12 yıl önce
Bir Avuç Dolar İçin filmine yorum yazdı:
Ciao, Professore! filmine yorum yazdı:
İtalya'nın güneyindeki sorunları yanlışlıkla başka bir yere atanan bir öğretmenin yaşadıkları üzerinden anlatan trajikomik bir film. Birlikte izlediğim İtalyan arkadaşın söylediklerine göre hala geçerliliğini koruyor maalesef anlatılanlar, 22 yıl geçmiş olsa da. Güneyden kuzeye çalışmaya giden insan çok çünkü iki taraf arasında ciddi ekonomik farklılıklar var ve bu da sosyal dokuyu etkiliyor daha doğrusu ekonomi ile sosyal yapı etkileşim içinde. Ekonomi sosyal dokuy, sosyal doku ekonomiyi etkiliyor ve bu kısır döngüyü yenmek için ciddi reformlara ihtiyaç var fakat söylenenlere göre (iddia İtalyan arkadaşındır) atılmış ciddi bir adım yok. Torpil varsa işler yürüyor, bürokrasinin üst basamaklarındaki insanların rahatı yerinde yani.
İtalya'yı birçok yönden Türkiye'ye benzetirler genelde. Bu film Türkiye'ye uyarlansa kimse de çıkıp demez ki bunlar Türkiye'de olamaz. Zaten bizde de Doğu-Batı şeklinde yaşanmakta.
Çocuk oyuncular çok iyi. İzlenilmezse birşey kaybedilmez. Çerezlik olarak izl ... Devamıİtalya'nın güneyindeki sorunları yanlışlıkla başka bir yere atanan bir öğretmenin yaşadıkları üzerinden anlatan trajikomik bir film. Birlikte izlediğim İtalyan arkadaşın söylediklerine göre hala geçerliliğini koruyor maalesef anlatılanlar, 22 yıl geçmiş olsa da. Güneyden kuzeye çalışmaya giden insan çok çünkü iki taraf arasında ciddi ekonomik farklılıklar var ve bu da sosyal dokuyu etkiliyor daha doğrusu ekonomi ile sosyal yapı etkileşim içinde. Ekonomi sosyal dokuy, sosyal doku ekonomiyi etkiliyor ve bu kısır döngüyü yenmek için ciddi reformlara ihtiyaç var fakat söylenenlere göre (iddia İtalyan arkadaşındır) atılmış ciddi bir adım yok. Torpil varsa işler yürüyor, bürokrasinin üst basamaklarındaki insanların rahatı yerinde yani.
İtalya'yı birçok yönden Türkiye'ye benzetirler genelde. Bu film Türkiye'ye uyarlansa kimse de çıkıp demez ki bunlar Türkiye'de olamaz. Zaten bizde de Doğu-Batı şeklinde yaşanmakta.
Çocuk oyuncular çok iyi. İzlenilmezse birşey kaybedilmez. Çerezlik olarak izlenebilir ve aynı Türkiye diyerek problemlerimiz üzerine tartışmalar başlatılabilir film sonrasında.
An Average Little Man filmine yorum yazdı:
Adalet ve adalet duygusunun tatmini üzerine güzel bir İtalyan filmi. Başlarda içine çekmede başarısız olsa da sonradan filmin içine giriyorsunuz ve kendinizi Alberto Soldi'nin oynadığı karakterin yerine koymaya başlıyorsunuz. Filmin komedi yönü zayıf ama dramatik kurgusu başarılı.
Özellikle sinek ve balık sahneleri filmi daha etkili kılmış.
Ayrıca bu film bana başka bir filmi daha hatırlattı: http://www.filimadami.com/film/12305/el-secreto-de-sus-ojos/ Her iki filmde de suçlulara verilecek cezanın yeterli olmadığı düşünülüyor. Sevdiğiniz biri öldüğünde suçluya verilecek hangi ceza acınızı hafifletebilir, ne zaman adilane bir çözüm bulunduğunu düşünürsünüz ve bunu kabul edersiniz? Kişiler, suçluların cezasını kendisi vermek istiyorsa bu hukukun vereceği cezayı yetersiz görmelerinden kaynaklanıyor. Evet yapılan yanlış, kimse kendini hukukun yerine koyamaz ama bunlar da bir sinyal olmalı hukukun kendini düzeltmesi, geliştirmesi, güncellemesi adı ... DevamıAdalet ve adalet duygusunun tatmini üzerine güzel bir İtalyan filmi. Başlarda içine çekmede başarısız olsa da sonradan filmin içine giriyorsunuz ve kendinizi Alberto Soldi'nin oynadığı karakterin yerine koymaya başlıyorsunuz. Filmin komedi yönü zayıf ama dramatik kurgusu başarılı.
Özellikle sinek ve balık sahneleri filmi daha etkili kılmış.
Ayrıca bu film bana başka bir filmi daha hatırlattı: http://www.filimadami.com/film/12305/el-secreto-de-sus-ojos/ Her iki filmde de suçlulara verilecek cezanın yeterli olmadığı düşünülüyor. Sevdiğiniz biri öldüğünde suçluya verilecek hangi ceza acınızı hafifletebilir, ne zaman adilane bir çözüm bulunduğunu düşünürsünüz ve bunu kabul edersiniz? Kişiler, suçluların cezasını kendisi vermek istiyorsa bu hukukun vereceği cezayı yetersiz görmelerinden kaynaklanıyor. Evet yapılan yanlış, kimse kendini hukukun yerine koyamaz ama bunlar da bir sinyal olmalı hukukun kendini düzeltmesi, geliştirmesi, güncellemesi adına.
Son olarak, oğlunu torpille işe sokmaya çalışan babanın yaptığı adaletsizliği de unutmamalı. Tabii ki başına gelenleri hak etmedi. Oğlu için en iyisini yapmaya çalışan bir baba görüyoruz belki de bundan dolayı sempatik de geliyor fakat bu adaletsizlik de görmezden gelinmemeli, filmin asıl konusu bu olmasa da.
Kıskanmak filmine yorum yazdı:
Bu filmi de izleyerek şimdilik yönetmenin filmografisini tamamlamış bulunuyorum ve şunu söyleyebilirim: Bu film ne bir Masumiyet, ne bir Kader ne 3. Sayfa ne de yönetmenin ilk izlediğim filmi Yeraltı. Ama bu demek değil ki bu film kötü. Bu film de iyi ama diğerleri kadar iyi değil. Yine sebebini tam olarak anlayamadığımız davranışlar söz konusu bu filmde de, daha doğrusu insanın doğasında olması dolayısıyla yansıtılan davranışlar.
Nergis Öztürk'ün başarılı bir şekilde canlandırdığı karakterin davranışlarının sebebi filmin ismiyle özetlenmiş ama neden o kadar kıskanç olduğunu bilmiyoruz. "İnsanlar böyle" evet biliyoruz ama bunu kontrol altına almak da yine insan iradesiyle mümkün. Tabii yönetmenin bizi ters köşe eden bir kurgusu da söz konusu filmde. Önceleri eşini kıskanan koca nedeniyle filme "Kıskanmak" ismi verildiğini zannederken sonraları aslında abisini kıskanan bir kızkardeşin, isimde başat rol oynadığını görüyoruz.
Nothing Left to Do but Cry filmine yorum yazdı:
Zaman zaman güldüren çerezlik bir film. Bazı diyalogların birbiriyle uyumsuz olması, doğallıktan uzak gelişmesi filmin eksilerinden.
Da Vinci'yle tanışmaları ve ona birşeyler öğretmeye, anlatmaya çalışmaları "Nasıl anlamazsın bunu" şeklinde neredeyse aptal muamelesi yapmaları ve ayrıca Troisi'nin kendini müzisyen olarak tanıtması ve Beatles ve domenico modugno şarkılarını sanki kendisi yazmış gibi söylemeye çalışması filmi neşelendiren artılardı. Onun dışında filme dair söyleyecek pek birşey yok. İzlemezseniz pek birşey kaybetmez, izlerseniz de pek birşey kazanmazsınız.
İtalyanca geliştirme amaçlı izleyecek seyircilere yönelik de şunu söyleyebilirim: Karakterlerden biri Napoli lehçesi diğeri Toskana lehçesi kullanıyor. Özellikle Napoli lehçesi Kuzey İtalya'lılarca dahi anlaşılması zormuş. Bunu bilerek izlemenizi öneririm. İyi seyirler.
Büyük Hayvan filmine yorum yazdı:
Kieslowski'nin ilk akla gelen filmlerini izlemiş seyirciler için beklenmedik bir film. Deveyle çıkılan gezintiler insanı gülümsetiyor. Sawicki'lerin karşılaştıkları tepkiler, ülkemizde de gerçekleşmesi kuvvetle muhtemel tepkiler. Önce ilgi duyma sonra küçümseme-nefret etme ya da genel ifadeyle olumsuz tepki gösterme aynı zamanda çıkar sağlamaya çalışma.
2000 yapımı bu filmde dahi Kieslowski'nin özgürlük üzerine söylemlerini dinlemek mümkün Sawicki'nin ağzından. Polonya eski komünist Polonya olmasa dahi özgürlükten bahsetmeye devam etmiş Kieslowski. Ya hala istenen seviyede bir özgürlük söz konusu değil ya da insanların geçmişe kıyasla elde ettikleri özgürlüğün kıymetini bilmelerini istemiş yönetmen. İlk ihtimal çok daha öne çıkıyor, Kieslowski'yi filmlerinden tanıdığım kadarıyla.
Short Term 12 filmine yorum yazdı:
Hakkında fazla birşeyler bilmeden festival kapsamında izlediğim filmdi ve çok beğendim. 2013'ün en güzel filmlerinden biri sanırım. Ayrıca Grace, içtenliğin ve sevginin ne kadar önemli olduğunu yaşatan bir karakter. Sevgilisiyle aralarındaki ilişkinin sıcaklığı, içtenliği, boyutu da imrendirici. Durağan bir film olduğu için kimi izleyicilere sıkıcı gelebilir ama kesinlikle izlenmeli.
Dünya Savaşı Z filmine yorum yazdı:
İzlediğim en kötü filmlerden biri. İzlerken klişelerden bıkmıştım ama yine de sonunu getirmiştim. Aldığı puanı kesinlikle hak etmediğini düşünüyorum.
Bekleme Odası filmine yorum yazdı:
Zeki Demirkubuz’un Kader ve Kıskanmak haricinde tüm filmlerini izledim ve bu film, ilk filmi C Blok’la birlikte en zayıf filmi. Kerem’le giriştiği diyalog ve çıkarımlar güzeldi, onun dışında filmden pek haz ettiğimi söyleyemem.
Diğer filmlerinde hangi sahnede çıkacağını beklerken, Bekleme Odası’nda ise kendisini başrolde görüyoruz. Sanırım o da seyircilerini bekliyor. Ayrıca kendisini mi anlatmış acaba ya da canlandırdığı karakterin ne kadarı kendisini yansıtıyordu diye düşünmedim değil.
Büyük beklentilere girmeden izlenmeli, iyi bir film değil ama yönetmeni daha iyi anlamaya yardımcı olacaktır muhakkak.
Cesur Yürek Gelini Alır filmine yorum yazdı:
Sıkıldığım bir film oldu. Aldığı puanı hiç haketmeyen bir film olduğunu düşünüyorum. Daha iyi Hint filmleri varken bunla vakit kaybetmenizi önermem. Ne "Romantik" bir film ne de "komedi" filmi. Avrupa seyahatine çıkma fikrini daha iyi işleyebilirlerdi örneğin. Hem romantik hem komik birçok sahne çıkabilirdi fakat pek fazla güldürmeyen üstelik duygusal olarak da içine çekmeyen sahneler çekmeyi başarmışlar.
Filmin hikaye kısmı çok rahat 1-1.5 saate indirilebilir ve çok da güzel çekilebilir. Bunu diğer birçok Hint filmleri için de söyleyebiliriz evet ama en azından iyi Bollywood filmlerindeki danslar, şarkılar, koreografiler daha güzel. Örnek: Sholay, Kabhi Khushi Kabhie Gham. Bu filmdeyse ne danslardan ne şarkılardan diğerlerindeki kadar zevk aldım. Müzikleri çok beğenilmiş fakat bir ikisi dışında pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim.
Sondaki kavga sahnesinde yumrukların, tekmelerin gerçekten atılmadığını fark etmek de bir başka kötü yöndü filmde. 7 ... DevamıSıkıldığım bir film oldu. Aldığı puanı hiç haketmeyen bir film olduğunu düşünüyorum. Daha iyi Hint filmleri varken bunla vakit kaybetmenizi önermem. Ne "Romantik" bir film ne de "komedi" filmi. Avrupa seyahatine çıkma fikrini daha iyi işleyebilirlerdi örneğin. Hem romantik hem komik birçok sahne çıkabilirdi fakat pek fazla güldürmeyen üstelik duygusal olarak da içine çekmeyen sahneler çekmeyi başarmışlar.
Filmin hikaye kısmı çok rahat 1-1.5 saate indirilebilir ve çok da güzel çekilebilir. Bunu diğer birçok Hint filmleri için de söyleyebiliriz evet ama en azından iyi Bollywood filmlerindeki danslar, şarkılar, koreografiler daha güzel. Örnek: Sholay, Kabhi Khushi Kabhie Gham. Bu filmdeyse ne danslardan ne şarkılardan diğerlerindeki kadar zevk aldım. Müzikleri çok beğenilmiş fakat bir ikisi dışında pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim.
Sondaki kavga sahnesinde yumrukların, tekmelerin gerçekten atılmadığını fark etmek de bir başka kötü yöndü filmde. 70’li yıllarda Yeşilçam’da daha iyi dövüş sahneleri vardı.
Başladığım bir filmi yarım bırakmak istemediğim için izledim sonuna kadar. Belki sonlara doğru beni yanıltır diye düşündüm fakat hiç de öyle olmadı. Son söz kötü bir film, vakit kaybetmeye değmez.
Filmin en iyi yanları Clint Eastwood, Ennio Morricone'nin atmosferi destekleyen müzikleri ve kamera açıları.