'öz-hakiki' Belirsiz Gece Suare No:71 :) The rocket & Le tableau

The Rocket - Roket

 

althttp://www.filimadami.com/afisler/63127.jpg" />

 

Ahlo, doğduğundan beri lanetlidir. En azından diğerleri böyle düşünmekte ve onun kötü şans getirdiğine inanmaktadır. Babası ve büyükannesiyle bir mülteci kampına gönderilir fakat buradan da kovulurlar. Evlerini kaybedip taşınmak zorunda kaldıklarında Ahlo, kimsesiz Kia ve onun James Brown hayranı uçuk amcası Purple ile tanışır. Yeni bir ev bulmak kaygısıyla hep birlikte yola çıkarlar. Savaşın izlerini hâlâ taşıyan ülkeyi boydan boya geçen Ahlo, lanetli olmadığını kanıtlamak için son bir çabayla, yılın en tehlikeli yarışması olan Roket Festivali´ne katılmak için devasa bir füze yapar.

 

Le tableau - Mutluluğa Boya Beni

 

althttp://www.filimadami.com/afisler/49557.jpg" />

 

Bitmemiş bir resim üzerindeki bir şato ve çiçeklerle dolu bir bahçedeyiz. Bu tabloda resmedilip renklendirilmiş Toupin’ler gücü ele geçirmiştir. Toupin’ler, çizimleri yarım kalan Pafini’leri devre dışı bırakmış ve yalnızca taslak halindeki Reuf’ları da esir almışlardır. Şimdi Ramo, Lola ve Plume düzeni yeniden sağlamak ve arkadaşlarını kurtarmak için ressamı bulmak üzere yollara düşecek, bir dolu macera yaşayacak, şatodan ve çiçekli bahçeden geçecek, hatta başka resimlere gideceklerdir. 

her yere yazmışsın nadide, ben de buyurayım dedim. filmler için şu an yazacağım bir şey yok :)

emre alemsin yaa :D

 

sonraaaa....

 

şansıma iki filmi de izledim ikisi de seçildi güzel oldu :)

öncelikle roket i oldukça sevdim,farklı kültürlerin filmleri beni her zaman çekmiştir zaten. filmdeki küçük çocuklar çok tatlıydı,içinde sempatik çocukların olduğu filmler daha bir güzel oluyor zaten :) filmin sonu biraz hızlı derlenip toparlanmış ve mesaj verme kaygısı taşıyormuş gibi gelse de yine de sevdim,SPOOOOOİLEEEEEEEEEEEEEEEEER filmin gidişatı boyunca kötü bir şey olacak diye beklenti yaratılsa da sonunun öyle bağlanması hoşuma gitti.

bir de renkler ve görüntüler/manzaralar çok hoştu,dikkatli izlenince belgesel gibiydi :) kısacası ben roket i bayağı bayağı beğendim(özellikle filme önyargılı yaklaşan yiğenime duyurulur)

 

mutluluğa boya beni ise daha önceki suarelerin birinde önerilmişti ama o zaman online izleme seçeneği bulamadığımdan izleyememiştim,şimdi tekrar önerilince bu bir işaret dedim hemen izledim. öncelikle pek aradığımı bulamadım. fazla mesaj kaygısı içeriyor gibi geldi,evet fikir çok iyi ama o kadar da verimli bir şey çıkamamış malesef. belki de ben çizimleri çok beğenmediğim için filmin içine giremedim bilmiyorum. haa kötü müydü? hayır değildi ama insan daha iyisi olabilecekken niye böyle olmuş demekten kendini alamıyor... izlediğimiz şu zaman dilimi düşünülürse filmin ana fikri çok vurucu ama ötesi yok malesef..

deli misin nesin çocuk yaa :) neyseki bizim yazacaklarımız var :)) öncelikle son anda iki film izlememizi sağlayan crow arkadaşımızı tebrik etmek isterim. filmlerin birini izlemiştim o nedenle çok sorun olmadı benim için :)) 

 

mutluluğa boya beni:

bu filmi eski sitede özgürce hocamın önerisiyle izlemiştim, beğenmiştim de. çok fazla ayrıntı hatırlamıyorum şu an ama fikre hayran kalmıştım. tamamlanmışlar, yarım kalmışlar ve eskizler, bunların arasındaki uçurum,tablodan tabloya gezmek... bütün bunlar çok hoşuma gitmişti. daha iyi olabilir miydi? kesinlikle ama farklı bir animasyon izlemek isteyenlere önerilebilir.

an itibariyle rocket filmini bitirdim.

bana nolur izletmeyin böle filmler hele böle kasvetli yagmurlu havalarda fln:( annesinin ölümüne ayrı ağladım, çocuğun sürekli ezilmesine ayrı ağladım sonundaki sevincinde artık kendimi tutamadım.

dram seven biri olarak bu filmi de çok beğendim işleniş açısından tatmin ediciydi. 

morlu amca idolüm filmde ilk gördüğüm andan itibaren bayıldım adama:) o dans edişini de hiç unutmıycam:)

arzuya teşekkürlerimi sunarım.

bu arada hidroelektrik santrallerinin doğayı nasıl katlettiğini insanların yaşam alanlarını ellerinden aldığını bizden çok uzak bi kültürde de görmüş olduk.

 

Le tableau

Resim öğretmeni bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine izlemiştim.Şiir tadında mükemmel bir sanat filmi.Tamamlanmış,tamamlanmamış ve taslaklar arasındaki sınıfsal farklılıkların işlenişi yaşadığımız dünyada hiç yabancı değil.Özellikle tamamlanmış resimlerin kendilerini üstün görmeleri,kibirleri,zayıfı ezmeye çalışmaları güzel bir şekilde resmedilmiş.Tamamlanmış erkek ile tamamlanmamış  kadın arasındaki aşkı da zengin erkek-fakir kız aşkına benzetebiliriz.Hani bazı filmler  için anlatılmaz,izlemek lazım derler ya.işte bu filmi mutlaka izlemek gerek.filmde birçok mesajı rahatlıkla görebilirsiniz.Özellikle savaşan askerlerin bulunduğu sahnelere dikkatinizi çekmek isterim.

Le Tableau:

Müzikleriyle, basit çizimleriyle, verilen mesajlarla brilikte bana huzurlu 1 saat yaşatan bir film oldu. Bittiğinde yüzümde bir gülümseme kaldı. Çizilmiş birkaç tabloyu seyredip hayalimde canlandırmışım gibi oldum.

çok animasyon izleyen bir insan olmamakla birlikte bu animasyon bana sanatla bağlantılı olmasından dolayı tat verdi.

Bu öneri içinde emreye teşekkürler.

 

the rocket:

bana biraz yüzeysel geldi. kötü film değil tabiki ve beğendim de ama daha derin olabilirmiş sanki. hayatı suçluluk duygusu üzerine kurulu bir çocuk var ortada. böyle bir şeyi çocuğun omuzlarına nasıl yüklerler anlamış değilim. biraz da o yüzden daha dramatik bir film bekledim sanırım ama bulamadım. bu arada o nineden nefret ettim resmen.

Roket ^^ 

Öncelikle önerdiğim film seçildiği için çok mutluyum ^^ Spoiler var!!!!

Film çok güzeldi. Daha neler duyup neler öğreneceğiz şu filmlerden. Hepsi gerçeğin birer aynası. Ninenin çocuğa karşı yaptığı davranışlar için nineyi suçlayamam çünkü o kadar çok değişik kültürler ve inanışlar var ki ama bu demek değildir ki o nineyi boğmak istemedim. Anne çok güzeldi çok melekti çocuğun annesinden ayrılmasına çok üzüldüm :( Küçücük bir çocuk ve kocaman bir yürek.  Filmin sonunda çok mutlu oldum ve rahat bir nefes alabildim. 

Sıla'ya katılıyorum belgesel tadında bir film. ^^

Mutluluğa Boya Beni ^^

Elimde bir fışça olsa ben de herkesi her şeyi güzelce bir boyasam :D

Animasyonları çok severim çok. Bu animasyonu izlerken pek animasyon tadı alamadım sanki normal bir film izliyormuşum gibi geldi. Bunda Japon animelerinin etkisi büyük normal animasyonlar beni çok fazla etkilemiyor. Tablolar arasındaki gezintiler çok hoştu.  Müzikler eşliğinde renkler dans ediyordu. Güzeldi.  

The Rocket :

Farklı kulturlerı barındıran fılmlerı hep sevmısımdır. hele ki içinde çok ıyı oynayan küçük cocuklar varsa :)

Filmde ikiz dogan cocukların lanetli oldugu düşünülen bır kabılede ıkız olarak dogan ama annesının oldurmek ıstemedıgı Ahloe'nin üstündeki lanetten kurtulmaya calısma çabası anlatılıyor. yasadıkları yerde yapılacak dev bır baraj sebebıyle kabilelerinden zorla ayrılmak zorunda kalan insanlar zor sartlar altında gecıcı olarak kendıelerıne yasamaları ıcın verılen izbe bir alanda yasamlarını sürdürmeye calısırlar. Ahloe nun burda kucuk bir kız ve kendını James Brown' a benzeten amcasıyla tanısır. Onları da yanlarına alarak kendılerıne iş alanı ve bereketli toprak arayısına gırerler. ufaklık burda roket festıvalıne katılmak ıster. kazanan para odulu alacaktır ve aynı zamanda bu sayede kendısının de lanetlı olmadıgını kanıtlayabılme ımkanı bulacaktır.

-Filminin basındaki dogum sahnesı cok etkıleyıcıydı.

-Anne öldüğünde nedense ölüm acısı duygusunu cok hissedemedim. Acaba acılarını boyle mı yasıyorlardı dıye dusunmeden edemedım.

-Mor amca cok eglencelıydi. Onun da hıkayesınden bırseyler ızlemek ısterdım. Çok yüzeysel anlatılmıs. 

-Sanırım beni en cok mutlu eden, roketin uçması degil de mango meyvesinin kızın elınde yeşermesiydi :)

Dip not:

Film, 2013 Berlin En İyi İlk Film, En İyi Film-Çocuk Jürisi, Uluslararası Af Örgütü Ödülü almış.  

20 ödül sahibi film Laos'da çekilen filmler arasında uluslarası festivallere katılan ilk film olma özelliği tasıyor.

 

 

 

Bir mesaja cevap veriyorsunuz.