1 ay önce
Vuruş Mesafesi filmine yorum yazdı:
Dıkşınya! Dıkşınya!
Joker: İkili Delilik filmine yorum yazdı:
Çok odaksız bir film. Adeta cana gelmiş bir insan gibi, size belirli bir şey anlatmak için karşınıza oturuyor fakat sürekli dikkati dağılıyor ve bambaşka şeylerden bahsetmeye başlıyor.
Hız Tutkusu filmine yorum yazdı:
Vııınnnnnnn.... Vvvııııııınnnnnn.... BİİİP BİİİİP! Vvvııııııınnnnn vruuuuummmmm.... tutututu!
Daa-dii-daa-dii-daa-dii-daa-dii
Vıııınnnnnn!
Biiip biiiip!
Rezervuar Köpekleri filmine yorum yazdı:
Klasik kanlı, küfürlü, eğlenceli diyaloglu ve twistli Tarantino filmi. Pulp Fiction'ın bir küçüğü. Soygun sahnesi gösterilmedi, ve iyi de oldu, umrumda değildi açıkçası. Tarantino kaynaklarını nasıl harcayacağını biliyor.
Kayıp Otoban filmine yorum yazdı:
--Akasya Durağı Şaşırma Ses Efekti--
Dünyanın en basit hikayesi, anlaşılması olabildiğince zor olsun diye mümkün olan en kötü şekilde kurgulanmış. Arasına da sırf gizem olsun diye gizem koymuşlar, çünkü gizemli olunca iyi olur, hikaye ne kadar dandik olursa olsun. Bu sırada da ana karakterin dissosiyatif kişilik bozukluğu güzel bir bahane olmuş tabi ki. Filmin sonlarına doğru karaktere sorulan, "Peki sen kimsin?" sorusunun seyirciye yapılan bir eşek şakası olduğuna eminim. Karakterin kim olduğuna dair hiçbir fikrimiz yok. Çünkü karakterin kim olduğu yazılmamış. Bu adam hakkında müzisyen olduğu ve karısını öldürdüğü dışında hiçbir şey bilmiyoruz. Bilmiyorum derdimi anlatabiliyor muyum, yazmamışlar arkadaşlar orasını. Film, "Hmm, kim olduğumuzu biz nereden bilebiliriz ki, kendimizi nasıl tanıyabiliriz?" gibi bir konuyu da işlemiyor. Adamlar orasını boş bırakıyor ve nasıl oluyorsa büyük bir kitle o boş bırakılan yerde muhteşem bir şey olduğuna c ... Devamı--Akasya Durağı Şaşırma Ses Efekti--
Dünyanın en basit hikayesi, anlaşılması olabildiğince zor olsun diye mümkün olan en kötü şekilde kurgulanmış. Arasına da sırf gizem olsun diye gizem koymuşlar, çünkü gizemli olunca iyi olur, hikaye ne kadar dandik olursa olsun. Bu sırada da ana karakterin dissosiyatif kişilik bozukluğu güzel bir bahane olmuş tabi ki. Filmin sonlarına doğru karaktere sorulan, "Peki sen kimsin?" sorusunun seyirciye yapılan bir eşek şakası olduğuna eminim. Karakterin kim olduğuna dair hiçbir fikrimiz yok. Çünkü karakterin kim olduğu yazılmamış. Bu adam hakkında müzisyen olduğu ve karısını öldürdüğü dışında hiçbir şey bilmiyoruz. Bilmiyorum derdimi anlatabiliyor muyum, yazmamışlar arkadaşlar orasını. Film, "Hmm, kim olduğumuzu biz nereden bilebiliriz ki, kendimizi nasıl tanıyabiliriz?" gibi bir konuyu da işlemiyor. Adamlar orasını boş bırakıyor ve nasıl oluyorsa büyük bir kitle o boş bırakılan yerde muhteşem bir şey olduğuna can-ı gönülden inanıyor, ben bunu anlamıyorum. Film gizem ayağına bırakılmış boşluklarla, yani yazılmamış yerlerle dolu ve insanlar 30 yıldır bu tırto hikayeyi overread ede ede, o boşluklara bir şeyler koya koya filmi arşa çıkarmışlar.
Overread edilecek şey var, edilmeyecek şey var. Bildiğin Cloverfield Paradox, orada paradoks var diye abuk abuk şeyler izliyoruz, burada adamın dissosiyatif kişilik bozukluğu var diye abuk abuk olaylar izliyoruz.
Dövüş Efsanesi filmine yorum yazdı:
Fena değildi. Tiksinmedim. 10 üzerinden 5,5 - 6 arası. Dwayne Johnson gibi bir oyuncunun duygusal olarak savunmasız kalabilen bir karakteri canlandırmaya çalışması ve yer yer başarılı olması ilginçti. Müziklerini beğenmedim. Senaryosu da dümdüz senaryo. Bağımlılığı ve kız arkadaşıyla ilişkisi daha iyi işlenebilirdi.
Oyun filmine yorum yazdı:
Filmin dramatik alt yapısı çok zayıf. Ancak ana karakteri ve dramatik altyapıyı görmezden gelerek değerlendirilirse fena bir film olmadığını düşünüyorum. Böyle değerlendirildiği zaman, film sinemanın kendisiyle alakalı gibi oluyor. Seyircinin bir filmi izlerken film olduğunu bilmesine rağmen olaylara gerçekmiş gibi tepki vermesiyle karakterin içinde bulunduğu durum; bir oyun içinde olduğunu bilmesine rağmen Christine karakterine her defasında güvenmesi bana bunları çağrıştırdı.