8

492 OY
PUAN VER
5

IMDb: 8.1 (75.824 OY)

KONUSU

İran Devrimi ile ilgili şimdiye kadar pek çok şey yazıp çizildi. Şimdi sıra, devrimin hikayesini bir de küçük Marjane'den dinlemede...Marjane ve ailesi, baskıcı Şah iktidarının devrilmesini büyük bir sevinç ile karşılarlar. Yıllarca ekonomik ve toplumsal anlamda yaşanan zorluklardan sonra yepyeni bir yaşam için yeni bir umut doğmuştur. Sancılı yılların ardından demokratik bir yönetimin geleceğini ümit eden İranlılar, bir kez daha büyük bir hayalkırıklığına uğrarlar.Şah'ın baskısından sonra sıra mollaların baskısına gelmiştir. Bu karanlık süreci, Marjane'nin gözünden kimi zaman espirili bir dille de anlatan Persepolis, bir başyapıt sayılan aynı adlı çizgi romandan uyarlama...

Marjane adul...

Grand-mere d...

Mere de Marj...

Pere de Marj...

Oncle Anouch...

Lali (voice)

Walla (voice)

POPÜLER YORUMLAR

SPOILER

TÜM YORUMLAR (30)

@poormf yazdı...

Sal, 29 Ağu 2017, 22:21 (9 ay önce)

4.5 / 10

Böylesine önemli bir toplumsal değişime uğrayan bir ülkede toplum genelini değil küçük burjuva bir aile üzerinden bir kadının bireysel gelişimini ve bireysel özgürlüklere getirilen kısıtlamaları ele almış film. En baştan başlayan en büyük eksiklikle. İran'da bütün kötülüklerin kaynağı gibi görülen Şah gitsin de yerine kim gelirse gelsin mantığıyla çok geniş bir anti Şahçı ittifak ile rejim değiştiriliyor. Henüz gerçek yüzünü göstermemiş "dindarlar" ile komünistler birlikte davranıyorlar. O dönemi o dönemin dinamiklerini anlamak için bu oluşumun daha çok irdelenmesi gerekirken film bunu pek de önemsemiyor. Genel toplum yapısını yansıtmaktan uzak bir aile yapısı ile içme, kıyafet, gezmek gibi bireysel özgürlükler üzerinden dar bir bakışla anlatılıyor. Bunlar elbette önemsiz değil ancak olayın siyasal ve toplumsal yapısının küçük bir parçası aslında. "Her 'devrim' kendi çocuklarını yer önce" diye bir söz vardır. Burada da ilk yenilenler üvey evlatlardır.(solcular) "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz" demek varken, filmde sürekli bireysel kurtuluş aranıyor bunun için yurtdışı deneniyor ama oranın da kurtuluş olmadığı "sokakta ölen insana bile dönüp bakılmaz" sözüyle ifadelendirilmesine karşın aynı suda ikinci kez yıkanılmaya çalışılıyor. Yani filmde kahraman kızımızın tek derdi tek başına dötü kurtarmak. Bunun mümkün olmadığını anladığında bile toplumsal davranayım, örgütleneyim, birlikten kuvvet doğar demiyor hiç. Hep bireysel düşünüyor. Bu şekildeki sonu ile film tam karantinalık ancak anlatımdaki samimiyet ve sevimlilik filmi başarılı kılıyor yoksa verdiği mesaj değil... 45/100 ""Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz...""  

@sandel yazdı...

Çar, 26 Tem 2017, 15:02 (10 ay önce)

8 / 10

Vincent Paronnaud ve Marjane Satrapi birlitke yönettikleri Persepolis, yarı otobiyografik bir hikayeye dayanıyor. Marjane Satrapi 1969 Tahran doğumludur ve başroldeki Marjane de onun yaşadıklarından yola çıkarak oluşturulmuştur. İran hükumeti bu filmi protesto etmek için Fransa büyük elçiliğine mektup yazdığını da hatırlatalım. 1970'li yılların İran?ına gidiyoruz ve o dönemde rejimi mercek altına alıyoruz. Marjane henüz küçük bir kızken Şah iktidarının düşünü kendi penceresinden bizlere anlatıyor. Şah iktidarı düşünce herkes daha farklı bir İran olacağını sanıyordu. Ekonomik ve sosyal özgürlük artacak ve ülkeye refah geleceğini sanan İranlılar yanıldıklarını kısa sürede anladılar. ''Gelen gideni aratır'' atasözü bir kez daha doğru çıkıyor ve Molla rejiminin gelmesi ile ülke rotasını çok farklı bir yere çeviriyor. Molla devriminin ülkeye getirdikleri ve İranlılardan götürdüklerini büyük bir acıyla izliyoruz. Dini otoriterin insanlar üzerindeki baskısı açık bir şekilde görülüyor. Kadınlar sokakta istedikleri gibi dolaşamadıkları gibi kıyafetlerine de karışılıyor. İnançsız olan insanlar baskı görürken camiye gitme zorunluluğu getiriliyor. Dini otoritenin baskıcı rejimi hayatın her alanında görülmeye başlıyor. Marjane Satrapi?nin sanatçılık hayatı da işte böyle bir rejimden Fransa?ya yolculuk etmesi ile başlıyor. Fransa'daki özgürlükler ile kendi ülkesindeki baskıcı rejimi kıyaslıyor. Marjane'nin kişiliği yavaş yavaş oturken meraklı tavırları, ateist-nihilist tarafı ön plana çıkıyor. Kabuğundan sıyrılan yeni bir çiçek gibi varoluşçu adımları konuşmalarından kolayca anlayabiliyoruz. Baskıya karşı direnen ve karanlığı aydınlığa çevirmeye çalışan bireysel varoluşçu çabaları filmi daha da etkileyici hale getirmiş. Marjane aslında sadece İran?ın değil Türkiye'de dahil doğu geleneğine sahip bir çok ülkenin yaşadığı baskıcı rejimlerin dışavurumunu simgeliyor. Eğer üzerinde bulunduğunuz topraklarda bir tane Marjane yoksa işiniz zor demektir. Ya Marjane olacaksınız ya da baskıcı rejime boyun eğeceksiniz.   Sabey Sandel

@brknss yazdı...

Çar, 31 May 2017, 05:03 (1 yıl önce)

8.7 / 10

Umarım bir gün Türk sinemacısı böyle bir film çekmek zorunda kalmaz.

Spoiler içeren yorumlarınızda "spoiler"
butonunu kullanınız.

SPOILER

Persepolis filmine Benzer Film ekliyorsun.

Arama Sonuçları

Persepolis filmini Kategorize ediyorsun.

Bu filmi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

Persepolis filmine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

FİLM İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER