Belirsiz Gece Suare No: 68 - Krótki film o milosci

althttp://www.filimadami.com/afisler/2322.jpg" />

 

Tomek, postanede çalışan genç bir memurdur. Kendi halinde ve son derece sıradan görünen yaşamının görünmeyen yüzünde, aslında derin, takıntılı bir ruh halini büyütmektedir.

Tam karşı binasında yaşayan Magda'ya karşı obsesif bir tutkuyla karışık bir aşk besleyen Tomek, sürekli olarak Magda'nın evini teleskopla izlemekte ve onunla ilgili olan herşeyi takip etmektedir. En sonunda bir gün Magda'ya duygularını itiraf eder, fakat ondan aldığı cevap Tomek'in bütün varlığını altüst edecektir. Acaba cinsel tutkuları, aşk sanarak bir yanılgı içerisinde miyiz, yoksa seksten daha güçlü ve bağımsız olan bir aşk duygusu gerçekten var mı?

Polanyalı usta yönetmen Krzysztof Kieslowski'nin, A Short Film About Killing ile arka arkaya çektiği bu film, yönetmenin, aşkın tanımlanması ve insanlar tarafından nasıl farklı algılandığı üzerine bir ağıt gibi...

Kieslowski'nin izlediğim ikinci filmiydi ve yine bana pek hitap etmedi. Daha önce izlediğim "la double vie de véronique" filminde en azından görüntüler falan ilgilmi çekmişti. E bir de üstüne Van den Budenmayer Concerto In E Minor gelince yine izlenebilir bir film olmuştu fakat bu film ben de hiçbir şey uyandırmadı. Bunun yerine gidip Peeping Tom'u bir kere daha izlesem iyiydi :P En azından daha heyecanlı :D Filmle ilgili hoşuma giden iki şey var sadece. Birincisi Tomek'in çekingen ama sempatik oyunculuğu, ikincisi ise çatıdaki sahne :) 

 

Neyse beğenen arkadaşlar olur diye düşünüyorum :) İyi seyirler.. 

Sıkıcıysa hiç izlemeyeyim. :) Hani yine bir aşk filmi izlemiştik, Recreation miydi restoration miydi onun gibi mi yoksa taşrada geçen bir film mi?

Reconstruction'ı dedin sanırım :) Yok bu film onun yanında çok sade kalıyor. Ben biraz sıkıcı buldum ama ilginç gelebilir belki :)

film sıkıcı diyemem ama çok durağandı.

aşktan çok bir tarafın takıntısı diğer tarafın da suçluluk hissi vardı bence. yani aralarındaki şeye ben aşk demem :)

kadının ayakkabılaını masaya koymasına sinir oldum bunu da söylemeden edemeyeceğim.

Röntgenciliğin espirisi burada yoktu bence. Hem kadın oyuncuyu güzel bulmadım. :) Hallam Foe filminde de böyle röntgencilik vardı ama yeni dönem sineması artık daha fazla çıplaklık içeriyor. Senaryonun akışı çok fazla barizdi, klişeli hikayeler bir de durağan olunca çekilmez oluyor.

Bir Kieslowski hayranı olarak adamın yaptığı bütün filmlerin görselliğine bayıldığım gibi tabiki buna da bayıldım. Renkler özellikle beni büyülüyor. Konusuna gelecek olursak açıkçası bende daha vurucu bir film olduğunu olacağını düşünmüştüm. Ama malesef o kadar etkilemedi beni de. Filme kötü diyemem tabiki ama sanırım oyunculardan çok etkilenmedim. Bana kalırsa Öldürme Üzerine Kısa Bir Film, dekaloglar ve renk üçlemesini izleyip gerçek Kieslowskinin tadına varın derim:)

film bende eski türk filmleri havasını yarattı; takıntılı genç aşık adam ve tecrübeli (?) kadın :) sonunda ne olur o filmlerin? hah işte bu filmde de o oldu :) ama sonundaki metaforu tam anlayamadım galiba biri bana açıklar mı? film sonlarını anlamamakta üzerime yok yani ...

 

filmi sıkılmadan izledim,galiba beğendim de,emin değilim :) filmde bence çocuk nirvanada bir aşk yaşıyor;bir beklenti olmadan aşk olur mu? olur işte neden olmasın...kadınsa tüm realistliğiyle aşkı meşke indirip harcadı gitti,sonra da türk filmi mantığı "ahh ben ne ettim?" diye kafayı taşlara vurdu :) böyle bir filme bu yorumu yaptığım için üzgünüm ama izlerken bunları hissettim :)

bu filmde ne zamandır listemdeydi. yönetmen hakkında da film hakkında da pek bilgim olmadığından beklentimde yoktu. sadece merak ediyodum. izledim beğendim rahatladım :) sıkılmadım önce onu söyliyeyim. adam ve kadının hayatından güzel bi kesitti bence.bu kadar çekingen takıntılı bi adamın yaşayacakları aşağı yukarı bu olurdu. hanım abla sinir bozucuydu. niye çocuğun duygularıyla oynadın ki sen şimdi! töbe töbe... sonradan suçluluk... normal. 

 

serpilim ben sonundan şunu anladım kadın oradan nasıl göründüğünü hayal ediyodu kendini izliyodu yani. en sonunda da üzgünken tomek'in gelip onu teselli ettiğini hayal etti. önce çocuğu delirtti sonrada kanı ısındı anlayacağın :) böyle sanatsal bir filme yaptığım yorumlara bak töbe estagfurullah :)) daha ağır konuşmak istemiyorum. kendime teşekkürler bu arada :p

Yorumlara bakmadan bir yorum yapmış olsaydım şayet, tomanas ınkine yakın bi yorum yapabilirdim sanırım.

 

Yönetmenin filmleri çok gerçekçi görünüyor bana, yaşamın iki yüzlülüğünü, insanın yozlaşmaya  ne denli müsait olduğunu, kimi insanın erdemini kimisinin ise alçaklığını, daha nice bize özgü tavrı  iyi bir biçimde yansıttığını düşünüyorum yönetmen kişinin.

 

önceleyin izlemiştim bu filmi gayet hoştu.

Bir mesaja cevap veriyorsunuz.