7.8

155 OY
PUAN VER
5

IMDb: 8.2 (32.855 OY)

KONUSU
İsveç sinemasının dünyaca ünlü yönetmeni Ingmar Bergman, insan ruhunun beklenti, umut, hayal kırıklığı ve sevgi gibi duygularını şiirsel bir akıcılık ve duyarlılıkla anlatıyor. Filmde dünyaca ünlü bir piyanist olan Charlotte kariyeri uğruna ailesini, özellikle iki kızını ihmal etmektedir. Yedi yıl s ... Devamı
İsveç sinemasının dünyaca ünlü yönetmeni Ingmar Bergman, insan ruhunun beklenti, umut, hayal kırıklığı ve sevgi gibi duygularını şiirsel bir akıcılık ve duyarlılıkla anlatıyor. Filmde dünyaca ünlü bir piyanist olan Charlotte kariyeri uğruna ailesini, özellikle iki kızını ihmal etmektedir. Yedi yıl süren bir sessizlikten sonra, kızı Eva, Charlotte’u kendileriyle birlikte bir hafta geçirmesi için Norveç’e davet eder. Charlotte’un hasta küçük kızı Helena da Eva’nın yanında kalmaktadır. Film, anne-kız yüzleşmesini işler. Bu tema, yüzeyde fazla dramatik görünmese de, film, Bergman’ın yazdığı güçlü ve dramatik sahnelerden, özellikle Eva’nın annesine ulaşmaya çalıştığı, geceler boyu süren konuşmalardan oluşur.

"İki kadının çekişmesi, Bergman’ın usta ellerinde büyülü bir sonata dönüşmüş." - The Variety

"İçtenliği ve tutkusuyla bütün duyularımızı esir alan, olağanüstü etkileyici bir Bergman yapıtı." - Chicago Reader

YORUM YAZ

SPOILER

POPÜLER YORUMLAR

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar

@yigithan300

2 ay önce

8.9 / 10

Ingmar Bergman bize şunu söylüyor bazı hatalar affedilmez, Bazı acılar hiç geçmez.
"A sense of reality is a matter of talent."
A

@abdusselam

1 yıl önce

İnsanda, batı klasikleri kitabı okuma hissi uyandıran, fontane ya da gothe yapıtları tadında bir film. Filmde ilk soru "ne umuyordum ki" bence. Bu soru yapılacak tüm işlerde insanın yüzüne çarpar. yaptığımız her işin ardından biraz da hayal kırıklığı ile, ne umuyordum ki zaten diye sorgularız kendimizi. Beklentiyi zirveye çıkartıp sonra çatıdan aşağı fırlatmakla eş değerdir bu.

Hayatın nasıl da çekilmez olduğunun filmidir bu bence. Ama yine hayatı ne kadar yaşanılır kılmak da filmin içerisindeki 4 oyuncuya bağlı. kişi, nasıl yaşaması gerektiğini bilmeli...

@ezgi124

1 yıl önce

helena’nın Eva ’nın yaralı tarafı olduğunu düşünüyorum.

@ezgi124

1 yıl önce

kendimi bu filmi izlediğim için şanslı hissediyorum. bazı sahneler, bazı cümleler vardı ki fazlasıyla çarpıcıydı. gözlerim dolu dolu izledim.

@fruit_fly

1 yıl önce

Bergmanın bütün filmleri bir psikoloji seansı gibi. Mümkün değil kendinize ait bir şeylerle ilgili düşüncelere dalmadan filmi noktalamanız. Sanatkar bu eserinde de yaygın bir yaraya dokunuyor: anne- kız ilişkisi.

