Belirsiz Gece Suare No: 75 - Nema-ye Nazdik

althttp://www.filimadami.com/afisler/1869.jpg" />

 

Ali Sabzian, İran'ın en önemli yönetmenlerinden biri olan Mohsen Makhmalbaf'ın hayranı olan bir sinemaseverdir. Mohsen Makhmalbaf'ın önce yazmış sonra da sinemaya uyarlamış olduğu eserlerden birini otobüs yolculuğu sırasında okurken diğer yolculardan birinin yoğun ilgisine maruz kalır.  Kendisi de Makhmalbaf'ın büyük bir hayranı olan kadın, onun bir eserini okuyan birini görünce kayıtsız kalamamıştır. Kadının bu yoğun ilgisini farkeden Ali, kendisini Mohsen Makhmalbaf olarak tanıtır ve yeni filmi için çalışmalarını devam ettirdiğinden bahseder. İran'ın en zengin ve tanınmış ailelerinden birine mensup olan kadının yavaş yavaş ailesinin içine girerek kendi filmini yapmak için fırsat kollamaya çalışan Ali'nin bu yalanının ortaya çıkması çok uzun sürmeyecektir. İran'ın, minimalist tarzı ile adından ve sinemasından en çok söz ettiren yönetmenlerinden olan Abbas Kiarostami, yine kendi tarzında çok önemli bir çalışmaya imza atıyor. 1990 yapımı olan film, yönetmenin sinamatografisindeki en önemli çalışmalardan biri olarak kabul ediliyor. 

 

 

Muhsin Mahmelbaf

althttp://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/a/ab/Mohsen_makhmalbaf.jpg/220px-Mohsen_makhmalbaf.jpg" />

 

İranlı yönetmen, senarist, film editörü ve film yapımcısıdır. 2002 yılına dek, 26 uluslararası ödül kazandı. İran Yeni Dalgası akımı yönetmenlerindendir. En önemli filmlerinden 2001 yapımı Kandahar, Time dergisince tüm zamanların en iyi 100 filmi arasında sayıldı. 2005 yılında Mahmud Ahmedinejad'ın seçiminden kısa süre sonra İran'dan ayrıldı ve şu anda Paris'de yaşamaktadır. 2006 yılında Venedik Film Festivali'nde jüri üyeliği yaptı. Eşi de yönetmendir. Biz kendisinin bir filmini suaremizde izlemişiz daha önce:  Kadın Olduğum Gün (2000) - Roozi ke zan shodam  . Kızı Samira Mahmelbaf da kendisi gibi bir sinema yönetmeni ve senaristtir. (En bilinen filmi Kara Tahta (2000) -Takhté Siah)

Mohsen Makhmalbaf İran sinemasının önemli figürleri arasındadır. Filmleri bireylerle büyük topluluk ve politik ortam arasındaki ilişkileri inceler. Neticede, eserleri İran devleti ve halkının tarihsel gelişimi üzerinde uzun bir yorum olma amacına hizmet eder. Filmlerinde gerçekçilikten gerçeküstücülüğe, günlük yaşamın büyük fresklerinden minimalizme ve (İranlı yönetmenlerin ortak özelliği olan) çocuk ve sinema temasına kadar birçok konuya odaklanmaktadır.

 

En bilinen filmleri: 

Nun va Goldoon (1996)

Halı (1996) - Gabbeh

Kandahar'a Yolculuk (2001) - Safar e Ghandehar

 

yine senin çok sevdiğin bir suare olacak Kürşat'cım :)

öpüldün :)

çok değişik bir deneyimdi benim için,neden bilmiyorum ama acayip hüzünlü bir hikaye gibi geldi bana.. aslına bakarsanız doğru düzgün becerilememiş bir dolandırıcılık hikayesi gibi duruyor ama sabzian ın başarısız (yada umduğu gibi olmayan) hayatının trajedisi anlatılıyor. sinemaya bu kadar meraklı ve (cümle aralarına sıkıştırdığı bilgilere bakarak) bu konuda dolu bir adamın kendi küçük hayatında harcanıp gitmesi ve zavallıca çırpınışları... 

 

aslında türk stındartlarında bakarsak ortada bir suç bile yok,ama adamlar bu olay için uzun uzun duruşmalar yaptılar ve benim asıl ilgimi çeken direkt suçlunun psikoloji üzerinde durdular. yani "neden yaptın?" ı geçip "bunu yaparken ne hissettin?"e geldiler ki bu benim çok hoşuma gitti,mahkemeleri robot gibi değil de insanı yaklaşımlarla çalışıyor galiba ne hoş...

 

filmden asıl çıkarttığımsa; bisikletçi filmini izlemem lazım :)

 

bence iyiydi,çok tatlı anektodlar gizliydi ben sevdim :)

 

not: filmin başında nbc nin bir zamanlar anadoludaki elma yuvarlanma geyiğinin bir versiyonu vardı; bakınız yuvarlanan boş teneke :D

Hayatımda izlediğim en güzel filmlerden biri. Tatildeyim ama izledim dünden Hehe :)

Fiyuf hayatımda izlediğim en sıkıcı filmlerden biri değildi de neydi acaba :D Hiç sevmiyorum bu İran filmlerini. Mahkeme sahnesinde başım ağrıdı resmen. Konu olarak ilginç bir film ama hiç filmin içine giremedim. Ne yaptıkları belirsizdi bence. Neyse ben daha fazla bir şey demiyorum :D

 

Bunun yerine keşke bana bir kere daha "Bir Ayrılık"ı izletseydiniz de artımı verseydiniz :/ 

ya yiğenim falan demeyeceğim döveceğim bu çocuğu o olacak :)

ne çektin şu iran filmlerinden be doktorcum :) tabi doktorun aksine ben gayet beğendim filmi. sabzian ne tatlı karakterdi. çocuk gibi, hevesli, hüzünlü, tatlı bi adam :) amacı dolandırıcılık olamaz bu duygusal adamın. sadece dediği gibi o karaktere bürünmek, özgüven kazanmak hoşuna gitmiş, yanlış yaptığının da farkında. ağladığı zaman bende hüzünlendim ne yalan söyliyeyim.

  ---spoiler---

bi tek mahkeme sonunda ailenin tavrını sevmedim. tamam iyilik yapıyosunuz da fazlaca bi mesaj verme kaygısı vardı orada. pek sevmedim bu durumu.


---spoiler---

 

güzel bi deneyim oldu benim için. teşekkürler efenim :)

Bu film benim için son 15 dk dan ibaret kesinlikle ne hissettiysem filme dair o kısmı izlerken hissettim. İşsizliğin yarattığı insan psikolojisi gayet basit ve güzel anlatılmıştı. Tek sevmediğim kısım ailenin bütün mahkeme boyunca şikayetlerini geri almayacaklarını söleyip sonra birden "işte işsizlik şöle kötü böle bilmemne" diyip şikayetlerini geri almalarıydı.

Ben yine ağladım ya:( Sabzian'a filmin başından kanım hiç kaynamamışken, Makhmalbaf'ı gördüğü sırada elini öpmeye çalışıp aynı anda ağladığı sahnede kendimi tutamadım yine.

Motor üstündeki o çiçeği aldıktan sonraki sahne görüntü anlamında en beğendiğim sahneydi. Orda çalan müzikte çok hüzünlüydü.

Arzu'ya öneri için teşekkür ederim :)

Bu film için dayak yiyeceksem aşkolsun teyzecim :( Ben oturayım da Farhadi filmi izleyip kendime geleyim Darbareye Elly'i uzun süredir bekletiyordum :D İran'lıların imajı düzelsin az :P

 

Yani gerçekten bu filmi çok beğenmiş olamazsınız ya :/ 

suareden  bir artı kapabilmek için yaptığım fedakarlığı bir bilseniz... ben bugun ulan istanbul yerine nema-ye Nazdik izledim :)

değdimi derseniz değdiğini pek söyleyemiyeceğim ama çokta kötü sayılmazdı hani.oğuzhan gibi sıkıntıdan gebermedim açıkçası.sıradan ve mutsuz  bir hayat ve yerine geçtiği yönetmenin saygıdeğer hayatıın verdiği  beğenilme,taktir görme duygularının verdiği paha biçilmezlik.kımseyi dolandırmaya kalkmadı aslında.kendi yalanında boğuldu sadece...

hani normal bir zamanda otururda iran filmi seyredermiyim bilmem ama en azından suareler sayesinde farklı ülkelerin filmlerinden örnekler izleme fırsatını bulabiliyoruz.her ne kadar ortalama yirmi suarede bir katılabilsemde :)

Bir mesaja cevap veriyorsunuz.