12 yıl önce
Piyanist filmine yorum yazdı:
A Genius, Two Partners and a Dupe filmine yorum yazdı:
Yönetmenlerden biri Sergio Leone olarak göründüğü için izledim fakat hiç Sergio Leone filmi gibi gelmedi izlerken. Zaten Wikipedi'ya göre sadece açılış sahnesini yönetmiş. Terence Hill yine alaycı bir rolde.
Vasat bir film.
Yabandan Gelen Adam filmine yorum yazdı:
Sergio Leone'nin diğer filmlerinde olan filmi sırtlayan karizmatik karakterler bu filmde yok ve bu da diğer filmlerin gerisinde kalmasına sebep olmuş. İyi bir film dolar üçlemesinin son 2 filminden bu üçlemenin diğer filmlerinden geride kalan bir film. Aynısı müzik için de geçerli, diğer filmlerde olduğu kadar görkemli değil. Sanırım Mao'dan dolayı Çin müziklerini çağrıştıran bir müzik tercih etmiş Ennio Morricone.
Flashback'ler Sergio Leone'den beklendiği gibi sanatsal bir şekilde ağır ağır akıyor.
Ayrıca izlediğim filmleri arasında Sergio Leone'nin en politik filmi. Mao'dan bir alıntıyla başlaması dahi bunu gösteriyor. Üçlemenin son filmi "Bir Zamanlar Amerika'da" politik bir filmdir örneğin ama bu filme göre biraz daha arkaplanda kalıyor siyasi söylemi.
Letters to Juliet filmine yorum yazdı:
Klişelerle karşılaşacağımı bile bile izlemeye devam ediyorum, sorun yok ama başroldeki çiftin zorlama sahneler içine sokulması, olayların bu şekilde kurgulanması rahatsız edici.
Filmin sonlarındaki balkon sahnesi bu zorlamalardan. Yine yıldızlar altında uzandıkları sahne de bir başka aklıma gelen sahne.
Filme dair güzel yönler: Taylor Swift'in bu kadar popüleşmeden önce yaptığı güzel şarkılardan "love story", muhteşem İtalya görüntüleri ve "o" mektup.
Ayrıca Alfa Romeo bu filmin sponsorlarından olmalıydı, önemli bir şans olabilirmiş.
127 Saat filmine yorum yazdı:
Film hakkında pek birşey bilmeden filmi izlemeye başladım, tek hatırladığım filmin yüksek ortalama notuna sahip olduğuydu. Filmin gerçek bir hikayeden uyarlama olduğunu bilmiyordum, bu yönüyle hikayesinden dolayı güç ve motivasyon veren bir film olsa da hiç beğenmediğim bir film oldu. Daha ciddi bir şekilde işlenmesi mümkünken gereksiz komikliklere başvurmuş bir film. Flashbackler de istenen duygusal etkiyi oluşturmaktan uzak.
Talk şov sahnesi gereksiz sahnelerden biri.
James Franco güzel oynamış fakat onun performansı filmi kurtarmaya yetmiyor.
Fakat sular altında kaldığını hayal ettiği sahne çok iyiydi. Kendimizi oraya sıkışmış bir şekilde hayal etmişken bir de sular altında kaldığımızı düşündük, iyi düşünülmüş bir sahneydi.
Bana Trinity Derler filmine yorum yazdı:
Eğlenceli bir film. Başroldeki Terence Hill ve Bud Spencer'in izlediğim ilk filmleri ama 80'lerde bir hayli meşhurlarmış kendileri Türkiye'de ekşisözlükteki yorumlardan anlaşıldığı kadarıyla.
Bud Spencer'in dövüş sahneleri çok keyifli.
Hoş bir vakit geçirmek adına izlenebilecek bir film, fazlası değil, bunu iddia eden bir film de değil. Müziği çok iyi yalnız.
Susuz Yaz filmine yorum yazdı:
Erol Taş çok iyi bir oyunculuk çıkarmış. Kendisinin en genç halini gördüğüm film olmuştur ayrıca. Yine iştahlı yemek sahnesiyle filmde yer alıyor.
