11 yıl önce
Güz Sonatı filmine yorum yazdı:
The Serpent's Egg filmine yorum yazdı:
Filmin sonuna doğru doktorun olduğu sahne güzel fakat filmi kurtaramıyor, kötü bir film. Liv Ulmann iyi olsa da başrol kötü bir seçim. Atmosfer olarak güzel fakat senaryo Bergman’dan beklenmeyecek şekilde kötü.
İsveçli yönetmenin, Almanya’da geçen senaryo için Amerikalı oyuncularla İngilizce bir film çekmeye çalışmasının da filmin başarısızlığında etkisi olabilir. The Touch da İngilizce bir filmdi çoğunlukla ve o da kötüydü, üstelik Bergman’ın sürekli işlediği temalardan (sadakat, maskeler vs) birini içermesine rağmen. Hollywood’da başarılı olmuş yabancı yönetmenler yok mu, var fakat Bergman bunlardan biri değil çünkü Bergman’ın diğer filmlerindeki sinerji bu iki filmde yok. Ne zamanki tiyatroda beraber çalıştığı oyuncularla, aşina olduğu oyunculuk metodlarıyla usta olduğu temalarda film çekiyor, ortaya güzel bir film çıkıyor. Diğer vakitler başarısızlık. All These Women başka bir örnek
John Rambo filmine yorum yazdı:
İlk filmde kendisi, 2. filmde ülkesi, 3. filmde arkadaşı için savaşıyordu Rambo, bu filmde ise insanlık için savaşıyor anlaşılan. Aksiyona doyuran bir film, dahası değil.
Yakında Suriye'de görürüz herhalde Rambo'yu.
Pembe Panterin izinde filmine yorum yazdı:
Bir tv filmi olarak ya da Peter Sellers'a ithafen bir belgesel olarak sunulabilirmiş fakat bir sinema filmi olarak iyi bir tercih değil.
Pembe Panter Coşuyor filmine yorum yazdı:
Seride bu filme kadar kronolojik olarak izlediklerim arasında en çok güldüğüm, eğlendiğim film oldu. Peter Sellers bir harika.
Rambo: İlk Kan 2 filmine yorum yazdı:
Anti-Rus propaganda filmi. Hiç hazzetmedim, ilk filmin yanına yaklaşmıyor.
A.K. filmine yorum yazdı:
Belgesel niteliği açısından kaydadeğer bir çalışma olsa da anlatım ve müzikler insanı sıkıyor. Kamera arkası görüntüleri izleyerek film çekiminin ne kadar zahmetli olduğunu anlamak mümkün.
Seven Samurai: Origins and Influences filmine yorum yazdı:
Criterion DVD'sinde bulunabilecek bir belgesel. Eleştirmenler "Seven Samurai" üzerinde etkileri değerlendiriyor.
A Message from Akira Kurosawa: For Beautiful Movies filmine yorum yazdı:
Kurosawa ile yapılmış röportajlar yine başka röportajlarından yazılar alıntılanarak harmanlanmış. Kurosawa'nın genel olarak yönetmenlik ve film yapma üzerine düşüncelerini öğrenmek için izlenebilir. Vasat bir belgesel.
Korkuyla Yaşamak filmine yorum yazdı:
Atom bombası gibi bir felaket yaşatılmış bir ülkenin insanlarının psikolojisi anlamak için önemli bir film. Bu filmden bir yıl önce Amerika'nın Pasifik'teki atom bombası denemeleri olmuş, balıkçılar radyasyondan etkilenmiş. Amerika denemelere devam etmiş, ülkenin kuzeyindeki radyasyon yüklü bulutlardan akan yağmurlardan dolayı etkilenen birçok insan olmuş. 30 milyonun imza attığı imza kampanyası düzenlenmiş fakat pek etkili olmamış. Maalesef bir ya da birkaç nesil bu felaketin bastırılmış korkusuyla yaşamış. Nitekim Soğuk savaş insanları da öyle. Amerika'da sığınak inşa eden birçok insan. Kubrick'in alaya alarak bombayı nasıl sevdiğini anlatması harika olmuş yoksa belki de dikkatler uzun yıllar boyunca bu konu üzerine çekilmeyecekti. Etkili olmuştur diye tahmin ediyorum.
Japonya'nın yaptığı katliamları gözden gelecek değilim ama yaşadıkları felaketi haketmemişlerdir. Zaten kim hakeder ki? Naziler dahi haketmezlerdi böylesini. Atom bombasının kullanılması bir soykırımdı bana göre ama t ... DevamıAtom bombası gibi bir felaket yaşatılmış bir ülkenin insanlarının psikolojisi anlamak için önemli bir film. Bu filmden bir yıl önce Amerika'nın Pasifik'teki atom bombası denemeleri olmuş, balıkçılar radyasyondan etkilenmiş. Amerika denemelere devam etmiş, ülkenin kuzeyindeki radyasyon yüklü bulutlardan akan yağmurlardan dolayı etkilenen birçok insan olmuş. 30 milyonun imza attığı imza kampanyası düzenlenmiş fakat pek etkili olmamış. Maalesef bir ya da birkaç nesil bu felaketin bastırılmış korkusuyla yaşamış. Nitekim Soğuk savaş insanları da öyle. Amerika'da sığınak inşa eden birçok insan. Kubrick'in alaya alarak bombayı nasıl sevdiğini anlatması harika olmuş yoksa belki de dikkatler uzun yıllar boyunca bu konu üzerine çekilmeyecekti. Etkili olmuştur diye tahmin ediyorum.
Japonya'nın yaptığı katliamları gözden gelecek değilim ama yaşadıkları felaketi haketmemişlerdir. Zaten kim hakeder ki? Naziler dahi haketmezlerdi böylesini. Atom bombasının kullanılması bir soykırımdı bana göre ama tabii muzafferler böyle bir suçlama olmadan kurtulmuştur. İnsanlığın en büyük günahlarından birini işlediklerini düşünüyorum. Binlerce insanın- savaş sırasında ve savaş sonrasında-ahları boyunlarında olur umarım. İlahi adalet bunu gerektiriyor sanırım.
Ayrıca haklı olarak Yahudiler'in toplama kamplarında çektikleri işkencelerle ilgili birçok film çekilirken Japonya'nın yaşadıklarının görmezden gelinmesi ya da yeteri kadar bu konu üzerine film üretilmemesi dikkate değerdir.
Bergman filmografisine dalacaklar için şunu söylemeli: 1957'ye kadar yaban çilekleri nadir yiyeceğiniz bir meyveyken, 1957'den sonra sabrınızın meyvelerini birçok kez toplayacaksınız. Bazılarını çok seveceksiniz, bazılarını pek sevmeyecek ama usta işi olduğunu bilecek ya da kabul edeceksiniz. En azından benim durumumda olan budur ve iyi ki Bergman deryasına dalmışım diyorum.