Belirsiz Gece Suare No:39 - A Fish Called Wanda

althttp://www.filimadami.com/afisler/2705.jpg" />

 

Elmaslara pek düşkün(!) olan seksi Amerikalı Wanda ve erkek arkadaşı Otto, bir elmas koleksiyonunun soygununu planlayıp gerçekleştirmek üzere İngiltere'ye gelirler. Ekibin diğer üyeleri George ve Ken'dir.

Wanda ve Otto elmasları kendilerine saklamak istedikleri için George'u polise ihbar ederler. Oysa beriki elmasları çoktan başka yere saklamıştır. Wanda elmasların yerini öğrenmek için son çare olarak George'un avukatıyla yakınlaşmak zorunda kalır ve komedi doruğa tırmanır.

Wanda Adında Bir Balık, modern klasikler arasına girmiş eşsiz bir komedi olarak yerini çoktan almış durumda. Usta oyuncular ve unutulmaz bir senaryo kurgusu da cabası.

 

Filmle ilgili çeşitli bilgiler ekşisözlükten alınmıştır :D

* john cleesein canlandırdığı karakter olan archie leach aslıda cary grantin gerçek ismiymiş.
* archie leach'in kızı portiayı oynayan artis aslnıda john cleese'in öz kızı cynthia cleese'miş.
* george thomason karakteri tom georgeson tarafından canlandırılmış.
*kevin kline, filmin aynı zamanda senaristi olan john cleese'e, fransızca bildiği için, fransızca konuşmasına izin versin diye çok ısrar etmiş fakat john cleese italyanca olması konusunda kararlıymış. filmin bir sahnesinde aklına italyanca bir cümle gelmeyen kevin kline volare'yi sölemekte karar kılmış.
*soygun sahnesinde kasanın sensörüne ok atan gerçekten kevin kline'mış. 2. seferde isabet ettirmeyi başarmış.
* kekeme ken rolünü oynayan michael palin'in babası gerçekten kekemeymiş bu yüzden kekemelikle ilgili deneyimi çokmuş. (gerçekten de insan gerçek kekeme sanıyo kendisini)
*kevin kline'ın yediği balıklar jöleden yapılmış, kline yapımcılara gerçek canlı balık yemek istediğini söylese de kabul görmemiş. 
* danimarkada bir sinemada bir doktor otto'nun ken'in burnuna patates kızartması soktuğu sahnede gülmekten ölmüş. bunun sebebi ise ailesiyle ilgili yaşadığı bir anının aklına gelmesiymiş. birgün yemek masasında doktorumuz bütün aile üyelerinden burunlarına birer parça karnabahar sokarak önlerinde duran havuçları yemelerini istemiş. her kim karnabaharını düşürmeden havucunu bitirirse o galip gelecekmiş. velhasıl kelam doktorumuz patates kızartması sahnesiyle bu anısını birleştirince gülmekten kalbi duruvermiş.

Bir iki sahnesinde gerçekten eğlendim ama sıradan bir sitcomun ortalama bir bölümün öteye geçememişti sanki :/ Jamie Lee Curtis'i hiç sevmememden de kaynaklanıyor olabilir tabi. Yine de izledik bitti. Geri dönüş suaresi için çerezlik bir film olmuş :)

  ---spoiler---

Balıkları yediği ve köpeklerin öldüğü sahneler çok kötü değil miydi ya :/ bir hayvansever olarak çok kötü oldum :(


---spoiler---
Komedi filminden cok aksiyon filmi tadinda cerezlik bir filmdi ama eglenceliydi. Evet okg katiliyorum sana baliklarin yendigi sahne cok fazlaydi, tek gozumu kapatip izleyebildim.Bir de kopeklerin ezildigi sahneler..Vahset.. Kevin Kline sahneleri cok eglenceliydi heryerde Wanda'nin golgesi gibi karsisina cikmasi ve yaptigi cakma felsefeye cok guldum.. Suareye donus icin tatli bir filmdi...88 yilinda cekildigini de unutmamak lazim tabi

bu akşam 00.00'dan sonra girilen yorumlar bal kabağına dönüşeceği için geçersiz sayılacaktır arkadaşlar.henüz 2 yorum olması ilginç olmuş:)

ben ilk günden izlediğimi,çerezlik fena bir film olmadığını belirtmiştim sanırsam :) tekrar izlediğimin altını çizmeme gerek var mı müdürüm ?

 

Ödevimi yaptım da geldim :)

Bence de çerezlik bir film ve fena değil. Bi kaç yerinde epey güldüm diyebilirim, özellikle sonlara doğru bayağı kahkaha attım.

  ---spoiler---

Bir de köpeklerin ölümleri çok trajikomikti. Ken'in o hallerine hem üzüldüm hem de güldüm


---spoiler---

 

Herkeslere katılıyorum tam çerezlik bir film(:

 

 

---spoiler---

 

Wanda tam makyavelist bir hatunsun sana çok lafım var ama neyse(:

Köpekler öldü ya balıklar yendi ya ben üzüldüm:(

Otto zaman zaman beni güldürdü. Film genelinde pek güldüğüm söylenemez.

Patates sahnesi neydi ya? İşkence aracı olarak burna kızarmış patates sokmak?!! Bence Güney Kore film sektörü buna buna yoğunlaşmalı:P

Filmin bir yerinde Wanda Otto'ya 'Senden zeki elbiselerim var' dedi ya ben bu lafı tuttum.

Bir de Wanda bana nedensen Hülya Koçyiğit'in gençliğini anımsattı zaman zaman uzaktan, profilden bla bla yerlerden:P

Son bir şey hani hep şikayet ederiz ya filmin orijinal adı ile türkçeye çevrildiği isim aynı olmuyor film hakkında gerçeği yansıtmıyor bkz örn: leon sevginin gücü:P Gülmeyin bana ama ben afişe ve isme bakınca böyle fantastik wanda diye bayağı bildiğin balık kadın formunda bir şey beklemiştim:D

 

---spoiler---

 

Benden bu kadar efendim(: 

sıla ve okg'nin yorumlarından sonra beklentimi düşürdüğümden midir,bilemiyorum ama ben baya baya güldüm,hatta bir çok sahnede kahkalarla güldüm.film yeni bitti ve hala sahneler aklıma geldikçe gülüyorum.karakterler mükemmeldi.Ken açık ara benim adamım oldu.Wanda için Hülya Koçyiğit benzetmesini yapacakken yeşil benden önce davranmış.Otto'da çok eğlenceli bir karakterdi.Onu da Türk bir aktöre benzettim ama ismini şu an için çıkaramıyorum.Gayet keyifli bir suare filmi oldu benim için.Ken'in bavul sahnesine,mimiklerine hala gülüyorum:)

 

 

00:00 a az kaldı :)

yorum yazmayan kaldı mı :)

Köpeklere bir tek ben mi çok güldüm? Cani miyim ben yoksa? :((
Bir mesaja cevap veriyorsunuz.