@iorigins

3 yıl önce

Film Klasik Bergman filmi diyebiliriz, Dar bir mekan, çok az karakter, uzun diyaloglar, hesaplaşmalar, sorgulamalar. Bu sefer Bergman kameranın merceğini anne kız arası ilişkiye tutuyor.
Film Anne kız(lar) arası ilişkiye değiniyor. Kızların Annesi olan Charlotte müzik hayatı ve kendi kişisel tutkuları için çocuklarını görmezden gelmiş ve sevgisiz büyümüştür. Charlotte yüksek enerjili, müziği yaşlanmasına rağmen bırakmayan bir kadındır. Charlottanın kızları Eva ve Helenadır
Eva içine kapanık bastırılmış duygularını küçüklükten beri saklayan biridir. Eva içine kapanık, inançlı, saf, korkulu bir birey olmasının en büyük sebebi annesidir. Annesi Evaya küçükken yeteri kadar sevgi vermemiş, sevgi vermek bir yana Evanın kendisini bulmasını engellemiş ve Evanın daha küçük yaşta onulmaz yaraları olur. Eva bu yüzden garip diyebileceğimiz bir insan olmuştur. Charlottenin duygusuzluğu ruhsuzluğu, soluk ve taş gibi duygularının kurbanı diğer kızı
... Devamı
Film Klasik Bergman filmi diyebiliriz, Dar bir mekan, çok az karakter, uzun diyaloglar, hesaplaşmalar, sorgulamalar. Bu sefer Bergman kameranın merceğini anne kız arası ilişkiye tutuyor.
Film Anne kız(lar) arası ilişkiye değiniyor. Kızların Annesi olan Charlotte müzik hayatı ve kendi kişisel tutkuları için çocuklarını görmezden gelmiş ve sevgisiz büyümüştür. Charlotte yüksek enerjili, müziği yaşlanmasına rağmen bırakmayan bir kadındır. Charlottanın kızları Eva ve Helenadır
Eva içine kapanık bastırılmış duygularını küçüklükten beri saklayan biridir. Eva içine kapanık, inançlı, saf, korkulu bir birey olmasının en büyük sebebi annesidir. Annesi Evaya küçükken yeteri kadar sevgi vermemiş, sevgi vermek bir yana Evanın kendisini bulmasını engellemiş ve Evanın daha küçük yaşta onulmaz yaraları olur. Eva bu yüzden garip diyebileceğimiz bir insan olmuştur. Charlottenin duygusuzluğu ruhsuzluğu, soluk ve taş gibi duygularının kurbanı diğer kızı Helenanın da olur. Helananın sakatlığı da annesinin vurdumduymazlığı, sevgisizliği, işkolikliği yüzünden olmuştur.
Velhasıl yıllar sonra Anne kız karşılaşırlar. Eva annesinin tüm gerçeğini faş eder.
İşte Bergmanı, Bergman yapanda bu karşılaşmadaki diyaloglardır.
Hatta bu filmi diğer filmlerinden ayıran spesifik nokta ise Charlottenin evden ayrılışının görüntüsü verilmezken bu geçiş sadece diyalogla verilmiştir.
Film açılışıyla, kapanışı paralelik gösterir, Açılışta giden mektup, kapanıtşa yine mektup gider. Evanın kocası Viktor açılışta olduğu gibi kapanışta da kameraya doğru açıklama yapar.
Filmin son sahnesinde ise Viktor mektubu okurken mektubun yarısında Eva görüntüde mektubu okur mektubun sonunda ise Charlottenin yüzünü görürüz. Ve Mektup kapanır.
Filmde sevgisizliğin sonuçlarını görürüz, hasta eder, yasta eder, çocuk eder.
Aynı şekilde Charlottenin de annesinden sevgi almadığını öğrenince filmde
Filmde hakim olan renkler kırmızı yeşil beyaz sonlara doğru gri
Sinematografi insan yüzüdür diyen Bergmanın bu filmde de bunu pekiştirdiğini görüyoruz.
Evanın küçük yaşta hiç kabul görmemesi içinde büyük bir korkuya sebep olur. ve Evanın ruhu korku telleriyle çevrili bir şey olur.

@ouroboros777

5 yıl önce

Sinema denince akla ilk gelen yönetmenlerin başında gelir Ingmar Bergman. Yönetmenin hemen hemen her filmi bir başyapıt. "Güz Sonatı" filmi de bu başyapıtlardan bir tanesi. Senaryo müthiş, diyaloglar harikulade. Liv Ullman ve Ingrid Bergman'ın oyunculukları olağanüstü. Kısacası film sizi hemen içine çekiyor ve pür dikkat filme odaklanıyorsunuz. Ingmar Bergman sinemasını seven ve hala bu filmi izlemeyenlere şiddetle tavsiye ederim. 9/10.
F

@fatmaa

6 yıl önce

Aynı sahneleri geri sarıp izleyip duruyorum. Özellikle piyano sahnesinde Liv Ullman oyunculuk dersi veriyor. Harika!

@ucurumdakisoz

6 yıl önce

filmi bitirdikten sonra kafkanın babaya mektupları’nı birdaha okumak istedim..

@paranoyakvisne

6 yıl önce

Film başından sonuna kadar mükemmeldi. Oyunculuklar muazzamdı ya. Bergman bu işte gerçekten usta.

@cazsever

7 yıl önce

8.7 / 10

Bergman hakkında okuduğum bir yorumda, birçok yönetmenden daha fazla başyapıt ortaya çıkardığını söylüyordu. Anlaşılan doğru bir söz. Yedinci Mühür ve aynı yıl gösterime giren benim favorilerimden Yaban Çilekleri, Kış Uykusu, Persona, Bir Evlilikten Manzaralar, Çığlıklar ve Fısıltılar, Fanny ve Alexander...Güz Sonatı kesinlikle bunların arasında bir film. Oyunculuklar herzamankinden daha da üst düzeyde. Senaryo harika, görüntü yönetmeni Sven Nsqvist harika, müzikler çok iyi. Kesinlikle izlemeli.

