7.4

131 OY
PUAN VER
5

Imdb: 7.1 (15.889 OY)

KONUSU

Tefeciler için çalışan acımasız bir adam (Lee Jung-Jin) şöyle ya da böyle bir şekilde borçlulardan para almaktadır. Bir gün, bir kadın (Jo Min-Su) onun annesi olduğunda ısrar ederek onun karşısında durur.

Woo Ki-hong

Hun-cheol

Kang Eun-jin

Myeong-ja

Heo Joon-seok

Suicidal M...

Kwon Yul

Man with G...

Jin Yong-uk

Shop Owner...

Yoo Ha-bok

Container ...

YORUM YAZ

SPOILER

POPÜLER YORUMLAR

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar

@berat_k

3 yıl önce

7.7 / 10

Yüreğe oturan bir Duk filmi daha. Klişeler olsa bile acının tarifi noktasında başarılı buldum. Sosyal ve politik altyapı da eksik edilmemiş.
N

@norwegianwood

5 yıl önce

8 / 10

kim ki duk neyse o yine bu filmde de iz bırakanlardan ..!

@gunerakdemir

6 yıl önce

7 / 10

Duk sinemasının altında kalan bir film olmuş.

@fthgzl79

7 yıl önce

6.4 / 10

Şu an düşündüğüm şey,inşaattan atlayan kadın gerçekten annesi miydi,yoksa sakat kalıp intihar eden bir esnafın annesi miydi?Bunu sanırım anlamadım ama olsun..Yalnız başroldeki oyuncumuz,diktiği ağacın dibinde annesinin(?) ördüğü kazakla yatan birini buluyor ve sonra annesi ile beraber yanyana üçü uzanıyorlar..Belki o ölen öz kardeşiydi,belki de değildi..Beni bu tereddüde soktuğu için bile,film oldukça başarılıdır..10/7

@naksidil

7 yıl önce

8.5 / 10

" Yuvasını terk eden , çocuklarına karşı sorumluluklarını yerine getirmeyen annelerin , toplumsal barışa en zararlı yaratıklar olduğuna işaret etmiştir . Kurbanlarından birinin doğacak çocuğuna karşı hissettiği sorumluluktan etkilenen ve kendi ebeveyn eksikliğini fark eden oğulun kadın düşmanı olmasının nedeni kendisini terk eden annesidir. Ve bu anlamıyla ailenin bireyler ve toplumlar üzerine etkisini göstermek arzusu içinde olan Kim Ki-duk , sayısız el koparmış , bacak kırmış , bolca kan dökmüş ve insan öldürmüştür. Bunları yaparken de mümkün olan en vahşi araçları, sanayi makinalarını kullanmıştır. Annesi tarafından terk edilmiş , anne sütü emmemiş bir oğulun , sosyal yapı için ne denli büyük bir tehdit olduğunu göstermeye çalışarak herkesi , evladına sahip çıkan anneyle özdeşleştirmiş ve bu sorumluluğa atfen filminin ismini Pieta koymuştur "

Başından çözülebilen fakat ; içinize işleyeceği acıyı tahmin bile ettiremeyen vurucu bir fi
... Devamı
" Yuvasını terk eden , çocuklarına karşı sorumluluklarını yerine getirmeyen annelerin , toplumsal barışa en zararlı yaratıklar olduğuna işaret etmiştir . Kurbanlarından birinin doğacak çocuğuna karşı hissettiği sorumluluktan etkilenen ve kendi ebeveyn eksikliğini fark eden oğulun kadın düşmanı olmasının nedeni kendisini terk eden annesidir. Ve bu anlamıyla ailenin bireyler ve toplumlar üzerine etkisini göstermek arzusu içinde olan Kim Ki-duk , sayısız el koparmış , bacak kırmış , bolca kan dökmüş ve insan öldürmüştür. Bunları yaparken de mümkün olan en vahşi araçları, sanayi makinalarını kullanmıştır. Annesi tarafından terk edilmiş , anne sütü emmemiş bir oğulun , sosyal yapı için ne denli büyük bir tehdit olduğunu göstermeye çalışarak herkesi , evladına sahip çıkan anneyle özdeşleştirmiş ve bu sorumluluğa atfen filminin ismini Pieta koymuştur "

Başından çözülebilen fakat ; içinize işleyeceği acıyı tahmin bile ettiremeyen vurucu bir film. Kim Ki-duk varoluşçuluk , özveri , nefret , intikam ve annelik üzerine , kadınların üzerinden bir dozer misali geçmiştir ..

@wonder_woman

10 yıl önce

kim ki duk'a has psikolojik ve fiziksel şiddetin yine üst seviyelere ulaştığı,insana ait bütün duyguları deşen bir yapımdı pieta.sürükleyiciliği ise tahmin edemeyeceğiniz gizemden çok acının ve nefretin ne boyutlara ulaşacağı merakıydı.asyalılar sanırım birbirlerinden intikam almak için doğmuş dedirten etkileyici senaryosunun yanında acının en acı halini gördüğümüz karakterleri yaşatan güzel oyunculuklarla beraber güney kore sinemasının yüz akı kim ki duk'tan yine muazzam bir yapım ortaya çıkmış kısacası.(filmi 1 yıl önce izlememe rağmen hala unutmamam bunu gösteriyor zaten.)

kim ki duk karakterleri neden konuşmuyor diyorduk,bencede konuşmamaya devam etsinler.böyle çok daha acı verici.

@aysn324

10 yıl önce

kim-ki duk seni seviyoruz ama bu da yapılmaz ki acının dibine vurdun be ustam öldürdün sızlattın sen bizi o son sahneyi izlemeyecektim işte...yüreğine sağlık yine etkileyici bi filmdi.ağlattı sızlattı düşündürdü

@basribabam

11 yıl önce

...esas oğlan "ben senin annenim" diye yıllar sonra çıkıp gelmiş kadına önce elle taciz ve sonra da tecavüz etmese bu film "san'at" filmi olmayacak mıydı?

Annesi(?) esas oğlanın uykusunda onun orgazmına elle yardımcı olmasa bu film eksik mi kalacaktı?

@rashomon

11 yıl önce

7.3 / 10

Kim ki duk insanların hikayesine kapital sistemide yerleştirerek göndermeler yapmış takdir ettim,ama neden o kadar gereksiz ve stilizeden yoksun rahatsız edici sahneleri çekmiş bilemiyorum.Ciddi anlamda mantıksız duran baya sahne var.Mesela G.kore de bu kadar para delisi olmaları ve onun için yapılanlar eğreti durdu.He film daha yoksul bir ülkede örneğin somali gibi bir yerde olsa eyv gardaş derdim.) Aslında hikaye güzel.Time filmini izleyenler hatırlar benzer bir intikam konusu var ama işlenişini çok güzel bulmuştum.Yinede filmi sevdim dünyaya dair acının ve gözyaşının heryerde aynı olduğunu.Ve insanoğlunun en güçlü hislerinden olan sevginin önemini bir kez daha hatırlatıyor.Para nedir ki ?

İnsanların merhametsizliği ve acımasızlığına acıdım.

@sarhosatlarzama

11 yıl önce

filmi yeni izledim ve üzerine de salonda bulunan diğer tüm izleyiciler ve sevenleriyle yönetmenle hem bu film hem de sineması üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. bilgiler tazeliğini yitirmeden, hem film hem de yönetmenle ilgili aklımda kalanları yazayım.

yönetmenin bu filminden önce, "boş ev" ve "ilkbahar, yaz, sonbahar, kış...ve ilkbahar" filmlerini izlemiştim. daha önceki yorumlarda da yazıldığı gibi, "acı"`yı bu diğer iki filmden ayıran en önemli özellik, diyalogların ve sertliğin daha yoğun şekilde kullanılması olmuş. filme belli bir tema çerçevesine oturtmak zor. çünkü intikam, merhamet, sevgi-sizlik gibi ana temalar ve bunlara bağlı yan temalar çıkarsamak son derece olası. ancak yönetmenin bu filmde asıl anlatmak istediği, para karşısında insan hayatının ne kadar önemsizleştiği, söz konusu para olduğunda insanların birbirlerine ne kadar vahşice ve acımasızca davranabileceklerini göstermekmiş. ve bunu da filmlerini çekerken yaptı
... Devamı
filmi yeni izledim ve üzerine de salonda bulunan diğer tüm izleyiciler ve sevenleriyle yönetmenle hem bu film hem de sineması üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. bilgiler tazeliğini yitirmeden, hem film hem de yönetmenle ilgili aklımda kalanları yazayım.

yönetmenin bu filminden önce, "boş ev" ve "ilkbahar, yaz, sonbahar, kış...ve ilkbahar" filmlerini izlemiştim. daha önceki yorumlarda da yazıldığı gibi, "acı"`yı bu diğer iki filmden ayıran en önemli özellik, diyalogların ve sertliğin daha yoğun şekilde kullanılması olmuş. filme belli bir tema çerçevesine oturtmak zor. çünkü intikam, merhamet, sevgi-sizlik gibi ana temalar ve bunlara bağlı yan temalar çıkarsamak son derece olası. ancak yönetmenin bu filmde asıl anlatmak istediği, para karşısında insan hayatının ne kadar önemsizleştiği, söz konusu para olduğunda insanların birbirlerine ne kadar vahşice ve acımasızca davranabileceklerini göstermekmiş. ve bunu da filmlerini çekerken yaptığı şekliyle siyahı(bu film için para) vurgulayarak beyazı(insan) ortaya çıkarmak şekliyle gerçekleştirmiş. ama film(ler)ini izleyen her insanın kendince farklı anlamlar çıkarılmasını da memnuniyetle karşılayıp ve bunu "ben filmimi yapıp sunuyorum, isteyen istediğini alıyor, belki de bu nedenle seviliyorumdur" şekliyle yorumladı. bu noktadan bakılınca haneke`ye olan sevgisi de daha anlaşılır bir duruma geliyor. kendi görüşümce, bir filmin -hanekenin deyişiyle- iyi olması için can yakmasının gerekliliği dışında, yoruma açık ve her izleyenin farklı şekillerde yorumlanabilmesi de önemli. görünen o ki, kim ki duk, bu her iki öğeyi de filmlerinde son derece uygun bir biçimde yansıtıyor.

borçlulardan para tahsil etmeye çalışan bir adamın(kang-do), sert ve acımasızca insanları sakat bırakmasıyla açılıyor film. bir süre bu şekilde devam ettikten sonra, annesi olduğunu söyleyen bir kadın çıkıyor. kang-do ilk başta bunu kabul etmese de çok uzun sürmüyor inkarı. çünkü yıllardır yalnız ve sevgiye aç. kabul edilir kılıp kılmayacağı son derece tartışmaya açık acımasızlığı da bu noktada daha anlaşılır oluyor ki. buradan bakarak şiddet eğilimi gösteren birçok kişiyi anlayabiliriz belki de. yukarıda da söylediğim gibi, yönetmen burada da bir noktayı vurgulayarak, aslında karşıtını gözler önüne sermeyi planlamış bence. annesiyle mutlu bir şekilde yaşamaya çalışsa da bu sefer de, yaptığı acımasızlıklardan nasibi almış kişilerin intikamı ile boğuşuyor. bu noktada annesi ona destek çıkıyormuş gibi gözükse de, asıl darbeyi annesinden alıyor. zira....(gerisini de siz izleyip görün)

@ahmetkutlu

11 yıl önce

8 / 10

Bugün Kore Film Haftası sayesinde izlemiş bulunduğum film. İzlemenizi tavsiye ederim. Adını izleyiciye hissettiren bir film. Kim Ki Duk çok şeker bi adammış ayrıca.

@esmeralda

11 yıl önce

8.8 / 10

Duk filmlerinin içinde en iyisi diyemeyeceğim ama bolce şiddet içeren bir intikam filmi olmasının yanında; içinde merhamet, şefkat, sevgi, sevgisizlik, konularının da işlendiği, diyaloğu diğer filmlerine nazaran daha çok olan oldukça sert bir film diyebilirim.

Diğer filmlerini izlemeyenlere bu film cok zor gelecektir. Zaten Duk filmleri ve filmlerinin atmosferleri çok zordur, bazen sizi saatlerce günlerce esir alabilir.

Filmin ilk yarısı oldukça kasvetli; karanlık mekanlarda, torna atölyelerinde esas oğlanın haraç toplamaya çalıştığı birtakım insanlara yaptığı işkenceleri izleyerek geçiyor. Sonra evine donuyor yatıyor uyuyor. Her gün bu saçma hayata uyanıyor ve aynı şeyleri yaparak yaşıyor. Bir gün bir kadın çıkıyor ve ben senin annenim diyor ve tabi esas oğlanın vurdumduymazlığı yüzünden annenin bunu oğluna inandırması oldukça zor oluyor. Filmin anne ? oğul arasında geçen sahnelerinde çok konu
... Devamı
Duk filmlerinin içinde en iyisi diyemeyeceğim ama bolce şiddet içeren bir intikam filmi olmasının yanında; içinde merhamet, şefkat, sevgi, sevgisizlik, konularının da işlendiği, diyaloğu diğer filmlerine nazaran daha çok olan oldukça sert bir film diyebilirim.

Diğer filmlerini izlemeyenlere bu film cok zor gelecektir. Zaten Duk filmleri ve filmlerinin atmosferleri çok zordur, bazen sizi saatlerce günlerce esir alabilir.

Filmin ilk yarısı oldukça kasvetli; karanlık mekanlarda, torna atölyelerinde esas oğlanın haraç toplamaya çalıştığı birtakım insanlara yaptığı işkenceleri izleyerek geçiyor. Sonra evine donuyor yatıyor uyuyor. Her gün bu saçma hayata uyanıyor ve aynı şeyleri yaparak yaşıyor. Bir gün bir kadın çıkıyor ve ben senin annenim diyor ve tabi esas oğlanın vurdumduymazlığı yüzünden annenin bunu oğluna inandırması oldukça zor oluyor. Filmin anne ? oğul arasında geçen sahnelerinde çok konuşulacak şeyler var. Annesine tecavüz sahnesi inanılmaz gereksizdi, çocuğun kendini tatmin ettiği sahnelerde annesinin onu gözlemlemesi ve yardım eder gibi onun da buna dahil olmasına ben de bir anlam veremedim,saçma geldi bana.. Sonra bir de balık sahnesi vardı.Neyse? Annesi olduğuna inandığımızda ise esas oğlanın daha iyi daha merhametli olduğunu, artık yalnız olmadığı için mutlu olduğunu izliyoruz. Tam bu noktada annesinin planı işlemeye başlıyor. Annenin neden bu kadar ısrarcı olduğunu da öğrenmiş oluyoruz ki burda filmin bizi götürdüğü yerde beynimden vurulmuşa döndüm. Esas oğlanın annesine kavuşmasına sevinemeden kaçırıldığı için kahrolmasına mı üzülelim, annenin oğullarından birinin diğer oğlunu katlettiğinin acısını mı yaşayalım. Ve finaldeki mezar sahnesi bizi bu sorularla başbaşa bırakarak sona eriyor.
Bazı hatalar ve gereksiz diyaloglar haricinde beni memnun eden bir film olduğunu söylemeliyim.

Duk filmlerini sevdiğim için tavsiye edebilirim fakat ilk duk filminiz bu olmasın:)

@lowen

11 yıl önce

7 / 10

Ki-Duk Kim'in ağır sessizlik hakim olan filmlerine aşina olduğumdan,normal bir filme göre az bile sayılabilecek diyalog içerenfilm,gözümde sürekli diyalog olan bir film haline dönüşebildi.Bu filmin tarifi gerçekten de 'acı' ile yapılabilirdi.Ki-Duk Kim'dan intikam filmi izlemenin tadı bir başkaydı.Filmin özelinde baktığımızda bariz mantık hataları ya da benim cevabını bulamadığım sorular can sıksa da,başarılı ve oldukça rahatsız edici bir film olmuş.

@ozgurce_81

11 yıl önce

oldukça melankolik bir filmdir.tek bir mutlu bir karakter bile göremezsiniz.o nedenle karamsar bir ruh halindeyseniz kesinlikle uzak durmanız gereken bir film.Özgün bir senaryoya sahip olmasına karşın,inandırıcılıktan oldukça uzak.Bu nedenledir ki,filmi sıkılarak izledim.

@sebo

11 yıl önce

Filmin konusunda "Acaba gerçekten annesi mi?" sorusunu görünce annesi olmadığını anlayıp üstelik filmle 20 dakika zaman geçirdiğinizde az çok sonunu tahmin edebiliyorsunuz. Ama tüm bunlara rağmen filmi izlemeyi bırakamıyorsunuz. Çünkü yer yer abartılar olsa da değinilen konular çok dikkat çekici. Adamın ruh halini çözümlerken hepimiz birer Freud kesiliyoruz. Uykudayken yastıkla mastürbasyon yapması, annesine tecavüz etmesinden "oedipus kompleks"i, anne sevgisi görmediğinden diğer insanlara karşı merhametsiz ve öfke dolu olması ve bunun gibi birkaç tane daha kişilik bozukluğu...

Kim Ki Duk, Pieta filmiyle aslında bizlere daha çok şey söyledi.
SPOILER

Acı filmine Benzer Film ekliyorsun.

Arama Sonuçları

Acı filmini Kategorize ediyorsun.

Bu filmi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

Acı filmine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

FİLM İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL