağırırsanız bağırın "ne oldu?" diye dibinizde biten bir insan evladı çıkar,deli gbi cırlayabilmek ne lüks yani :D  bir de yine filmin başında "çok sıkıldım" diyip sonra "bu ne kadar güzel bir duyguymuş" gibi bir cümle kuruyor ya... işte orada kendisini çok kıskandım :)   kısacası filmi mantık çerçevesinde değerlendirip,"böyle şey olur mu çok saçma" falan diye düşünmeyecekseniz bence çok keyifle izlenesi bir film..
filmin konusundan ziyade bana hissetirdiklerinden bahsetmek istiyorum. Son zamanlarda bu kadar keyif alarak ve tebessüm ederek izlediğim bi film yoktu bu yüzden bu film bittiğinde yüzümde oluşan anlamsız bir sırıtış ve ağzımın istemsizce sulanması için filmi çekenlere ve bu filmi izlememe sebep olanlara teşşekkür ediyorum.   ---spoiler--- Aç karnına bu filmi izlemeyin benden söylemesi ---spoiler--- neyse ben de iyice acıktım gidip bişeyler yiyeyim bari.. :D
 Filmi bu sabah izledim. Spoiler içerikli yazmış olabilirim. Filmi izlemeden okumayın. Zaten izleyin arkadaşlar filmi,ne işiniz var burada :D Film çok hoş çünkü. Uzun zamandır bu kadar keyif alarak,salakça sırıtarak film izlemedim sanırım. Erkek Kim'in ölü kuşu pişirirken "iyi ki öldün" diye şarkı söylemesinde katıla katıla güldüm,bayan Kim otobüsü kaçırınca hıçkırıklara boğuldu,ben yıkıldım. Nasıl bu kadar filmin içerisine girdim,onu bile anlamadım.Kısacası tüm duyguları samimi bir şekilde yaşatıyor. Oyuncular,müzik kullanımı,görsellik oldukça iyi. Aslında her açıdan muadilleri olan bir film. Parça parça bakarsak çoğu sahne,fikir önceden karşımıza çıkan temalar. Ama film bunları öyle güzel ve dozunda bir şekilde işliyor ve bir araya getiriyor ki hayran kalmamak elde değil. Bahsettiği ince noktalar ise gerçekten izleyicinin gözüne çok sokulmadan görmek isteyenlerin göreceği bir yerde duruyor. Kim'in para,iş,zaman hengamesinden kazayla da uzaklaşması ve aciz bir şehirliden umut ile hayata tutunan bir Robinson'a gönüşmesi çok güzel.   Sıkılmaktan bile keyif alıyor,huzur buluyor. Boşluğa avazı çıktğı kadar bağırıyor,donu çıkarıp tüm şehre sallıyor tepki görmüyor. Özlediklerini yapıyor,ölmekten korkmuyor. Gün geçtikçe özgürleşiyor. Öyle ki gözlerinde mutluluğu ve filmin başındakiyle aynı insan olmadığını görebiliyorsunuz. Böylece film toplum içinde yaşamanın ister istemez bizi camdan bir kafese hapsettiğini ,davranışlarımıza ket vurduğunu çok naifçe anlatıyor.   Sonuç olarak film güzel ama açken izlemeyin cidden. Ne erişteymiş arkadaş,ben fena oldum. Kore'ye gidesim var sırf şu erişte için. Marketlerde bazı muhtelif noodlelar satılıyor ama yok,böylesi cidden yok. Ya da ben açım bilmiyorum. Ama filmi izleyin,eşe dosta izletin. Çoluk çocuk izlencek film kategorisine rahatlıkla alabiliriz. Biraz underrated kendisi,hakkını vermeli. Yeter ki densiz bir Hollywood yapımcısı remakeini yapmaya çalışmasın,o zaman üzülürüm.
benim yazdıklarımın devamını getirmiş resmen ultrahobo teşekkür ederim. Suarenin müdavimleri nerde yahu hiç sesleri çıkmıyor..
benim gibi çalışan arkadaşlarımız çok.. bizim yazmaya zamanımız genelde haftasonu oluyor dusunen adam  :)
yeni arkadaşlarım siz bilmezsiniz,bizimkiler biraz(!) tembeldir, pazartesi anca gelirler yorum yapmaya :)   bu arada filmin yemek sahnelerinden ben bir şey öğrendim,bu yemek yedik yedikleri çubukları(adı neyse işte) kabından çıkartıp ikiye böldükten sonra iki avuçları arasına alıp sıvazlıyorlar(bu harekete bir ad bulamadım ya izleyenler anladı işte :) ) öğrenmiş olayım da bir gün çin lokantasına gidersem yaparım,çubuklarla yiyemeyince rezil olurum nasılsa da bari giriş kısmını afilli yapayım :P
Bazılarımız adrenalin yaratıyor son dakikalarda giriyor yorumlarını... Buralarda sindirella gibi 12 den önce yorum yetiştirenlerimiz var arkadaşlar :P (yazar burada kendisinden bahsediyor)
Filmi beğeneceğinizi düşünerek oy vermiştim, beğenmiş olmanıza da çok sevindim :) ben adamımızın kutusunu ezdikleri zaman çok ağlamıştım, gemiyle geçenlerin el sallaması da ayrı bir güldürmüştü :) sizden gaza gelip tekrar izleyebilirim belki ;)
Enteresan bir film.Birçok filmden (yeni hayat, dövüş kulübü ilk aklıma gelenler) örnekler barındırmasına rağmen ayrı bir özgünlüğü var.kapitalizm ve yalnızlaşma filmin temel özelliklerini oluşturuyor.Film hakkında söylenecek çok şey var da oturup sözcükleri kağıda dökmek gerek.Bunu da filmin bulunduğu sayfada yaparız.
Bir mesaja cevap veriyorsunuz.