Belirsiz Gece Suare - 28. Hafta: Ne le dis à personne

 

Kimseye Söyleme - Ne le dis à personne

althttp://www.filimadami.com/afisler/5752.jpg" />

 

Alex çocukluk aşkı eşinin sekiz yıl önce vahşice öldürülmesinden sonra bir türlü kendisini toparlayamaz. Katil işlemiş olduğu bütün cinayetleri itiraf etmesine rağmen Margot’yu öldürdüğünü hep inkar etmiştir. Margot’nun cesedi üzerinde yapılan bütün araştırmalar ise katilin aynı kişi olduğunu göstermektedir.

Yıllar sonra Margot’nun cesedinin bulunduğu yerin yakınında aynı şekilde öldürülmüş iki cesedin daha bulunması soruşturmayı tekrar başlatacaktır.

Bu arada Alex kimden geldiği belli olmayan bir e-mail alır. Maildeki linke tıklayınca karısının kalabalık çekilmiş bir videosunu görür. Üstelik görüntü Margot’nun sekiz yıl önceki değil şimdiki halidir. Esrarengiz e-mailler ve tekrar açılan soruşturma ile nefes kesen bir kovalamaca başlayacaktır. 
Margot hayatta mı? Eğer hayattaysa niçin “kimseye söyleme” demişti?

filmi çok uzun zaman önce izlemişdim.neredeyse hiç hatırlamıyorum ama kafamda bazı kareler var.imdb`de 7 vermişim.bu da demek oluyor ki beğenmişim :)

 

François Cluzet(Intouchables!! ))) ile başlamak istiyorum burda filmin bütün yükünü sırtlanmış performansıyla filmi alıp götürmüştü.filmde ne zaman ne olacağı çok belirsiz o kadar fazla sıçrayışlar var ki bazen kopuşlar bile yaşayabiliyosunuz.....

süpriz+gerilim+aksiyon+gizem+merak+zihinselkurgusalbelirsizlik+tersköşe=

kimseye söyleme..

ben yapımı ortanın bir tık yukarısında buldum.müzikleri ne ilginç ki ingilizce fransızca dururken ben şaşırdım tabii sonra misyon dedim.:)Neuville

not:Neuville için  tek kurşun olmadı..

althttp://24.media.tumblr.com/tumblr_lwza0jEWJH1qelp8ao1_1280.jpg" />

http://www.youtube.com/watch?v=FlfDxwBSmOQ

Yıllar once; bu filmi -niye aldığımı bile bilmeden- oturup izlediğimde, klasik bir fransız filmi ve sıkıcı olabileceği düşüncesiyle önyargıyla başlayıp, büyük bir heyecanla soluksuz izleyip bitirdiğimi hatırlıyorum. film 6-7 yaşlarında göl kenarındaki oyunları ile başlayan küçük saf aşıkların, yetişkinlik dönemlerinde hala devam eden bu büyük aşkla hayatlarını birleştirmiş tatlı bir çift olarak karşımıza çıkar. Başta herşey normal gibi görünse de yine bir gün göl kenarında yüzerlerken Margot'un aniden kaybolması ve ölüm haberinin gelmesi ile Alex yıkılmıştır. Aradan 8 yıl geçer,  Alex’e bir mail gelir. Maildeki videoya tıkladığında bir kalabalık içerisinde ölen eşini görür. Bu mailler sürekli gelmeye başlar, soruşturma tekrar açılır. Margot gizli gizli eşiyle bağlantı kurma çabasındadır . Alex eşinin yaşadığını düşünmeye başlar . Ama Margot’un istediği bir şey vardır. “Kimseye Söyleme” …. der. Bunca yıldır niye ortadan kaybolmuştur ? Neden öldüğü söylenmiştir ? Bu noktadan sonra film durağanlıktan çıkarak gerilim, süphe, ve aksiyon üçlemesiyle seyirciyi başbaşa bırakır.

Guillaume Canet’in ilk yönetmenlik denemesi olan, Harlan Coben’in,dünya çapında 27 ayrı dile tercüme edilen ve 6 milyondan fazla satan aynı adlı çok satan kitabından uyarlanan “Kimseye Söyleme” Fransız Oscarları olarak görülen Cesar Ödülleri’nde “en iyi yönetmen” ve “en iyi erkek oyuncu” dahil dört dalda ödül kazanmıştır.

Sıradan bir film olarak aldığım ama izlediğimde hem oyunculukları, hem görüntülerin gerçek kadar güzelliği ve müzikleriyle beni etkileyen bir film olmuştu. Final sahnesinde François Cluzetin muhteşem oyunculuk performansına hayran kalmıştım ve bu sahnede çalan müzik beynime kazınmıştı...

 

althttp://static.whatthemovie.com/system/images/stills/medium/9d/85c5215e73bda3ec40a938a5d1c925.jpg" />

 

 

 althttp://static.whatthemovie.com/system/images/stills/medium/e3/2ab118468d775f4dc7d274053f7382.jpg" />

Dedim doktor yoğun, sınavları var. Forumu açayım. Baktım açmış bile. Adam tam teşekküllü sinema sevdalısı... "Kimseye Söyleme" vasatın biraz üstü bir gerilim sunuyor. Oyunculuk performansıyla öne çıkıyor. Kitap uyarlaması. Renkleri filan da pek güzeldir. Neticede ben de kimseye söylemedim :)

izleyeli çok uzun zaman oldu ama film büyük bir bölümüyle hafızamdaki tazeliğini korur. filmede 8 puan vermişim. sonuç olarak karşımızda (bence) gayet sürükleyici, iyi oyunculuklarla bezeli ve iyi bir senaryo ile işlenmiş gayet güzel bir seyirlik var. izlememiş olanlar içinde gayet güzel bir seçenek olduğunu düşünüyorum.

Yaklaşık bir yıl önce izledim filmi. Benim adıma, bu film için en büyük talihsizlik '' The secret in Their eyes''  filmi ile aynı gün izlemiş olmamdı. Birazcık bu filmin gölgesinde kalmıştı. 

Ne le dis à personne, kurgusu ve kaliteli senaryosu ile modern Avrupa sinemasının güzel bir örneğidir.

İzleyeli çok olduğu için tekrardan bir bakayım dedim ama film hafızamda hiç yer etmemiş, oturdum baştan izledim.Aksiyon ve suç filmleri bana pek tat vermiyor artık ama finale kadar süren gizem eşlik ettimi film cazipleşiyor.Bu film de özellikle F.Cluzet nin doğal oyunculuğu ve gizemli senaryosuyla sonuna dek sıkılmadan izlettiriyor kendini.Bazen gizem çözümlemesi insanı tatmin etmese de çözüme kadar olan merak film tatmini için yetiyor.

Final sahnesindeki performans gerçekten izlemeye değer.Bir de şunu söylemeden geçemeyeceğim, bir erkeğin sevdiği kadının matemini tutması 8 sene değil de, 8 den gidersek 8 saat ile maksimum 8 ay arası sürmesi daha gerçekçi kesinlikle:) 6,5 dan 7 veriyorum filme.

 

http://www.youtube.com/watch?v=tDY_c0SN7ew

Bir mesaja cevap veriyorsunuz.