Filmden akılda kalacak birçok sahne var ve bunlarda öne çıkan genelde Erol Taş: Tavuk kesme sahnesi İnekten süt emme Korkuluk sahnesi. Filmle ilgili en çok canımı sıkan nokta köpeğin öldürülmesiydi. Şoke edici bir sahne. Tavuğun kesildikten sonra Bahar’ın önüne paçavra gibi atıldığı sahne de can sıkıcı.
50 yıl önce Türk sinemasından güzel bir film. Birçok kez methini okudum ama izleyesim gelmemişti. Fakat şimdi iyi ki izledim diyorum. Akıcılık, sürükleyicilik bir filmi iyi yapan faktörler arasında değildir ama bu filmin sıkıcı olacağını düşünenler varsa belirtmek isterim ki kesinlikle öyle değil.
Uzun Hikaye filmine yorum yazdı:
Birçok kişinin yazdığı gibi ben de aynı sıfatları kullanacağım bu film için: Samimi, iç ısıtan bir film.
T. Kazaz'ın karakteri ne güzel bir karakterdir öyle. İnsan etrafında, yanında böyle insanlar olmasını istiyor. Ali'nin mertliği, haksızlığa gelemeyişi, hakkını savunması hoşa giden, imrendiren, cesaretlendiren bir tutum ama vatandaş devleti temsil eden kişilerin her zaman haklı çıkarılacağını yaşayarak tecrübe ettiğinden devlet (!) karşısında hep boynu kıldan ince. Hemen Kemal Sunal'ın Kılıbık filmi geldi aklıma.
Ushan Çakır'ın sesi anlatıcı olarak gayet başarılı. Dedemin İnsanları'nda da başarılıydı.
Son söz Kenan İmirzalıoğlu filmi sırtlayıp götüren bir karizmaya sahip kesinlikle. Baştan sona çok iyi oynuyor.
Mohabbatein filmine yorum yazdı:
Şarkılarla, danslarla gereksiz yere uzatılmış Bollywood filmlerinden. Evet bunlar Bollywood'u Bollywood yapan unsurlar ama abartılması, uzatılması belli bir yerden sonra sıkıyor. 1 "ölüm"lü aşkın ardından bir aşığın, "baba" figürünün içini tamamen dolduran okul müdürünün temsil ettiği geleneğe karşı giriştiği mücadeleyi izlerken 3 aşığın hikayesine tanıklık ediyoruz.
Korkuyu temsil eden Amitabh Bachchan'ın karakteri okulla ilgili değerleri temsil ettiği yerlerde siyah kıyafetlerle, sevgiyi temsil eden Shah Rukh Khan'ın oynadığı karakter ise açık renk kıyafetlerle simgelenmişler. Ayrıca öğrencileri topladığı sahnelerde A. Bachchan'ı güneş altında bir omzunda onur, bir omzunda disiplin yazarken adeta bir "Guru Kul" olarak görüyoruz :)
Son olarak bir ilginçlikten bahsetmek isterim: Yanlışlıkla içinde izlemeyi düşündüğüm filmlerin olduğu klasörü sildim. Daha sonra geri kurtarmaya çalıştım fakat sadece bir filmi geri kurtarabildim. O da "Se ... DevamıŞarkılarla, danslarla gereksiz yere uzatılmış Bollywood filmlerinden. Evet bunlar Bollywood'u Bollywood yapan unsurlar ama abartılması, uzatılması belli bir yerden sonra sıkıyor. 1 "ölüm"lü aşkın ardından bir aşığın, "baba" figürünün içini tamamen dolduran okul müdürünün temsil ettiği geleneğe karşı giriştiği mücadeleyi izlerken 3 aşığın hikayesine tanıklık ediyoruz.
Korkuyu temsil eden Amitabh Bachchan'ın karakteri okulla ilgili değerleri temsil ettiği yerlerde siyah kıyafetlerle, sevgiyi temsil eden Shah Rukh Khan'ın oynadığı karakter ise açık renk kıyafetlerle simgelenmişler. Ayrıca öğrencileri topladığı sahnelerde A. Bachchan'ı güneş altında bir omzunda onur, bir omzunda disiplin yazarken adeta bir "Guru Kul" olarak görüyoruz :)
Son olarak bir ilginçlikten bahsetmek isterim: Yanlışlıkla içinde izlemeyi düşündüğüm filmlerin olduğu klasörü sildim. Daha sonra geri kurtarmaya çalıştım fakat sadece bir filmi geri kurtarabildim. O da "Sevmek Zamanı" oldu. Daha doğrusu ben öyle zannettim. Filmin ismi "Sevmek Zamanı" ama içerik "Mohabbetein". Manidar bir değişiklik yapmış program.
Bilinmeyenler filmine yorum yazdı:
Karakter değil tiplerin olduğu, keyifli-eğlenceli vakit geçirten bir film. Bazı sahneler çok iyi ve yaratıcı. Planladıkları aksiyona geçtikleri sahneler artık klişeleşmiş olduğundan istenen etkiyi yaratmıyor ama o yıllarda izleyiciler üzerindeki etkisinin daha fazla olduğunu düşünüyorum. Geçiştirilen yan hikayeler olsa da ana hikaye eğlenceli bir şekilde ilerliyor.
Kamerayı çaldıkları sahne ve silahlı soygun denemesi filmdeki yaratıcılığa ve eğlenceye birer örnek.
Yahudiler daha genelde de insanlık Holocaust'u anlatmak için ne kadar film çekse az. Bunu her nesil izlemeli ki böyle bir geriye dönüş asla mümkün olmasın. Ne yazık ki ülkemizde de Yahudiler'e kategorik olarak bir önyargı var. Bunu duygulara dokuna dokuna ama gerçeklerden de kopmayan bir anlatımla, bu filmde olduğu gibi, yenmemiz lazım.
Totaliter rejimler korkunun gücünü o kadar iyi kullanıyor ki Yahudi diye birini ihbar edebildi o insanlar ya da Yahudilerin toplanmasına ses çıkar(a)madılar. Halbuki bu katliama giden yol küçük adımlarla başlıyordu fakat o küçük adımlara ses çıkarmayınca, yeterli tepkiyi göste ... Devamı
Yahudiler daha genelde de insanlık Holocaust'u anlatmak için ne kadar film çekse az. Bunu her nesil izlemeli ki böyle bir geriye dönüş asla mümkün olmasın. Ne yazık ki ülkemizde de Yahudiler'e kategorik olarak bir önyargı var. Bunu duygulara dokuna dokuna ama gerçeklerden de kopmayan bir anlatımla, bu filmde olduğu gibi, yenmemiz lazım.
Totaliter rejimler korkunun gücünü o kadar iyi kullanıyor ki Yahudi diye birini ihbar edebildi o insanlar ya da Yahudilerin toplanmasına ses çıkar(a)madılar. Halbuki bu katliama giden yol küçük adımlarla başlıyordu fakat o küçük adımlara ses çıkarmayınca, yeterli tepkiyi gösteremeyince maalesef böyle devasa bir trajedi yaşandı. Halbuki yönetenler azınlıkta. Halktan gelecek bir tepki geri adım attırmasa dahi sonraki aşamaların tasarımını etkileyecek ve halk nasıl tepki verir acaba diye düşündürtecek ama totaliter rejimler herkesi kendi canını düşündürmeye yönelttiğinden bu mümkün olmuyor.
"Naziler önce komünistler için geldiler, bir şey demedim çünkü komünist değildim. Sonra Yahudiler için geldiler ve bir şey demedim çünkü Yahudi değildim. Sonra sendikacılar için geldiler ve bir şey demedim çünkü sendikacı değildim. Sonra Katolikler için geldiler ve bir şey demedim çünkü Katolik değildim. Ve sonra benim için geldiklerinde ise çevremde benim için bir şeyler diyecek kimse kalmamıştı." Martin Niemöller