Bergman filmografisine dalacaklar için şunu söylemeli: 1957'ye kadar yaban çilekleri nadir yiyeceğiniz bir meyveyken, 1957'den sonra sabrınızın meyvelerini birçok kez toplayacaksınız. Bazılarını çok seveceksiniz, bazılarını pek sevmeyecek ama usta işi olduğunu bilecek ya da kabul edeceksiniz. En azından benim durumumda olan budur ve iyi ki Bergman deryasına dalmışım diyorum.

@pisra

7 yıl önce

9 / 10

film başta çok boğucu bir hava içinde geçiyor gibi gelse de,diyalogların derinliği,uyandırdığı hisler ve gerçekçiliği bir nefeste izletiyor. narsist bir benliğin çevresine nasıl zarar vereceğini harika yansıtmış.tebrik tebrik tebrik!!!

''sınırlara inanmamız sadece korku ve ukalalıktan.hiçbir sınır yoktur,ne düşüncelere ne de duygulara..''
D

@doris

8 yıl önce

Bu filmde aile bağlarının ne kadar önemli olduğunu gördüm. Çocuklar ile ebeveynlerin arasındaki sevginin çocuğun gelişimi, aynı zamanda ebeveynin gelişimi için de ne kadar mühim olduğu aşikar. Charlotte, sevgiyi ailesinden görememiş. Sevginin manasını bile bilemiyor. Buradaki açık olan detay; sevginin bireyden bireye aktarımı. Bir birey sevgiyi alamazsa karşısındakine de düzgün bir şekilde aktaramıyor. Bu da bir nevi yetişkin çocuk yapıyor o bireyi. Yetişkin çocuk kavramını Charlotte ile açık bir şekilde anlıyoruz. Bedensel olarak büyüyen lakin ruhsal olarak büyüyemeyen birey her şeyi karşısından bekler; Charlotte gördüğümüz gibi.. sevilmeyi, kollar arasına alınmayı ve bağışlanmayı bekliyor. Bana göre uykusuzluk çekmesinin sebebi de bundan ötürü. İçten içe kızlarına ve eşine karşı gerekli ilgiyi ve sevgiyi verememekten ötürü suçluyor kendini ancak bunun farkında değil. Bu vicdan azabını da bencillikle kapatıyor bana göre. Zira kendisi a
... Devamı
Bu filmde aile bağlarının ne kadar önemli olduğunu gördüm. Çocuklar ile ebeveynlerin arasındaki sevginin çocuğun gelişimi, aynı zamanda ebeveynin gelişimi için de ne kadar mühim olduğu aşikar. Charlotte, sevgiyi ailesinden görememiş. Sevginin manasını bile bilemiyor. Buradaki açık olan detay; sevginin bireyden bireye aktarımı. Bir birey sevgiyi alamazsa karşısındakine de düzgün bir şekilde aktaramıyor. Bu da bir nevi yetişkin çocuk yapıyor o bireyi. Yetişkin çocuk kavramını Charlotte ile açık bir şekilde anlıyoruz. Bedensel olarak büyüyen lakin ruhsal olarak büyüyemeyen birey her şeyi karşısından bekler; Charlotte gördüğümüz gibi.. sevilmeyi, kollar arasına alınmayı ve bağışlanmayı bekliyor. Bana göre uykusuzluk çekmesinin sebebi de bundan ötürü. İçten içe kızlarına ve eşine karşı gerekli ilgiyi ve sevgiyi verememekten ötürü suçluyor kendini ancak bunun farkında değil. Bu vicdan azabını da bencillikle kapatıyor bana göre. Zira kendisi aynada bu duruma baktığı zaman kendini pekala da haklı görebiliyor.

"Kişi nasıl yaşaması gerektiğini öğrenmeli. Her gün üzerinde çalışıyorum. En büyük engelim kim olduğumu bilememem. Kör gibi el yordamıyla arıyorum. Eğer birisi beni olduğum gibi severse sonunda kendime bakmaya cesaret edebilirim belki."

"Bir anne ve kızı. Duyguların, karışıklığın ve yıkımın ne korkunç bir kombinasyonu. Sevgi ve ilgi adına her şey mümkündür ve yapılabilir. Annenin acıları kızına geçmelidir. Annenin hatalarını kızı ödemelidir. Annenin mutsuzluğu kızının mutsuzluğudur. Sanki göbek bağı hiç kesilmemiş gibi. Gerçekten öyle mi?"

@senadir

8 yıl önce

8 / 10

Kalbiniz kırıksa bunu laf olsun diye söylemiyorum, sızım sızım sızlıyorsa(bunu da edebi olsun diye söylemiyorum), izleyin, sizi biraz hafifletebilir. Yani yalnız değilsiniz.

http://www.sineptik.com/?p=339
SPOILER

Autumn Sonata filmine Benzer Film ekliyorsun.

Arama Sonuçları

Autumn Sonata filmini Kategorize ediyorsun.

Bu filmi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

Autumn Sonata filmine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

FILM İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL