Özgürlüğün Rengi

(2007)

Goodbye Bafana

Film 1 Saat 58 Dk. Biyografi, Dram Almanya, Fransa 27 Temmuz 2007

7.6

74 OY
PUAN VER
5

Imdb: 7.1 (11.998 OY)

KONUSU
Ülkede yaşayan zencilerin durmaksızın kötü muamele gördüğü ve iki ırkın arasında devlet eli ile çizilmiş derin bir ayrımın bulunduğu Güney Afrikada yaşayan James Gregory (Joseph Fiennes) bir hapishanede gardiyanlık yapan sıradan bir askerdir. James ve karısı Glorianın (Diane Kruger) hayatı bir gün a ... Devamı
Ülkede yaşayan zencilerin durmaksızın kötü muamele gördüğü ve iki ırkın arasında devlet eli ile çizilmiş derin bir ayrımın bulunduğu Güney Afrikada yaşayan James Gregory (Joseph Fiennes) bir hapishanede gardiyanlık yapan sıradan bir askerdir. James ve karısı Glorianın (Diane Kruger) hayatı bir gün ansızın gelen bir terfi haberi ile değişir. Jamesin başka bir hapishaneye tayini çıkmıştır ve Nelson Mandelanın (Dennis Haysbert) gardiyanlığını yapacaktır. Zencileri ülkeyi tehdit eden en önemli unsur olarak gören Jamesin fikirleri Mandela ile vakit geçirdikçe değişmeye başlar. Jamesin Mandela ve ailesine yakınlık gösterdiğini düşünen üsleri durumdan rahatsız olurlar. Mandelanın 30 yıla yayılan özgürlük mücadelesi, James ve ailesi için de zorlu bir yolculuğa dönüşür. GOODBYE BAFANA ÖZGÜRLÜĞÜN RENGİ bir adamın ve bir ülkenin değişim öyküsünü anlatan güçlü bir film.

YORUM YAZ

SPOILER

YENİ YORUMLAR

Tüm Yorumlar
U

@uzunus

9 yıl önce

Mandelayı anlatan harika bir film. Sömürgeciliğin ve ırkçılığın Afrikada ne boyutlarda olduğunu iyi ele alan bır yapıt.

@bscglclk

9 yıl önce

8 / 10

Irkçılık , hastalıktır.

@jahr

10 yıl önce

mandela'nın hikayesini anlatan enfes bir film,özgülük siyah ve beyaz

@babelfish

13 yıl önce

8 / 10

"Öteki" Üzerine Bir Film

İnsanlık tarihinde, korkuların en büyüğü "öteki"ye karşı duyulandır kanımca. Kişi, kendi gibi olmayan "yabancı"ya karşı, korkuların en tehlikelisini besler. Bu korku, "bilinmezlik"le doğrudan ilişkilidir, yani kişi, aslında bilmediği bir şeyden korkar. Bu da korkuların en tehlikelisidir. Zira, ötekinin kişilik haklarına ve hatta hayatına karşı bir tehdittir.

Tarihte bu korkuyu bariz bir biçimde bir devlet politikası haline getiren Güney Afrika’da bu durum, tarihe bir kara leke olarak geçen "aparthayd"ın doğmasına sebep olmuştur. Bu ayrımcılığa karşı savaşı süresinde, 27 yıl kadar hapis yatan Nelson Mandela ile ilgili çok güzel bir film izledik nişanlımla geçen gün: Goodbye Bafana (Özgürlüğün Rengi). Mandela’nın gardiyanı Gregory ile olan, o zamana göre olmaması gerektiği düşünülen iyi ilişkilerini anlatıyor şeklinde özetlenebilir konu. Gregory’nin anılarını yazdığı bir
... Devamı
"Öteki" Üzerine Bir Film

İnsanlık tarihinde, korkuların en büyüğü "öteki"ye karşı duyulandır kanımca. Kişi, kendi gibi olmayan "yabancı"ya karşı, korkuların en tehlikelisini besler. Bu korku, "bilinmezlik"le doğrudan ilişkilidir, yani kişi, aslında bilmediği bir şeyden korkar. Bu da korkuların en tehlikelisidir. Zira, ötekinin kişilik haklarına ve hatta hayatına karşı bir tehdittir.

Tarihte bu korkuyu bariz bir biçimde bir devlet politikası haline getiren Güney Afrika’da bu durum, tarihe bir kara leke olarak geçen "aparthayd"ın doğmasına sebep olmuştur. Bu ayrımcılığa karşı savaşı süresinde, 27 yıl kadar hapis yatan Nelson Mandela ile ilgili çok güzel bir film izledik nişanlımla geçen gün: Goodbye Bafana (Özgürlüğün Rengi). Mandela’nın gardiyanı Gregory ile olan, o zamana göre olmaması gerektiği düşünülen iyi ilişkilerini anlatıyor şeklinde özetlenebilir konu. Gregory’nin anılarını yazdığı bir kitaptan uyarlanan filmle ilgili değinmek istediğim noktalar, az da olsa spoiler içerebilir, ama çok değil. Yine de uyarayım.

Filmde gardiyan Gregory’nin koyu faşist karakterinin, zamanla Mandela’yla yakınlaştıkça, oldukça çarpıcı bir şekilde değiştiğine şahit oluyoruz. Hükümet tarafından, yasaklı yayın ilan edilmiş, yani üst düzey yetkililer hariç kimsenin okuyamayacağı Özgürlük Bildirisi’nin gerçek içeriğinden bihaber, siyahların bütün beyazları katletmek istediğiyle ilgili bir yazı olduğunu sanan Gregory, sonunda bir şekilde bildiriyi okuduğunda, "bilinmezlik" ve "korku" üzerine kurduğu faşist fikirlerin değişmesi, Mandela’yı daha yakından tanımaya başlamasının ve ona karşı duyduğu "öteki korkusu"nun da zamanla yok olmasının etkisiyle, tam bir duygusal ve zihinsel evrim geçiriyor. Tanıdıkça, bildikçe, korkuları azalıyor.

Tabii, bu noktada önemli bir durumun altını çizmek de gerekir. Peki neden öteki gardiyanlar da aynı evrimi geçirmiyor o halde? Onlar da tanıdıkça, bildikçe, korkularından ve faşizanlıklarından arınabilirlerdi diye düşünülebilir. Fakat Gregory’yi onlardan ayıran bir durum var: Gregory, küçükken yaşadığı köyde, hiç beyaz yaşıtı olmadığı için, siyahi bir çocukla arkadaşlık kurmuş ve aynı zamanda Mandela’nın da mensubu olduğu kabilenin dilini de öğrenmiştir bu arkadaşlık sayesinde. Ben, Gregory’nin bu evriminde, bu arkadaşlığın ve dil unsurunun da büyük payı olduğunu düşünüyorum. Arkadaşlık, önyargının çok sağlam temelleri olmamasına sebep olmuştur kanımca. Yani küçükken arkadaşı olan bir siyahın iyi biri olması, yetişkin Gregory’nin bilinçaltına "siyahlar da iyi insanlar olabilir"i yerleştirmiştir mutlaka.Dil konusuna gelince, iki farklı dünyayı birbirine yakınlaştıran çok önemli bir unsur olduğunu düşünüyorum. "Bir ortak noktamız var, belki daha da çoğu vardır" mesajı yankılanıyor olmalı Gregory’nin zihninin derin bir köşesinde.

Sonuç olarak bu film, yıllardır tartışılan ve daha uzun yıllar da tartışılacağı apaçık olan bir kavramın, "öteki"nin neden "öteki" olarak görüldüğünün ve aslında önyargıların kimi etkenlerce nasıl kırılgan hale getirilebileceğinin, çok etkileyici bir örneğini sunuyor izleyiciye. Bu açıdan, konuyla alakalı olan izleyicilerin kesinlikle kaçırmaması gereken filmlerden biridir diye düşünüyorum.

@babelfish

11 yıl önce

Yok yahu, bu film bence tam da ne olması gerektiğini gayet açık ve net söylüyor: Aslolan insandır diyor, nereli olduğu, hangi devlete hizmet ettiği, hangi milleti temsil ettiği değildir diyor BANA GÖRE. Ben ne anladığımı yazdım aslında filmden. Ben bunu anlıyorsam, aslında bu benim için "yerine ne koymak gerekir?" sorusunun cevabıdır. Toplumları bireyler oluşturur, dolayısıyla "düzelme" bireyden başlamalıdır. Filmde Gregory ve Mandela arasında bireysel manada düşünüldüğünde hiçbir sorun yoktu. Düşününce, diğer gardiyanlarla da öyle esasen. Yani, birey her zaman devleti temsil etmez, ya da tam tersi..

Aman neyse, 23 gün olmuş yorum yazılalı, ben şimdi görüp cevap yazıyorum ama okur musun bilmem =)
K

@kavunici

11 yıl önce

keşke tüm "öteki"leştirenler Gregory'i kadar çabuk değişebilse.

babelfish sen filmi her ne kadar en doğru tanımla ötekileştirmek yönünden ele alsanda, ki sırf bu yüzden bile izlemeye değer bir film.

aslında ben çokta iyi bir film olduğunu düşünmüyorum, şu yüzden; böyle filmlerde şunu görmekten artık çok sıkıldım, ortada bi ayrımcılık var, bi ırkçılık var, devlet politikası haline gelen bir şovenizm var, evet filmimiz bunun ne kadarda yanlış bir şey olduğunu vurguluyor falan filan ama bu yanlış bir şeydir demek, dokunup kaçmak gibi. bir şeye yanlış deniyorsa en başta bunun nedenleri ortaya konmalı, hadi bu bir yana, bir şeye yanlış deniyorsa doğru olanı ortaya koymak gerekiyor. bu yanlış evet, ama doğru olan ne bilmiyoruz. doğru olan ayrım yapmamak mı? evet. peki nasıl olacak. zenciler kendilerini ispat edince mi? iyi konumlara gelince mi? saygınlık kazanınca mı? bu sadece bireysel kurtuluşlar değil mi? e peki ne anlamalı bu tarz film
... Devamı
keşke tüm "öteki"leştirenler Gregory'i kadar çabuk değişebilse.

babelfish sen filmi her ne kadar en doğru tanımla ötekileştirmek yönünden ele alsanda, ki sırf bu yüzden bile izlemeye değer bir film.

aslında ben çokta iyi bir film olduğunu düşünmüyorum, şu yüzden; böyle filmlerde şunu görmekten artık çok sıkıldım, ortada bi ayrımcılık var, bi ırkçılık var, devlet politikası haline gelen bir şovenizm var, evet filmimiz bunun ne kadarda yanlış bir şey olduğunu vurguluyor falan filan ama bu yanlış bir şeydir demek, dokunup kaçmak gibi. bir şeye yanlış deniyorsa en başta bunun nedenleri ortaya konmalı, hadi bu bir yana, bir şeye yanlış deniyorsa doğru olanı ortaya koymak gerekiyor. bu yanlış evet, ama doğru olan ne bilmiyoruz. doğru olan ayrım yapmamak mı? evet. peki nasıl olacak. zenciler kendilerini ispat edince mi? iyi konumlara gelince mi? saygınlık kazanınca mı? bu sadece bireysel kurtuluşlar değil mi? e peki ne anlamalı bu tarz filmleri izleyen biri, bi şeylere tu kaka diyip başka bir şeye dokunmadan, kendilerini yakmadan, bi kaç özlü sözle çok büyük şeyleri anlatmışçasına gerim gerim gerilen senaristler yönetmenler canlanıyor sadece gözümde, bundanda ileriye gitmiyor bu filmler.

nerden aklıma geldide bunca şeyi yazdım bilmiyorum.
bu tarz filmleri sevmiyorum.
nelson mandela'yı seviyorum :)
SPOILER

Özgürlüğün Rengi filmine Benzer Film ekliyorsun.

Arama Sonuçları

Özgürlüğün Rengi filmini Kategorize ediyorsun.

Bu filmi aşağıdaki seçenekleri işaretleyerek kategorize edebilirsin.

Arama Sonuçları

Özgürlüğün Rengi filmine Konu ekliyorsun.

Arama Sonuçları

FİLM İLE İLGİLİ İSTATİSTİKLER
GİRİŞ YAP
Şifremi Unuttum!

ÜYE DEĞİL MİSİNİZ?

HEMEN ÜYE OLUN
Aktivasyon Mailim Gelmedi!
ŞİFREMİ UNUTTUM
AKTİVASYON MAİLİ GÖNDER
ÜYE OL